Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde görülen, kozmetik markasına tecavüzün tespiti, giderilmesi ve hükümsüzlüğü ile maddi/manevi tazminat talepli dava.
Özet: Bu hukuki metin, kozmetik ürünlerinde tescilli “...” markasının davalı tarafından izinsiz kullanılması nedeniyle açılan marka tecavüzünün tespiti, maddi ve manevi tazminat davasını özetlemektedir. Davacı, markasının ünlü bir kişi tarafından tanıtılmasıyla tecavüzün yoğunlaştığını ve ticari zarara uğradığını belirtirken, davalı ise “...” ibaresinin vasıf bildirici, ayırt edici niteliği olmayan basit bir ifade olduğunu, kendi ürünlerinde ünlü isminin ön planda olduğunu, sınırlı üretim yapıldığını ve tüketicilerin markalar arasında karışıklık yaşamadığını savunarak davanın reddini istemiştir; ayrıca davalının sahip olduğu “...” markasının ayırt edici özelliği bulunmadığı gerekçesiyle hükümsüzlüğünü talep eden birleşen dava da bulunmaktadır.

T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/320 Esas - 2025/448
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİGEREKÇELİ KARARESAS NO : 2021/320 KARAR NO : 2025/448....DAVA : Marka HükümsüzlüğüDAVA TARİHİ : 23/08/2022KARAR TARİHİ : 23/10/2025KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 04/11/2025Asıl dava mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli), Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan), Marka (Tecavüzün Giderilmesi İstemli), Marka (Manevi Tazminat İstemli), Marka (Maddi Tazminat İstemli), birleşen dava marka hükümsüzlüğü istemli davaların yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: ASIL DAVA : Davacı vekili dilekçeleriyle özetle; müvekkilinin .., sayılı “...” markasının “parfümeri; kozmetik ürünleri, kişisel kullanım amaçlı koku vericiler (insan ve hayvanlar için deodorantlar dahil; ilaç ihtiva eden kozmetikler hariç). ...,, alan adını aldığı, markasına yatırım yapmak için hazırlıklara başlarken davalı tarafın müvekkiline “... liquid lipstick” için kesilen 14/10/2021 tarihli 105 TL’lik fatura ile müvekkilinin marka tecavüzünden haberdar olduğunu, davalının müvekkiline ait “...” markasının aynısını 03. Sınıfın 02. Alt sınıfındaki kozmetik ürünlerinde kullanarak müvekkilinin marka haklarının ihlal edildiğini, davalı şirketin ortağı ve marka yüzü olan ...’ın 2.5 milyon instagram takipçisinin olduğunu, ...’ın TV’de 05/02/2021 tarihinde yayınlanan “... ....” gönderisinin ..... kişi tarafından izlendiğini, davalının “...” markalı ürünlerinin tanıtımını yaptığı facebook sayfasının ..... takipçisi olduğunu, ...’ın çok meşhur bir şahsiyet olması marka nispeten yeni kullanılmaya başlanılsa bile sıradan bir kullanıma göre ihlalin etkisini fevkalade artırmakta ve potansiyel müşteri nezdinde müvekkilinin “...” markasının davalı ile ilgisi olmadığını ortaya koymak için çok fazla zaman ve emek sarf etmesinin gerektiğini, müvekkilinin markasını nasıl yarattığı ve markasına yatırım yapmaya başladığı dönemin davalının marka ihlalini yoğun bir şekilde gerçekleştirdiği döneme denk düştüğünü ve müvekkilinde markasının ve de markasına yaptığı yatırımın geleceği hakkında derin kaygılara yol açtığı, imkanları daha geniş olan davalının yoğun ihlali nedeniyle nasıl başa çıkacağı, yaptığı yatırımların boşa gitme riski altında olduğu kaygısının müvekkilinde gerginlik ve üzüntüye sebep olduğunu, müvekkilinin markasının davalının markasının taklidi zannedilebileceğini, müvekkiline ait “...” markasının davalı tarafından hiçbir haklı gerekçe olmadan müvekkilinin izni olmaksızın kullanıldığını, davalı kullanımlarının müvekkilinin fiili zararını ve itibar kaybına neden olduğunu ifade ederek, davalının markasal kullanımlarının davacının marka tescilinden doğan haklarına tecavüzün tespiti ile şimdilik 1.000,00.-TL fiili zararın ve SMK m. 151/04 kapsamında eklenecek uygun bir pay ile yoksun kalınan karın, 10.000,00.-TL manevi zararın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili talep artırım dilekçesi ile maddi tazminat taleplerini 31.000,00.-TL yükseltmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; marka hakkının ihlal edildiği belirtilen "..." markasının müvekkili tarafından marka ismi olarak hiçbir zaman kullanılmadığını, "..." ibaresinin basit İngilizce bir tamlama olduğunu, vasıf bildirici ve ticaret hayatında herkesin kullanımına açık bir ibare olduğunu ve davacının ürünlerini rakibi ürünler arasında farklılaştıracak ve ürünlerinin belirgin özelliklerini yansıtacak özgünlükte olmadığını, müvekkillerinin Türkiye'de tanınmış bir sanatçı olduğu ve adı-soyadının başlı başına bir marka olduğunu, ürünlerinde ön plandaki unsurun ... ismi olduğunu, ilgili ürünlerin bulunduğu serinin ise "...'..." manasında bir defaya mahsus olarak çıkarılan ve devamı olmayan sınırlı sayıda üretilen, aylar önce satışları durdurulan ürünlerden olduğunu, kozmetik sektöründeki tüketicilerin bilinç düzeyi yüksek, davacı markası ile müvekkilinin firmasının farklı olduğunu rahatça anlayabilecek düzey olduğunu, hedef tüketici kitlesi açısından markalar arasında karıştırılma ihtimali ve marka hakkına tecavüz bulunmadığını, davacı tarafından sunulan "... ....fiyatının 105 TL değil 11.11.2021 tarihli ekte yer alan faturadan da görüleceği üzere 24,90 TL olduğunu, davacının kötü niyetli hareket ederek az üretim sebebiyle 1-2 gün fiyat artışının yapıldığı gün olan 14.10.2021 tarihinde müvekkilinden ürün satın alarak bunu davada kullandığını, davacının müvekkilinin kullanımına sessiz kaldığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. BİRLEŞEN DAVA; Davacı vekili dava dilekçesi ile, davalının 7.07.2020 başvuru tarihi, .... başvuru nolu "..." markası basit ingilizce karakterli bir marka ismi niteliğinde olduğunu, bu sebeple davalının markası, rakibi ürünler arasında farklılaştıracak ve ürünlerinin belirgin özelliklerini yansıtacak özgünlükte olmadığını, bu sebeple davalı adına tescilli "..." markasının aynı sektörde faaliyette bulunmak isteyen tüm meslek, sanat ve ticaret gruplarının kullanıma esas olacak nitelik arz etmesi sebebiyle hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini, müvekkilinin davalı taraf ile aynı sektörde faaliyet gösterdiği, "..." kelimesinin dünya çapında mal ve hizmet piyasalarında yaygın olan bir ibare olduğunu, herkes tarafından kullanılabileceği gözetildiğinde, salt davalının tekeline bırakılamayacağı, ticaret hayatının olağan akışıyla bağdaşmadığı,"..." markasının tescil edilmesinin haksız rekabete yol açtığını, davalı "..." markasının hak sahibi olduğunu ve müvekkil şirket tarafından marka hakkının ihlal edildiğinden bahisle .... sayılı dosyası ile marka hakkına tecavüzün tespiti ve tecavüzün giderilmesi istemli müvekkil aleyhine dava açtığını, davalının markası markanın köken fonksiyonu sayılabilecek ayırt etme fonksiyonunu yani diğer işaretlerden farklı olmasını sağlayan özellikleri ve öğeleri taşımadığını bu nedenlerle davanın kabulüne, davalının 17.07.2020 başvuru tarihi,.... başvuru nolu tescilli "..." markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, mahkeme aksi kanaatte olması halinde kozmetik sektöründeki mal ve hizmetler yönünden kısmi hükümsüzlük kararı verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı asil duruşmadaki beyanlarıyla, davaya konu markam tasfiri nitelikte olmadığını, hükümsüzlük koşullarının oluşmadığını, davanın kötü niyetli açılmış bir dava olduğunu ifade ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Tarafların tüm delilleri toplanmış, talimat bilirkişi raporları dosyaya ibraz ettirilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını ve bilirkişi incelemesi yapılmasını müteakip, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yazı İşleri Yönetmeliği'nin 41/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır. GEREKÇE : Taraflar arasındaki uyuşmazlık, asıl davada davacının marka hakkına davalı tarafından tecavüz edilip edilmediği, maddi ve manevi tazminat şartlarının oluşup oluşmadığı ve miktarının ne olabileceği, birleşen davada davacının marka hükümsüzlüğü taleplerinin yerinde olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır. DEĞERLENDİRMELER; 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’na göre marka hakkına tecavüz sayılan fiiller 29. Maddede belirtilmiştir. Bunlar: Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak. Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak. Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek. SMK’nın 7. Maddesi marka tescilinden doğan hakların kapsamı ile ilgilidir. Bu kanun aşağıdaki gibidir: (1) Bu Kanunla sağlanan marka koruması tescil yoluyla elde edilir. (2)Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir. Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır: Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması. Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması. Aşağıda belirtilen durumlar, işaretin ticaret alanında kullanılması hâlinde, ikinci fıkra hükmü uyarınca yasaklanabilir: İşaretin, mal veya ambalajı üzerine konulması. İşareti taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi, bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif edilmesi. İşareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi. İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması. İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması. İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması. İşaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması. Markanın sahibine sağladığı haklar, üçüncü kişilere karşı marka tescilinin yayım tarihi itibarıyla hüküm ifade eder. Ancak marka başvurusunun Bültende yayımlanmasından sonra gerçekleşen ve marka tescilinin ilan edilmiş olması hâlinde yasaklanması söz konusu olabilecek fiiller nedeniyle başvuru sahibi, tazminat davası açmaya yetkilidir. Mahkeme, öne sürülen iddiaların geçerliliğine ilişkin olarak tescilin yayımlanmasından önce karar veremez. Marka sahibi, üçüncü kişiler tarafından dürüstçe ve ticari hayatın olağan akışı içinde, markasının aşağıda belirtilen biçimlerde kullanılmasını engelleyemez: Gerçek kişilerin kendi ad veya adresini belirtmesi. Malların veya hizmetlerin türüne, kalitesine, miktarına, kullanım amacına, değerine, coğrafi kaynağına, üretim veya sunuluş zamanına ya da diğer niteliklerine ilişkin açıklamalarda bulunulması. Özellikle aksesuar, yedek parça veya eşdeğer parça ürünlerinde, malın ya da hizmetin kullanım amacının belirtilmesinin gerekli olduğu hâllerde kullanılması. DAVALININ KULLANIMLARI; Davalının .... instagram hesaplarında “...” markalı kozmetik ve makyaj ürünlerinin tanıtımının ve satışının yapıldığı tespit edilmiştir. 3. Bölümde detaylı bir şekilde açıklandığı üzere, bilirkişi heyetince yapılan inceleme ve tespitlere göre, söz konusu tanıtım ve satışın yapıldığına dair deliller davacıya ait tescilli “...” markasının başvuru tarihinden sonra olduğu, Davacıya ait tescilli “...” markası 3. sınıfta belirtilen “Beyazlatma ve temizlik amaçlı maddeler: deterjanlar, çamaşır suları, çamaşır yumuşatıcıları, leke çıkarıcılar, bulaşık yıkama maddeleri. Parfümeri; kozmetik ürünleri, kişisel kullanım amaçlı koku vericiler (insan ve hayvanlar için deodorantlar dahil;ilaç ihtiva eden kozmetikler hariç). Sabunlar (ilaç ihtiva eden sabunlar hariç). Diş bakımı ürünleri: diş macunları, diş parlatma ve beyazlatma maddeleri, tıbbi amaçlı olmayan ağız gargaraları. Aşındırıcı ürünler: zımpara bezleri, zımpara kağıtları, ponza taşları, aşındırıcı pastalar. Deri, vinil, metal ve ahşap için parlatma ve bakım ürünleri: cilalar, bakım kremleri, cilalama amaçlı vaks.” ürünleri için tescillidir. Davalının kullanımları davacıya ait tescilli markanın kapsadığı “kozmetik ürünleri, kişisel kullanım amaçlı koku vericiler” ürünler kapsamına girmektedir. Davalının “...” ibareli kullanımları davacının tescilli markası ile bire bir aynı olması ve aynı mal ve hizmet sınıfı kapsamında olmasından dolayı halk nezdinde davalı ile davacıyı ilişkilendirme de dahil karıştırılma durumunu ortaya çıkardığı, Ayırt Edicilik / Tanımlayıcılık / Ticaret Alanındaki Kullanım Açısından Yapılan Değerlendirme; Davaya konu markanın 3. sınıfta tescilli olduğu, genel olarak temizlik, kişisel bakım ve kozmetik ürünlerini içerdiği, “golden shıne” ibarelerini içerdiği, şekil unsurunu barındırdığı, marka görseline bakıldığında, siyah fon üzerine sarı tonlarda tek satıra gelecek şekilde “golden shıne” ibaresinin yer aldığı, söz konusu ibarenin altında aynı renk tonları ile şeklin bulunduğu, bu hali ile bileşke marka olduğu, markada yer alan ibarelerin İngilizce olduğu, söz konusu ibareler ile ilgili farklı kaynaklardan yapılan araştırmada, bir bütün olarak bir anlamının olmadığı, kelimelerin anlamlarına / Türkçe karşılığına bakıldığında, “golden” ibaresinin Türkçe karşılığının “altın, altından, altın renginde” vb. şeklinde olduğu, “shine” ibaresinin Türkçe karşılığının “parlaklık, parıldamak, parlamak, parlatmak, parıltı, canlılık, ışık, renk” vb. şeklinde olduğu, anlamlara geldiği, her iki kelimenin birlikte kullanılması halinde “altın parlaklık” veya “altından canlılık” vb. anlamlara geleceği, her ne kadar davacı yan özellikle kozmetik ürünlerinde “...” ibaresinin ayırt edicilik vasfı olmadığı yönünden beyanları görülmüşse de, sunulan örnek ve yapılan araştırmada, daha çok “shine” ibaresinin kozmetik ürünlerde sıklıkla kullanıldığı, tescile konu edilen bu tür bir işaretin, tanıtım işlevinin yanı sıra, ilgili kamuoyu tarafından ilgili mal ve hizmetlerin kaynağı olarak hemen algılanabiliyorsa, ayırt edici karaktere sahip olabileceği uygulamada kabul edilmekle, dava konusu markada yer alan ibarelerin, tescili talep edilen sınıflar açısından, somut ve soyut ayırt edicilik vasfına sahip olduğu, Türkçe anlamları açısından yapılan değerlendirmede söz konusu ayırt edicilik düzeyinin düşük seviyede kaldığı, buna rağmen, markanın tescilli sınıflarında yer alan mallar açısından kavramsal bir bağının bulunmadığı, dava konusu edilen malların özelliklerini belirtmediği, söz konusu mallar açısından ilgili tüketici kesiminin, standart ihtiyaçlarını giderme gayretinde olan, her kesimden, ortalama tüketiciler olduğu, bu özelliklere sahip hedef tüketici / ilgili kesimin algısında ayırt edilebilme işlevini yerine getireceği, bu hali ile bir bilgilendirme algısı yarattığı konusunda heyette kanaat oluşturmamış, davaya konu markanın, dava konusu edilen mallar açısından, 6769 s. SMK m.5/1-(a)-(b) kapsamında yer alan mutlak ret nedenlerini aşacak düzeyde olduğu değerlendirilmiş, 6769 s. SMK m.5/1-(c) kapsamında yapılan değerlendirmede ise, yukarıda da değinildiği üzere markanın somut/soyut ayırt edicilik vasfına sahip olduğu, tespit edilen ilgili tüketici kesimi tarafından davaya konu işaret görüldüğünde mal ve hizmetin kaynağı arasında bağlantı kuracağı, davaya konu işaretin tanımlayıcı olup olmadığı araştırılırken işaretin ihtiva ettiği tüm unsurlar ile birlikte bir bütün olarak değerlendirilmesi gerekeceğinden, davaya konu markada kelime unsuru ile birlikte şekil unsurunun da yer aldığı, markanın kendine özgü bir kompozisyonun bulunduğu, “...” ibaresinin tescili talep edilen, temizlik malzemeleri, kişisel bakım ve kozmetik ürünleri açısından ortalama tüketicilerin işaret ile mallar arasında bir ilişki kurmasına engel durumun ortaya çıkmadığı, bu hali ile tanımlayıcı veya tasvir edici, cins bildirici olmadığı, markaya konu işaretin belli bir fonksiyon belirtmediği değerlendirilmiş, davaya konu markanın, dava konusu edilen mallar açısından 6769 s. SMK m.5/1-(c) kapsamında yer almadığı mütalaa edilmiş, 6769 s. SMK m.5/1-(d) kapsamında yapılan değerlendirmede ise, davaya konu markada yer alan “...” ibaresinin, ticaret alanında herkes tarafından kullanımına konu bir ibare olmadığı, belirli bir meslek, sanat veya ticaret grubuna mensup olanları ayırt etmeye yaramadığı, bu yönde bir adlandırma içermediği görülmüş, davaya konu markanın, dava konusu edilen mallar açısından 6769 s. SMK m.5/1-(d) kapsamında olmadığı, Davacının tazminat talepleri yönünden yapılan inceleme; Yasal Dayanak SMK’nun 149. maddesi; “Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir: a)Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti. b)Muhtemel tecavüzün önlenmesi. c)Tecavüz fiillerinin durdurulması. ç) Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini. d)Tecavüz oluşturan veya cezayı gerektiren ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde el konulması. e)(d) bendi uyarınca el konulan ürün, cihaz ve makineler üzerinde kendisine mülkiyet hakkının tanınması. f)Tecavüzün devamını önlemek üzere tedbirlerin alınması, özellikle masraflar tecavüz edene ait olmak üzere (d) bendine göre el konulan ürünler ile cihaz ve makine gibi araçların şekillerinin değiştirilmesi, üzerlerindeki markaların silinmesi veya sınai mülkiyet haklarına tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise imhası. g)Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi. SMK 151. maddesi ise; “(1) Hak sahibinin uğradığı zarar, fiili kaybı ve yoksun kalınan kazancı kapsar. (2) Yoksun kalınan kazanç, zarar gören hak sahibinin seçimine bağlı olarak, aşağıdaki değerlendirme usullerinden biri ile hesaplanır: a)Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin rekabeti olmasaydı, hak sahibinin elde edebileceği muhtemel gelir. b)Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanç. c)Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin bu hakkı bir lisans sözleşmesi ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması hâlinde ödemesi gereken lisans bedeli. (3) Yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında, özellikle sınai mülkiyet hakkının ekonomik önemi veya tecavüz sırasında sınai mülkiyet hakkına ilişkin lisansların sayısı, süresi ve çeşidi, ihlalin nitelik ve boyutu gibi etkenler göz önünde tutulur. 4) Yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında, ikinci fıkranın (a) veya (b) bentlerinde belirtilen değerlendirme usullerinden birinin seçilmiş olması hâlinde, mahkeme ürüne ilişkin talebin oluşmasında sınai mülkiyet hakkının belirleyici etken olduğu kanaatine varırsa, kazancın hesaplanmasında hakkaniyete uygun bir payın daha eklenmesine karar verir…..” Davacı taraf yoksun kalınan kazancın Kanunun 151/2-b(sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanç) bendi gereğince hesaplanmasını talep etmiştir. Maddi tazminatın hesaplanabilmesi için, öncelikle haksız fiilin başladığı tarihten dava tarihine kadar davalının, davacıya ait “...” İbaresini kullandığı ürünlerden hangi miktar ve tutarda satış yaptığının tespit edilmesi gerekmektedir. Tazminat hesaplamasında “Tecavüz Edenin Elde Ettiği Kazanç” hesap yöntemi tercih edildiğinde toplam kâr marjı üzerinden belirlenen oran uygulanmak suretiyle tecavüze konu ürünlerin tutarı belirlenebileceği gibi, tecavüz konusu ürünlerin adet başına satış fiyatı ve kar oranı belirlenerek bu oranın tecavüze konu ürün sayısı ile çarpılması suretiyle tazminatın hesaplanması yapılabilmektedir. İhlale Konu Ürün Satış Tutarlarının Belirlenmesi a) Online Platformlardan Yapılan Satışlar Davacı tarafın online platformlardan trendyol.com üzerinden yaptığı toplam satış tutarının 11.383,80.-TL olduğu, .... tarafından satışa sunulduğunu, söz konusu firmanın ... ....adına düzenlenmiş 13.337,99.-TL tutarında çeşitli kozmetik ürünlerin satışını içeren faturanın dosyaya kazandırıldığı, Özdilekteyim.com’da internet sitelerinde satışa sunulan “...” ibareli ürünlerin .... unvanlı şirket tarafından temin edildiğine yönelik bilginin dosyaya kazandırıldığı, .... tarafından yapılan davalıya ait ürünlerin satışı ile ilgili olarak; “...’ın kendi markası adı altında sattığı gibi başka mağazalara da kendi markası adı altında satış yapmış olduğu, söz konusu mağazalar .... satış mağazaları olduğu, Diğer online dijital platformlar da (.... tarafından satıldığı, Davalı ile .... grup arasında cari hesap hareketleri ve faturaları üzerinde inceleme yapılmak istendiği fakat evrak ibrazından kaçınıldığı” yönünde tespitte bulunulmuştur. ....ibareli ürünlerin 2021 Mayıs ve 2021 Kasım aylarında İlgili firma tarafından listelenerek satıldığı bilgisini vermiştir. Ancak yazı ekinde satışların miktar ve tutarına ilişkin herhangi bir bilgi yer almamaktadır. Davalının .....’den gelen fatura ) Dolayısıyla davalının online platformlarda ihlale konu “...” ibareli ürün satışlarının (.... tarafından bildirilen satışlar yanında) .... üzerinden de yapılmış olabileceği, (Davalı ile .... arasında cari hesap hareketleri ve faturaları üzerinde inceleme yapılmak istendiği fakat evrak ibrazından kaçınıldığı yönünde Bilirkişi raporunda tespit yapılmıştır.) .... üzerinden “...” ibareli ürünlerin 2021 Mayıs ve 2021 Kasım aylarında davalı tarafından listelenerek satıldığı ancak satışların miktar ve tutarının dosya içeriğinden tespit edilemediği, Hususları birlikte değerlendirildiğinde davalı tarafın online platformlarda yaptığı “...” ibareli ürün satışları toplamı olarak dosya içeriğinden tespit edilebilen 11.383,80 TL’nin dışında da satışlarının olabileceği, b) Davalı Faturaları Üzerinden Tespit Edilen Satışlar Dosya içeriğine 14.06.2022 Görevlendirme Tarihli Bilirkişi Raporu (....’nin düzenlediği faturalar üzerinden “...”ibareli ürün satışlarının toplam tutarı : 5.293,47 TL olarak belirlendiği, ancak söz konusu bilirkişi raporunda ifade edilen; “Davalı ...’ın davaya konu olan 2021 yılı ticari defter, belge ve evraklarının eksik olduğu ve doğru bir şekilde ibraz edilmediği, bu nedenle dosyadaki evraklar üzerinde inceleme yapıldığı, Davalı ... Şirketinin 2021 yıllı tüm satış faturalarının incelendiği, ibraz edilen satış faturalarının eksik olduğu ve bu sebeple de ... satışlarına ilişkin hesaplamaların net olarak yapılamadığı,” hususları birlikte değerlendirildiğinde faturalar üzerinden “...”ibareli ürün satış tutarı olarak belirlenen 5.293,47 TL dışında da davalı satışlarının olabileceği, Dolayısıyla gerek online platformlar üzerinden gerekse fatura içeriklerinden yapılan tespitlerin davalı tarafın ihlale konu satış tutarlarını tam olarak belirlemek için yeterli olmadığı, Faaliyet Kazancı Üzerinden Yapılan Hesaplamalar Bir önceki bölümde ifade edildiği üzere dosya içeriğinde yer alan bilgi ve belgelerden davalı tarafın ihlale konu üründen yaptığı satış tutarları tam olarak belirlenemediğinden davalı tarafın 2021 yılına ait beyanlarından yola çıkılarak varsayımsal olarak tazminat hesabı yapılacaktır. Tazminat hesaplamasının hangi tarih aralığı için yapılacağının öncelikle tespit edilmesi gerekir. Dosya içeriğinden “...” ibareli ürünlerin davalı tarafından ilk satılmaya başlandığı tarihin 27/01/2021 olduğu tespit edilmiştir. Dava tarihi 19.11.2021 olduğuna göre tazminat hesabı yapılacak tarih aralığı .... 2021 Kurumlar Vergisi Beyan ekinde yer alan Gelir Tablosu bilgilerine göre davalı şirketin 2021 yılında yürüttüğü ticari faaliyeti neticesinde elde ettiği net kazanç aşağıda hesaplanmıştır. Net Satışlar 1.256.804,88 Satışların Maliyeti (-) 709.704,58 Brüt Satış Karı veya Zararı 547.100,30 Araştırma ve Geliştirme Giderleri (-) 40.481,35 (Genel Yönetim Giderleri ) (484.040,97) Faaliyet Karı veya Zararı 506.618,95 Dönem Karı, Vergi ve Diğer Yasal Yükümlülük(-) 5.644,50 2021 Yılı Faaliyet Net Kazancı 500.974,45.- TL Yukarıda yapılan hesaplama neticesinde davalı tarafın 2021 yılı yılında yürüttüğü ticari faaliyetinden elde ettiği kazanç tutarı 500.974,45 TL olarak hesaplanmıştır. Bu rakamın 2021 yılının 12 aylık dönemin toplam tutarı olduğu, tazminat hesabı yapılacak tarih aralığı 27/01/2021-19.11.2021 olarak belirlendiği, Bu tarih aralığının hesaplama imkânı açısından Şubat-Kasım/2021 dönemi olarak kabul edilmesi durumunda ilgili yılda tazminat hesabı yapılacak dönemin 10 ay olduğu, dosya kapsamında başka veriye ulaşılamadığından 2021 yılında elde edilen kazancın her ay eşit dağıldığı kabul edilmiştir. Bu durumda tazminat hesabına konu ilgili dönem toplam kazancının 417.478,71 TL (500.974,45 TL x 10/12) olabileceği, Belirtmek gerekir ki 417.478,71-TL olarak belirlenen tutarın davalı tarafın ihlale konu “...”ibareli ürün de dahil olmak üzere ilgili dönemde yaptığı ürün satışlarının tümünü kapsadığı, Daha önce de belirtildiği üzere dosya içeriğinde yer alan bilgi ve belgelerden davalı tarafın ihlale konu ürünlerden yaptığı satış tutarları tam olarak belirlenemediği, Bu durumda davalı ... Organizasyon Kozmetik Müzik Yapım ve Sağlık Hizmetleri Ltd. Şti. tarafından satışa konu edilen ürün kalemlerinin (çeşit/tür) sayısının belirlenmesi, bu ürünlerin her birinin satışından elde edilen kazancın toplam kazançtaki payının eşit olduğu varsayımıyla ihlale konu “...” ibareli ürün satışından elde edilebilecek kazancın belirlenebileceği, Dosya içeriğinde yer alan .... unvanlı satıcı tarafından satışa sunulan ürün bilgileri “ listesinde davalı tarafın yaklaşık 60 çeşit ürünü satışa sunduğunun görüldüğü, dosya kapsamında davalının satışa sunduğu ürün kalemlerine ilişkin başkaca bir bilgiye rastlanmadığı, Dava dosyası içeriğinde yer alan davalıya ait faturalarda ve trendyol.com satışları listesindeki bilgilere göre ihlale konu “...” ibaresi kullanılan ürün listesi incelendiğinde, ... ibaresi kullanılan ürün sayısı 9 olduğu, dolayısıyla toplam 60 farklı kalem üründen 9 tanesi ... ibareli ürün olarak belirlendiği, bu noktada satışa sunulan ve önceki bilirkişi raporlarında tazminat hesabında dikkate alınan bazı ürünlerle ilgili olarak davalı tarafın “...” ibaresi içermediği yönündeki iddiaları ile ürünlerin bedelsiz olarak teslim edildiği. Davalı taraf her ne kadar tazminat hesabı yapılan hesaba dahil edilen "..." ibaresi yer almadığını iddia ettiği hera fondoten , .... kaş kirpik serumu ürünlerinin hesaplardan çıkarılması yönünde beyanda bulunmuşsa da davalı tarafından düzenlenen faturalar incelendiğinde söz konusu ürünlerin isimlerinin “...” ibaresi ekiyle faturalarda yer aldığı , ayrıca dosyaya kazandırılan görsellerde de söz konusu ürünlerin kutuları üstünde “...….. (hera fondöten-artemis fondöten -black maskarakaş kirpik serumu) ibaresinin yer aldığı, ürünlerin kutu içerisinde satışa sunulduğu dikkate alındığında ürün kutusu üzerlerinde yer alan ibarelerin tüketici tercihlerini belirlemede etkili olacağı, dolayısıyla bu ürünlerin de tazminat hesabı içinde değerlendirilmesi gerektiği, Yine davalı tarafın bedelsiz ürün teslimi iddiasına ilişkin beyanları değerlendirilmiş ve dosyaya kazandırılan söz konusu irsaliye ve eki belgelerde yer alan bilgilerden; ürünlerin .... tarafından davalıya bedelsiz olarak teslim edildiği ancak .... satışlarından ve fatura içeriklerinden görüleceği üzere söz konusu ürünlerin davalı tarafından bedel karşılığı satıldığının belirlendiği, tazminat hesabını ilgilendiren yönü de bu ürünlerin davalı tarafından bedel karşılığı satılmış olmasıdır. Bu durumda her bir ürünün ilgili dönem kazancındaki payının eşit olduğu varsayımıyla ihlale konu ... ibareli ürünlerin toplam kazançtaki payının 9/60 olacağı, Tazminat hesabının yapılacağı tarih aralığında davalı tarafın satışa sunduğu tüm ürünlerden elde ettiği kazancın 417.478,71.-TL olabileceği, Davalı tarafın ilgili dönem net kazancı olan 417.478,71 TL den “...” ibareli satışlara tekabül eden tutarın 62.621,81 TL (417.478,71 x 9/60) olabileceği, Ancak davalının ihlale konu “...” ibareli ürünlerinin ruj, lipstick, maskara, fondöten gibi, kozmetik ve makyaj ürünlerinden oluştuğu diğer satışını yaptığı duş jeli, şampuan, yüz temizleme köpüğü, saç serumu gibi saç ve cilt bakımı ve temizlik ürünlerine göre tüketici için ikincil öneme sahip olduğu, İlgili dönemin pandemi dönemine denk geldiği ve tam kapanma ve maske kullanımı dolayısıyla makyaj ürünlerine olan talebin düştüğü de dikkate alınarak, ihlale konu ürün satışlarının, satışı yapılan diğer ürünlere kıyasla daha düşük olabileceği, Bu durumda davalı tarafın “...” ibareli satışlarına tekabül eden kazanç olabileceği değerlendirilen 62.621,81 TL tutarın % 50-80 aralığında daha düşük belirlenmesinin makul ve hakkaniyetli olacağı, Sonuç olarak davalı tarafın ihlale konu “...” ibareli ürün satışları dolayısıyla ilgili dönemde elde etmiş olduğu net kazancın 12.524,36 TL (62.621,81 x 0,2) ile 31.310,90 TL (62.621,81 x 0,5) aralığında olabileceği, Netice itibariyle, www.ebrupolatcosmetics.com isimli alan adının ve .... kullanıcı adlı instagram hesabının sahibinin davalı şirket olduğu, .... kullanıcı adlı instagram hesabının davalı şirketin tek ortağı olan ...’a ait olduğu, .... kullanıcı adlı instagram hesabında “...” ibareli kozmetik ve makyaj ürünlerinin tanıtımının ve satışının yapıldığı; söz konusu platformlarda yapılan tanıtım ve satışların tarihlerinin davacıya ait tescilli markanın başvuru tarihinden (17/07/2020) sonra gerçekleştiği, .... kullanıcı adlı instagram hesabında “...” ibareli ürün tanıtımının yapıldığı ancak söz konusu hesabın sahibinin ... olduğu, “...” ibareli kozmetik ve makyaj ürünlerinin trendyol, hepsiburada, gittigidiyor, n11, ciceksepeti, özdilekteyim, morhipo gibi online alışveriş sitelerinde satışının yapıldığı, Davalının “...” ibareli tanıtımlarının (instagram hesabına dayanarak) 24/01/2021 tarihinde, satış işlemine ise 27/01/2021 tarihinde başlandığı, davalının kullanımları ile davacının tescilli markasının birebir aynı olduğu, Davalının “...” ibaresini kozmetik ve makyaj ürünlerinin tanıtımı ve satışında kullandığı; söz konusu faaliyet alanının davacının tescilli “...” markasının faaliyet alanına (sadece kozmetik ürünleri, kişisel kullanım amaçlı koku vericiler açısından) girdiği, bu nedenle de halk nezdinde davalı ve davacının ilişkilendirme de dahil karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, Dosya kapsamından, davalının davacı marka hakkına tecavüz ettiği yönünde kanaate varıldığından davacının 31.310,90.-TL yoksun kalınan kazanç tazminatına hak kazandığı, ancak talep ettiği miktarın 31.000,00.TL olduğu, 5.000,00.-TL manevi tazminat takdirinin hakkaniyete uygun olacağı, hükmedilen tazminatlara talep doğrultusunda 27.01.2021 tarihinden itibaren avans faizi işletilmesi gerektiği, hükmün ilanında davacının menfaatinin bulunduğu, davacının fiili zarara uğradığı ve itibar tazminatına yönelik taleplerini ispat edemediği, .... sayılı birleşen dosya davalı şahıs markasının, 6769 sayılı SMK 5/1-(a)-(b)-(c) ve (d) maddeleri kapsamında tescil engeli içinde kalmadığından hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı sonuçlarına ulaşılmış olup, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur H ÜK Ü M : 1-Birleşen Davanın Reddine, Alınması gereken 615,40.-TL harçtan, peşin alınan 80,70.-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 534,70.-TL maktu ilâm harcının davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 40.000,00.-TL maktu ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,Davacının yapmış olduğu giderlerin işbu dosya bakımından yapmış olduğunun kabulü ile kendi üzerinde bırakılmasına,Davalının işbu dosya bakımından yapmış olduğu bir gider olmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına,Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333), 2-Asıl Davanın Kısmen Kabulüne, Davacı markasına davalı tarafından yapılan tecavüzün tespitine ve men'ine, Davacı vekilinin fiili zarar talebinin ve itibar tazminatı talebinin ispat edilemediğinden reddine, 31.000,00.-TL yoksun kalınan kazanç tazminatının 27.01.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, 5.000,00.-TL manevi tazminatın 27.01.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, Masrafın davalıdan alınmak kaydıyla mahkeme karar özetinin ulusal çapta yayın yapan üç gazeteden birinde ilanına , Alınması gereken (36.000,00.-TLx%068,31)=2.459,16.-TL harçtan, peşin alınan 259,30.-TL harcın mahsubu ile, eksik kalan (2.459,16-259,30)=2.199,86.-TL nispi bakiye karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen maddi tazminat için hesap edilen takdiren 31.000,00-TL nispi, kabul edilen manevi tazminat için hesap edilen takdiren 5.000,00.-TL nispi, kabul edilen diğer maddi istemler için hesap edilen takdiren 40.000,00.-TL maktu olmak üzere üç ayrı vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, Davanın kabul ret oranının takdiren %90 olarak kabulüne, Harcın davanın yalnızca kabul edilen kesimi üzerinden alınması nedeniyle, davacının peşin yatırdığı 2.199,86-TL'nin tamamının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacının bunun dışında yapmış olduğu aşağıda dökümü yazılı 3.105,10.-TL yargılama giderinin %90'ının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Davalının işbu dosya bakımından yapmış olduğu bir gider bulunmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına, Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333), Dair, davacı vekili ile davalı şirket vekilinin yüzlerine karşı, diğer davalının yokluğunda, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde .... İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.23.10.2025 Kâtip Hâkim .... ✍e-imzalıdır ✍e-imzalıdır MASRAF DÖKÜMÜ Harçlar : 1.195,63.-TL Gider Avansı :19.514,75.-TL TOPLAM :21.244,13.-TL