Ticari nitelikteki online reklam hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla açılan itirazın iptali davasında, hizmetin ifa edilmediği iddiaları ve yetki/görev itirazları tartışılıyor.
Özet: Davacı şirket, internet üzerinden sunduğu reklam ve tanıtım hizmeti karşılığı davalıdan alamadığı ödemeler nedeniyle başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini talep ederken, sözleşmedeki yetki maddesi ve ifa yeri gereği İstanbul mahkemelerinin yetkili olduğunu ve alacağının sözleşmeye dayandığını belirtmiş; davalı ise, davacının müşteri garantisi vaatlerini yerine getirmediğini, hizmetten memnun kalmadığını, sözleşmeyi sözlü olarak feshetmek istediğini, gerçek müşteri yönlendirilmediğini iddia ederek görevli mahkemenin tüketici mahkemesi olması gerektiğini ve icra takibinin iptalini talep ederek davacının iddialarına karşı çıkmıştır.

T.C.
İSTANBUL9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO : 2025/259 EsasKARAR NO : 2026/487DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 14/04/2025KARAR TARİHİ : 08/09/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:TALEP: Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle;Müvekkili şirketin sahibi olduğu .... portalı faaliyete geçtiği 2008 yılından bugüne düğün sektöründe faaliyet gösteren müşterilerine yıllık hizmet bedeli karşılığı internet üzerinden tanıtım ve reklam hizmeti verdiğini, işbu reklam ve tanıtım hizmeti, ... internet portalında reklam ve tanıtımının yapılmasını isteyen firma için bir sayfa oluşturularak gerçekleştirildiğini, ... ünvanlı işletmesinin reklam ve ilanını yayınlamak isteyen davalı şirket ile 12.01.2023 tarihinde sözleşme imzalandığını, sözleşme kapsamında borçludan 12.01.2023, 03.03.2023, 12.03.2023, 12.04.2023, 12.05.2023, 12.06.2023, 12.07.2023, 12.08.2023, 12.09.2023, 12.10.2023, 12.11.2023, 12.12.2023 ve 13.01.2024 tarihlerinde toplam 19.538,00TL ödeme sağlandığını, bakiye ödemelerin davalı tarafından yerine getirilmemesi üzerine alacağın tahsili talebi ile ... 32. İcra Müdürlüğü ...E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, borçlu icra takibinde yetkiye, borca, faize ve tüm ferilerine itiraz etmiş olup itiraz ile icra takibinin durduğunu, zorunlu arabuluculuk kapsamında 23.12.2024 tarihinde müvekkili şirket ile davalı arasında ... arabuluculuk numarasıyla Ticari Dava Şartı arabuluculuk süreci başladığını, sürecin anlaşmama ile sonuçlandığını, davalı tarafın yetki itirazlarının yerinde olmadığını, müvekkili şirket ile borçlu davalı arasında imzalanan sözleşmenin 11.9 maddesinde “Taraflar, işbu sözleşme’nin uygulanmasından kaynaklanan her türlü uyuşmazlığın çözümünde İstanbul Mahkemeleri ve İcra Dairelerinin yetkili olduğunu kabul eder.” İfadesi yer aldığını, taraflar arasında yetki sözleşmesi bulunduğunu, davaya konu icra takibinin, bu sözleşmeden kaynaklı bir borçtan doğması sebebiyle, sözleşmede belirtildiği üzere yetkili olan İstanbul İcra dairelerinde başlatıldığını, ayrıca sözleşmenin ifa yerinin de ... olması nedeniyle sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesi olan İstanbul Mahkemeleri ve İcra Müdürlüklerinin yetkili olduğunu, neticede müvekkili alacağı sözleşmeye, faturalara, internet üzerinden verilen hizmete ve cari hesaba dayandığını belirterek, borçlunun ..... 32. İcra Müdürlüğü...E. Sayılı icra takibine itirazının iptali ile takibin devamına, davalının aleyhine, alacağın %20’si olmak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraflara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.CEVAP: Davalı vekili mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davacı arasında sözleşme 12.01.2023 tarihinde 2023 yılı için imzalandığını ve davacı müvekkiline hizmet sattığını, müvekkilinin...'te gelinlik mağazası olan bir esnaf olduğunu. imzalanan bu sözleşme gereğince davacı taraf müvekkiline müşterilerin gelinlik alışverişi yapması için hizmet sağlama garantisi verdiğini, davacı müvekkiline , müşteri sana geldiğinde gelinlik modeli hazır sen sadece dikeceksin , para kazanacaksın diye garanti verdiğini ancak gelinlik dikimi için ziyarete gelen dahi olmadığını, davacı firma müvekkiline satış yaparken verilen vaatleri yerine getirmediği için memnuniyetsizliğini müvekkili ...'u kullanmaya başlamasının daha 3.ayında dile getirdiğini ve bir daha sözleşmesinin yenilenmemesini , site içerisinde müvekkiline ayrılan kısmın kapatılmasını , kendisine müşteri yönlendirilmemesini 2023 Mayıs ayında beyan ettiğini, davacı firma tarafından müvekkiline müşteri geldiği iddia edildiğini ancak müşteriler tarafından tıklanma yapılmasına rağmen iletişim olmadığı gibi randevu oluşturulan müşteriler tarafından da randevuya riayet edilmediğini müvekkili 2024 yılı için davacı ile arasında olan sözleşmenin yenilenmemesini istediğini, müvekkilinin esnaf arkadaşının ... ile olan sözleşmesi telefon görüşmesi sonucunda sözlü olarak feshedildiğini, müvekkiline sözleşmenin sözlü olarak feshedildiği bildirilse dahi müvekkili telefonda sözlü olarak fesih istediği tarihte hastaneye kaldırılındığını, müvekkiline sözleşmenin sözlü olarak feshedildiği bildirilse dahi müvekkilinin telefonda sözlü olarak fesih istediği tarihte ( 2024 şubat ) hastaneye kaldırıldığını, görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi değil , tÜketici Mahkemesi olduğunu belirterek öncelikle görev itirazlarının kabulü ile, alacaklının haksız olarak başlatmış olduğu ... 32. İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı icra takibine takibin iptaline , davacının aleyhine, alacağın %20’si olmak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraflara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Bilirkişi tarafından düzenlenen 09/04/2026 tarihli bilirkişi raporuna göre; "... Davacının 2023 yılı ,2024 yılı elektronik ortamda tutulan e mühürlü yevmiye ve kebir defterinin Gelirler İdaresi Bilgi Sistemine yasal süre içerisinde yüklendiği, kebir ve yevmiye defterinin birbiriyle uyumlu olduğu, defterler üzerinde denetim ve tespit yapmaya elverişli olduğu, defterlerinin davanın esasını kapsayan kısımları muhasebe teknik usullerine uygun tutulduğu, defterlerin kesin delil niteli taşıması hususu ise Sayın Başkanlığınızın Tamamen Takdirindedir. Davacının davalı adına düzenlemiş olduğu faturaların e-arşiv faturası olduğu, kağıt fatura yerine elektronik ortamda oluşturulan, 2. nüshasının dijital saklandığı ve alıcısına (e-Fatura kullanıcısı olmayan firma/birey) e-posta/SMS ile iletilen faturalara davalıya iletildiğini ve ihtar edildiğini gösteren ihtarname teslim belgesi dosya içeriğinde görülemediği, Davalı; 2024 yılında adına düzenlenen faturalardaki hizmetin içer tarafça ifa edilmediği yönünde itirazının olduğu, hizmetin içeriğinin değerlendirilmesi Mali bilirkişinin uzmanlık alanına girmediğinden değerlendirilemediği, Davacı şirketin davalı firma ile ilgili faturaları ve ödemeleri 2023-2024 yılı defter, kayıtlarına muhasebe teknik ve usullerine uygun olarak işlediği, raporun tespitler kısmında yer verilen yevmiye kayıtları ile detayı verilen tüm faturalardan ve ödemelerden sonra 04.12.2024 icra takip tarihi itibariyle 31.538,00 TL'sı davacı davalıdan alacaklı gözüktüğü, dava tarihi itibariyle de aynı tutarda davacı alacaklı gözüktüğü, davacı alacağının likit olduğu, Davacının davalı adına düzenlemiş olduğu cari hesap alacağını oluşturan 15.765 TL'sı faturanın davalı BA formunda beyan edildiği, 7 adet toplamı KDV dahil 18.291 TL 'sı tutarındaki faturanın davalı BA formunda beyan edilmediği, Netice İtibariyle; Huzurdaki davada davacı toplam 31.538,00 TL fatura alacağına, 04.12.2024 tarihinde ... 32. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile davacı tarafından icra takibi başlatıldığı, dava konusu alacağı oluşturan faturaların davacı defterlerinde, faturalarda tespit edildiği, takibin devamı alacağın ödenmesi hususu sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, Takip talebinden sonra işlemiş faiz talebinin yerindeliği Sayın Mahkemenin görev alanında olduğundan işlemiş faiz hesabı yapılmadığı..." sonuç ve mütalaa edildiği anlaşıldı.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklı cari hesap bakiyesi alacağı nedeniyle başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.Davacı tarafça itirazın iptali davasının ikame edilmesi için dava şartı olan Arabuluculuk müessesine başvurulmuş olduğu, ... Arabuluculuk Bürosu vasıtasıyla yapılan arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama olarak sonuçlanmış olduğunu anlaşıldı.Davacı tarafça davalı ile aralarındaki sözleşme gereği bakiye kalan alacağın tahsili istemi ile başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebi ile huzurdaki davanın ikame edildiği görüldü.Davalı tarafından ise davacı tarafından sözleşme gereği gelinlik alışverişi yapması için hizmet sağlama garantisini gereği gibi ifa etmemiş olduğu bu nedenle sözleşme 2024 yılında tanık eşliğinde şifahen fesih edildiği iddiası ile davanın reddinin talep edildiği görüldü.Dosya kapsamı ve toplanılan tüm deliller incelendiğinde, tarafların dahilinde mutabık olunduğu üzere aralarında mevcut olan ticari ilişki olduğu, Davacı tarafından usulüne uygun ve lehine delil teşkil eden ticari defter ve kayıtlarında2024 yılında ise davacı davalı adına 8 adet toplamı 34.056,00 TL’sı tutarında fatura düzenlediği, dava konusu cari hesap alacağını iş bu faturaların oluşturduğu, faturaların davacı lehine hesaba borç kaydedildiği faturalardan 1 adet faturanın davalı 2024 yılı BA formunda beyan edildiği, diğer faturaların beyan edilmediği, davacı şirketin davalı firma ile ilgili faturaları ve ödemeleri 2023-2024 yılı defter, kayıtlarına muhasebe teknik ve usullerine uygun olarak işlediği, tüm faturalardan ve ödemelerden sonra 04.12.2024 icra takip tarihi itibariyle 31.538,00 TL’sı davacı davalıdan alacaklı göründüğü dava tarihi itibariyle de aynı tutarda davacı alacaklı göründüğü, davacının alacağının likit olduğu, davacının davalı adına düzenlemiş olduğu cari hesap alacağını oluşturan 15.765 TL’sı faturanın davalı BA formunda beyan edildiği, 7 adet toplamı KDV dahil 18.291 TL ‘sı tutarındaki faturanın davalı BA formunda beyan edilmediği, davacı tarfından bilirkişi raporuna karlı sunulan beyan dilekçesi eklinde faturaların davalı tarafa mail yolu ile iletildiğine ilişkin kayıtların sunulduğu, ayıp ihbarı ve ispat yükü yönünden inceleme: Yargıtay HGK. 25/05/2016 Tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 20. maddesinde tacir olmanın bağlandığı genel hükümler düzenlenmiş olup, tacirler arasındaki ihbar veya ihtarların ne şekilde yapılacağı bu genel hükümler arasında yer almaktadır. 6762 sayılı TTK'nin 20/3. fıkrasında diğer tarafı temerrüde düşürmek veya sözleşmeyi fesih yahut ondan rücu amacıyla yapılacak ihbar veya ihtarların muteber olması için bu işlemlerin noter marifetiyle veya iadeli taahhütlü bir mektupla yahut telgrafla yapılmasının şart olduğu, taraflar TTK 16. madde hükmünce tacir olduğundan Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 13/10/2015 tarih ve ... Esas, ...Karar sayılı içtihadında da belirtildiği üzere ayıp ihbarının TTK’nin 23/3. maddesinde öngörülen süreler içinde yapılması gerektiği gözetildiğinde, davalının ayıp iddiasını ve ayıp ihbarının yasal süre içerisinde ve TTK'nin belirttiği şekilde geçerli olarak yapıldığını kanıtlaması gerektiği, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 01/06/2015 tarih ... Esas... Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere " YİBBGK'nın 27.06.2003 tarih ve...E., ... K. sayılı ilamında açıklandığı üzere; Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır. (Dava tarihinde yürürlükte olan 6762 sayılı TTK md. 23/2). Bu hüküm, fatura içeriğinden kabul edilen hususlara ilişkin olarak, faturayı düzenleyenin lehine; adına fatura düzenlenenin aleyhine bir karine getirmektedir. Bu karine, faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır. Diğer anlatımla, fatura, düzenleyen aleyhine delil olduğu gibi, kendisi faturayı düzenlemediği halde tebliğinden itibaren sekiz gün içinde itiraz etmeyen aleyhine de delil olabilecektir. Faturanın adına tanzim edilen aleyhine ispat vasıtası olması, yani, faturayı alan kişinin fatura kendinden sadır olmamakla birlikte aleyhine delil teşkil etmesi TTK'nın 23. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen ve yukarıda ayrıntısı açıklanan bu karineden kaynaklanmaktadır. Buna göre; fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle, adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması, faturanın akdin ifasıyla ilgili olarak düzenlenmesi gerekir. Fatura sözleşmenin kurulması safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir. TTK'nın 23. maddesinin 2 ve 3. fıkrasındaki karine aksi ispat edilebilen adi bir karinedir. İkinci fıkra gereği sekiz gün içinde faturaya itiraz edilmesi durumunda fatura münderecatının doğru olduğunu faturayı düzenleyen tacirin ispat etmesi gerekir. Taraflar arasında bu tür bir sözleşme ilişkisi yoksa, düzenlenen belge fatura değildir. Bu belge, belki icap olarak kabul edilebilir ki, buna itiraz edilmemesi, anılan 23/2. madde hükmü anlamında sonuç doğurmaz. Öte yandan, sadece faturanın tebliğ edilmiş olması akdi ilişkinin varlığını ispatlamaz. Karşı tarafın akdi ilişkiyi inkâr etmesi halinde tacir, öncelikle akdi ilişkiyi başkaca delillerle ispatlamalıdır. Akdi ilişkinin ispatlanamaması halinde faturanın anılan fonksiyonundan yararlanma imkanı yoktur. Faturanın ispat aracı olması, ancak niteliği gereği faturaya geçirilmesi gereken bilgiler (olağan içerik) hakkında geçerlidir. Sözleşmenin ifa safhasıyla ilgili olarak düzenlenen faturanın şekli ve kapsamının ne olması gerektiği konusunda, Türk Ticaret Kanunu'nda özel bir hüküm bulunmamakta, anılan yasanın 23. maddesinde neyi ifade ettiği açıklanmaksızın faturanın münderecatından söz edilmektedir. Faturanın zorunlu içeriği ve şekil şartlarına ilişkin ayrıntılı düzenleme Vergi Usul Kanunu'nda yer almaktadır. Faturanın olağan içeriği, akdin ifası ile ilgili hususlarla sınırlıdır (VUK.m.230). Dolayısıyla, faturanın içeriği, faturanın bu temel niteliğine uygun olmadığı taktirde, sekiz günlük itiraz süresinin geçirilmesi bu hususları yazılı delil haline getirmez. Faturaya itiraz, faturanın teslim alındığı tarihten itibaren sekiz gün içinde yapılmalıdır. İtirazın sekiz gün içinde karşı tarafa varması şart değildir. Sekiz günlük süre, hak düşürücü süre veya zamanaşımı süresi değildir. Sadece ispat yükünün yer değiştirmesi açısından önem taşır. Sekiz günlük süre içinde itiraz edildiği taktirde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunu ispat külfeti faturayı veren tarafa ait iken, sekiz günlük sürenin geçmesinden sonra itiraz edilmesi halinde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığını ispat külfeti faturayı alan tarafa ait olur. Faturayı alan her türlü delille bu külfeti yerine getirebilir. (Geniş bilgi için Bkz: Prof. Dr. Sami Karahan, Ticari İşletme Hukuku, 23. Baskı, Eylül 2012, Konya; Sh 111 vd.) '' şeklinde olduğu, tüm bu hususlar dikkate alındığında Faturanın karşı tarafa usulüne uygun tebliğ edildiğini kanıtlama yükümlülüğü faturayı gönderen tarafta olup, faturayı gönderenin bu hususu kanıtlaması halinde, bu kez, TTK'nın 23/2. maddesinde yazılı 8 günlük yasal süre içerisinde faturaya itiraz ve iade ettiğini kanıtlama yükümlülüğü ise, karşı tarafa aittir. TTK'nın 23/2. maddesi uyarınca tebliğe rağmen faturayı süresinde itiraz ve iade etmeyerek, ticari defterlerine borç kaydeden tacir, fatura münderecatını aynen kabul etmiş ve faturayı gönderen taraf, faturaya dayalı bu alacağının varlığını HMK'nın 222. maddesi (TTK'nın 84. ve 85. maddeleri) uyarınca ispatlamış olacağı, davalı tarafından faturaya itiraz edilmediği, faturanın borç kaydının yapılarak vergi müdürlüğüne bildirildiği bu durumda davacı tarafın alacağının sabit hale geldiği, icra takibinde talep edilen tutarın fazla olmadığı, itirazın haksız olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne, davalının ... 32. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin takip talebindeki şartlarla takibin devamına, kabul edilen alacağın %20' si olan 6.307,6 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.KARAR : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;Davanın KABULÜNE,Davalının ... 32. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı icra takip dosyasına yaptığı İTİRAZIN İPTALİ ile takibin takip talebindeki şartlarla TAKİBİN DEVAMINA, Kabul edilen alacağın %20' si olan 6.307,6 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Alınması gereken 2.154,36 TL harçtan peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.538,96 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 615,40 TL başvurma harcı ve 615,40 TL peşin harç toplamı olan 1.230,80 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 31.538,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Davacı tarafından yapılan 8.580,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin tamamının davalıdan tahsiliyle hazineye irat kaydına,Artan avansın ilgilisine iadesine,Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı(e-duruşma vasıtası ile) karar KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 08/09/2026 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır* Bu evrak 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.