Yargıtay 3. Ceza Dairesi, silahlı terör örgütüne üyelik suçundan verilen mahkumiyeti, savunma hakkı kısıtlamaları ve tanıkların usulsüz dinlenmesi nedeniyle bozdu.
Özet: Yüksek mahkeme, sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkûmiyet kararını; gizli tanık dinlenirken sanığa soru sorma süresi verilmesine rağmen bu sürenin beklenmeden tanık beyanının alınarak savunma hakkının kısıtlanması, suçun sübutu ve cezanın kişiselleştirilmesi açısından belirleyici olan tanıkların doğrudan duruşmada dinlenmeyerek Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Anayasa ile güvence altına alınan sorgu hakkının ihlal edilmesi, örgüt programını yüklediği belirtilen şahıs hakkındaki soruşturmanın araştırılmaması ve UYAP örgütlü suçlar bilgi bankasındaki muhtemel delillerin incelenmemesi gibi önemli usul eksiklikleri nedeniyle bozmuştur.
3. Ceza Dairesi         2023/1143 E.  ,  2026/2798 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/1345 E., 2021/910 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin 7. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/164 E., 2021/168 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1. İlk derece mahkemesince 28.03.2019 tarihli celsede Gizli Tanık ...'in dinlenilmesine ilişkin kurulan ara kararda sanığa gizli tanığa sorulmasını istediği soruları bildirmesi için süre verilmesine karşılık, anılan süreye riayet edilmeksizin 03.04.2019 tarihinde resen celse açılarak gizli tanık beyanlarının alınması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
2. Mahkumiyete esas alınan, suçun sübutu ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından belirleyici delil olan ve talimat ile dinlenen tanıkların doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı Kanun'un 180 inci maddesinin birinci, ikinci ve beşinci fıkraları gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181 inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen usule riayet edilmek suretiyle dinlenip AİHS’in 6/3-d ve Anayasa'nın 36 ncı maddeleri ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınması gerektiği gözetilmeden; ifade metinlerinin okunması ile yetinilerek hüküm verilmesi,
3. Tanık sıfatıyla beyanı alınan .... T.'nin, ... programının sanığa .... isimli şahıs tarafından yüklendiğini belirtmesi karşısında, anılan şahıs hakkında .../PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı yürütülen soruşturmanın tekrar araştırılarak getirtilip incelenmesi ile mahkeme huzurunda tanık olarak dinlenilmesinin sağlanmaya çalışılması,
4. UYAP’ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasında sanık hakkında herhangi bir beyan yahut bilgi olup olmadığının araştırılması, tespit edilmesi halinde bu şahısların usulüne uygun olarak tanık sıfatıyla dinlenmeleri sağlanarak 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca sanık ve müdafiine diyeceklerinin sorulduktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi lüzumu,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Mersin 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.