Kadastro davasında miras, taksim ve zilyetlik iddialarına dayalı taşınmaz tescili taleplerine ilişkin, bozma sonrası verilen kararın asli müdahillerce temyiz incelemesi.
Özet: Kadastro mahkemesinde görülen, Erzurum ili ... ilçesi ... köyündeki 104 ve 107 parsel sayılı taşınmazların mülkiyetine ilişkin uyuşmazlıkta, çeşitli davacı ve asli müdahillerin irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği gibi farklı hukuki sebeplere dayalı tescil taleplerini içeren dosyanın yüksek mahkeme tarafından bozularak yeniden incelenmesi sonucu, ilk derece mahkemesince davacı ...ın davası kabul edilerek söz konusu taşınmazların ... mirasçıları adına payları oranında tesciline hükmedilmiş, diğer taraf ve müdahillerin davaları ise reddedilmiştir.

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2011/10 E., 2024/27 K.İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar asli müdahil ... ve davalı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA1. Kadastro sırasında, Erzurum ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 1 04... , 1 07... parsel sayılı sırasıyla 18.159,30 m², 8.986,57 m² ve 11.781,66 m² yüzölçümümdeki taşınmazlardan 1 04... ve 107 parsel sayılı taşınmazlar ... adına; 1 04... parsel sayılı taşınmaz ise kazandırıcı zaman aşımı zilyetliği nedeniyle zilyetliğe dayalı ... adına tespit edilmiştir.2. Davacı ... oğlu ... asıl dosya ve birleşen dosya dava dilekçelerinde; irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, dava konusu 1 04... , 1 07... parsel sayılı taşınmazların adına tescilini talep etmiştir.3. Davacı ... dava dilekçesinde; miras payına dayanarak, dava konusu 1 04... ve 107 parsel sayılı taşınmazların adına tescilini talep etmiştir.4. Davacı ... ve arkadaşları dava dilekçesinde; tapu kaydına dayanarak 1 04... parsel sayılı taşınmazın adlarına tescilini talep etmişlerdir.5. Asli müdahil ... müdahale dilekçesinde; irsen intikal ve miras hakkına dayanarak, dava konusu taşınmazların adına tescilini talep etmiştir.6. Asli müdahil ... oğlu ... müdahale dilekçesinde; irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, 1 04... ve 107 parsel sayılı taşınmazların adına tescilini talep etmiş, dava konusu taşınmazların babası ... tarafından davacının babası ...'a geçici süre kullanması için verildiğini ileri sürmüştür.II. CEVAPDavalılar, cevap dilekçesi ibraz etmemişler, davalı ...'ın bir kısım mirasçılarının vekili 25.10.2023 tarihli dilekçe ile dava konusu taşınmazların kök murisleri ...'a ait iken ölümü ile mirasçıları arasında taksim edildiğini ve dava konusu 1 04... parselin babaları ...'a kaldığını, onun da taşınmazı eşi ...'a verdiğini, 1 04... ve 107 parsellerin ise asli müdahil ...'a isabet ettiğini ileri sürerek, asli müdahil ...'ın davasının kabul ettiklerini beyan etmişlerdir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 14.04.2011 tarihli ve 2008/20 Esas, 2011/19 Karar sayılı kararı ile davacı ...'ın davasının reddine, davacı ...'ın davasının feragat nedeniyle reddine, dava konusu 1 04... parsel sayılı taşınmazın dosyadan tefriki ile ayrı esasa kaydına karar verilmiştir.IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı asli müdahil ... tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 10.12.2012 tarihli ve 2012/9316 Esas, 2012/10580 Karar sayılı ilamıyla "İlk Derece Mahkemesince müdahil davacı ...’ın müdahale talebinin davayı uzatmaya matuf bir hareket olarak değerlendirildiği belirtilerek karar verilmiş ise de verilen karar usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır. Dava konusu taşınmazlar hakkında ilan süresi içerisinde davacılardan ... tarafından dava açılmış ve tutanaklar kesinleşmemiştir. Tutanağı kesinleşmeyip kadastro mahkemesinde derdest bulunan davalara, kadastrodan önceki nedenlere dayanılarak, hüküm verilinceye kadar müdahale mümkündür. Davalı ..., yargılama devam ederken 03.09.2009 tarihinde harcını ödeyerek yöntemine uygun şekilde davaya katılmıştır. Hal böyle olunca, müdahale tarihinden önce hakkındaki davadan feragat edilen 1 04... , 146, 1 06... ve 13 parsel sayılı taşınmazlar dışında kalan ve hükme konu dava konusu parseller yönünden işin esasına girilip iddia ve savunma doğrultusunda araştırma yapılarak sonucuna göre müdahilin talebi yönünden olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir " gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazların davacı ...'in babası ...'den intikalen geldiği hususunun ispatlandığı, ancak rızai taksim sonucu davacı ...'e isabet ettiğinin ispatlanamadığı gerekçesiyle davacı ...'ın davasının kabulüne, dava konusu 1 04... , 1 07... parsel sayılı taşınmazların ... mirasçıları adına hükümde gösterilen payları oranında tesciline, asli müdahil ... ve ...'ın davalarının ayrı ayrı reddine, davacı ... ve arkadaşları ile davacı ...'ın davalarının feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1. Asli müdahil ... temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazların 1970'li yıllarda babası ... tarafından, amcası ...'a köyde hayvan otlatabilmesi için aynı köyde taşınmazı bulunması gerektiğinden geçici süreliğine verildiğini, taşınmazın babasına ait tapulu yer olduğunu, mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarının da bu hususu doğruladığını, amcası ...'ın oğlu ...in maliki olduğu taşınmazları sonradan edindiğini, lehlerine olan delillere itibar edilmediğini, davaya geç müdahale talep etmesinin aleyhine değerlendirilemeyeceğini ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.2. Asli müdahil ... temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazların, kayınpederi ...'ın tapulu yeri olup haricen devrinin mümkün olmadığını, geçici kullanım için verildiğini ve şartlar ortadan kalktığında da geri alındığını ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeDosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı ...'in babası ...'ün zilyetliğinin asli mi fer'i zilyetlik mi olduğu hususuna ilişkindir.Her ne kadar İlk Derece Mahkemesince, mahallinde yapılan keşif sırasında dinlenilen tanıkların, ...'ın ... köyünde taşınmazları bulunmadığı için köy halkı ve köy muhtarının itirazları üzerine ... köyünde taşınmazları olan kardeşi ...'ın hayvan otlatmak üzere dava konusu taşınmazlarını kardeşi ...'e geçici olarak verdiğini, ... ilçesinden ...'ün hayvanlarını ... köyüne getirip dava konusu taşınmazlarda otlattığını, ...'ün oğlu ... ın dava konusu taşınmazı bir kaç sene biçtiğini, sonrasında dava konusu taşınmazın ...'ın eline geçtiğini beyan etmeleri karşısında yapılan araştırmada; ... 'ın ... köyünde 12 adet taşınmazının bulunduğu, ...'ün oğlu ... 'ün ... köyünde 12 adet taşınmazı var iken köy halkının ya da köy muhtarının böyle bir itirazda bulunmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu ve ayrıca oğluna ait ... köyündeki taşınmazları ... kullanılabilecek durumda iken kardeşi ...'ın taşınmazlarını kullanması hususunun da yine hayatın olağan akışına aykırı olduğu, ... ilçesi ile ... köyünün arasının karayolu ile 69,08 km olup, araç marifetiyle ... köyüne yaklaşık 1 saatte, yürüyerek ise yaklaşık 13 saatte ulaşılabildiği, ...'ün 36 yıl önce vefat etmiş olup o zamanın koşullarında ulaşımın bu kadar da kolay olmayacağı ve ... ilçesinden hayvanların da bulunduğu sürü ile birlikte yürüyerek ... köyüne gelmenin daha meşakkatli olacağı hususunun aşikar olduğu, ayrıca ... ilçesinde ya da ... ilçesine çok daha yakın ... ilçesinde hayvan otlatmaya elverişli mera vasfında arazilerin bulunduğu, çok daha uzak bir mesafede yer alan ... ilçesine üstelik köy halkının/köy muhtarının tepkisine rağmen ...'ün kendisine ait olmayan taşınmazlara hayvanlarını getirmeyeceği hususunun tanık beyanlarına şüphe ile yaklaşılmasını gerektirdiği, dava konusu taşınmazların evveliyatında ..., ...'ün de vefatıyla oğlu ...'ın zilyetliğinde olduğu, kadastro tespiti yapıldıktan ortalama 4 ya da 6 yıl sonra ...'ın köyden taşınmış olduğu, taşınma tarihinden sonra taşınmazlar üzerindeki zilyetliğini sürdüremediği, dava konusu taşınmazlarda hak iddia eden asli müdahil ... oğlu ... ya da ...'ın kadastro tespitinden önce 20 yılı aşan zilyetliğinin bulunmadığı, asli müdahil ... oğlu ...'ın 2000 yılından itibaren zilyetliği olduğunu duruşmada beyan etmiş ise de bu beyana göre de yine kadastro tespit tarihi olan 2008 yılından geriye doğru 20 yılı aşkın zilyetliğinin bulunmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de verilen karar dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Şöyle ki; dava konusu taşınmazların ölümüne kadar ... 'ün, sonrasında bir sürede oğlu ...'ın kullanımında olduğu hususunda uyuşmazlık yoktur. Uyuşmazlık ... Kürtün'ün kullanımının asli zilyetlik mi fer'i zilyetlik mi olduğu hususuna ilişkindir. Asli müdahil ... oğlu ...; ... köyünde arazisi olmayanların köyde hayvan otlatamadığını, bu nedenle köyde tapulu ve tapusuz arazileri olan babası ... tarafından 3 parça taşınmazın amcası ...'a verildiğini, 1 04... ve 107 parsel sayılı taşınmazların rızai taksim ile kendisine, 1 04... parsel sayılı taşınmazın ise ...'a isabet ettiğini iddia etmiş; mahallinde yapılan keşifte dinlenen asli müdahil ... oğlu ... tanığı ... , asli müdahilin iddiasını doğrulayarak, "...'ün ... ilçesinde ikamet ettiğini, hayvanlarını otlatmak için geçici olarak ... köyüne geldiğini ve ... köyünde taşınmazları bulunmadığı için köy halkı ve köy muhtarının senin burada arazin yok. Neden hayvanlarını getirip burada otlatıyorsun, buraya gelip hayvan otlatamazsın" dediklerini, bunun üzerine ...'ün kardeşi olan ...'ın geçici olarak bu taşınmazı kardeşi ...'ın hayvan otlatması için kullanmasına izin verdiğini, ... "ben emaneten bu taşınmazı kardeşime verdim" dediğini ve köylüleri susturduğunu, dolayısıyla ...'ın kardeşi ...'ün dava konusu taşınmazda çayırları biçtikten sonra hayvanlarını otlattığını, bu taşınmazı geçici olarak ...'e verildiğini, ...'ın dava konusu taşınmazın mülkiyetini tamamen kardeşi ...'e bırakmadığını, emaneten verdiğini, dolayısıyla dava konusu taşınmazda ...'ün ve ...'ün oğlu ...'ın herhangi bir hakkı olmadığını, ...'ün vefatından sonra paylaşım yapıldığını ve dava konusu taşınmazın davacı ... oğlu ...'a intikal ettiği hususunda bilgi sahibi olmadığını, fakat ...'ün ve oğlu olan davacı ... 'ün dava konusu taşınmazda hiçbir alakası ya da hakkı olmadığını, ...'ın çoktan vefat ettiğini fakat ne zaman vefat ettiğini tam olarak bilmediğini, tahminen vefat edeli 15-20 yıldan fazla olduğunu, ... hayatta iken dava konusu taşınmazı oğlu ... ile ...'a verdiğini kendisine söylediğini, ... oğlu ... ve ...'ın dava konusu taşınmazın otunu birlikte biçip elde ettikleri geliri paylaştıklarını, bildiği kadarıyla kadastro tespitinin ... adına yapıldığını, ...'ın dava konusu taşınmazı eşi adına kaydettirdiğini, halen dava konusu taşınmazı ... ili ...'ın birlikte kullandıklarını, ...'ın dava konusu taşınmazı geçici olarak ...'a kullandırtmadığını, bildiği kadarıyla ... oğlu ... ile ... dava konusu taşınmazda müşterek olduğunu, askerliğini 1976 yılında yaptığını, o yıllarda dava konusu taşınmazı ...'ın kullandığını, ...'ın vefatından sonra bugüne kadar dava konusu taşınmazı ... oğlu ... ile ... birlikte kullanageldiklerini, dava konusu taşınmazda ...'ın vefatından sonra ırgatlık yaptığını, ırgatlık yaptığı zamanda emeğinin karşılığı olan parayı ... oğlu ... ve ...'dan aldığını, ...'ın taşınmazlarını hayatta iken tüm çocuklarına pay ettiğini, dava konusu taşınmazları kendini bildi bileli ...'a ait olduğunu, kadastro çalışmaları yapıldığı sırada ...'ın kendine ait taşınmazlarını çocuklarına pay ettiğini ve kadastro tespiti sırasında onlar adına yazdırdığını, dava konusu taşınmazı ...'ın oğulları ... ve ...'a müşterek hisse ile neden verdiğini bilmediğini, ...'ın kendisinin, paylaşımı kendisi kendine göre ayarladığını" beyan etmiştir. Her ne kadar İlk Derece Mahkemesince, ... köyünde ...'ın oğlu ...e ait 12 adet taşınmazın bulunduğu dikkate alınarak asli müdahil ...'ın iddiasına itibar edilmemiş ise de ...'ın 1988 yılında vefat ettiği ve oğlu ...'ın da aynı yılda yapılan kadastro çalışmaları ile adına kayıtlı taşınmazları edindiği anlaşılmıştır. Bu durumda, dava konusu taşınmazların ...'a geçici olarak verildiği iddia edilen 1970 li yıllarda oğlu ... adına da kayıtlı taşınmaz bulunmadığı sabittir. Dava konusu taşınmazların ... köyünde hayvan otlatabilmesi için ... tarafından kardeşi ...'a geçici olarak verildiği, ...'ın zilyetliğinin fer'i zilyetlik olduğu dosya kapsamında anlaşılmaktadır.Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, dava konusu taşınmazlarda zilyetlikle iktisap koşullarının ... yararına gerçekleştiğinin kabulü ile asli müdahil ... oğlu ...'e rızai taksim iddiasını kanıtlaması için imkan verilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile yazılı şekilde dava konusu taşınmazların ... mirasçıları adına tapuya tesciline karar verilmesi doğru görülmemiştir.VI. KARARYukarıda açıklanan nedenlerle, temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA,Peşin harcın istek halinde temyiz edenlere iadesine,1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,03.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.