Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, davalının "..." markalı ürünlerle iltibas oluşturacak şekilde "... baklava" ibaresini kullanımının haksız rekabet teşkil ettiğine dair bölge adliye mahkemesi kararını onadı.
Özet: Uzun yıllardır tatlı sektöründe faaliyet gösteren davacı şirketin tescilli "..." markaları mevcutken, davalı tarafından "... baklava" veya "..." ibarelerinin tescilli şeklinden farklı olarak, ürünlerinde ve tanıtım materyallerinde (tabela, broşür, menü) hakim unsur olarak kullanılarak hedef kitle nezdinde iltibas ve karışıklığa yol açılması nedeniyle haksız rekabet oluşturduğuna hükmedilmiştir; bu bağlamda, davalının bahsi geçen şekildeki kullanımının önlenmesine dair bölge adliye mahkemesi kararı, davalının temyiz itirazları reddedilerek onanmıştır.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1065 Esas, 2025/1596 KararHÜKÜM : KabulBölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı vekilince temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARARI. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket adına kayıtlı "..." ibareli markaları mevcutken, davalı tarafından "..." ibaresinin kullanımının haksız rekabet teşkil ettiğini, davalı firmanın "..." ibaresini kullanımının ortalama hedef kitle nezdinde iltibas yol açacak şekilde sattığı ürünlerde kullanıldığını, bu kullanımının haksız rekabet teşkil ettiğini ve davacıyı zarara uğrattığını, davacının 1952'den beri faaliyet gösterdiği tatlı sektöründe, davalının ... ibaresini kullanımının müvekkilinin unvanında ve markalarında yer alan ... ibaresi ile karıştırıldığı ve bu durumun haksız rekabet oluşturduğunu, ayrıca davalı yetkililerinin karıştığı olay nedeniyle iki firmanın ülke genelinde toplumda ciddi bir tepki ve karışıklık oluşturduğunu, bu durumun müvekkilinin ticari itibarının kaybına ve zararına yol açtığını ileri sürerek haksız rekabetin tespitini ve men'ini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; 1991 yılında ticaret unvanı tescillenen müvekkilinin ... no.lu markasının olduğunu, markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.III. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, dosyaya sunulan görseller ve davalı adresinde yapılan bilirkişi incelemesi üzerine yapılan tespitlerden, davalının tescilli markalarını tescilli olduğu şekliyle değil, tescilden farklı olarak, "... Baklava" ya da "..." ibarelerinin büyük yazılarak, hakim unsur olarak öne çıkararak, davacının ... markası altında sunduğu tatlı ürünleri ve sunduğu yeme içme faaliyetlerinde karışıklığa yol açacak şekilde tabela, broşür ve menüde kullanımının, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı TTK) 55/1-a-4 hükmü gereğince haksız rekabet teşkil ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının tescilli markasından farklı olarak, "... Baklava" ya da "..." ibarelerini büyük yazarak hakim unsuru olarak öne çıkaracak şekilde, tabela broşür ve menüde kullanımının haksız rekabet teşkil ettiği anlaşılmakla kullanımının önlenmesine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir. IV. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, davacıya ait "..." ibareli markalara yönelik haksız rekabetin tespiti, durdurulması, giderilmesi talebine ilişkindir. B. Değerlendirme ve GerekçeDosyadaki yazılara, Bölge Adliye Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 373/3 hükmü uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir. V. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 21.04.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.