Mirasçıların, 300m² arsanın tapu iptali ve tescili talepli, hile, korkutma ve muvazaa iddialarına dayalı birleştirilen davalarının ilk derece mahkemesince reddi sonrası temyiz incelemesi.
Özet: Bu hukuki metin, vefat eden yakınlarının birikimleri veya ortak kazançlarıyla edinilen bir taşınmazın, hile, cebir veya korkutma yoluyla davalılar adına kaydedildiğini iddia ederek tapu iptali ve kendi adlarına tescilini yahut tazminat talep eden davacıların birleştirilen davalarının ilk derece mahkemesince ispat edilemediği gerekçesiyle reddedilmesi üzerine yaptıkları istinaf başvurularını inceleyen yüksek mahkemenin, tarafların sözlü beyanlarını dinledikten sonra esas hakkında karar vermek üzere dosya üzerinde yaptığı değerlendirmeleri anlatmaktadır.
7. Hukuk Dairesi         2025/3197 E.  ,  2026/1512 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2022/2575 E., 2024/714 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 22. Asliye Hukuk Mahkemesi
EK KARAR TARİHİ : 19.07.2022
SAYISI : 2018/219 E., 2022/383 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı birleştirilen davada davacı ... vekili tarafından duruşma istemli, asıl ve birleştirilen davalarda davalı vekili tarafından duruşmasız temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 24.03.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde temyiz eden asıl ve birleştirilen davalarda davacılar ile vekili Avukat ... ve asıl ve birleştirilen davalarda davalılar vekilleri Avukat ... ve Avukat ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Asıl davada davacı dava dilekçesinde özetle; dava konusu 8 98... parsel sayılı 300 m² yüzölçümlü arsa vasfındaki taşınmazın müteveffa annesi ...'nin birikimiyle satın alındığını, yerin... üzerine kayıtlı olması gerekirken davalıların dava konusu taşınmazı kendi üzerlerine aldığını, davalılardan...in annesi...'yi dövdüğünü, diğer davalıların ise baskı yaptığını, bu şekilde dava konusu taşınmazı üzerlerine kaydettirdiklerini iddia ederek dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. 22.03.2022 tarihli 10. oturumda işbu asıl davanın tefrikine karar verilmiştir.
2. Birleştirilen (İstanbul Anadolu 3. Asliye Hukuk Mahkemesi 2018/338 Esas) davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin müteveffa...’nin 2. eşi olduğunu, dava konusu 8 98... parsel sayılı taşınmazın müvekkili ile davalıların köyde tarım ve hayvancılıktan kazandıkları gelir ile satın alındığını, dava konusu taşınmazın müvekkili ile eşi müteveffa... adına satın alınması gerekirken hile, korkutma ve muvazaa ile davalılar adına kaydedildiğini iddia ederek dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile yasal miras payı oranında davacı adına tesciline olmazsa taşınmazın rayiç bedelinin tespit edilerek miras payı oranında tapuda davalılar adına tescil tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 02.01.2022 tarihli dilekçesi ile davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile muris ...'nın dava konusu taşınmazın alımındaki emek ve mesaisi doğrultusunda katkı payı tespit edilerek yasal miras payı oranında davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
3. Birleştirilen (İstanbul Anadolu 13. Asliye Hukuk Mahkemesi 2018/340 Esas) davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 8 98... parsel sayılı taşınmazın davacı ... ve müteveffa... adına satın alınacak iken davacıları ve müteveffa...' yi korkutmak suretiyle davalı üç erkek kardeşin dava konusu taşınmazı kendi adlarına kaydettirdiğini iddia ederek davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacı mirasçıların miras payı oranında tesciline olmazsa taşınmazın rayiç bedelinin tespiti ile dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan alınmasına karar verilmesini talep etmiş, 02.01.2022 tarihli dilekçesi ile davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile müvekkillerinin katkı payları oranında davacılar adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili asıl ve birleştirilen davalara verdiği cevap dilekçesinde özetle; zaman aşımı def'inde bulunduğunu, iddiaların gerçeğe aykırı olduğunu, davalıların dava konusu taşınmazı icra dairesinden yapılan açık arttırma ile 1990 yılında satın aldığını, davalıların dava konusu taşınmazı satın alacak maddi güçlerinin bulunduğunu, muris...'nin katkısı bulunmadığını, murisin vefatından 5 yıl sonra birleştirilen davacı ...'ye gönderilen tahliye ihtarından sonra işbu davaların açıldığını belirterek asıl ve birleştirilen davaların reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile birleştirilen davaların ispat edilemediği gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
2. Birleştirilen davalılar vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararının vekâlet ücreti yönünden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 305/a hükmü uyarınca tavzih edilmesini talep etmesi üzerine 19.07.2022 tarihli ek karar ile istemin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin kararına ve ek kararına karşı süresi içinde birleştirilen davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince verilen 19.07.2022 tarihli tavzih kararına yönelik birleşen dosyaların davacıları vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353/1-b/2 hükmü gereğince kabulü ile tavzih kararının kaldırılmasına, davalılar vekilinin tavzih talebinin reddine, birleşen dosyalar davacıları vekilinin tapu iptali ve tescil talebine yönelik istinaf başvurusunun birleştirilen davaların reddine ilişkin mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu, kamu düzenine aykırılık teşkil eden bir hususa da rastlanmadığı gerekçesiyle birleştirilen dosyaların davacıları vekilinin esasa ilişkin istinaf başvurularının 6100 sayılı Kanun'un 353/1-b/1 hükmü gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Birleştirilen davalarda davacılar vekili duruşmalı temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın aile fertlerinin ortak çalışmaları sonucu el edilen gelir ile satın alındığını, bu hususun tanık beyanları ile ispat edildiğini, kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek hükmüm bozulmasını talep etmiştir.
2. Birleştirilen davalarda davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; hükmün harç ve vekâlet ücreti yönünden düzeltilerek onanmasına karar verilmesini istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Birleştirilen davalar, irade sakatlığı ve muvazaa hukuki sebebine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup birleştirilen davacılar vekili ve birleştirilen davalılar vekili tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Yargıtay duruşma vekâlet ücreti 40.000,00 TL'nin asıl ve birleştirilen davalarda davacılardan alınarak asıl ve birleştirilen davalarda davalılara verilmesine,
Yargıtay duruşma vekâlet ücreti 40.000,00 TL'nin birleştirilen davalılardan alınarak birleştirilen davacılara verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.