Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin, iflas sürecinde bankanın alacak kaydının reddi üzerine açılan kayıt ve kabul davasında ticari defterlerin delil niteliğini inceleyen istinaf kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, iflasına karar verilen bir şirketten alacaklı olan bankanın, iflas dairesince ticari defterlerin incelenememesi gerekçesiyle reddedilen 18.573.132,00 TL tutarındaki rüçhanlı alacağının kaydedilerek kabulü talebiyle açtığı davaya ilişkin istinaf incelemesini konu edinmekte; davacı banka alacağının mevcut belgelerle ve konkordato komiseri kabulüyle kabul edilmesini savunurken, ilk derece mahkemesi özetinde ticari davalarda defterlerin ispat gücü, tacirin basiretli olma ilkesi ve Hukuk Muhakemeleri Kanununun ilgili maddeleri kapsamında yargılamanın esasına girildiği belirtilmektedir.

T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ...
T.C.KONYABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : ... KARAR NO : ...KARAR TARİHİ: 17/09/2026T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IBAŞKAN : ..... (...)ÜYE : ..... (...)ÜYE : ..... (...)KATİP : ..... (...)İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : 28/04/2026NUMARASI : ... Esas ... KararDAVACI : ........VEKİLİ : Av.....DAVALI : Konya .... İCRA DAİRESİ (İFLAS NEDENİYLE) ........ DAVA : Kayıt ve Kabul İSTİNAF KARAR TARİHİ : 17/09/2026İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ : 17/09/2026 Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı kararı ile 15.05.2023 tarihi itibariyle iflasının açılmasına karar verilen ........'nin müvekkili bankanın Konya Ticari Şubesi takip borçlusu olduğunu, yine Konya Ticari Şubesi müşterisi ........'nin müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatına sahip olması sebebiyle asaleten borçlarının yanında kefalet borçlarının da mevcut olduğunu, firma hakkında açılan Konya .... İflas Dairesi'nin ... İflas sayılı dosyasına bildirilen alacak kaydına istinaden taraflarına sıra cetveli gönderildiğini, iş bu sıra cetveline bankalarınca bildirilen 18.573.132,00 TL'nin reddedildiğini, her ne kadar iflas dairesinin alacaklarının firmanın ticari defterlerinde inceleme yapılamamış olması sebebi ile halin icabının yargılamayı gerektirdiği gerekçesi ile reddetmiş ise de, firma tarafından itiraz edilmemiş ve konkordato komiserince de kabul edilmiş alacak yönünden dahi alacak kaydının kabulüne karar verilmesi gerektiğini, bunun sonucu olarak yine 22.05.2024 tarihinde yapılacak alacaklılar toplantısına katılım konusunda da tereddütün hasıl almayacağını ve olası hak kayıplarının önüne geçileceğini, oysa ki, kayıt dilekçeleri ekinde kredi genel sözleşmesi ve ihtarname örnekleri icra müdürlüğünce hesaplanan dosya kapak hesaplarının ve tüm belgelerin dosyaya sunulduğunu, yasaya aykırı olarak reddedilen müvekkili bankanın alacağının rüçhan hakkı ile kayıt ve kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafa usulüne uygun olarak dava dilekçesinin tebliğ edildiği ancak davalının davaya karşı herhangi bir cevap vermediği gibi kendisini vekil ile de temsil ettirmediği anlaşılmıştır.İLK DERECE MAHKEME ÖZETİ :İlk derece mahkemesinin kararı ile; "Somut olayda dava süresinde olup işin esasına geçilmiştir.Hukuk Muhakemeleri Kanununun ticari defterlerin ibrazı ve delil olması başlıklı 222. maddesi;"(1)Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.(2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.(3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.(4)Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.(5)Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." hükmünü amirdir.Yine belirtilmelidir ki; HUMK daki ve HMK daki yazılı belge ile (ki belge kişinin kendi aleyhine olarak kendisi tarafından düzenlenir) ispat ilkesinin yegâne istisnasının tacirlerin basireti ilkesinin sonucu olan ticari defterler olduğunu asla nazardan kaçırılmamalıdır.Tacir basiretlidir, defterlerinde sadece ve sadece gerçekler yazılıdır. Defter delilini delil yapan; tacirle ilgili basiret ilkesidir. Basiret ilkesi olmasaydı, defter delili olarak bir delil bulunmayacaktı. Tacir basiretlidir, tacir basireti gereği her işi gibi defterlerini de yasalara göre tutacaktır. Silahların denkliği ilkesi önemli bir ilkedir, ticari defterler hasmın defterlerine hasretme durumu hariç, her iki tacirin de ticari işletmesi ile ilgili davalarda delil olabilir.Yine HMK'nın 222 ve devamı maddelerine göre defterlerin sahibine delil olabilmesi için uyuşmazlığın ticari işten kaynaklanması, uyuşmazlığın tacirler arasında çıkmış olması, ticari defterlerdeki kayıtların birbirini doğrulaması, ticari defterlerin kanuna uygun tutulmuş olması gerekir.Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda:"Müflis şirketin 15.05.2023 iflas tarihi itibariyle (3.516.631,56 TL asaleten + 9,411.601,12 TL kefaleten) olmak üzere toplam 12.928,232,68 TL borçlu olduğu, Konya ....İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasından yapılan satış sonrası tahsil edilen 500.000,00 TL nin müflis şirketin kefaleten olan 9.411.601,12 TL” den dışlandığında; Müflis şirketin 15.05.2023 iflas tarihi itibariyle (3.516.631,56 TL asaleten + 8.911.601,12 TL kefaleten) olmak üzere toplam 12.428.232,68 TL borçlu olduğu,Yukarıda yapılan hesaplamaya ile ... esas sayılı dosyanın takip çıkış mil yönünden yapılan takip masrafları ilave edildi 12.565.739,93 TL olacağı"şeklinde rapor verilmiştir.Rapor usul ve yasaya uygun olup hükme esas alınmıştır. Davacının 15/05/2023 iflas tarihi itibariyle sıra cetveline kayıt kabul isteyebileceği alacak toplam miktarının 12.565.739,93 TL olacağı kanaatine varılmıştır.İİK'nun 195. maddesi uyarınca, müflisin borçları iflas ile birlikte muaccel hale gelir ve iflasın açıldığı güne kadar işlemiş faiz ile takip masrafları asıl alacağa eklenir. Bununla birlikte anılan maddede takip masrafları arasında, tahsil harcı ile icra vekalet ücretine yer verilmiş değildir.(YARGITAY 6 . HUKUK DAİRESİ Esas No: 2023/162 - Karar No: 2024/95 )Bilirkişi raporundaki hesap ve değerlendirmelerin dosya kapsamına ve sunulan delillere uygun olduğu bu çerçevede davacının masaya kaydı gereken alacak tutarının 12.565.739,93 TL olduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulü dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.Davanın KISMEN KABULÜ ile; 12.565.739,93 TL davacı alacağının, davalı müflis ........ (Konya .... İcra Dairesi ... İFLAS DOSYASI ) iflas masasına KAYIT ve KABULÜNE, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE" şeklinde hükmün kurulduğu anlaşılmıştır.İSTİNAF NEDENLERİ :Davacı vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; söz konusu alacağın tespiti için yaptırılan bilirkişi raporunun taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, gerek temerrüt tarihlerinin gerek ise nakdi risk işlemiş faiz tutarları ve ferilerin eksik hesaplandığını, raporda ayrıca gayrinakdi risklerin kısmen hesaplamaya dahil edilmemiş olmasının da kabulünün mümkün olmadığını, tüm bu nedenlerle yerel mahkemenin 28.04.2026 tarihli kararının istinaf incelemesinden geçerek tüm talepleri yönünden davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.Dava, "Kayıt ve Kabul" davasıdır.Alacaklıların alacaklarını kaydettirmeleri için 2004 sayılı Kanun'un 219/2. maddesinde öngörülen bir aylık sürenin bitiminden sonra, iflas idaresi alacakların doğru olup olmadığını incelemeye başlar. Maddi yönden inceleme sonucu kabul edilen her alacak tespit edilen sıraya göre sıra cetveline kaydedilir. Kabul edilmeyen alacaklar da red sebebleri ile birlikte sıra cetvelinde gösterilir. İflas idaresi 2004 sayılı Kanun'un 232. maddesinde öngörülen sürede düzenlediği sıra cetvelini iflas idaresine verir ve alacaklıları aynı Kanun'un 166/2. maddesindeki usule göre ilan yoluyla haberdar eder. Ayrıca iflas masasına müracaat sırasında tebligatı gösterir adres ve tebligat masrafları için avans yatıranlara sıra cetveli tebliğ edilir. Sıra cetveline itiraz davalarında dava açma süresi, görev ve yetki 2004 sayılı Kanun'un 235. maddesinde düzenlenmiştir. Bu hükme göre dava açma süresinin ilandan itibaren başlayacağı belirtildikten sonra, ayrıca 2004 sayılı Kanun'un 223/3. maddesi hükmünün saklı olduğu belirtilmiştir. Saklı tutulan hükme göre, iflas masasına müracaat eden alacaklılar tebligatı kabule elverişli adres gösterir, yazı ve tebligat masrafları için avans yatırmışlarsa sıra cetveline itiraz davası açma süresi bu alacaklılar hakkında sıra cetvelinin kendilerine tebliğinden itibaren başlar. Davanın onbeş gün içinde açılması gerekmektedir. Bu süre hak düşürücü süre olup mahkemece kendiliğinden dikkate alınır. 2004 sayılı Kanun'un 235/1. maddesine göre sıra cetveline itiraz davası iflas kararı veren ticaret mahkemesinin bulunduğu yerdeki herhangi bir ticaret mahkemesinde açılabilir. Görevin belirlenmesinde dava değerinin önemi olmadığı gibi, buradaki mahkemenin yetkisi de kamu düzenine ilişkindir."Somut olayda dava süresi içinde açılmış olup işin esasına geçilmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanununun ticari defterlerin ibrazı ve delil olması başlıklı 222. maddesi;"(1)Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.(2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.(4)Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5)Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." hükmünü amirdir.Yine belirtilmelidir ki; HUMK daki ve HMK daki yazılı belge ile (ki belge kişinin kendi aleyhine olarak kendisi tarafından düzenlenir) ispat ilkesinin yegâne istisnasının tacirlerin basireti ilkesinin sonucu olan ticari defterler olduğunu asla nazardan kaçırılmamalıdır.Tacir basiretlidir, defterlerinde sadece ve sadece gerçekler yazılıdır. Defter delilini delil yapan; tacirle ilgili basiret ilkesidir. Basiret ilkesi olmasaydı, defter delili olarak bir delil bulunmayacaktı. Tacir basiretlidir, tacir basireti gereği her işi gibi defterlerini de yasalara göre tutacaktır. Silahların denkliği ilkesi önemli bir ilkedir, ticari defterler hasmın defterlerine hasretme durumu hariç, her iki tacirin de ticari işletmesi ile ilgili davalarda delil olabilir.Yine HMK'nın 222 ve devamı maddelerine göre defterlerin sahibine delil olabilmesi için uyuşmazlığın ticari işten kaynaklanması, uyuşmazlığın tacirler arasında çıkmış olması, ticari defterlerdeki kayıtların birbirini doğrulaması, ticari defterlerin kanuna uygun tutulmuş olması gerekir. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda:"Müflis şirketin 15.05.2023 iflas tarihi itibariyle (3.516.631,56 TL asaleten + 9,411.601,12 TL kefaleten) olmak üzere toplam 12.928,232,68 TL borçlu olduğu,Konya ....İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasından yapılan satış sonrası tahsil edilen 500.000,00 TL nin müflis şirketin kefaleten olan 9.411.601,12 TL” den dışlandığında; Müflis şirketin 15.05.2023 iflas tarihi itibariyle (3.516.631,56 TL asaleten + 8.911.601,12 TL kefaleten) olmak üzere toplam 12.428.232,68 TL borçlu olduğu,Yukarıda yapılan hesaplamaya ile ... esas sayılı dosyanın takip çıkış mil yönünden yapılan takip masrafları ilave edildi 12.565.739,93 TL olacağı"şeklinde rapor verilmiştir.Bu halde davacının Bilirkişi raporundaki hesap ve değerlendirmelerin dosya kapsamına ve sunulan delillere uygun olduğu bu çerçevede davacının masaya kaydı gereken alacak tutarının 12.565.739,93 TL olduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulü kararı isabetlidir.Bu halde, dosya içeriğine, toplanan delillere, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenle, özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin objektif, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına ve hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere göre, HMK’nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve resen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varılarak, Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereği esas yönünden reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereği ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından yatırılan harç yeterli olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan masrafların davacı üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nun 361 maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren İKİ HAFTA içinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere OYBİRLİĞİ ile karar verildi. 17/09/2026 .....Başkan...e-imzalı .....Üye...e-imzalı .....Üye...e-imzalı .....Katip...e-imzalıBu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.