Yargıtay 3. Ceza Dairesi, silahlı terör örgütü üyeliği suçundan verilen mahkûmiyet kararını, sanığın TCK 221/4-2 maddesindeki etkin pişmanlık talebinin usulünce araştırılmamasını bozma sebebi saydı.
Özet: Silahlı terör örgütüne üyelik suçundan verilen mahkûmiyet kararının temyiz incelemesinde, sanık müdafiinin etkin pişmanlık talebi üzerine, ilk derece mahkemesinin sanığı duruşmada hazır edip etkin pişmanlık kurumunun mahiyet ve şartlarını anlatarak ayrıntılı beyanlarını alması, vereceği bilgilerin örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu ve faydalı olup olmadığını değerlendirmesi, ilgili birimlerden bilgi alarak sonuca göre Türk Ceza Kanununun 221/4-2. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerini uygulayıp uygulamayacağını tartışması gerektiği ve bu hususta eksik inceleme yapıldığı gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
3. Ceza Dairesi         2023/3859 E.  ,  2026/3680 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/1199 E., 2021/1818 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 22. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/21 E., 2020/67 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve63. maddeleri uyarınca mahkûmiyetine dair karara ilişkin istinafbaşvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:
Ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2008 tarih ve 9-18-78 sayılı kararında açıklandığı üzere; etkin pişmanlık hükümlerinin amacı, bir yandan terör ve örgütlü suçlarla mücadale bakımından stratejik önemi nedeniyle en etkili bilgi edinme ve mücadele araçlarından olan örgütün kendi mensuplarını kullanmak, diğer taraftan da suç işlemeyi önlemek, mensup olduğu yasa dışı örgütün amaçladığı suçun işlenmesine engel olanları ve işlediği suçtan pişmanlık duyanları cezalandırmayarak ya da cezalarında belli oranlarda indirim yaparak yeniden topluma kazandırmaktır.
TCK'nın 221. maddesinin 4. fıkrasının 2. cümlesinden yararlanabilmek için; failin yakalandıktan sonra bilgisi ölçüsünde örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu şekilde kendisinin ve diğer örgüt üyelerinin eylemleri, örgütün yapısı ve faaliyetleriyle ilgili yeterli ve samimi bilgi vererek suçtan pişmanlığını söz ve davranışlarıyla göstermesi gerekmektedir. Bu bilgi, maddenin üçüncü fıkrasında aranan, örgütü çökertecek nitelikteki bilgi değildir. Verilen bilginin önemi cezanın belirlenmesinde dikkate alınmalıdır (Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 12.05.2015 tarih, 2015/1426 E. 2015/1292 K., 26.10.2015 tarih, 2015/1565 E. 3464 K. sayılı kararları).
TCK'nın 221. maddesinin 4. fıkrasının 2. cümlesi kapsamında etkin pişmanlıkta bulunulduğunun kabulü halinde, bu suçtan dolayı verilecek cezada 1/3'ten 3/4'e kadar bir indirim yapılacağı öngörülmektedir. Buna göre, belirlenen cezadan en az 1/3, en fazla 3/4 oranında bir indirim yapılacaktır. Bu iki sınır arasında yapılacak indirim, verilen bilginin niteliği, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ya da diğer örgüt mensuplarının tespiti ile ilgili olmak üzere elverişlilik derecesi, ceza soruşturması ya da kovuşturmasının hangi aşamasında etkin pişmanlıkta bulunulduğu gibi kıstaslar nazara alınarak mahkeme tarafından takdir ve tayin edilecektir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde:
Sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde müvekkilinin etkin pişmanlıktan yararlanma talebinin olduğunu bildirmesi karşısında, sanığın duruşmada hazır edilip etkin pişmanlık kurumunun mahiyet ve şartları da anlatılarak ayrıntılı beyanlarının alınıp, teşhis yaptırılması, vereceği bilgilerin örgüt içerisinde kaldığı süre, örgütsel faaliyet ve konumuna uygun faydalı bilgiler olup olmadığı, eldeki bilgiler ile örtüşüp örtüşmediği ilgili birimlerden de sorulup değerlendirilerek sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 221/4-2. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı sair yönleri incelenmeyen hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304/2. maddesi (a) bendi uyarınca İzmir 22. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.