11. Ceza Dairesi, kredi dolandırıcılığı suçundan verilen mahkumiyet kararını eksik inceleme ve hukuka aykırılıklar nedeniyle bozdu, özel belgede sahtecilik kararını itiraz mercii gerekçesiyle iade etti.
Özet: Yargıtay, sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının temyiz yerine itiraz yoluna tabi olduğuna hükmederek bu kısmı iade etmiş; banka kredisi dolandırıcılığı suçundan kurulan mahkumiyet hükmünü ise, sanığın kredi borcunu ödeme durumunun suç kastı üzerindeki etkisinin yeterince araştırılmaması, adli para cezası hesaplamasında hata, infaz yetkisini kısıtlayan ihtar, Anayasa Mahkemesi kararına uyulmaması ve gerekçeli karar başlığındaki bazı eksiklikler nedeniyle eksik inceleme ve hukuka aykırılık gerekçesiyle bozmuştur.
11. Ceza Dairesi         2021/32008 E.  ,  2026/4188 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2015/296 E., 2016/255 K.
SUÇLAR : Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet,
KARAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İade, bozma
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararının sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
A. Özel Belgede Sahtecilik Suçundan Verilen Karara Yönelik Sanığın Temyizi Yönünden
Sanık hakkında 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesi gereği verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve 2009/13-12 sayılı Kararı ile karar tarihinde yürürlükte bulunan aynı Kanun'un 231/12. maddesi gereği itirazı kabil olup temyizinin mümkün bulunmadığı, kanun yolu incelemesinin itiraz mercisince yapılması gerektiği anlaşılmakla, dava dosyasının Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
B. Banka Veya Diğer Kredi Kurumlarınca Tahsis Edilmemesi Gereken Bir Kredinin Açılmasını Sağlamak Maksadıyla Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Sanığın Temyizi Yönünden
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanığın katılan bankanın ... Şubesine başvurarak kredi talebinde bulunduğu, kredi talebinde bulunan sanıktan istenen belgeleri tamamlayıp teslim etmesi istenildiği, ... form numaralı 10.000 TL bedelli bireysel kredinin kullandırıldığı, yapılan araştırmada sanığın başvurusunda ibraz ettiği ... İnşaat isimli firmaya ait maaş bildiriminin gerçeği yansıtmadığı, Adli Emanetin 2015/5897 sırasına kaydedilen tüketici kredi sözleşmesi ve eklerinde yapılan incelemede, sanığın kredi başvurusu sırasında ... İnşaat unvanlı firma antetli 29/12/2014 tarihli ve sanığın bahse konu firmada pazarlama elemanı olarak çalışıp aylık 2.300 TL net maaş aldığına dair sahte belgeyi katılan bankaya ibraz etmek suretiyle üzerine atılı banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla dolandırıcılık suçunu işlediği iddia ve kabul edilen somut olayda;sanığın aşamalarda suç kastının bulunmadığına ve kredi bedelini düzenli olarak ödediğine ilişkin savunmalarda bulunduğu anlaşılmakla, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından, katılan bankadan suça konu kredi borcunun sanık tarafından ödenip ödenmediğinin sorulup buna ilişkin bilgi ve belgelerin dosyaya celp edilerek tespiti ile sonucuna göre sanığın kastı ve hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulması,
2. Kabule göre de;
1. Sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'un 158/1-j, 62/1. maddeleri uyarınca belirlenen 2 yıl 6 ay hapis cezası ve 833 gün adli para cezası, aynı Kanun'un 52/2 maddesi uyarınca adli para cezasına çevrilirken adli para cezası "16.660 TL adli para cezası" olarak belirlenmesi gerekirken yerine, maddi hata yapılarak ''16.666 TL adli para cezası" olarak adli para cezası olarak belirlenmesi suretiyle fazla ceza tayini,
2.Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.10.2018 tarihli ve 2015/8-656 Esas, 2018/404 Karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere; 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 106/3. maddesi uyarınca adli para cezalarının ödenmemesi halinde kamuya yararlı bir işte çalışma tedbirine de karar verilebileceği gözetilmeden, sanık hakkında kurulan hükümlerde infaz yetkisini de kısıtlar şekilde adli para cezasının ödenmemesi halinde hapse çevrileceğinin ihtar edilmiş olması,
3.5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının gözetilmemesi,
4.Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin eylemin gerçekleştirildiği tarih olan 29.12.2014 tarihi olarak gösterilmesi gerekirken suç tarihinin 2015 şeklinde gösterilmesi,
5. Yapı Kredi Bankası'nın katılan olarak dava ve duruşmalara kabulüne karar verildiği halde gerekçeli karar başlığında hatalı şekilde müşteki olarak gösterilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
16.04.2026 tarihinde karar verildi.