Hazine ve mirasçılar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasında mülkiyet ve zilyetlik iddialarına ilişkin ilk derece kararının temyiz sonrası karar düzeltme incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrak, kadastro tespiti sırasında malik hanesi boş bırakılan taşınmazlar üzerinde açılan tapu iptali ve tescil davasını konu almaktadır. Davacı ve müdahiller, eski tapu kayıtlarına ve uzun süreli zilyetliğe dayanarak mülkiyet talebinde bulunurken, davalı Hazine davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesi, tapu kayıtları ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği koşullarının belirli kısımlar için oluştuğunu tespit ederek davaları kısmen kabul edip kısmen reddetmiş; bu kararın temyiz edilmesi üzerine verilen kararın davalı Hazine tarafından düzeltilmesi talep edilerek Yargıtayın karar düzeltme incelemesine geçilmiştir.

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2013/141 E., 2020/25 K.Taraflar arasındaki genel mahkemeden aktarılan kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Kararın asli müdahil ... oğlu ...'in bir kısım mirasçıları vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 23.10.2024 tarihli ve 2021/14971 Esas, 2024/6193 Karar sayılı ilamı ile İlk Derece Mahkemesi kararının onanmasına-bozulmasına karar verilmiştir.Davalı Hazine vekili tarafından Dairemizce verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA1. Kadastro sırasında, Mardin ili ... ilçesi ... Mahallesi 7 ve 13 parsel sayılı taşınmazlar Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek malik hanesi boş olarak tespit edilmiştir. 2. Davacı ... vekili; "Şubat 19 48... sıra" numaralı tapu kaydı ile müvekkilinin mülkiyet ve zilyetliği altındaki taşınmazın Toprak Tevzi Komisyonu tarafından 7 numaralı parsel olarak ve Hazine adına "Şubat 19 62... ve 18 sıra " numaralı tapu kaydı oluşturulduğunu belirterek Hazine aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan davada tapunun iptalini talep etmiştir.3. Yargılama sırasında ... ; davacı ... tarafından Şubat 19 47... sıra numaralı tapu kaydına dayalı olarak açılan tapu kayıt iptal davasına konu tarlanın satın alma yoluyla oluşan "Nisan 19 65... sıra " numaralı paya ait tapu kaydı ile 1/16 hissesinin velisi olduğu oğlu ...'e ait olduğu iddiasında bulunarak davaya müdahalede bulunmuş ve dava konusu tapu kayıtlarının davacı ...'in hissesi oranında iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Yargılama sırasında ... 'in ölümü ile oğlu ... davaya devam etmiştir.4. ... vekili; 07.04.1978 tarihinde davacının dayanağı olan Şubat 19 48... sıra numaralı tapu kaydına dayalı olarak açılan tapu kayıt iptal davasına konu tarlanın satın alma yoluyla oluşan "Eylül 19 57... sıra " numaralı paya ait tapu kaydı ile 3/16 hisse oranında malik olduğunu belirterek hissesi oranında iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.5. Kadastro Mahkemesinde yapılan yargılama sırasında 21.02.2018 tarihinde ... oğlu ...'in bir kısım mirasçıları ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., , ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., , ..., ..., ..., ..., ..., ..., , ..., müdahale dilekçelerinde tapu kayıt maliki ...'in mirasçıları olduklarını, taşınmazın mayınlı bölge ile bölünmeden önce diğer tapu malikleri ile birlikte kullanıldığını belirterek taşınmazların adlarına tescilini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı Hazine vekili cevabında; davanın reddini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararla, davacıların dayandıkları tapu kayıtlarının birbirlerinin tedavülleri olduğu ve kök kayıtlarının Ağustos 310 tarihli 13 sıra numaralı tapu kaydı olduğu, kök tapu kaydının dava konusu 13 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişi raporunda (A) harfli ile gösterilen kısmı kapsadığı, dava konusu 7 parsel sayılı taşınmazı kapsamadığı, mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarından dava tarihinden en az 20 yıl öncesinde davacı ... tarafından tarımsal amaçlı kullanıldığı, fen bilirkişisi ek raporunda (C) harfi ile gösterilen 100 dönümlük kısımda, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği sebebiyle iktisap koşullarının davacı ... yönünden oluştuğu gerekçesiyle müdahil davacı ... oğlu ...'in bir kısım mirasçılarının davasının reddine, davacı ...'ın, müdahiller ... oğlu ..., ...'nun davalarının kısmen kabulüne karar verilmiştir.IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı asli müdahil ... oğlu ...'in bir kısım mirasçıları vekili ve davalı Hazine vekilinin temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairemizin 23.10.2024 tarihli ve 2021/14971 Esas, 2024/6193 Karar sayılı ilamıyla, "1. Asli müdahil ... oğlu ...'in bir kısım mirasçıları vekilinin ve davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılıp mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin de olmadığına göre, dava konusu Mardin ili ... ilçesi ... Mahallesi 7 parsele yönelik tüm itirazları, 13 parsele yönelik aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. İlk Derece Mahkemesince davacının dayanağı Şubat 1948 tarihli ve 26 numaralı tapu kaydının dava konusu 13 parsel sayılı taşınmaza uyduğu kabul edilerek hüküm kurulmuş ise de, dayanak tapu kaydının sınırlarında dere ve tarik okumakta olup kural olarak böyle bir tapu kaydının miktarı ile geçerli olduğunun kabulü gerekir. Ancak, Mahkemece tapu kaydının kapsadığı alan tam olarak belirlenmemiş ve krokisinde gösterilmemiştir. Dosya kapsamında dava konusu alana ilişkin 1954 tarihli hava fotoğrafından bahsedilmiş ise de keşif sırasında refakate jeodezi ve fotogrametri bilirkişisi alınmaksızın keşif yapılarak hava fotoğrafı incelemesi yaptırılmamış, taşınmazın kadastro tespit tarihi olan 1968 yılından önceki durumu tespit edilmemiştir. Taşınmazın bir kısmında mayınlı bölgenin bulunduğunun anlaşılması karşısında, mayın döşenen kısma ilişkin varsa kamulaştırma belgeleri ve haritaları araştırılmamıştır. Bu şekilde eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulamaz.Hal böyle olunca, doğru sonuca ulaşılabilmesi için 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 20. maddesi göz önüne alınarak, tapu kaydının sınırları ve kapsamı varsa haritası uygulanmak suretiyle, haritasının bulunmaması ya da uygulanma kabiliyetinin olmaması halinde kayıtların sınırlarına göre tereddüte yer vermeyecek şekilde tespiti için Harita Genel Müdürlüğü web sitesinin hava fotoğrafı sorgulama sayfasına girilerek, taşınmazların bulunduğu köyü/mahalleyi kapsayacak şekilde hangi yıllara ait hava fotoğrafı bulunduğu araştırılıp belirlenmek ve (denetimin sağlanması bakımından) ilgili sayfanın çıktısı dosya içerisine konulmak suretiyle buradan elde edilen verilere göre tespit tarihi olan 1968 yılından öncesine ait farklı dönemlerde çekilmiş stereoskopik hava fotoğrafı tarihleri açıkça yazılmak suretiyle Harita Genel Müdürlüğünden getirtilerek dosya arasına konulmalı ve varsa kamulaştırma belge ve haritaları ile 13 parsele ilişkin toprak tevzi belirtmelik tutanakları getirtilerek fen bilirkişisinden, yapılan keşfi ve tapu kayıt uygulamasını takibe ve denetlemeye imkan veren rapor ve kroki düzenlemesi istenilmeli, tapu kaydının miktarı itibariyle geçerli kabul edilmesi halinde miktar fazlası kısma yönelik olarak zilyetliğin öncesinde kimde olduğu, kimden kime intikal ettiği, başlangıç günü, süresi ve sürdürülüş biçimi hususlarında mahalli bilirkişi ve tanıklardan ayrı ayrı olaylara dayalı bilgiler alınmalı, beyanların çelişmesi halinde yüzleştirme yapılarak çelişkilerin giderilmesine çalışılmalı, ziraat mühendisi bilirkişi kurulundan, taşınmazların önceki ve mevcut niteliklerini ve ne kadar süreden beri hangi vasıfla kullanıldıklarını açıklayan, somut verilere ve bilimsel esaslara dayanan, ayrıntılı, gerekçeli ve fotoğraflandırılmış rapor alınmalı, jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişiye hava fotoğrafları üzerinde inceleme yaptırılarak, çekişmeli taşınmazların hava fotoğraflarının çekildiği tarihlerde tapu kaydında okunan yol ve dere sınırlarının bulunup bulunmadığı bulunuyorsa nerede bulunduğunu, taşınmazların niteliğini, sınırları ve kullanım şeklini açıklayan ayrıntılı rapor düzenlettirilmeli, tapu kaydı değişir sınırlı olduğundan miktarına itibar edilmesi gerektiği düşünülmeli ve kayıtların kapsamı belirlenirken varsa dava dışı revizyon gördüğü taşınmazlar göz önüne alınarak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir." gereklerine değinilerek İlk Derece Mahkemesi dava konusu 7 parsel sayılı taşınmaza ilişkin verilen karar onanmış, dava konusu 13 parsel sayılı taşınmaza ilişkin verilen karar bozulmuş ve Dairemizin onama-bozma ilamına karşı, davalı Hazine vekili tarafından karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.V.KARAR DÜZELTME1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile tutanaklar münderecatına ve Yargıtay ilâmında açıklanan gerektirici sebeplere göre yerinde olmayan ve 1086 sayılı Kanun'un 440. maddesinde yazılı hallerden hiçbirisine uymayan davalı Hazine vekilinin aşağıdaki bentte gösterilen hususlar dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.2. Davalı Hazine vekilinin dava konusu 7 parsel sayılı taşınmaza ilişkin verilen hükme yönelik karar düzeltme isteminin incelenmesinde; dava, genel mahkemeden aktarılan dava olup, davanın bu niteliğine göre 3402 sayılı Kanun' un 30/2. maddesi uyarınca hakimin resen inceleme yapma ve gerçek hak sahibini tespit etme yükümlülüğü bulunmaktadır. Tapusuz taşınmazların zilyetlikle iktisap edilebilmesi için 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesinde düzenlenen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı iktisap koşullarının sağlanması gerekmektedir. Her ne kadar İlk Derece Mahkemesince dosyada yer alan mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarına itibar edilerek dava tarihinden en az 20 yıl öncesinde zilyetliğin davacı ...'da olduğu kabul edilmiş ise de taşınmazlar üzerinde sürdürülen zilyetliğin süresi ve niteliği kesin olarak belirlenmemiş ve uyuşmazlığın çözümünde hava fotoğraflarından yararlanılmamıştır. Bu şekilde eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulamaz. Hal böyle olunca; doğru sonuca varılabilmesi için Mahkemece öncelikle, dava tarihinden 15-20-25 yıl öncesine ilişkin farklı tarihlerde çekilmiş en az 3 adet stereoskopik hava fotoğrafı ile temin edilebilen en eski tarihli uydu fotoğrafları Harita Genel Müdürlüğünden getirtilerek dosyaya konulduktan sonra mahallinde elverdiğince yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları ile üç kişilik ziraatçı bilirkişi kurulu, fen bilirkişisi ve jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalı, yapılacak keşifte yukarıda belirtilen tarihlerde çekilmiş stereoskopik çift hava fotoğraflarının stereoskop aletiyle incelemesi yaptırılmalı, bu inceleme sırasında temin edilebilen en eski tarihli uydu fotoğraflarından yararlanılmalı ve bu şekilde çekişmeli taşınmazların önceki ve şimdiki niteliğinin, arazilerin ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığının, varsa imar-ihya çalışmalarının tamamlanma tarihinin, üzerindeki zilyetliğin sürdürülüş şeklinin ve süresinin belirlenmesine çalışılmalı; keşif mahallinde dinlenilecek tanık ve yerel bilirkişilerden, taşınmazların önceki durumu, kime ait olduğu, kimden kime nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ve ne suretle kullanıldığı, varsa imar-ihya çalışmalarının hangi tarihte tamamlandığı hususlarında maddi olaylara dayalı ayrı ayrı ayrıntılı bilgi alınmalı, beyanları arasında oluşabilecek çekişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeye çalışılmalı, tanık ve yerel bilirkişi anlatımları bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli; taşınmazların kadastro paftasındaki konumu, bilgisayar programı aracılığıyla ölçekleri eşitlenmek suretiyle uydu ve hava fotoğraflarına aktarılmalı; ziraatçı bilirkişi kurulundan, önceki raporları da irdeler şekilde çekişmeli taşınmazların niteliği, toprak yapısı, bitki örtüsü, kullanım durumu, taşınmazların ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle kullanılıp kullanılmadığı, imar-ihyaya muhtaç olup olmadığı, dava konusu taşınmazlar üzerinde tarafların zilyetliklerinin ne zaman başladığı ve zilyetliğin hangi tasarruflarla sürdürüldüğü ve kullanım sınırlarının oluşup oluşmadığı hususlarında komşu taşınmazlarla mukayeseli değerlendirmeyi içeren, somut verilere ve bilimsel esaslara dayanan ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; dava konusu taşınmazların tüm yönlerinden çekilmiş fotoğrafları dosya arasına konulmalı; fen bilirkişisine, keşfi takibe ve denetlemeye imkan verir ayrıntılı rapor ve kroki düzenlettirilmeli ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup temyiz itirazları açıklanan bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle dava konusu 7 parsel sayılı taşınmaza ilişkin verilen hükmün bozulmasına karar vermek gerektiği bu kez yapılan inceleme ile anlaşıldığından, karar düzeltme itirazlarının kabulü ile Dairemizin 23.10.2024 tarihli ve 2021/14971 Esas, 2024/6193 Karar ilamında yer alan onama kararının ve ilamın (1) numaralı bendinde yer alan "parsele yönelik tüm itirazları" ibaresinin kaldırılarak yukarıda belirtilen gerekçe ile hükmün bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.VII. KARARAçıklanan sebeplerle; Yukarıda (1) numaralı bentte yazılı nedenlerle davalı Hazine vekilinin sair karar düzeltme istemlerinin REDDİNE,Yukarıda (2) numaralı bentte yazılı nedenlerle davalı Hazine vekilinin dava konusu 7 parsel sayılı taşınmaza ilişkin verilen hükme yönelik karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 23.10.2024 tarihli ve 2021/14971 Esas, 2024/6193 Karar sayılı ilamının sonuç kısmında yer alan ONAMANIN ve ilamın (1) numaralı bendinde yer alan "parsele yönelik tüm itirazları" ibaresinin KALDIRILMASINA ve İlk Derece Mahkemesinin dava konusu 7 parsel sayılı taşınmaza ilişkin kararının da 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi uyarınca belirtilen nedenlerle BOZULMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,03.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.