Yargıtay 3. Ceza Dairesi, sanığın etkin pişmanlık beyanlarına ve gönüllü teslimine rağmen silahlı terör örgütü üyeliğinden mahkumiyet hükmünün onanmasına karar verdi.
Özet: Silahlı terör örgütü üyeliği suçundan verilen mahkûmiyet kararının istinaf başvurusu üzerine oy çokluğuyla onanmasına karar verilmiş; Yüksek Mahkeme çoğunluğu yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygunluğunu ve delillerin hukuka uygun elde edildiğini belirterek hükmü tasdik ederken, muhalefet şerhi sanığın gönüllü olarak teslim olması ve soruşturma aşamasından itibaren örgüt hakkında faydalı bilgiler sunması nedeniyle, Türk Ceza Kanununun 221/4. maddesi kapsamında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanarak ceza verilmemesi veya önemli ölçüde indirim yapılması gerektiği görüşünü ifade etmiştir.
3. Ceza Dairesi         2023/17205 E.  ,  2026/9309 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2021/1228 E., 2022/644 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 20. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/537 E., 2021/152 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM: TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5, TCK’nın 221/4-son c., 62, 53, 58/9, 221/5 ve 63. maddeleri uyarınca verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı CMK’nın 299/1. maddesi gereğince REDDİNE,
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereğince tebliğnameye uygun olarak temyiz davasının esastan reddiyle hükümlerin ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca İzmir 20. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.05.2026 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
1- Gerekçeli kararda da belirtildiği üzere sanık hakkında yakalama emri kararı bulunduğu halde kendiliğinden gönüllü olarak kolluk birimlerine giderek teslim olup, soruşturma aşamasından itibaren etkin pişmanlık kapsamında örgüt ve mensupları hakkında örgütte kaldığı süre, örgüt içindeki konumu ve faaliyetlerine uygun bilgiler verdiğinin anlaşılması karşısında, hakkında TCK'nın 221/4-1. cümle uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Kabul ve uygulamaya göre;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2008 tarih ve 9-18-78 sayılı karannda açıklandığı üzere; etkin pişmanlık hükümlerinin amacı, bir yandan terör ve örgütlü suçlarla mücadele bakımından stratejik önemi nedeniyle en etkili bilgi edinme ve mücadele araçlarından olan örgütün kendi mensuplarını kullanmak, diğer taraftan da suç işlemeyi önlemek, mensup olduğu kanun dışı örgütün amaçladığı suçun işlenmesine engel olanları ve işlediği suçtan pişmanlık duyanları cezalandırmayarak ya da cezalarında belli oranlarda indirim yaparak yeniden topluma kazandırmaktır. 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinden yararlanabilmek için; failin yakalandıktan sonra bilgisi ölçüsünde örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu şekilde kendisinin ve diğer örgüt üyelerinin eylemleri, örgütün yapısı ve faaliyetleriyle ilgili yeterli ve samimi bilgi vererek suçtan pişmanlığını söz ve davranışlarıyla göstermesi gerekmektedir. Bu bilgi maddenin üçüncü fıkrasında aranan, örgütü çökertecek nitelikteki bilgi değildir. Verilen bilginin önemi cezanın belirlenmesinde dikkate alınmalıdır (Dairemizin 12.05.2015 tarih, 2015/14 26... /12 92... .10.2015 tarih, 2015/1565-3464 K.). 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi kapsamında etkin pişmanlıkta bulunulduğunun kabulü halinde bu suçtan dolayı verilecek cezada 1/3’ten 3/4’e kadar bir indirim yapılacağı öngörülmektedir. Buna göre belirlenen cezadan en az 1/3, en fazla 3/4 oranında bir indirim yapılacaktır. Bu iki sınır arasında yapılacak indirim, verilen bilginin niteliği, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ya da diğer örgüt mensuplarının tespiti ile ilgili olmak üzere elverişlilik derecesi nazara alınarak mahkeme tarafından takdir ve tayin edilecektir.
Bu açıklamalar ışığında, somut olay değerlendirildiğinde;
Silahlı terör örgütüne üye olduğu ve 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinde öngörülen etkin pişmanlık şartlarını taşıdığı kabul edilen sanığın incelenen dosya kapsamı ve delillere göre, soruşturma aşamasından itibaren tüm aşamalarda örgütte kaldığı süre ve konum itibanyla, örgütün yapısı, örgütsel faaliyetleri ve örgüt mensupları ile ilgili bilgiler verdiği, bu bilgilerin faydalılık derecesi ve etkin pişmanlıkta bulunduğu aşama gözetilerek, 5237 sayılı Kanun'un 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca verilen cezada üçte birden dörtte üçe kadar indirim öngören 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi gereğince üst hadden indirim yapılması gerekirken fazla cezaya hükmedilmesi, kanuna aykırı olduğu düşüncesiyle onama doğrultusundaki sayın çoğunluğun görüşüne iştirak edilmemiştir.