Bir trafik kazası sonucu meydana gelen ölüm ve cismani zararlar nedeniyle açılan maddi ve manevi tazminat davasında 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin gerekçeli kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, bir trafik kazası sonucunda meydana gelen maddi ve manevi zararların tazmini talebiyle motosiklet sürücüsü davacı tarafından açılan davayı özetlemekte olup; davalı araç sürücüsünün asli, davacının ise tali kusurlu bulunduğu, araç sahibi şirketin sürücünün mesai dışı alkollü kullanımı nedeniyle sorumluluğu reddettiği ve sigorta şirketinin teminat limitleri ile manevi tazminat dışı kalma itirazlarını sunduğu, karmaşık bir yargılama sürecinin ardından delillerin değerlendirildiği bir gerekçeli kararı içermektedir.

T.C. ... 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/976 Esas - 2026/216
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ... 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARARESAS NO : 2025/976 EsasKARAR NO : 2026/216DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)DAVA TARİHİ : 04/06/2014KARAR TARİHİ : 03/04/2026GEREKÇELİ KARARIN YAZIM TARİHİ : 08/04/2026Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili ... 13ATM 'nin 2015/1282 esas sayılı dosyasına kayıt edilen dava dilekçesinde özetle; Davalılardan ...Tasarım Paslanmaz Çelik Alüminyum Cam İnşaat Tah. İth. İhr. San. Ve Tic. Ltd. Şti. Adına kayıtlı bulunan ve kaza anında diğer davalı ... yönetimindeki 06 DB 8300 plakalı aracın davacı ... yönetimindeki motosiklete çarptığını, olay nedeni ile uğradığı 10.000TL maddi tazimatı tam davalılardan, 10.000 TL manevi tazminatı ise davalı sigorta şirketi hariç diğer davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... cevap dilekçesinde; Olay nedeniyle davacının ... 4ACM'nin 2012/433 esas nolyu dosyasında ceza aldığını , maddi manevi tazminat taleplerinin fahiş olduğunu bildirerek yersiz açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...Tasarım Paslanmaz Çelik Alüm. Cam İnş.Taah. İth.İhr. San.Tic.Ltd.Şti. vekili cevap dilekçesinde; Davalılardan ...'un 19/11/2011-07/09/2012 tarihleri arasında müvekkili şirkette şoför olarak çalıştığını, kazanın mesai saatleri dışında kendisine emanet edilen aracı şahsi işlerinde alkollü olarak kullanması sebebiyle iş akdinin feshedildiğini, BK.nun 66.maddesi uyarınca zarar ile iş arasında uygun illiyet bağı gerektiğini, müvekkilinin gerekli özeni gösterdiğini ,kabul etmemekle birlikte istenen tazminatın fahiş olduğunu, müteveffanın da kazanın meydana gelmesinde kusurlu olduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir.Davalı sigorta şirketi cevap dilekçesinde; 06 DB 8300 plaka sayılı aracın müvekkili şirkete ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, poliçeden dolayı sorumluluğun sigortalının kusuru oranında olmak üzere poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, manevi tazminatın poliçe teminatına dahil olmadığını, gerçek zararın belirlenebilmesi için bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, dava tarihinden itibaren faiz sorumluluğunun söz konusu olacağını beyan etmiştir. Dava, trafik kazası neticesinde meydana gelen maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili mahkememizce verilen süre içinde 02/07/2018 tarihinde mahkememize maddi ve manevi tazminatlarına esas olmak üzere kuruşlandırma dilekçesi sunmuştur.... 13 ATM'de görülen dava dosyası konusu aynı trafik kazasına dayalı olan davalıları aynı olan mahkememizin 2014/403 esas nolu dosyasında birleştirilmiş ise de kayıt edilmiş ise de ,görülen lüzum üzerini mahkememizin 2014/403 esas nolu dosyasından tefrik edilmiş olup ,tefrik üzerine mahkememizin 2017/261 esas nolu dosyasına kayıt edilerek yargılamaya devam olunmuştur.Mahkememizin 2017/261 Esas sayılı dosyasında 04/07/2025 tarihli duruşmada dosyanın daha önce 2 kez işlemden kaldırılmasına karar verildiği, davacı vekilinin bu celse mesleki ya da sağlık mazereti olmaksızın e-duruşma üzerinden katılmadığı, karşı tarafın davayı takip etme iradesinin bulunmadığı anlaşılarak DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA kararı verildiği, davacı vekilince kararın istinaf edilmesi üzerine ... BAM 35 HD 2025/1231-1369 E Nolu 06/11/2025 tarihli kararı ile ilgili kararın kaldırılarak mahkememizin 2025/976 Esas sırasına kaydı yapılarak yargılamaya devam olunmuştur.Kazaya karışan 06 DB 8300 plaka sayılı aracın 14/04/2010 tarihinde davalı ...Tasarım.... Ltd.Şti. adına trafik siciline tescil edildiği ve kaza tarihinde aracın işleteni olduğu, davalı sigorta şirketince düzenlenen ZMMS poliçesinin 13/04/2012-2013 dönemini kapsadığı, sigortalının davalı şirket olduğu, kişi başına ölüm/sakatlık sigorta teminatının 225.000,00-TL olduğu incelenen belge örneklerinden anlaşılmıştır. ... 10.Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2012/433 E sayılı dava dosyasının incelenmesinde; dava konusu olayla ilgili davalı ...'un taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma suçundan sanık olarak yargılandığı, yargılama sonucunda taksirle ölüm ve yaralanmaya sebebiyet verdiği gerekçesiyle hapis cezası ile cezalandırılmasına dair 26/02/2013 tarihinde verilen kararın Yargıtay 12.Ceza Dairesinin 2013/21114 - 2014/10307 E.K sayılı ve 29/04/2014 günlü ilamı ile onanmasına karar verildiği, karara dayanak 23/10/2012 tarihli ATK. raporunda sürücü ...'ın tali kusurlu, sürücü ...'un asli kusurlu olduğunun tespit edildiği anlaşılmaktadır. Davacının maluliyet oranı içinAnkara ATK 31/08/2020 tarihli raporunda özetle; ...’ın 06/09/2012 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğundan maluliyet oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3(üç) aya kadar uzayabileceği rapor edilmiştir.Davacının maluliyet oranı için İstanbul ATK'nın 06/01/2023 tarihli raporunda özetle; ...’ın 06/09/2012 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğundan maluliyet oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3(üç) aya kadar uzayabileceği rapor edilmiştir.Dosya kapsamı aktüer bilirkişiye tevdi edilmiş, 03/08/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacı lehine 5.000,00 TL kazanç kaybı tazminatı, 3.000,00 TL güç kaybı ve çalışma gücü tazminatı, 1.000,00 TL tedavi tazminatı ve 1.000,00 TL motosikletin kullanılamaz hale gelmesine ilişkin olmak üzere toplam10.000,00 TL maddi tazminat ile 10.000,00 TL manevi tazminat talebinde bulunulduğu, Hesaplanan maddi zarardan TBK 52 inci maddesi kapsamında kusur indirimi yapılmadığı, davacı ...'nun 06.09.2012 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası sonucu yaralanması nedeniyle, engel oranının %0 olduğu, 3 hafta süre ile iş göremezlik halinde kaldığı ve başkasının yardımına ihtiyacı olmadığının tespit edildiği, davacı lehine 2.219,37 TL geçici iş göremezlik tazminatı hesaplandığı, inceleme konusu trafik kazası nedeniyle, adli tıp raporuyla davacının engel oranı 0 (sıfır) olarak belirlendiği için davacının sürekli maluliyetine ilişkin maddi zararının bulunmayacağı değerlendirilerek sürekli malüliyet zararı hesaplaması yapılmadığı, davacı tarafça davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığına dair evrak bulunmadığından temerrüd tarihinin hesaplanamadığı, davalı ...sigorta tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalanan 06 DB 8300 plakalı aracın otobüs olduğunun tespit edildiği rapor edilmiştir.... 3.İş Mahkemesinin 2014/1613 esas nolu dosyasında davacı SGK tarafından davalı ...Sigorta Şirketine karşı aynı kaza sebebi ile Yusuf Kalına yapılan ödemenin rücusu için açılan dava dosyasında kusura ilişkin alınan raporda 06/03/2015 tarihli bilirkişi raporuna göre Mürsel Cankoç %75 ... %25 kusurlu olduğu tespit edilerek karar verildiği görülmüştür. Mahkememizin 2014/403 esas nolu dosyasında Kusur oranlarının belirlenmesi yönünden alınan 14/12/2015 tarihli bilirkişi raporunda; kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü ...'un %75, murisin yolcu olarak bulunduğu motosiklet sürücüsü ...'ın %25 oranında kusurlu olduğu tespit edilerek verilen 05/10/2017 tarihinde verilen kararın 05/10/2017 tarihli hüküm, davalı ...Sigorta A.Ş vekili ve davalı ...Tasarım Paslanmaz Çelik Alüminyum Cam İnşaat Taahhüt İthalat İhracat San.ve Tic.Ltd.Şti vekili tarafından istinaf edilerek ... Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesinin 20/06/2019 tarih 2018/720-2019/1114 E-K sayılı kararı ile temyiz yolu açık olmak üzere verilen karar davalı ...Tasarım Paslanmaz Çelik Alüminyum Cam İnşaat Taahhüt İthalat İhracat San.ve Tic.Ltd.Şti vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 16/11/2020 tarih ve 2019/4978-2020/7089 E-K sayılı ilamı ile temyiz dilekçesinin miktar yönünden kesin olması nedeniyle reddine karar verilmekle hükmün 16/11/2020 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. İncelene Ağır ceza Mahkemesi dosyası ,İş mahkemesinde görülen dosya ve mahkememizin 2014/403 esas nolu dosyasında kusura dair aldırılan raporların biribiri ile örtüştüğü ve mahkememzin 2014/403 esa nolu dosyasının istinaf incelemesinden geçtiği ve kusur yönünden kaldırma kararı yapılmaması üzerine ,olay tarihi itibariyle meydana gelen kazada davacının %25 kusurlu olduğu kabul edilmiş ,tekrar rapor alınmamıştır. Somut olayda uygulanması gereken yasal mevzuat hükümleri incelendiğinde; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun; MADDE 49- Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.MADDE 54- Bedensel zararlar özellikle şunlardır:1. Tedavi giderleri.2. Kazanç kaybı.3. Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar.4. Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar. MADDE 55 - Destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır. Kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemeler, bu tür zararların belirlenmesinde gözetilemez; zarar veya tazminattan indirilemez. Hesaplanan tazminat, miktar esas alınarak hakkaniyet düşüncesi ile artırılamaz veya azaltılamaz. Bu Kanun hükümleri, her türlü idari eylem ve işlemler ile idarenin sorumlu olduğu diğer sebeplerin yol açtığı vücut bütünlüğünün kısmen veya tamamen yitirilmesine ya da kişinin ölümüne bağlı zararlara ilişkin istem ve davalarda da uygulanır.Yine Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. maddesi, \"Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın işleteni bu zarardan sorumlu olur.\" hükmü ile KTK, zarara, motorlu aracın işletilmesinin sebep olması hâlinde, işleten hakkında tehlike sorumluluğunu öngörmüştür. Bu hükme göre, sorumluluk, motorlu taşıt aracının işletilmesine bağlanmıştır. Bu itibarla, işletenin sorumlu olması için, zarara, aracın işletilmesinin sebep olması gerekir. Burada sorumluluğun temeli, işletme tehlikesi, türü ise, tehlike esasına dayalı işletme sorumluluğudur. İşletme tehlikesi gerçekleştiği anda, işletenin sorumluluğu doğar. Zarar verenlerin birden fazla olması başlıklı 88. Maddesinde – Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur. Birden fazla kişinin sorumlu olduğu durumlarda, bunlar arasındaki ilişki bakımından zarar, olayın bütün şartları değerlendirilerek paylaştırılır. Özel durumlar ve özellikle araçların işletme tehlikeleri, zararın iç ilişkide başka türlü paylaştırılmasını haklı göstermedikçe, işletenler ve araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahipleri kusurları oranında zarara katlanırlar. İşletenler veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahipleri arasında zararın tazmini başlıklı 89. Maddesinde – Birden çok motorlu aracın katıldığı bir kazada işletenlerden biri bedensel bir zarara uğrarsa, özel durumlar ve özellikle işletme tehlikeleri başka türlü paylaştırmayı haklı göstermedikçe, kazaya katılan araçların işletenleri ve araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahipleri kendilerine düşen kusur oranında, zararı gidermekle yükümlüdürler. İşletenlerden ve araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahiplerinden birine ait bir şeyin zarara uğraması halinde, zarar gören, ancak zarar veren işletenin veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kimsenin kusuru veya geçici olarak temyiz gücünü kaybetmesi veya zarar verene ait araçtaki bir bozukluk yüzünden zararın vuku bulduğunu ispat etmesi halinde zarar veren işleten veya işleticinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi tazminatla yükümlü tutulur. Tazminatla yükümlü olan işletenler veya işleticinin bağlı olduğu teşebbüs sahipleri zarar gören işletene veya işleticinin bağlı olduğu teşebbüs sahibine karşı müteselsilen sorumludurlar. 91. maddesinde “İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere malî sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.” ifadesi ile karayolları motorlu araçlar malî sorumluluk sigortası işletenin KTK’nın 85/1. maddesinden kaynaklanan sorumluluğunu poliçe teminatı kapsamında karşılamak amacıyla yapılması zorunludur.Olay günü olan rihinde meydana gelen kazada ,davalının sigortalısının yönetimindeki araç ile motorsiklet sürücüsü davanın kullandığı motorsikletin çarpışması sonucu davacının yaralandığı, olayda davalının sigortalı sürücüsünün %75,davacınınse %25 oranında kusurlu bulunduğu,davacının yaralanmasının meydana geldiği bölgelere bakıldığında ,davacının kask takmaması sonucu zararın oluşmasında yada artmasında etken rol oynamadığı, davacının kazadan önce asgari ücretin üstünde gelir getiren işde çalıştığı, kaza nedeni ile SGK tarafından herhangi rücuya tabi ödemenin yapılmadığı, İstanbul ATK ''nın06/01/2023 ve ... ATK'nın31/08/2020 tarihli raporlarında kaza tarihindeki 06/09/2012 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğundan maluliyet oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3(üç) aya kadar uzayabileceği rapor edildiği, ,kaza tarihi itibari ile davacını aldırılan aktüer raporuna göre gerek kusur durumu gerekse sürekli iş göremezlik tazminatının, SGK rücuya tabi ödemeden önce aktüre tarafından 2.219,37 TL olarak hesaplandığıbu mitardan önce davacının %25 kusur indirimi ile 1.664,52 TL sonra SGK 'nın 1.115,86 TL ödemesi düşüldükten sonra 548,67 TL geçici iş göremezlik tazminatı talep edebileceği, anlaşılarak 548,67 TL geçici iş göremezlik tazminatının davalı sigorta şirketi bakımından davadan önce temerrüde düşürüldüğüne dair belge olmaması nedeniyle dava tarihinden itibaren diğer davalılar bakımından 06/09/2012 olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının sürekli maluliyet oranı tespit edilmediğinden sürekli iş göremezlik tazminatının ve mahkememizce verilen kesin sürelere rağmen iş bu olay nedeniyle davacı tarafıdan yapılan tedavi giderlerine ve kuruşlandırma dilekçesindeki 4.maddede sayılan maddi tazmirat kalemlerine ilişkin belge sunulmadığından ,ispatlanamadığından sonuç olarak fazlaya ilişkin istemin reddine karar vermek gerekmiştir.Davacının manevi tazminat istemi yönünden ise,Borçlar Kanunu'nun 47. maddesi TBK.m.56 ) hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayan da manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23/06/2004, 13/291-370)buna göre davacının olay tarihinde meydana gelen yaralanması ve yaralanmasının niteliği ile bu kaza nedeni ile duyduğu elem ve acı hep birlikte değerlendirildiğinde , kaza tarihindeki tarafların sosyal ve ekonomik durumları ,hükmedilecek tazminatın davacı için zenginleşme aracı olmaması da nazara alınarak 2.000,00 TL manevi tazminatın davalı sigorta şirketi hariç diğer davalılardan 06/09/2012 olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,Dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın KISMEN KABUL, KISMEN REDDİNE,2-548,67 TL geçici iş göremezlik tazminatının davalı sigorta şirketi bakımından dava tarihi olan 22/07/2015, diğer davalılar bakımından 06/09/2012 olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, 3-Fazlaya ilişkin istemin reddine,4-2.000,00 TL manevi tazminatın davalı sigorta şirketi hariç diğer davalılardan 06/09/2012 olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,Maddi tazminat talebi yönünden;5-Davacı ...'ın maddi tazminat istemi yönünden 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732 TL karar ve ilam harcının 1.366,20 TL peşin harçtan mahsubu ile hazineye irad kaydına fazla yatırılan 634,2 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 6- Davacı ...'ın maddi tazminat istemi yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi üzerinden hesaplanan 548,67 TL vekâlet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,7-Davacı ...'ın maddi tazminat istemi yönünden reddedilen miktar üzerinden hesaplanan AAÜT 13/3 .maddesi gereğince 548,67 TL vekalet ücretinin, red sebebinin aynı olması nedeniyle davacıdan tahsili ile davalı ...Tasarım Paslanmaz Çelik Alüminyum Cam İnşaat Taahhüt İthalat İhracat Sanayi Ve Ticaret Ltd. Şti'ye ve davalı sigorta şirketine verilmesine,Manevi tazminat talebi yönünden;8- Davacı ...'ın manevi tazminat istemi yönünden 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732 TL karar ve ilam harcının yatırılan 1800 TL harçtan mahsubu ile Hazineye irat kaydına, fazla yatırılan 1.068 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 9-Davacı ...'ın manevi tazminat istemi yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi üzerinden hesaplanan 2.000,00 TL vekâlet ücretinin davalı sigorta şirketi hariç davalılar müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,10-Davacı ...'ın manevi tazminat istemi yönünden reddedilen miktar üzerinden Anayasa Mahkemesinin iptal hükmü nazara alınarak davalılar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,11-Davacı tarafından kaldırma kararı öncesi yapılan 24,30 TL başvuru harcı, 2.332,00 TL tebligat-posta masrafı, 2.500,00 TL bilirkişi ücreti, istinaf kanun yoluna başvurma ücreti 1.683,10 TL, istinaf karar harcı (maktu) 615,40 TL olmak üzere toplam 7.154,8 TL yargılama giderinin davanın kabul-ret oranına göre hesaplanan 1.817,31 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına ,12-HMK'nın 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden taraflarca yatırılan gider ve delil avansının kullanılmayan kısmının yatıran tarafa iadesine,Dair, davacı vekilinin ve davalı ...vekilinin yüzlerine karşı, davalı ...Sigorta A.Ş vekilinin yokluğunda kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 03/04/2026