Temyiz başvurusunda hukuki yararın temel koşul olarak aranması ve davalı lehine kararda hukuki yarar yokluğu nedeniyle asıl ile bağlantılı katılma yoluyla temyizin reddedilmesi kararı.
Özet: Temyiz incelemesinde, davanın kendi lehine sonuçlanması nedeniyle temyiz başvurusunda bulunmasında hukuki yararı bulunmayan davalının, kararın aleyhine olmadığı durumlarda hukuki yarar şartının sağlanmaması sebebiyle temyiz dilekçesi reddedilmiştir; bu asıl temyiz başvurusunun hukuki yarar yokluğundan reddedilmesi sonucu, 6100 sayılı Kanunun 348. maddesi uyarınca asıl başvurunun usulden reddi halinde katılma yoluyla yapılan temyiz başvurusunun da sonuç doğurmayacağı gerekçesiyle davacının katılma yoluyla yaptığı temyiz başvurusu da aynı şekilde reddedilmiştir.
7. Hukuk Dairesi         2025/2637 E.  ,  2026/1242 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/1216 E., 2025/416 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Yenişehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/33 E., 2023/211 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda;
1. Davalı ...'nın temyiz başvurusu yönünden yapılan incelemede;
Kanun yoluna başvuru yapıldığında söz konusu talebin kabul edilebilirlik şartları bakımından değerlendirilmesi gerekmektedir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesinde düzenlenen kanun yolundaki ön incelemeye ilişkin hükümde, her ne kadar hukuki yarar açıkça ifade edilmemişse de hükümde yer alan, başvuru şartlarının yerine getirilmemesi ifadesinin kapsamı göz önüne alındığında hukuki yararın da ön inceleme sırasında değerlendirilmesi gerektiği sonucuna varılmalıdır. Zira hukuki yarar, niteliği gereği kanun yoluna başvurunun kabul edilebilirliğinin temel şartlarından biri olup başvuru şartları arasında yer almaktadır. (Merve Çağlak Melez, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu Kapsamında Kanun Yollarında Hukuki Yararın Rolü ve Önemi, Erciyes Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Sayı: 20/2, 2025, s. 939-986)
Kanun yoluna başvuran kişinin karara itiraz etmekte şeklî anlamda hukuki yararının bulunması gerekmektedir. Doktrinde şeklî anlamda hukuki yarar, mahkemenin verdiği kararın tarafın talebine aykırı olması ya da aleyhe karar verilmiş olması anlamına gelmektedir. Aleyhe karar verilmemiş olan tarafın kanun yoluna başvurmada kural olarak hukuki yararı bulunmamaktadır.
Yapılan açıklamalardan sonra somut olaya gelince; Mahkemece davalı ... hakkında davanın reddine karar verildiği, davalı tarafından İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmadığı ve fakat kararın adı geçen davalı tarafından temyiz edildiğinin anlaşılmasına göre davalı ...'nın bu aşamada temyiz isteminde bulunmasında hukuki yararının bulunmadığı açıktır. Bu nedenlerle, davalı ...'nın temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2. Davacının katılma yoluyla yapılan temyiz başvurusunun incelenmesine gelince;
6100 sayılı Kanun'un 366. madde yollamasıyla 6100 sayılı Kanun'un 348.maddesinde yer alan "Katılma yolu ile başvurma" başlıklı düzenlemenin ikinci fıkrasında "İstinaf yoluna başvuran, bu talebinden feragat eder veya talebi bölge adliye mahkemesi tarafından esasa girilmeden reddedilirse, katılma yolu ile başvuranın talebi de reddedilir." şeklindedir. Bu madde kapsamında karşı tarafa tanınan katılma yoluyla temyiz hakkı, asıl temyiz talebine bağlı bir başvuru olması nedeni ile söz konusu temyiz başvurusunun usulden reddedilmesi hâlinde katılma yoluyla yapılan temyiz başvurusu da sonuç doğurmayacaktır.
Somut olayda, davalı ...'nın temyiz başvurusu hukuki yarar yokluğundan reddedildiğinden davacı vekilinin katılma yoluyla temyizi dilekçesinin de reddine karar verilmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı ...'nın ve davacı vekilinin temyiz dilekçelerinin REDDİNE,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.