Marka tescil başvurusuna itirazın reddi üzerine açılan YIDK iptal davasında, tescilli markaların kullanımı, gerçek hak sahipliği ve tanınmışlık ispatlanamadığından istinafın ve temyizin reddedilmesi kararı.
Özet: Davacı tarafça, davalı markasının tesciline karşı, kendi markalarının tanınmışlığına, öncelikli kullanımına ve davalının kötü niyetine dayanarak açılan YİDK kararının iptali davasında; ilk derece ve bölge adliye mahkemelerince, davacının itirazlarına dayanak gösterdiği markaların fiili kullanımını, öncelikli kullanım ve gerçek hak sahipliğini, tanınmışlık koşulunu ve davalının kötü niyetli başvurusunu kanıtlayamadığı tespit edildiğinden dava reddedilmiş, temyiz incelemesinde de bu ret kararı hukuka uygun bulunarak onanmıştır.

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1083 Esas, 2025/1379 KararKARAR : Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk MahkemesiSAYISI : 2022/132 E., 2023/20 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu markanın yayınına itiraz ettiklerini, itirazın ve karara itirazın reddedildiğini, müvekkilinin sağlıklı ve geniş ürün yelpazesini tüm dünyadaki tüketicilere sunmak için sektördeki yarım asra yakın tecrübesi ile sektörün öncü şirketlerinden olduğunu, tescilli markaları ile premium çikolata çeşitleri, pasta grubu ürünleri, hediyelik çikolata ürünleri ve hurma çeşitleri sunduğunu, Türkiye dışında da faaliyet gösterdiğini, markalarının tanınmış marka olduğunu, davalının başvuru konusu yaptığı "..." ibaresi ile müvekkilinin "...." markasının benzer olduğunu, faaliyet konularının aynı olduğunu, müvekkilinin gerçek hak sahibi olduğunu, davalının kötüniyetli olduğunu, müvekkilinin markalarının aktif olarak kullanıldığını ileri sürerek, 2022-M-3195 sayılı Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptalini talep etmiştir. II. CEVAP1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.2.Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin 40 yılı aşkın deneyimi ile sektöründe söz sahibi olduğunu, onlarca tescilli markası bulunduğunu, hiçbir firma ya da kişinin itibar ve tanınmışlığından faydalanmasına ihtiyacı bulunmadığını, dava konusu markaya ait ürünün Türkiye’de hiçbir satışı bulunmadığını, davacının kullanımı ispat edemediğini, markaların benzer olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalının "...+şekil" ibareli marka başvurusu ile davacıya ait (2012/...) ve (2011/...) sayılı "...+şekil" ve "...+şekil" ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil benzerlik oluşmakla beraber, davacı tarafın itiraz mesnedi markalarının kullanımı kanıtlanmadığından, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 19/2 hükmü göndermesi ile SMK'nın 6/1 hükmündeki iltibas koşullarının oluşmadığı, dava dilekçesindeki (2020/...) sayılı markanın dava konusu marka başvurusundan sonraki tarihli olduğu, iltibas değerlendirmesine esas alınmadığı, davacı tarafın "...+şekil" ibareli başvuru üzerinde SMK'nın 6/3 hükmü anlamında önceye dayalı kullanım ve gerçek hak sahipliğinin kanıtlanmadığı, SMK'nın 6/5 hükmündeki tanınmışlık koşulunun oluşmadığı, dava konusu marka açısından SMK'nın 6/9 hükmü anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiasının ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalının başvurusunun "...+şekil" ibareli olduğu, davacıya ait mesnet markaların ise (2012/...) ve (2011/...) sayılı "...+şekil" ve "... +şekil" ibareli oldukları, dosya kapsamında bulunan deliller karşısında davacı tarafın itirazına mesnet olarak gösterdiği markalarının kullanımı kanıtlayamadığı, bu itibarla SMK'nın 19/2 hükmünün göndermesi ile kullanımı ispatlanamayan markaların SMK'nın 6/1 hükmü uyarınca dikkate alınamayacağı, davacı tarafın "Trofina+şekil" ibareli başvuru üzerinde SMK'nın 6/3 hükmü anlamında önceye dayalı kullanım ve gerçek hak sahipliğinin kanıtlanmadığı, SMK'nın 6/5 hükmündeki tanınmışlık koşulunun da oluşmadığı, dava konusu marka açısından SMK'nın 6/9 hükmü anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiasının da ispatlanamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.V. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, YİDK kararının iptali talebine ilişkindir.B. Değerlendirme ve GerekçeYapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 21.04.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.