Tanınmış markalarla karıştırılma ihtimali bulunan yeni marka başvurusuna karşı açılan YIDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü davasında ilk derece mahkemesi kararının temyiz incelemesi sonucunda onanması.
Özet: Bir şirket, "..." ana unsurlu tanınmış markalarına dayanarak, aynı ibareyi içeren başka bir markanın tescil başvurusuna itiraz etmiş, ancak itirazı YIDK tarafından reddedilmiştir. Bunun üzerine, tanınmış markasının haksız yere kullanılacağı ve iltibas yaratılacağı gerekçesiyle YIDK kararının iptali ile dava konusu markanın hükümsüzlüğüne ilişkin açılan davada, ilk derece mahkemesi markalar arasındaki görsel, işitsel ve anlamsal benzerlik ile ortalama tüketici nezdinde iltibas ve serileşme ihtimali bulunduğunu kabul ederek davanın kabulüne karar vermiş, davalının temyizi üzerine yüksek mahkeme de bu kararı onamıştır.
11. Hukuk Dairesi         2026/994 E.  ,  2026/2276 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2025/407 Esas, 2025/417 Karar
HÜKÜM : Davanın kabulü
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin "..." asıl unsurlu tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı Şirketin “ ...” ibareli başvurusuna anılan markalarına dayalı olarak yaptığı itirazının Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa müvekkilinin markalarının tanınmış olduğunu ve başvurunun bu markalarla karıştırılma ihtimali bulunacak düzeyde benzer olduğunu, tanınmışlığından haksız yararlanacağını, müvekkili şirketin "..." ve türevi markalar üzerinde gerçek hak sahibi olduğunu, dava konusu başvurunun müvekkilinin seri markası olarak algılanacağını ileri sürerek YİDK kararın iptali ile dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili, cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, markaların karıştırılmasından söz edebilmek için dava konusu marka ile itiraza mesnet markalar arasında hedef tüketici kitlesi yönünden markaların görsel, işitsel ve kavramsal özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması, yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması ihtimalinin bulunması gerektiği, somut olayda dava konusu marka başvurusunda "..." ibaresinin aynen yer aldığı, markada şekil unsuruna yer verilmediği, marka başvurusunun düz yazı olarak " ..." şeklinde olduğu, o halde marka başvurusunda esas unsurun "..." ibaresi olduğu, "..." ibaresinin markaya ayırt edicilik özelliği katmadığı gözetildiğinde, markaların bütünsel olarak karşılaştırılmasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede benzerlik bulunduğu, ilişkilendirme ihtimali olduğu ve dava konusu marka başvurusunun davacı markasının serisi izlenimine neden olacağının kabul edilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı ... vekilince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosyadaki yazılara, İlk Derece Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 373/4 hükmü uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalı ... vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
V. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile İlk Derece Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 21.04.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.