Devre mülk sözleşmesinin iptali ve bedel iadesi istemli tüketici davasında, yetkisizlik kararları sonrası yetkili mahkemenin belirlenmesi uyuşmazlığı.
Özet: Bu içtihat, devre mülk sözleşmesinin iptali ve ödenen bedelin denkleştirici adalet ilkesi uyarınca iadesini talep eden bir tüketici davasında yetkili mahkemenin belirlenmesi sorununu incelemektedir. Kararda, davanın taşınmazın aynına ilişkin olmaması nedeniyle genel yetki kuralı olarak davalının yerleşim yeri mahkemesi ile ek yetki kuralı olarak tüketicinin yerleşim yeri mahkemesinin yetkili olduğu belirtilmiştir. Ayrıca, davacının yetkisiz bir mahkemede dava açması durumunda yetki seçme hakkının davalıya geçtiği, davalının HMK 19 uyarınca süresinde ve usulüne uygun olarak yetkili mahkemeyi göstererek yetki itirazında bulunması gerektiği, aksi halde itirazın reddedileceği ve mahkemenin kendiliğinden yetkisizlik kararı veremeyeceği vurgulanmıştır.
5. Hukuk Dairesi         2025/11627 E.  ,  2026/1900 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2025/42 Esas, 2025/41 Karar
I. YARGI YERİ BELİRLENMESİNE KONU KARARLAR
A. İstanbul 12. Tüketici Mahkemesinin 10.12.2024 Tarihli ve 2023/390 Esas, 2024/699 Karar Sayılı Kararı
Somut olayda davacının Bolu ili, ... ilçesi, ... Beldesi, ... köyüne bağlı 146 ada, 1 parselde kayıtlı taşınmazda yapılacak ... isimli projeden devremülk satın aldığı, sözleşmeye konu ... Blok, 2. Kat, 9 nolu 1+1 dairenin mahkeme yargı çevresi içerisinde bulunmadığı, davalının cevap dilekçesinde yetki itirazında bulunduğu, hem davalının hem de davacı tüketicinin yerleşim yerinin yargı sınırları içerisinde olmadığı gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir.
B. ... Asliye Hukuk Mahkemesinin (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla) 12.03.2025 Tarihli ve 2025/42 Esas, 2025/41 Karar Sayılı Kararı
Somut olayda taşınmazın aynına ilişkin dava olmadığı gibi, mahkeme tarafından öninceleme duruşması yapılmayarak tahkikat aşamasına geçildiği bu haliyle İstanbul 12. Tüketici Mahkemesinin artık yetkili mahkeme haline geldiği gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir.
II. GEREKÇE
A. Uyuşmazlık
Uyuşmazlık, taraflar arasında yapılan devre mülk sözleşmesinin iptali ile davacının ödediği bedelin denkleştirici adalet ilkesi gereğince iadesi istemine ilişkindir.
B. İlgili Hukuk
1. Farklı bölge adliye mahkemelerinin yargı çevresinde kalan ilk derece mahkemeleri ile bölge adliye mahkemeleri arasındaki yetki ve görev uyuşmazlıklarının giderilmesi isteminin hukuki dayanağı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 21... nci maddeleri ile 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un (5235 sayılı Kanun) 36 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan düzenlemelerdir.
2. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un (6502 sayılı Kanun) 73 üncü maddesinin beşinci fıkrası şöyledir:
“Tüketici davaları, tüketicinin yerleşim yerinin bulunduğu yerdeki tüketici mahkemesinde de açılabilir.”
3. 6100 sayılı Kanun’un “Genel yetkili mahkeme” başlıklı 6 ıncı maddesinin birinci fıkrası şöyledir:
“Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir.”
C. Değerlendirme
1. Dosya kapsamından, uyuşmazlığın taraflar arasında yapılan devre mülk sözleşmesinin iptali ile davacının ödediği bedelin denkleştirici adalet ilkesi gereğince iadesi istemine ilişkin olup, dava dilekçesi ve dosya kapsamından taşınmazın aynına ilişkin bir dava olmadığı anlaşılmaktadır.
2. Sözleşmenin iptali ve verilenlerin iadesi istemine ilişkin davalarda yetki konusunda özel bir düzenleme bulunmadığına göre, yetkili mahkeme genel yetki kuralı gereği davalının yerleşim yeri mahkemesidir. Bu yetki kuralı kesin olmadığından 6100 sayılı Kanun'un 19 uncu maddesinde belirlenen süre ve yöntemle yetkisizlik itirazında bulunulmaz ise davanın açıldığı mahkeme yetkili hale gelir ve mahkemece kendiliğinden yetkisizlik kararı verilemez.
3. 6502 sayılı Kanun'un 73 üncü maddesinin beşinci fıkrasında tüketici davalarının, tüketicinin yerleşim yerinin bulunduğu yerdeki tüketici mahkemesinde de açılabileceği belirtilmişse de bu kural 6100 sayılı Kanun'un yetkiye ilişkin kurallarının yanında bir ek yetki kuralıdır.
4. Bir davada, birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa, davacı bu mahkemelerden birinde dava açmak hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açarsa, o zaman seçme hakkı davalılara geçer.
5. 6100 sayılı Kanun'un 19 uncu maddesi gereğince davalı, yetki itirazında yetkili mahkemeyi göstermemişse, yetki itirazı kabul edilmez. Davalının yetki itirazında yetkili olduğunu bildirdiği mahkemenin gerçekten yetkili olması lazımdır. Mahkeme, yetki itirazını incelerken, kendisinin yetkili olup olmadığını tespit bakımından, davalının yetki itirazındaki beyanları ile bağlı olmayıp, yetki hakkındaki kanuni hükümleri bütün şümulü ile nazara almak ve ona göre yetkili olup olmadığı hakkında bir karar vermek zorundadır. Ne var ki, bu inceleme kendisinin ve yetkili olduğu ileri sürülen mahkemenin yetkisinin tespiti ile sınırlı olup; yetki itirazında yetkili mahkeme doğru gösterilmemişse, mahkeme kanuna göre gerçekten yetkili olan mahkemeyi araştırıp tespit ederek yetkisizliğine ve dosyanın o yer mahkemesine yollanmasına karar veremez. Bu halde, yetki itirazında yetkili mahkemenin doğru gösterilmemiş olması sebebiyle, yetki itirazının reddine karar verilmelidir.
6. Somut uyuşmazlıkta, davacının yerleşim yeri adresinin .../Yalova olduğu, birden çok mahkemenin yetkili olduğu ve kesin yetki kuralının bulunmadığı bu davada, yetkisiz bir mahkemede davacının dava açtığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca seçme hakkı davalıya geçmiş ve davalı vekilince süresinde ve usulüne uygun olarak ... Mahkemelerinin yetkili olduğuna ilişkin itirazında bulunduğu anlaşılmaktadır. İnceleme konusu ihtilaf, yetki uyuşmazlığına ilişkin olup bu durumda uyuşmazlığın ... Asliye Hukuk (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla) Mahkemesinde görülüp, sonuçlandırılması gerekmektedir.
III. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
6100 sayılı Kanun’un 21... nci maddeleri ile 5235 sayılı Kanun’un 36 ncı maddesinin üçüncü fıkrası gereğince ... Asliye Hukuk (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla) Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE,
09.02.2026 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.