Karşılıklı boşanma davasında, kesinleşmiş hükme rağmen kadının feragat beyanının etkisi ve önceki bozma kararının kapsamı dikkate alınmaksızın verilen hatalı feri ve esas hükümlerin temyiz sonrası yeniden bozulması.
Özet: Yargıtay, karşılıklı boşanma davasında, ilk derece mahkemesinin önceki bozma kararı sonrası verdiği hükmü, kadının boşanma davasının kesinleşmesine rağmen sonradan yapılan feragat beyanı gerekçesiyle reddetmesini, erkeğin kesinleşen boşanma davasının gerekçesini hatalı bulmasını ve velayet, kişisel ilişki ile erkeğin manevi tazminatı gibi daha önce kesinleşmiş feri konularda yeniden hüküm kurmasını hukuka aykırı görerek bu bölümleri bozarken, diğer temyiz itirazlarını reddedip bozma kapsamı dışındaki hükümlerini onamıştır.
2. Hukuk Dairesi         2026/1164 E.  ,  2026/4874 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi

SAYISI : 2025/514 E., 2025/652 K.
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma
Taraflar arasındaki karşılıklı olarak açılan boşanma davalarının bozma sonrası yapılan yargılaması sonunda İlk Derece Mahkemesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın vekili tarafından erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi, reddedilen tazminat talepleri ve nafakaların miktarı yönünden; davalı-karşı davacı erkek vekili tarafından ise yoksulluk nafakası ve nafakalara artış oranı belirlenmemesi yönlerinden temyiz edilmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve özellikle davacı-davalı kadın boşanma davasından feragat etmiş ise de kadının boşanma davasının kabulü feragat tarihinden önce kesinleştiğinden feragatin hüküm ve sonuç doğurmayacağı, fer'îlerden açıkça feragat olmadığından fer'îlere yönelik feragat beyanı olarak da nitelendirilemeyeceğinin anlaşılmasına göre davalı-karşı davacı erkek vekilinin tüm, davacı-karşı davalı kadın vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Somut yargılamada, İlk Derece Mahkemesince her iki davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına ve boşanmanın fer'îlerine karar verilmiş, hüküm erkek tarafından fer'îler ve kadın tarafından erkeğin davasının kabulü ve fer'îler yönünden istinaf edilmiştir. Böylelikle, kadının davasındaki boşanma hükmü erkek tarafından istinaf edilmeyerek kesinleşmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince tarafların istinaf başvurularının reddine karar verilmiş ve hüküm kadın vekili tarafından erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi, reddedilen tazminat talepleri ve nafakaların miktarı yönünden temyiz edilmiştir.
Dairenin 24.06.2025 tarihli ve 2024/3260 Esas, 2025/6344 Karar sayılı kararında, kadının Yargıtay'daki duruşmada davadan feragat ettiğinden bahisle, feragat beyanı nazara alınarak boşanmanın fer'îleri yönünden karar verilmek üzere İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına ve bozma nedenine göre sair yönlerin incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozma kararı sonrası yapılan yargılamada Mahkemenin ilk kararına karşı erkek tarafından kadının davasının kabulü yönünden istinafa başvurulmayarak kadının davasının kesinleştiği, kadının kesinleşmiş olan davasından feragat etmesinin hüküm ve sonuç doğurmayacağı ve bozmanın kapsamının da fer'îlere ilişkin olduğu dikkate alınmadan karar verilmesine yer olmadığına karar verilecek yerde kadının davasının feragat nedeniyle reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
3.Bozma kararında, bozma sebebine göre kadın eşin erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi, reddedilen tazminat talepleri ve nafakaların miktarına yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verildiğinden bozma sonrası yapılan yargılamada erkeğin davası hakkında yeniden hüküm kurulması doğru olmakla birlikte; erkeğin davasında kadının davasındaki boşanma hükmü istinaf edilmeyerek kesinleştiğinden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, kararın gerekçesinde erkeğin davasının istinaf edilmeden kesinleştiği belirtilerek yazılı şekilde karar verilmesi nedeniyle, erkeğin davası hakkındaki gerekçe yönünden kararın bozulması gerekmiştir.
4.Dairenin bozma kararındaki temyiz sınırlamasına göre erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi, reddedilen tazminat talepleri ve nafakaların miktarı dışındaki hükümler kesinleşmiştir. Bu sebeple, İlk Derece Mahkemesinin bozmadan sonraki kararında kesinleşmiş olan velâyet, kişisel ilişki ve erkeğin manevî tazminat talebi hakkında yeniden hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının kadının davasında kurulan hüküm, erkeğin davasındaki hükmün gerekçesi ile velâyet, kişisel ilişki ve erkeğin manevî tazminat talebi hakkında esastan hüküm kurulması sebebiyle BOZULMASINA,
2.Davacı-karşı davalı kadın vekilinin sair ve davalı-karşı davacı erkek vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ...'e yükletilmesine, yatırılan harcın mahsubuna,
Temyiz peşin harcının istek halinde yatıran ...'ya geri verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
29.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.