Asliye Ticaret Mahkemesinde, asıl işverenin hizmet alımı kapsamında istihdam edilen işçiye ödediği kıdem tazminatının yüklenici şirketlerden rücuen tahsiline ilişkin hukuki süreç.
Özet: Bir kamu kurumu, taşeron firmalar aracılığıyla bünyesinde çalışan emekli bir işçiye ödediği kıdem tazminatını, sözleşmesel ve hukuki sorumlulukları gereği taşeron firmaların karşılaması gerektiğini belirterek rücuen talep etmiştir. Davalı firmaların davaya cevap vermediği ve bilirkişi raporunun, ödenen kıdem tazminatının taşeron firmaların kendi hizmet dönemleriyle sınırlı olarak rücuen tahsil edilebileceği yönünde görüş bildirdiği bu davada, davacı kurum tahsil edemediği tutarın yasal faiziyle birlikte davalılardan alınmasını istemektedir.

T.C. ... 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/245 Esas - 2026/256

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
...
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/245 Esas
KARAR NO : 2026/256
.
DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ : 28/02/2025
KARAR TARİHİ : 17/04/2026
GEREKÇELİ KARARIN YAZIM TARİHİ : 22/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 08.02.2015 tarih 29261 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren Kamu İhale kanununa Göre İhale Edilen Personel Çalıştırılmasına Dayalı Hizmet Alımları Kapsamında İstihdam Edilen İşçilerin Kıdem Tazminatlarının Ödenmesi Hakkındaki Yönetmeliğin 8.madde hükmü doğrultusunda, Teşekkülleri Merkez Kampüsü hizmet alımı kapsamında 01.04.2022-03.04.2024 tarihleri arasında temizlik ve çevre bakım elemanı olarak çalışmış olan ve emeklilik nedeni ile istifa eden Abdullah Dağgeç'e davalılar bünyesinde çalıştığı dönemler için hesaplanan 70.405,31 TL'nin Kurumları tarafından ödenmiş olduğunu, ilgili Kanun ve Yönetmelik hükümleri uyarınca Teşekküllerince ödeme yapılmış olsa da, davalılar ile imzalanan sözleşme hükümleri ve emsal yargı kararları ile de yüklenici şirketlerin kıdem tazminatlarının ödenmesine ilişkin sorumluluğunun kaldırılmadığı yönünde olduğunu, kurumlarınca ödenen ve yüklenici firmalardan ilgi yazı ile talep edilen kıdem tazminatı bedellerini ödemeyen ... Tem Ltd. Şti./Beyazsu Ltd. Şti. İş Ortaklığı payına düşen 14.887,89 TL'nin ortaklığın Mayıs 2024 hakedişinden kesilmiş olup, tahsil edilemeyen 55.517,42 TL için huzurdaki davayı açma gerekliliğinin hasıl olmuş olduğunu beyanla Teşekküllerinin davalılar çalışanı Sadullah Dağgeç'e ödemek zorunda kaldığı ve tahsil edilemeyen 55.517,42 TL'nin ödeme tarihi olan 03.06.2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan sorumlulukları oranında tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar usulüne uygun tebliğe rağmen davaya cevap vermemişlerdir.
Dava; dava dışı işçi Sadullah Dağgeç'e ödediği kıdem tazminatının, taraflar arasındaki hizmet sözleşmesi nedeniyle davalılara rücuen alacak talebine ilişkindir.
Dosya kapsamı bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi kök ve ek raporu alınmıştır.
Dava Dışı İşçi Sadullah Dağgeç'e ait Kıdem Tazminatı ... Hesaplama Tablosu'nun” İncelenmesinden; Davacı Teşekkül tarafından dava dışı işçinin emeklilik nedeni ile iş akdinin kıdem tazminatına hak kazanılarak sona ermesi üzerine, işçinin 01.04.2022-03.04.2024 tarihleri arası hizmet dönemi (2 yıl 3 gün) bakımından, işçinin son brüt ücretinin esas alınarak, kıdem tazminatının brüt 70.405,31 TL olarak hesaplanmış olduğu görülmektedir.
Vakıfbank, Hesaptan EFT Dekontunun İncelenmesinden; Davacı Teşekkül tarafından, 03.06.2024 tarihinde, dava dışı işçi Sadullah Dağgeç'in banka hesabına, “kıdem tazminatı” açıklaması ile 68.870,93 TL tutarlı EFT işleminin gerçekleştirilmiş olduğu görülmektedir.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, ... Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü, Destek Hizmetleri Daire Başkanlığı'nın 11.06.2024 tarih ve 2518509 Sayılı Yazısının İncelenmesinden: Davalı yüklenici ... Kurumsal Hizm. Ltd. Şti. Firmasına gönderilmiş yazı ile; firmanın 01.11.2022-31.10.2023 tarihleri arası hizmet döneminde hizmet alım personeli olarak çalışan Sadullah Dağgeç'in emeklilik nedeni ile istifa etmiş olup kıdem tazminatının 35.058,58 TL'nin 7 gün içinde banka hesaplarına yatırılmasının talep edilmiş olduğu görülmektedir.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, ... Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü, Destek Hizmetleri Daire Başkanlığı'nın 11.06.2024 tarih ve 2518515 Sayılı Yazısının İncelenmesinden: Davalı yüklenici ...Ltd. Şti. Firmasına gönderilmiş yazı ile; firmanın 01.04.2021-31.10.2022 tarihleri arası hizmet döneminde hizmet alım personeli olarak çalışan Sadullah Dağgeç'in emeklilik nedeni ile istifa etmiş olup kıdem tazminatının kurumlarınca ödenmiş olduğunun bildirilerek firmanın hizmet dönemine tekabül eden 20.458,84 TL'nin 7 gün içinde banka hesaplarına yatırılmasının talep edilmiş olduğu görülmektedir.
Dosya kapsamı taraflar arasındaki sözleşmeler de yorumlanarak davacının davalılardan talep edebileceği alacak miktarı yönünden rapor tanzim edilmek üzere hesap bilirkişisine tevdi edilmiş, 12/09/2025 tarihli bilirkişi kök raporunda özetle; Türk Borçlar Kanunu ve içtihat hükümleri gereğince, dava dışı işçinin asıl işveren işyerinde çalışması ile davacı konumundaki asıl işverence ödenen toplam işçilik alacakları bakımından hizmet temin eden davalı yüklenicilerin kendi hizmet dönemleri ile sınırlı olarak sorumluluklarının varlığı ile rücuen tahsilinin talep edilebileceği, bu doğrultuda yukarıda yapılan tespit ve hesaplamalar uyarınca; davalı yüklenici ...Temizlik Ltd. Şti. Firmasından rücuen talep edilebilecek alacak miktarının 20.449,68 TL, davalı yüklenici ... Kurumsal Hizm. Ltd. Şti. Firmasından rücuen talep edilebilecek alacak miktarının 14.899,05 TL olacağı rapor edilmiştir.
Dosya kapsamı davalı vekilinin itirazları doğrultusunda özellikle toplam hizmet gününün nasıl hesaplandığı hususunda ayrıntılı ve denetime açık ek rapor düzenlenmesi için 12/09/2025 tarihli kök raporu düzenleyen bilirkişiye tevdi edilmiş, 09/01/2026 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; Davalı taraf itirazlarının yerinde görülmediği, kök rapordaki tespit ve kanaatlerinin devam ettiği, kök raporda raporun sonuç kısmında davalı yüklenici ... Ltd. Şti. Firması bakımından belirlenen sorumluluk tutarına, sehven dava dışı yüklenici ... Ltd. Şti./Beyazsu Ltd. Şti. İş Ortaklığı dönemi bakımından hesaplanmış tutarın yazılmı olduğu anlaşıldığından, davacı teşekkül itirazı yerinde görülerek; davalı yüklenici ...Temizlik Etd. Şti. Firmasından rücuen talep edilebilecek alacak miktarının 20.449,68 TL, davalı yüklenici ... Kurumsal Hizm. Ltd. Şti. Firmasından rücuğn talep edilebilecek alacak miktarının 35.056,58 TL olacağı rapor edilmiştir.
Yargıtay ...11/02/2016 tarihli 2014 /45619esas 2016/3965 karar nolu ilamında; "İşçilik alacağı davasında idarenin sorumlu tutulması iş kanunundan kaynaklanan bir zorunluluktur.Davacı tarafından ödenen kısmın rücuuna ilişkin davada ise taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine bakmak gerekir.Taraflar arasındaki sözleşmenin 23.maddesi hizmet işleri genel şartnamesine atıf yapmakta olup ,şartnamenin ,6.bölüm 38.maddesi hükmüne göre ,çalıştırılan işçilerin ücret ve yan ödemelerinden davacı yüklenici çalıştırdığı dönem ile sınırlı olarak sorumludur.Müteselsil borçlulukta borçlular arsındaki iç ilişkiyi düzenleyen TBK 167 .maddenin dava konusu olayda uygulanması mümkün değildir.Zira sözleşme ve ihale dökümanında sorumluluk belirlenmiştir...."
Yargıtay 13 HD 2016/5366esas 2018/6468karar nolu ilamında; "dava dışı işçinin davalı ve dava dışı diğer altverenler işçisi olarak çalıştığı süre olarak çalıştığı süre bir yıldan az olsa bile işçiyi çalıştırdığı süre ile orantılı olarak kıdem tazminatının bu alt veren işverenlerden tahsiline karar verilmesi gerektiği......."hüküm altına alınmıştır.
Yargıtay ...2017/5110 esas ve 2017/7681 karar nolu ilamında ;" işçilik alacakları davası neticesinde davacının ödediği yargılama giderleri ,faiz ve vekalet ücreti açısından da davalılar aleyhine hükmedilecek işçilik alacağı miktarına göre bir oranlama yapılarak davacının davalılara bu alacağını da rücu edebileceği......" hükmü kararlaştırılmıştır.
Ayrıca Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 14/02/2018 tarih ve 2017/3-993 Esas-2018/202 Karar sayılı kararında “Davalıya Ait Borcu Ödemek Zorunda Kalan Davacının Zararı Ödeme Tarihinde Doğduğundan Ödeme Tarihinden İtibaren Faiz Talep Edebilmesi İçin Karşı Tarafı İhtar ile Temerrüde Düşürmesine Gerek Olmadığını” kabul etmiştir.
Söz konusu kararda “ Bilindiği üzere rücu hakkı, nihai olarak başkasının ödemesi gereken bir borcu tamamen veya kısmen ifa eden kişinin, yapmış olduğu ifayı asıl borçluya dönerek isteme hakkıdır. Söz konusu hak, başkasına ait bir borcu ifa ettiği için mal varlığında kayba uğrayan kişiye tanınan ve mal varlığındaki bu eksilmeyi gidermeye yönelen, tazminat niteliğinde bir talep hakkıdır. Rücu hakkı, alacaklı ile asıl borçlu arasındaki asıl borç ilişkisinden bağımsız, rücu eden ile edilen arasındaki hukuki ilişkiden doğan tamamen yeni bir haktır. Diğer bir anlatımla asıl alacağı ödeyen kişi, bu alacaktan bağımsız olarak kendi şahsında doğan bir hak elde etmektedir. Bunun sonucu olarak da rücu hakkı bu hakka sahip olan kişinin şahsında doğduğu anda muaccel hale gelmektedir. Keza ödeyenin malvarlığındaki zarar, ödeme anında doğmaktadır.
Bu durumda, davalıya ait borcu mahkeme ilamı uyarınca ödemek zorunda kalan davacının zararı ödeme tarihinde doğduğundan, açtığı rücu davasında ödeme tarihinden itibaren faiz talep edebilmesi için karşı tarafı ayrıca bir ihtar ile temerrüde düşürmesine gerek olmadığı Hukuk Genel Kurulunca kabul edilmiştir.” denilmektedir. Buna göre İşçilik alacaklarının rücu edilmesine dair davalarda davacı alacaklının ödeme tarihi itibari ile borçlunun ödeme miktarı kadar sebepsiz zenginleşeceğinden ,davalı yanın dava tarihinden önceki faiz talebi için davadan önce ayrYargıtay ...11/02/2016 tarihli 2014 /45619esas 2016/3965 karar nolu ilamında; "İşçilik alacağı davasında idarenin sorumlu tutulması iş kanunundan kaynaklanan bir zorunluluktur.Davacı tarafından ödenen kısmın rücuuna ilişkin davada ise taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine bakmak gerekir.Taraflar arasındaki sözleşmenin 23.maddesi hizmet işleri genel şartnamesine atıf yapmakta olup ,şartnamenin ,6.bölüm 38.maddesi hükmüne göre ,çalıştırılan işçilerin ücret ve yan ödemelerinden davacı yüklenici çalıştırdığı dönem ile sınırlı olarak sorumludur.Müteselsil borçlulukta borçlular arsındaki iç ilişkiyi düzenleyen TBK 167 .maddenin dava konusu olayda uygulanması mümkün değildir.Zira sözleşme ve ihale dökümanında sorumluluk belirlenmiştir...."
... .... .... karar nolu ilamında; "dava dışı işçinin davalı ve dava dışı diğer altverenler işçisi olarak çalıştığı süre olarak çalıştığı süre bir yıldan az olsa bile işçiyi çalıştırdığı süre ile orantılı olarak kıdem tazminatının bu alt veren işverenlerden tahsiline karar verilmesi gerektiği......."hüküm altına alınmıştır.
... BAM 4.HD : 2025/473 esas 2025/551 karar no 13/04/2025 tarihli kararında; Yargıtay'ın son iş bölümü kararı gereğince, rücu davaları dahil, tarafların sıfatına bakılmaksızın hizmet alım sözleşmelerinden kaynaklanan her türlü davalar sonucu verilen hüküm ve kararların temyizen incelenmesi görevi Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'ne aittir. Hizmet sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklar nedeniyle Yargıtay'ın tek görevli dairesi olan 6. Hukuk Dairesi'nin, rücu davalarında aşağıda değinileceği üzere, daha önceki içtihatlardan farklı şekilde kararlar vermekte olması ve bu kararların süreklilik kazanması karşısında, hukuki güvenlik ve öngörülebilirlik ilkesinin gereği olarak, karar farklılıklarının önlenmesi ve içtihat birliğinin sağlanması için Dairemizce de, rücu davalarında asıl uyuşmazlık konusunda aynı yönde karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin, 21/12/2021 tarihli, 2021/1763 Esas, 2021/2455 Karar; 06/12/2021 tarihli 2021/2215 Esas, 2021/1999 Karar sayılı kararları ile benzer uyuşmazlıklara ilişkin aynı yöndeki kararlarında da belirtildiği üzere; Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş, yüklenicinin işçisi tarafından yerine getirilmektedir. İş akdinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde asıl işverenin, alt işveren yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu bulunmamaktadır. Asıl işveren ile alt işverenin (yüklenicinin), İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmalarına rağmen, rücu ilişkisinde, taraflar arasında imzalanan sözleşme hükümlerinin uygulanması gerektiği, sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir. İşçilik alacakları asıl işveren tarafından ödenen işçinin, alt işverenin (yüklenicinin) işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması nedeniyle, asıl işveren ve alt işveren arasındaki sözleşmede, "asıl işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına" dair bir hüküm bulunmaması durumunda, asıl işverenin bu sıfatla işçiye ödemek zorunda kaldığı işçilik alacaklarının ve ferilerinin tamamını, işçiyi çalıştıran alt işverenlerden (yüklenicilerden) rücuen talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gereklidir. Gerçekten de Türk Borçlar Kanunu’nun 167. (Mülga Borçlar Kanunu’nun 146.) maddesinde düzenlenen "...veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça" şeklindeki ifadeden de açıkça anlaşılacağı üzere, (müteselsil borçlular) asıl ve alt işverenler arasındaki hukuki ilişkinin niteliği de bu sonucu gerektirmektedir. Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında; her ne kadar mahkemece davacının davasında haklı olduğunun ispat edildiği gerekçesi ile davanın kabulüne, toplam 57.743,97 TL'nin dava tarihinden itibaren, asıl alacağın ödeme tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş ise de, dava konusu hizmet alım sözleşmelerinde asıl işverenin, alt işveren (yüklenici) tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğunun bulunmaması, dolayısıyla (müteselsil borçlular) asıl ve alt işverenler arasındaki hukuki ilişkinin niteliği, asıl işveren ile alt işverenlerin, İş Kanunu'na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmalarına rağmen, rücu ilişkisinde taraflar arasındaki sözleşme hükümlerinin uygulanmasının, sözleşme hukukunun en temel ilkelerinden olması, işçilik alacakları asıl işveren tarafından ödenen işçinin, alt işveren yüklenicilerin işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, asıl işveren ve alt işverenler arasındaki sözleşmede, "asıl işverenin, işçilik alacaklarından sorumlu olacağına" dair bir hüküm bulunduğunun da iddia ve ispat edilmemiş olması dikkate alındığında, davacı asıl işverenin, ödemiş olduğu işçilik alacakları ve ferilerinin tamamını, işçiyi çalıştıran alt işveren yükleniciden (dönemi ile sınırlı olmak üzere) talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gereklidir.
... .... .... karar nolu ilamında ;" işçilik alacakları davası neticesinde davacının ödediği yargılama giderleri ,faiz ve vekalet ücreti açısından da davalılar aleyhine hükmedilecek işçilik alacağı miktarına göre bir oranlama yapılarak davacının davalılara bu alacağını da rücu edebileceği......" hükmü kararlaştırılmıştır.
Ayrıca Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 14/02/2018 tarih ve 2017/3-993 Esas-2018/202 Karar sayılı kararında “Davalıya Ait Borcu Ödemek Zorunda Kalan Davacının Zararı Ödeme Tarihinde Doğduğundan Ödeme Tarihinden İtibaren Faiz Talep Edebilmesi İçin Karşı Tarafı İhtar ile Temerrüde Düşürmesine Gerek Olmadığını” kabul etmiştir.
Söz konusu kararda “ Bilindiği üzere rücu hakkı, nihai olarak başkasının ödemesi gereken bir borcu tamamen veya kısmen ifa eden kişinin, yapmış olduğu ifayı asıl borçluya dönerek isteme hakkıdır. Söz konusu hak, başkasına ait bir borcu ifa ettiği için mal varlığında kayba uğrayan kişiye tanınan ve mal varlığındaki bu eksilmeyi gidermeye yönelen, tazminat niteliğinde bir talep hakkıdır. Rücu hakkı, alacaklı ile asıl borçlu arasındaki asıl borç ilişkisinden bağımsız, rücu eden ile edilen arasındaki hukuki ilişkiden doğan tamamen yeni bir haktır. Diğer bir anlatımla asıl alacağı ödeyen kişi, bu alacaktan bağımsız olarak kendi şahsında doğan bir hak elde etmektedir. Bunun sonucu olarak da rücu hakkı bu hakka sahip olan kişinin şahsında doğduğu anda muaccel hale gelmektedir. Keza ödeyenin malvarlığındaki zarar, ödeme anında doğmaktadır.
Taraflar arasındaki sözleşme tarihlerinin davalı ... ....ŞTİ bakımından 26/10/2022, diğer davalı bakımından ise ,31/03/2022 olması nedeni ile 4857 sayılı İş Kanununa eklenen geçici 12 .maddesi uygulama alanı bulmadığından bilirkişiden ek rapor aldırılmamıştır.
Tüm dosya kapsamı, mahkememizce aldırılan ve hükme esas alınan ek bilirkişi raporu ile birlikte değerlendirildiğinde; dava dışı işçi Abdullah Dağgeç'in alt işveren olan davalı şirketler bünyesinde çalıştığı, işçinin hak kazandığı kıdem tazminatının asıl işveren olan davacının işçinin istifası üzerine ödendiği , taraflar arasındaki hizmet sözleşmesinde, işçi alacaklarının davacı asıl işveren tarafından ödeneceğine dair açık hüküm bulunmadığı, bununla birlikte dava dışı işçinin hak kazandığı ve işçiye ödenen kıdem tazminatının asıl işveren ve alt işverenlerden talep hakkı bulunduğu, davacı asıl işverenin ise ödemiş olduğu işçilik alacakları ve ferilerinin tamamını, işçiyi çalıştıran alt işverenlerden işçi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak ödeme tarihi olan 03/06/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte talep hakkı bulunduğu anlaşılmakla, davacı tarafça dava dışı işçiye ödenen işçilik alacaklarına yönelik davanın kabulü ile davalı ...Temizlik...Ltd Şti'den 20.449,68 TL'nin 03/06/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte bu davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davalı ... Kurumsal... Ltd Şti'den 35.056,58 TL'nin 03/06/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte bu davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, red edilen alacak miktarının tahsil imkanı bulunmadığından davacı aleyhine yargılama gideri ne hükmedilmeyerek birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ İLE;
2-Davalı ...Temizlik...Ltd Şti'den 20.449,68 TL'nin 03/06/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte bu davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
3-Davalı ... Kurumsal... Ltd Şti'den 35.056,58 TL'nin 03/06/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte bu davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
4-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan 3.791,63 TL harçtan peşin alınan 948,10 TL peşin harç mahsubu ile bakiye 2.843,53 TL karar harcının 1.049,27 TL'sinin davalı ...Temizlik Yemek Organizasyon Hizmet Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinden, 1.794,26 TL'sinin davalı ... Kurumsal Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinden alınarak Hazineye irat kaydına,
5-Davacı vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13/2 maddesi uyarınca takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin 16.605,00 TL'sinin davalı ...Temizlik Yemek Organizasyon Hizmet Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinden, 28.395,00 TL'sinin davalı ... Kurumsal Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinden tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 4.500,00 TL bilirkişi masrafı, 1.305,00 TL posta masrafı, 615,40 TL başvurma harcı toplamı olan 6.420,4 TL yargılama giderinin davalıların sorumlu oldukları miktarlar nazara dikkate alınarak 2.369,13 TL'sinin davalı ...Temizlik Yemek Organizasyon Hizmet Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinden, 4.051,27 TL'sinin davalı ... Kurumsal Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinden tahsili ile davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yatırılan 948,10 TL peşin harcın 349,84 TL davalı ...Temizlik Yemek Organizasyon Hizmet Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinden, 598,26 TL'sinin davalı ... Kurumsal Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinden alınarak davacıya verilmesine,
8-6325 Sayılı Kanunun 18/A-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 4.700,00 TL arabuluculuk giderinin 1.734,3 TL davalı ...Temizlik Yemek Organizasyon Hizmet Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinden, 2.965,7 TL'sinin davalı ... Kurumsal Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinden tahsili ile Hazineye irat kaydına,
9-HMK'nın 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının davacıya iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda miktar itibariyle her bir davalı bakımından KESİN olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 17/04/2026