Kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği ve dolandırıcılık suçlarından mahkumiyetin temyiz isteminin reddi kararının, usul ve savunma hakkı ihlali iddialarıyla Yargıtayda incelenmesi.
Özet: Kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği ve kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçlarından iki kez mahkum edilen sanık hakkındaki istinaf başvurularının esastan reddi ve sonrasında temyiz isteminin usulen reddine dair ek kararın, sanık müdafiinin savunma hakkı ihlali ve usul hatalarına ilişkin itirazları üzerine kaldırılarak, temyiz talebinin tekrar değerlendirilmesi amacıyla dosyanın yeniden incelemeye alınmasına karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/1311 E., 2025/3643 K.SUÇLAR : Kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği; kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararıEK KARAR : Temyiz isteminin kabule değer sayılmamasından dolayı reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi ile ek kararın onanmasıAnkara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 23.12.2025 tarihli ve 2022/1311 Esas, 2025/3643 Karar sayılı asıl kararı ile 02.02.2026 tarihli ek kararının sanık müdafiince temyizi üzerine 02.02.2026 tarihli ve 2022/1311 Esas, 2025/3643 Karar sayılı ek kararın kaldırılmasına karar verilerek yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:I. HUKUKİ SÜREÇ1. Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.07.2017 tarihli ve 2013/363 Esas, 2017/272 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında;a. Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı TCK'nın 158/1-(e), 43/1, 62/1, 52/2 ve 53/1 maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 28.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,b. Kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan 5237 sayılı TCK'nın 204/2, 43/1, 62/1 ve 53/1 maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.2.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 25.12.2020 tarihli ve 2018/1885 Esas, 2020/1741 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan ... (...) Üniversitesi ... Fakültesi ... vekili ile sanık müdafiinin istinaf başvuruları üzerine özetle eksik inceleme gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi hükümlerinin bozulmasına, kesin olarak, karar verilmiştir. 3. Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.04.2022 tarihli ve 2021/93 Esas, 2022/141 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında;a. Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı TCK'nın 158/1-(e), 43/1, 62/1, 52/2 ve 53/1 maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 249.700,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,b. Kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan 5237 sayılı TCK'nın 204/2, 43/1, 62/1 ve 53/1 maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,karar verilmiştir.4. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 23.12.2025 tarihli ve 2022/1311 Esas, 2025/3643 Karar sayılı kararıyla İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurularının, 5271 sayılı CMK'nın 280/1-(a) maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 5. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 02.02.2026 tarihli ve 2022/1311 Esas, 2025/3643 Karar sayılı ek kararı ile sanık müdafiinin temyiz istemi hakkında, 5271 sayılı CMK’nın 296/1 maddesi gereği temyiz isteminin kabule değer sayılmamasından dolayı reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZA. Sanık Müdafiinin Temyiz SebepleriBölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmaksızın İlk Derece Mahkemesi hükümlerinin bozulması karşısında temyiz yolunun kapatılamayacağına, ek kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğine, savunma hakkının kısıtlandığına, ek kararın kaldırılmasına ve asıl kararın esasının incelenmesi ile infazın durdurulması talebine, sanığın suçu işlediğinin sabit olmadığına, delillerin takdirinde yanılgıya düşüldüğüne, hükmün gerekçeden yoksun olduğuna, eksik inceleme ile hukuka aykırı delillere istinaden mahkûmiyet hükümleri kurulduğuna, usul güvencelerine riayet edilmediğine, hükümlerin bozulması talebine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe5271 sayılı CMK’nın 280/1 maddesinin (e) ve (f) bentlerinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, şöyle ki; '' e) İlk derece mahkemesinin kararında 289 uncu maddenin birinci fıkrasının (g) ve (h) bentleri hariç (g- Hükmün 230 uncu madde gereğince gerekçeyi içermemesi. h- Hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılmış olması) diğer bentlerinde belirtilen bir hukuka aykırılık nedeninin bulunması hâlinde hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilmesine,f)Soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmediğinin veya önödeme ve uzlaştırma usulünün uygulanmadığının anlaşılması ya da davanın ilk derece mahkemesinde görülmekte olan bir dava ile birlikte yürütülmesinin zorunlu olması hâlinde hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilmesine.... karar verilir.'' şeklinde ifade edildiği, Dosya içeriğine göre, sanık hakkında Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.07.2017 tarihli ve 2013/363 Esas, 2017/272 Karar sayılı kararına konu hükümlerin, 5271 sayılı CMK'nın 284/1 ve 286/1 maddeleri uyarınca eksik inceleme gerekçesiyle bozulmasına karar verildiği, akabinde İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde sanık hakkında bozma ilâmında işaret edilen hususların yerine getirilmesiyle yeni mahkûmiyet hükümleri kurulduğu ve Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 23.12.2025 tarihli ve 2022/1311 Esas, 2025/3643 Karar sayılı kararı ile sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olarak karar verildiği, Oysa ki yukarıda işaret edildiği üzere 5271 sayılı CMK'nın 280/1 maddesinin (e) ve (f) bentlerinde İlk Derece Mahkemesi kararlarının hangi hâllerde bozulabileceğinin açık ve tahdidi şekilde belirtildiği, Bölge Adliye Mahkemesince verilen bozma kararının içeriği dikkate alındığında mezkûr hükümlerde belirtilen bozma nedenlerinden birine ilişkin olmadığı, bu hâli ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen bozma kararına direnme hakkı bulunmayan İlk Derece Mahkemesi tarafından yeni mahkûmiyet hükümleri kurulduğu, sanık hakkında bozma üzerine her iki suçtan ayrı ayrı hükmolunan netice cezalar ile 5271 sayılı CMK'nın 286/2-(a) maddesinde yer verilen “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme birlikte dikkate alındığında; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından usulüne uygun olarak duruşma açılıp, bozma ilâmında bahsedilen eksikliklerin giderilmesi, sanık savunması, katılan ... varsa tanık beyanları tespit olunup deliller takdir edilmek suretiyle yeni hükümler kurulması gerekirken, izah olunan uygulama ile temyiz yoluna başvuru hakkı olanların bu haklarını kullanmalarının engellenmesi sonucunu doğuracak biçimde, uluslararası sözleşmeler ve Anayasa ile güvence altına alınan hak arama hürriyetinin bir uzantısı olarak hüküm ve kararlara karşı başvurulacak bir kanun yolunun açık olmasının kural, kapalı olmasının istisna olması karşısında,Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında da izah edildiği üzere İlk Derece Mahkemesinin, 04.07.2017 tarihli ve 2013/363 Esas, 2017/272 Karar sayılı kararının istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından 5271 sayılı CMK’nın 280/1 maddesini (g) bendi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağırılarak delillerin takdir ve değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin ikinci fıkrasına göre hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda verilen 25.12.2020 tarihli ve 2018/1885 Esas, 2020/1741 Karar sayılı bozma kararının hukuka aykırı olması ve bu hususun kanun yolu ile davanın esasına etki etmesi karşısında yargılamaya devamla inceleme konusu 23.12.2025 tarihli esastan ret kararı, hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARARDeğerlendirme ve Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeyen Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 23.12.2025 tarihli ve 2022/1311 Esas, 2025/3643 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 302/2 maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, bozma nedenine göre sanık hakkında verilen mahkûmiyet hükümlerinin İNFAZININ DURDURULMASINA, başka bir suçtan tutuklu veya hükümlü değilse derhâl TAHLİYESİNE, salıverilmesinin temini için ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına müzekkere yazılmasına,Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304/2 maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,27.04.2026 tarihinde karar verildi.