5. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, güneş enerjisi santrali projesi danışmanlık hizmeti bedelinin ödenmemesinden kaynaklanan itirazın iptali davasının gerekçeli kararı.
Özet: Davacı, davalı şirketlere güneş enerjisi santrali projesinin çağrı mektubu saha değişikliği işi için sağladığı 6.000.000 TL bedelli danışmanlık hizmetinin kalan 3.949.825 TL alacağının tahsili amacıyla itirazın iptali davası açarak, yazılı bir sözleşme bulunmamasına rağmen WhatsApp yazışmaları ve yapılan kısmi ödeme ile hizmetin ve bedelin varlığını ispatladığını, bir davalının borcu reddetmesine ve diğer davalının ihtara cevap vermemesine rağmen itirazlarının haksız olduğunu ileri sürmektedir.

T.C. ... 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
...
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/966 Esas
KARAR NO : 2026/210
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 20/11/2025
KARAR TARİHİ : 02/04/2026
GEREKÇELİ KARARIN YAZIM TARİHİ : 10/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; T.C. Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu tarafından alınan 08.02.2024 tarihli ve 12415 sayılı karar kapsamında ilan edilen iletim gerilim seviyesindeki bölgesel kapasiteler dahlinde, Uşak ilinde ...Demir Çelik San.ve Tic. A.Ş. tarafından kurulması planlanan Güneş Enerjisi Santrali (GES) projesinin sistem bağlantısı için Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretimine İlişkin Yönetmeliğin Madde 5/1-h hükmü kapsamında Türkiye Elektrik İletim Anonim Şirketi (...) Genel Müdürlüğü’ne şirketin başvuruda bulunduğunu, bu kapsamda proje sahasına güneş santrali kurulabilmesi için ...Demir Çelik tarafından ...Enerji Mühendislik Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. ("...Enerji") ile anlaşma sağlandığını, ...Enerji ise güneş santrali kurulumu için gerekli olan arazinin tesisi için ... İnşaat Otomotiv Enerji Tarım Hayvancılık İthalat İhracat San. Ve Tic. Ltd. Şti. ("... İnşaat") ile anlaştığını, davalıların, ... İnşaat tarafından tesis edilmesi planlanan araziye yönelik olarak bir başka başvuru söz konusu olması ve işbu projeye yönelik olarak alınan çağrı mektubunun da ... tarafından iptal edilecek olması nedeni ile yaşayacakları büyük sorunların önüne geçebilmek için davacı ...'tan danışmanlık hizmeti almaya karar verdiklerini, yapılan görüşmeler sonunda çağrı mektubunun saha değişikliği işi için 6.000.000 TL bedel karşılığında davacı ile anlaşma sağlandığını, davacı ile davalı şirketlerin yetkilileri olan Samet Vatansever ve Remzi Tekeli'nin arasında uzun yıllardır süregelen samimi bir arkadaşlıklarının olması dolayısıyla davacı ile taraflar arasında yazılı bir sözleşme yapılmadığını, bununla birlikte taraflar arasındaki anlaşma ve mutabık kalınan sözleşme bedeli yazılı mahiyetteki WhatsApp konuşmaları ile sabit olduğunu, davacının, davalılar ile arasındaki anlaşmaya uygun şekilde, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Enerji İşleri Genel Müdürlüğü ve ... tarafında çalışmalara başladığını, çalışmalara dair taraflara sürekli bilgilendirme yaptığını, sorunun en hızlı şekilde çözülmesi için sürekli görüşmelerde bulunduğunu, danışmanlık kapsamında davacının, gerekli çağrı mektubunu çıkardığını ve davalı ... İnşaat yetkilisi Remzi Tekeli tarafından arazi alım işlemlerine başlanıldığını, projenin ilk etabının (200 dönüm) tamamlanması akabinde sözleşme bedelinin 2.050.175 TL'si, 23.08.2024 tarihinde davalı ...Enerji yetkilisi Samet Vatansever'in personeli İlkkan Çanakçı tarafından davacının banka hesabına yatırıldığını, ilk etabın tamamlanması akabinde ikinci etabın da tamamlandığını, ancak, verdiği danışmanlık hizmeti karşılığı, en geç, ikinci etap bitiş tarihi olan 14.03.2025 tarihinde ödenmesi gereken bakiye 3.949.825 TL'nin davacıya ödenmediğini, proje kapsamındaki işlerin tamamlandığını, Halkın Katılımı Toplantısı (HKT) ve İnceleme ve Değerlendirme Komisyonu (İDK) toplantıları gerçekleştirildiğini ve ÇED raporu yayınlandığını, bu doğrultuda davalılara, ... 67. Noterliğinin 27.03.2025 tarihli, 05966 yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edildiğini ve bakiye tutarın ödenmesi için, ihtarnamenin tebliğinden itibaren 3 günlük süre verildiğini, söz konusu ihtarnamenin hem davalılara hem de söz konusu GES bağlantı işini davalı ...Enerji'ye veren, dava dışı ...Demir Çelik San.ve Tic. A.Ş.'ye ("Mescier") gönderildiğini, ...Enerji'nin, cevap ihtarnamesinde, taraflar arasında, ihtarnamede belirtildiği gibi bir ilişki olmadığını belirterek borcu reddettiğini, dava dışı Merscier'in böyle bir anlaşmadan bilgisi olmadığını belirttiğini, diğer davalı ... İnşaat ise ihtarnameye cevap vermediğini, davalı ... İnşaat'ın, ihtarnameye cevap vermeyerek, borcu ikrar ettiğinin açık olduğunu, ... İnşaat'ın bu ikrarı ise ...Enerji'nin ihtarnamede cevabındaki beyanlarının gerçeği yansıtmadığını ispatlar nitelikte olduğunu, davalıların, davacının kendilerine sağladığı danışmanlık hizmeti nedeniyle davacıya ücret ödeme borcu altında olduklarının açık olduğunu, bu borcu kısmi ödemede bulunarak ikrar ettiklerini, taraflar arasındaki ilişki ve borcun varlığı sunulan WhatsApp konuşmaları ve tamamlanan işlerle açıkça ortaya konduğunu, gerek ... İnşaat tarafından ihtarnameye cevap verilmeyişi ile gerekse kısmi ödeme ikrar edilen borcu ödemeyen davalıların itirazları haksız olup itirazlarının iptaline karar verilmesi gerektiğini, davalıların ... 6. Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında borca itiraz etmesi üzerine ticari uyuşmazlıklarda dava şartı olarak arabuluculuk süreci işletildiğini, davalılarca haksız şekilde icra takibine itiraz edildiğinden, davalılar aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, sözleşmeden kaynaklanan ödenmeyen iş bedelinin açıkça 6.000.000 TL olduğunu, bu kapsamda yapılan tek ödeme olan 2.050.175 TL bu tutardan düşüldüğünde bakiye alacağın 3.949.825 TL olduğunu, bu doğrultuda sözleşmeden kaynaklanan ödenmeyen bedelin likit olduğunu belirterek ... 6. Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına yapılan haksız ve dayanaksız itirazların iptaline ve takibin devamına, itiraz edilen miktarın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve deva etmiştir.
Davalı ...Enerji Müh. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı ...Enerji Müh. San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin Mersis merkez adresinin Altıeylül/... olduğunu, davaya bakmaya yetkili mahkemelerin ... Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, bu nedenle yetkisiz mahkemede açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, dava şartı olan arabuluculuk yetkisiz yerde yapıldığını, dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddi gerektiğini, davacı ile davalı müvekkili arasında imzalanan herhangi bir sözleşme bulunmadığını, her ne kadar dava dilekçesinde davacı tarafından taraflar arasında mutabık kılınan sözleşme bedelinin yazılı mahiyetteki Whatsapp yazışmaları ile sabit olduğu belirtilmiş ise de; dilekçe ekinde sunulu bulunan yazışmalar incelendiğinde bu şekilde davalı tarafından kabul edilmiş bulunan bir bedelin bulunmadığının açıkça görüldüğünü, itirazın iptali davalarında alacaklının, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamayacağını, davacının danışmanlık hizmeti verdiğini iddia ettiği tarihte bu hizmeti verebilecek yasal ve fiili bir organizasyonu/işyeri bulunmadığını, davanın ticari dava niteliği taşımadığını, görevsiz mahkemede açıldığını, davacının ilgili tarihlerde Danışmanlık yaptığı iddiasını doğrulayacak tek bir fatura veya vergisel kayıt ileri sürülmediğini, dolayısıyla, davacının danışmanlık faaliyeti yürüttüğünü gösteren hiçbir objektif kriter mevcut olmadığını, davacının, bu ölçekte bir danışmanlık faaliyeti yürüttüğüne ilişkin hiçbir vergi kaydı, fatura veya serbest meslek makbuzu sunamaması, iddia edilen sözde danışmanlık sözleşmesinin gerçek olmadığına, gerçekte ifa edilmeyen bir hizmete dayanılarak davalıdan haksız bir bedel talep edildiğine işaret ettiğini, davacının bir “ticari işletme” sıfatıyla hareket etmediği, danışmanlık hizmeti sunmaya yetkili bir işyeri veya organizasyona sahip olmadığı, vergi mükellefiyetinin bulunmadığı göz önüne alındığında, davacının iddia ettiği faaliyet Ticari İşletme tanımını karşılamadığını, bu nedenle uyuşmazlığın, TTK’nın 4. ve 5. maddeleri kapsamında bir ticari dava niteliği taşımadığını, görev hususunun kamu düzenine ilişkin olduğunu, mahkemece re’sen dikkate alınması olduğunu, davacının dayandığı whatsapp mesajlarında borç ikrarı yada sözleşme olmadığını, bu mesajların delil niteliğinde olmadığını, davacının, davalı şirketi tehdit ederek haksız menfaat temin etmeye çalıştığını, davacının, diğer davalı ... İnşaat’ın ihtara cevap vermemesini “ikrar” olarak nitelendirmesi ve bunu davalı müvekkili aleyhine delil olarak kullanma çabasının hukuken yanlış olduğunu, susmanın ikrar değil, inkâr niteliğinde olduğunu, kabul anlamına gelmemekle beraber, davacının “likit bir alacağı” bulunmadığından icra inkar tazminatı isteyemeyeceğini belirterek öncelikle davanın görevsiz mahkemede açılmış olması nedeniyle usulden reddine, bu kabul görmez ise davanın yetkisiz mahkemede açılmış olması nedeniyle yetkisizlik kararı verilmesine, yetkisiz yerde yapılan arabuluculuk işleminin geçersizliği nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan reddine, her hâlükârda; davacının davalı şirketten talep ettiği ... 6. Genel İcra Müdürlüğü ... sayılı dosyasında belirtilen asıl alacak ile faiz ve fer’ilerine ilişkin davasının ve %20 icra inkar tazminatı talebinin tümden reddine, davacının haksız ve kötü niyetli takibi nedeniyle dava konusu meblağın %20’sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini savunmuştur.
Davalı ... Otomotiv Enerji Tarım Hayvancılık İth. İhr. San. Ve Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; davada müvekkili davalı ... Otomotiv Enerji Tarım Hayvancılık İthalat İhracat Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketinin adresinin Afyonkahisar ili Bolvadin ilçesi olduğunu, dolayısıyla davaya bakmaya yetkili mahkemelerin Bolvadin Mahkemeleri olduğunu, bu nedenle yetkisiz mahkemede açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, itirazın iptali davalarının 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu 5/A Maddesi gereğince zorunlu arabuluculuğa tabi davalar arasında olduğunu, HUAK m.18/A ve ilgili ikincil düzenlemeler uyarınca, zorunlu arabuluculuk başvurusunun, uyuşmazlık bakımından yetkili mahkemenin bulunduğu yerdeki arabuluculuk bürosuna yapılması gerektiğini, 6100 sayılı HMK.nun 115/1 maddesinde dava şartlarının mevcut olup olmadığı hususunun yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden araştırılması gerektiği hususu gözönüne alınarak dava, dava şartı yokluğu nedeniyle reddedilmesi gerektiğini, müvekkili davalı şirketin açılan davada davalı olarak yer almaması gereken taraf durumunda olduğunu, davaya konu iddia edilen hakkın yükümlüsü olmadığını, davanın taraflarına yöneltilmemesi gerektiğini, müvekkili şirketin alacaklı olduğunu iddia eden davacı ile herhangi bir iş, danışmanlık ve sözleşmesi bulunmadığını, davacı tarafından iddia edildiği gibi herhangi bir şeklide kabul edilmiş bir bedel tutarı olmadığını, aynı şekilde davacı tarafın dava dilekçesinde iddia ettiği şekilde danışmanlık yaptığını doğrulayacak vergi kaydı, danışmanlık şirketi ve bunlara dayalı olarak düzenlediği herhangi bir belge de bulunmadığını, davacının açtığı dava ticari işlerden kaynaklanan ve ticari nitelikte bir dava olmadığını, davacı tarafından ikame edilen bu dava için görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi olmadığını, görevsizliğe karar verilmesini talep ettiklerini, müvekili Remzi Tekeli'nin şahıs olarak, Samet Vatansever’e güneş enerji santrali (GES) kurulumu için uygun arazi bulunması, kiralanması ve geliştirilmesi konularında yardımcı olduğunu, müvekkilinin davacı tarafından aleyhine başlatılan icra takibinde, borçlu olduğu herhangi bir rakam bulunmadığını, müvekkili tarafından davaca tarafa iddia ettiği tutarda borçlu olduğunu ifade eden herhangi bir beyanı, ikrarı bulunmadığını, bu nedenlerle icra takibinin iptali gerektiğini, taraflar arasındaki tüm ilişki incelendiğinde müvekkilinden herhangi bir hak ve alacağı bulunmayan davacının iş bu davasının reddi gerektiğini, davacının icra inkar tazminatı gerektirir, likit bir alacağı bulunmadığını, ihtarnamenin gönderilmesi bakımından mevzuatta birtakım istisnai emredici düzenlemeler bulunsa da, gönderilen bir ihtarnameye cevap verilmesine ilişkin mevzuatta hiçbir hüküm bulanmadığını, bu nedenle ister noter kanalıyla olsun isterse de başka yollardan olsun, gönderilen bir ihtarnameye cevap verilmesinin yasal olarak zorunlu olmadığını, davacı icra takibinde takibe dayanak belge sunmadığını, itirazın iptali davasında icra dosyasında var olan belgeler dışında başka belgelere dayanamayacağını, davacı tarafından var olduğu iddia edilen alacağa ilişkin dayanak belge sunulmadığını, davacı tarafından kötü niyetli olarak açılan bu davada davalının davacıya herhangi bir borcu mevcut olmadığını, davacı ile yaptığı sözleşmenin de bulunmadığını belirterek görevsizlik ve yetkisizlik itirazlarının kabulüne, yapılan arabuluculuk işleminin geçersizliği nedeni ile dava şartı yokluğundan reddine, davanın reddine, davalıdan talep ettiği 3.949.825 TL asıl alacak ile faiz ve gerilere ilişkin davasının ve %20 icra inkar tazminatının reddine, davalı yararına takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine karar verilmesini savunmuştur.
Dava; taraflar arasında hizmet sözleşmesine dayalı cari hesap alacağı bulunduğu iddiasıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
6102 sayılı TTK'nın 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için ya tarafların her ikisinin de tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması yada tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın TTK veya diğer kanunlarda o davaya asliye ticaret mahkemesi'nin bakacağı yönünden düzenleme olması gerekmektedir. Anılan Kanunun 5. maddesinde ise, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunun şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi, tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevli olup, asliye ticaret Mahkemeleri ile asliye hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu düzenlenmiştir.
TTK 16. Maddesinde "(1) Ticaret şirketleriyle, amacına varmak için ticari bir işletme işleten vakıflar, dernekler ve kendi kuruluş kanunları gereğince özel hukuk hükümlerine göre yönetilmek veya ticari şekilde işletilmek üzere Devlet, il özel idaresi, belediye ve köy ile diğer kamu tüzel kişileri tarafından kurulan kurum ve kuruluşlar da tacir sayılırlar. (2) Devlet, il özel idaresi, belediye ve köy ile diğer kamu tüzel kişileri ile kamu yararına çalışan dernekler ve gelirinin yarısından fazlasını kamu görevi niteliğindeki işlere harcayan vakıflar, bir ticari işletmeyi, ister doğrudan doğruya ister kamu hukuku hükümlerine göre yönetilen ve işletilen bir tüzel kişi eliyle işletsinler, kendileri tacir sayılmazlar." hükmüne yer verilmiştir.
Mahkemelerin görevi kamu düzenine ilişkin kurallardan olup, yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerekir.
Yukarıda belirtilen yasal mevzuat hükümleri ışığında somut olay değerlendirildiğinde; ticaret sicil müdürlüğü kayıtlarında davacının tacir kaydına rastlanmadığının bildirildiği, davacının bağlı bulunduğu vergi dairesi müdürlüğünce de davacının gayrimenkul sermaye iradı yönünden mükellefiyet kaydının bulunduğunun bildirildiği, UYAP entegrasyon verilerine göre kendine ait veya kiralanan gayrimenkulün kiralanması ve işletilmesi vasfındaki mükellefiyet kaydının potansiyel mükellefiyet olduğu ve bu itibarla da davacının tacir olmadığı, her ne kadar ticaret sicili müdürlüğü ve vergi dairesi müdürlüğü tarafından davacının şirket yönetim kurulu üyeliğinin bulunduğu bildirilmiş ise de salt şirket yönetim kurulu üyeliğinin bulunmasının davacıya tacir sıfatını kazandırmayacağı, öte yandan davacının dava dilekçesi ile davaya konu hizmet sözleşmesini yöneticisi olduğu şirket adına yürüttüğü yahut iş bu davanın yöneticisi olduğu şirketin temsilcisi sıfatıyla açıldığı yönünde bir iddiada da bulunmadığı, hizmet sözleşmesinin akidinin davacının bizatihi kendisi olduğunun iddia edildiği, yine taraflar arasındaki uyuşmazlığın mutlak ticari dava niteliğinde olmadığı, bu nedenle davaya bakmakla Asliye Ticaret Mahkemesi değil, Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu anlaşılmakla, davanın görev dava şartı yokluğu nedeniyle HMK 114/1.c ve 115/2 maddeleri uyarınca usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın görev dava şartı yokluğu nedeniyle HMK'nın 114/1.c ve 115/2 maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-Görevsizlik kararının kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulması halinde ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren tarafların iki hafta içinde mahkememize müracaatı halinde dava dosyasının görevli ... NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'NE gönderilmesine, aksi durumda davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,
3-Yargılama giderlerinin HMK'nun 331/2 maddesi gereğince görevli mahkemece nazara alınmasına,
Dair, taraf vekillerin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 02/04/2026
Başkan ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Katip ...
e-imza