Yargıtay 3. Ceza Dairesinin, silahlı terör örgütü üyeliği suçundan verilen mahkûmiyet kararında TCK 58/6 madde yanlışlığının düzeltilerek hükmü onaması.
Özet: Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen ve istinaf yoluyla onanan mahkumiyet kararının temyiz incelemesinde, Yargıtay yargılama süreçlerindeki usuli işlemlerin kanuna uygunluğunu, delillerin hukuka uygun elde edildiğini ve vicdani kanının kesin verilere dayandırıldığını tespit ederek sanık müdafiinin temyiz itirazlarını esastan reddetmiş; ancak mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulama maddesinde TCKnın 58/6 yerine 58/9 maddesinin gösterilmesi gerektiğini belirterek, bu usuli hatayı yeniden yargılamayı gerektirmeden düzelterek hükmü onamıştır.

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI: 2020/820 E., 2022/350 K.İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 15.Ağır Ceza MahkemesiSAYISI: 2018/257 E., 2020/314 K.SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olmaHÜKÜM: TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9-6 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek Onama Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı CMK’nın 299/1. maddesi gereğince REDDİNE, Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddine, ancak;Örgüt mensubu olduğu kabul edilen sanık hakkında verilen hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilirken uygulama maddesi olarak doğrudan ve yalnızca TCK'nın 58/9 maddesinin gösterilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde 58/6 maddesinin yazılması,Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenle BOZULMASINA, ancak bu hususun yeniden yargılamayı gerektirmeden CMK'nın 303/1. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün sekizinci bendinde yer alan “TCK'nın 58/6 maddesi gereğince cezasının infazının infazdan sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına" ibaresi çıkartılmak suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304/1. maddesi uyarınca Ankara 15. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.