Yargıtay 2. Ceza Dairesi, hırsızlık suçundan verilen istinaf ret kararını onarken, iş yeri dokunulmazlığı ihlali temyizini usulden reddetti.
Özet: Sanık hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükme ilişkin istinaf başvurusunun, ilgili kanun maddesi uyarınca temyiz incelemesine tabi olmaması sebebiyle reddine karar verilirken; hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemleri ise, sanığın alacak, suç kastı olmaması ve etkin pişmanlık iddialarının yerinde görülmemesi nedeniyle esastan reddedilerek, bölge adliye mahkemesinin istinaf başvurusunu esastan reddeden kararı hukuka uygun bulunmuş ve onanmıştır.
2. Ceza Dairesi         2024/6603 E.  ,  2026/9476 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

SAYISI : 2023/1846 E., 2023/385 K.
SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli
HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, onama
I. Sanık hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hüküm yönünden yapılan incelemede
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 08.02.2024 tarihli ve 2023/1846 Esas, 2023/385 Karar sayılı kararının sanık ve müdafii tarafından temyizleri üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, 5271 sayılı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin, aynı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE,
II. Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hüküm yönünden yapılan incelemede
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin; sanığın katılanın yanında çalıştığı döneme ait alacağının olduğuna, zararı karşılamasına rağmen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmadığına, sanığın suç işleme kastı olmadığına, suçun unsurlarının oluşmadığından sanık hakkında beraat kararı verilerek kararın bozulması gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İzmir 15. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.