Silahlı terör örgütüne üyelik suçunda ankesör/sabit hat arama kayıtları ve tanık beyanlarına ilişkin eksik araştırmanın mahkûmiyeti bozması.
Özet: Yüksek mahkeme, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkûmiyet kararının eksik araştırma sonucu verildiğini belirterek; sanığın başka bir asker şahısla ardışık arandığına dair kovuşturmaya yer olmadığı kararına konu raporun dosyaya alınması, anılan şahıslar hakkında soruşturma olup olmadığının araştırılması, sanık ve müdafiine diyeceklerinin sorulması, tanıkların usulüne uygun dinlenmesi, ülke genelindeki ankesörlü/sabit hat görüşmeleri veri havuzundan sanıkla ilgili ardışık ve tekil arama kayıtlarının yeniden talep edilerek HTS kayıtları üzerinde kapsamlı bilirkişi incelemesi yapılması ve UYAP örgütlü suçlar bilgi bankasında sanık hakkında bilgi olup olmadığının araştırılarak, varsa tanıkların dinlenmesi gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar vermiştir.
3. Ceza Dairesi         2023/1134 E.  ,  2026/2793 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/110 E., 2021/926 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 35. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/327 E., 2021/13 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı CMK’nın 299/1. maddesi gereğince REDDİNE,
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1. Temyiz aşamasında dosya içerisine geldiği anlaşılan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 23.11.2021 tarih ve 2021/126785 karar sayılı Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Kararda sanığın .... İsimli asker şahısla ardışık olarak arandığının belirtilmesi karşısında; anılan tespite konu Ardışık Arama Raporunun Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde dosya arasına alınması ile anılan şahıslar hakkında soruşturma yahut kovuşturma bulunup bulunmadığının araştırılması, varsa sanıkla ilgili aşama beyanlarının getirtilmesi ile 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca sanık ve müdafiine diyeceklerinin sorulması ile bu kişilerin usulüne uygun olarak tanık sıfatıyla dinlenilmesi lüzumu,
2. Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 13.11.2019 tarih ve 2018/5526 esas, 2019/6842 karar sayılı ilamında ve Dairemizin müstakar kararlarında açıklandığı üzere; asker bir şahsın; örgütün gizlilik ve deşifre olmamak kuralına riayetle, örgütün talimatı ile ve örgütsel irtibatı sağlamak maksadıyla kamuya açık ve birbirinden bağımsız market, büfe, kırtasiye, lokanta vb. gibi sair işletmelerde kurulu bulunan, ücret karşılığı kullanılan sabit hat veya ankesörlü hatlar ile mahrem imam tarafından arandığı, "her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak somut olgu ve teknik verilerle tespit edilmesi ve yargılama yapan mahkemenin de tam bir vicdani kanaate ulaşması halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren hukuka uygun delil olacağı" hususu gözetilerek;
Ülke genelinde ankesörlü/kontörlü sabit hatlarla yapılan görüşmelerle ilgili olarak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen 2017/164168 soruşturma sayılı dosyasında oluşturulan ankesörlü/sabit büfe HTS veri havuzunun 81 ildeki emniyet müdürlüğü TEM şube müdürlüklerince sorgulama yapılabilecek şekilde ankesör/büfe raporlama modülü ... programı üzerinden kullanıma açıldığının belirtilmesi karşısında, sanık ile ilgili ... programı üzerinden sorgulama yapılarak, görev yaptığı yerlerde varsa ardışık ve tekil arama kayıtlarının yeniden talep edilerek getirtilmesi sonrasında sanığın HTS kayıtları üzerinde yaptırılacak bilirkişi incelemesi sonucunda "gerçekleştirilen arama sayısı, aramaların ardışık ya da periyodik olup olmadığı, aramaların gerçekleştirildiği saatler, konuşma süreleri, sanığın farklı ankesörlü telefonlardan aranıp aranmadığı, ardışık aramaya dahil olan şahısların aynı kuvvete mensup ve aynı rütbede olup olmadıkları, aramaları gizlemek için herhangi bir şifreleme yönteminin kullanılıp kullanılmadığı" hususlarını gösterir bir analiz inceleme ve tespit raporunun düzenlettirilmesi, ayrıca, sanığın sabit/ankesörlü telefonlardan arandığı kabul edilen GSM hattına ait HTS kayıtlarının, ilk arama tarihinden itibaren ilgili kurumdan getirtilerek, savunma ve beyanların denetlenmesi bakımından, ardışık arama kayıtlarında geçen kişilerin açık kimlik bilgilerinin tespiti ile bu dönemde kullanımlarında bulunan GSM numaraları üzerinden sanık ile HTS irtibatlarının bulunup bulunmadığının belirlenebilmesi amacıyla uzman bilirkişiye inceleme yaptırılarak rapor alınması, sanık ile birlikte ardışık arandığı tespit edilen diğer kişiler hakkında herhangi bir soruşturma ya da kovuşturma olup olmadığı araştırılarak varsa bu kişilerin tüm aşama ifadeleri getirtilip mahkeme huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5 maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181/1. maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla tanık olarak ifadelerine başvurulmasından sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
3. UYAP’ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasında sanık hakkında herhangi bir beyan yahut bilgi olup olmadığının araştırılması, tespit edilmesi halinde bu şahısların usulüne uygun olarak tanık sıfatıyla dinlenmeleri sağlanarak 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca sanık ve müdafiine diyeceklerinin sorulduktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi lüzumu,
4. 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu'nun 5 ve 22 nci maddeleri gereğince elektronik imza ile imzalandığı belirtildiği halde, UYAP'ta yapılan kontrolde 21.10.2020 tarihli duruşma zaptının ... sicil numaralı katip tarafından elektronik olarak imzalanmaması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca İstanbul 35. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.