Ziynet alacağı davasında davacı kadının düğün ziynetlerinin tespiti için eksik inceleme nedeniyle hükmün bozulması ve bilirkişi incelemesi gereği.
Özet: Ziynet alacağı davasında, davacı kadına düğünde takılan takıların davalı erkek tarafından müşterek giderler için kullanıldığı ve davacının tasarrufuna bırakılmadığı iddiaları üzerine, ilk derece mahkemesinin mevcut düğün fotoğraf ve video kayıtları gibi delilleri bilirkişi incelemesiyle detaylıca değerlendirerek tüm ziynetlerin nitelik ve miktarını eksiksiz tespit etmeden, yalnızca davalının kısmi ikrarı ve duyuma dayalı tanık beyanlarına dayanarak kısmi kabulle hüküm kurması, hukuka aykırı bulunarak istinaf ve temyiz incelemesi sonucu bozulmuş, dosyanın tüm delillerin yeniden değerlendirilmesi ve tam bir bilirkişi incelemesiyle karara bağlanmak üzere ilk derece mahkemesine geri gönderilmesine karar verilmiştir.

MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1432 E., 2025/1405 K.DAVA TÜRÜ: Ziynet AlacağıİLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 29. Aile MahkemesiSAYISI : 2022/432 E., 2024/425 K.Taraflar arasındaki ziynet alacağı davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı kadın vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:Türk Medeni Kanunu’nun 6 ncı maddesi uyarınca, kanunda aksine bir düzenleme bulunmadıkça taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı vakıaları ispatla yükümlüdür.Davacı kadın dava dilekçesi ile; düğünde kendisine takılan tüm ziynet eşyalarının düğün günü davalı erkek ve ailesi tarafından rızası dışında alındığını, uhdesinden çıkarıldığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 2.000,00 TL ziynet alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; 13.05.2024 tarihli ıslah dilekçesi ile de dava konusu ziynet eşyalarının aynen iadesine, aynen iadenin mümkün olmaması hâlinde toplam 349.933,00 TL bedelin işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.Davalı erkek cevap dilekçesinde; dava konusu yapılan ziynetlerin miktar ve niteliklerinin davacı tarafından gerçeğe aykırı şekilde bildirildiğini, ziynet eşyalarının davacı kadının uhdesinde kaldığını, kendisinin ziynetlere el koymadığını ve bunlardan herhangi bir menfaat temin etmediğini savunarak davanın reddini talep etmiştir. Ne var ki davalı erkek 07.03.2024 tarihli duruşmadaki beyanında; düğünde 3 adet bilezik ile 15 adet çeyrek altın, nişanda ise 1 adet bilezik takıldığını, bileziklerden birinin balayı masrafları için bozdurulduğunu, bir bilezik ile çeyrek altınların ise ev eşyası borçlarına verildiğini, taraflar arasında yaşanan tartışma sonrası davacı kadının ailesiyle birlikte eşyalarını alarak evden ayrıldığını, diğer bileziklerin ise davacının kolunda bulunduğunu ifade etmiştir.İlk Derece Mahkemesince; davacı tanıklarının beyanlarının ağırlıklı olarak duyuma dayalı olduğu ve davacının iddialarıyla tam olarak örtüşmediği, tanık ...’nın ziynetlerin davalı tarafından harcandığı yönündeki beyanının ise hangi ziynetlerin kullanıldığı hususunda somut açıklama içermediği gerekçesiyle bu beyanlara sınırlı ölçüde itibar edilmiş; davalı tanıklarının ise düğünde takılan altınların bulunduğu kesenin davacıda kaldığını ve bilezikleri düğünden sonra da davacının kolunda gördüklerini ifade ettikleri değerlendirilmiştir.Mahkemece, davalı erkeğin ikrarı da dikkate alınarak; taraflara düğünde takılan ve davalı tarafından balayı giderleri ile eşya borçları için kullanıldığı kabul edilen, sonrasında da davacıya iade edilmeyen 2 adet 22... gram CNS bilezik ile 25 adet çeyrek altının aynen iadesine, aynen iadenin mümkün olmaması hâlinde toplam 77.937,27 TL bedelin; 2.000,00 TL’lik kısmına dava tarihi olan 05.07.2022 tarihinden, bakiye 75.937,27 TL’ye ise ıslah tarihi olan 13.05.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; davalı tarafından alındığı ve iade edilmediği ispatlanamayan diğer ziynetler yönünden ise davanın reddine hükmedilmiştir.Karara karşı davacı kadın vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuş, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.Dosya kapsamı, toplanan deliller, tanık anlatımları, dosyada mevcut bilirkişi raporu ve düğün fotoğrafları birlikte değerlendirildiğinde; dava dilekçesinde belirtilen bir kısım ziynet eşyalarının düğünde davacı kadına takıldığı sabittir. Özellikle dinlenen kadın tanığı ...’nın beyanı ile ziynet eşyalarının düğün ve birtakım ortak giderler için kullanıldığı, davacı kadının tasarrufuna bırakılmadığı anlaşılmaktadır. Davalı erkeğin ikrar niteliğindeki beyanları da bu hususu desteklemektedir.Bu durumda Mahkemece; davacı tarafça dosyaya sunulan düğün fotoğrafları ile birlikte düğün görüntülerini içeren CD kayıtlarının bilirkişiye tevdi edilerek, davacı kadına takılan tüm ziynet eşyalarının nitelik ve miktar itibarıyla tespit edilmesi, tespit edilen ziynetlerin dosyadaki diğer delillerle birlikte değerlendirilmesi ve hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.KARARAçıklanan sebeplerle;Davacı kadın vekilinin temyiz isteminin kabulü ile, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine,Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, karar örneğinin ise Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,14.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.