Ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil davasında, fiili taksim iddiasının Yargıtay tarafından onanması ve temyiz başvurusunun reddi.
Özet: Paydaşlık esasına dayalı bir taşınmazda davalının hisse satın alması üzerine davacının ön alım hakkını kullanarak tapu iptali ve tescil talebiyle açtığı dava, davalının taşınmazda fiili taksim bulunduğu savunması üzerine ilk derece mahkemesi ve istinaf mahkemesince reddedilmiş; davacının fiili taksimin bulunmadığı ve usulî eksiklikler olduğu yönündeki temyiz başvurusu ise, Yargıtay tarafından bölge adliye mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun bulunarak onanmasıyla kesinleşmiştir.
7. Hukuk Dairesi         2025/4146 E.  ,  2026/1551 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/524 E., 2025/1375 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Muğla 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/50 E., 2023/4 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava konusu ...Mahallesi, 1 06... parsel sayılı taşınmazda paydaş olduğunu, davalının 30.12.2021 tarihinde ... ...’ün hissesini satın aldığını ve davacının ön alım hakkını kullanmak istediğini belirterek ön alım hakkına dayalı olarak tapu iptali ve tescil isteminde bulunmuştur.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; fiili taksim iddiasında bulunarak davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; dava konusu taşınmazda fiili taksim bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, taşınmazın elbirliği mülkiyetine tâbi olup paylı mülkiye geçilmeden taksimin yapılamayacağını, tüm hissedarlar arasında yapılan bir taksimin söz konusu olmadığını, zaman zaman bir kısım hissedarlar arasında (belli bölümler yönünden) mevsimsel kullanımın olabileceğini, bunun rızai paylaşımın yapıldığı sonucunu doğurmayacağını, hissedarların rızasının alındığına ilişkin yazılı belge sunulmadığını, alıcı veya satıcıdan birisinin 3 aylık yasal süre içerisinde müvekkiline veya diğer paydaşlara ihtarname göndermediğini, payını üçüncü kişiye devretmek isteyen bir kimsenin öncelikle paydaşlara teklif etmesi, onların kabul etmemesi hâlinde üçüncü kişiye devir etmesi gerektiğini, davacının ihtarname yükümlülüğünü yerine getirmediğini, bedelin yüksek gösterilmiş olabileceğini, fiili taksimin tapuda yapılan şerh işlemine tâbi olduğunu, taşınmazda fiili taksim bulunmadığını, hissedarların tek yoldan taşınmaza gidip geldiğini, tarım arazilerinin 20 dönümden küçük paylara bölünmesinin mümkün olmadığını, taksim yapma olanağının bulunmadığını, her bir parselin yola en az 15 metre cephesi olması hâlinde ifraz yapılabileceğini, her bir parselin kadastral yola çıkacak şekilde taksiminin gerektiğini, müvekkilinin babasının erken vefat ettiğini, bu nedenle muris ...'ün ev yeri bağışladığını, buna ilişkin köy senedi bulunduğunu, taşınmaz üzerinde sınırların belirlenmesine ilişkin bir şey olmadığını, müvekkilinin amcası ...ün kullandığı alan bulunmadığını ve rızai taksimin kanıtlanmadığını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, ön alım hakkından kaynaklanan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.