Boşanma ve ziynet alacağı davasında erkeğin kadına şiddet uygulaması ve ailesinin müdahalesine sessiz kalması nedeniyle eşit kusur ve tazminat ret kararının bozulması.
Özet: Yargıtay, karşılıklı boşanma ve ziynet alacağı davasında, bölge adliye mahkemesinin tarafları eşit kusurlu kabul eden kararını hatalı bularak, evlilik birliğinin sarsılmasında erkeğin kadına uyguladığı şiddet ve ailesinin müdahalesine sessiz kalması nedeniyle daha ağır kusurlu olduğuna hükmetmiş; bu yanlış kusur değerlendirmesi sonucunda kadının maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddedilmesinin kanuna aykırı olduğuna işaret ederek, bölge adliye mahkemesi kararını kusur belirlemesi ile kadının tazminat taleplerinin reddi yönlerinden bozmuştur.

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/714 E., 2025/1086 K.DAVA TÜRÜ: Karşılıklı Boşanma- Ziynet AlacağıİLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 17. Aile MahkemesiSAYISI : 2020/657 E., 2023/63 K.Taraflar arasındaki karşılıklı boşanma ve ziynet alacağı davasının yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek tarafından kusur belirlemesi, kadın yararına hükmedilen yoksulluk nafakası, ziynet alacağı davasının kabul edilen bölümü yönünden, davalı-karşı davacı kadın tarafından ise kusur belirlemesi, tazminat taleplerinin reddi, iştirak ve yoksulluk nafakalarının miktarları ve ziynet alacağı talebinin reddedilen bölümü yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı-karşı davalı erkeğin tüm, davalı-karşı davacı kadın vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2.Evlilik birliğinin sarsılması hukuki sebebine dayalı olarak açılan karşılıklı boşanma davasında, İlk Derece Mahkemesince boşanmaya sebep olan olaylarda erkeğin ağır, kadının az kusurlu olduğu belirtilerek her iki davanın da kabulü ile tarafların boşanmalarına ve fer'îlerine karar verilmiştir. Taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulması üzerine istinaf incelemesi yapan Bölge Adliye Mahkemesince boşanmaya sebep olan olaylarda tarafların eşit kusurlu olduğu gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmişse de; İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemelerince kabul edilen ve gerçekleşen kusurların yanında davacı-karşı davalı erkeğin kadına süregelen şekilde şiddet uyguladığı ve ailesinin evlilik birliğine müdahalesine sessiz kaldığı da anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu duruma göre boşanmaya sebebiyet veren olaylarda erkeğin kadına nazaran ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekirken ve bu husus gözetilmeden, yanılgılı değerlendirme sonucu boşanmaya sebebiyet veren olaylarda tarafların eşit kusurlu olduğunun kabulü doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir.3.Yukarıdaki paragrafta açıklandığı üzere; evlilik birliğinin sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen davalı-karşı davacı kadının ağır ya da eşit kusurlu olmadığı, bu olayların onun kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği ve boşanma sonucu bu eşin, en azından diğerinin maddî desteğini yitirdiği anlaşılmıştır. O hâlde, Mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile hakkaniyet kuralları dikkate alınarak kadın yararına 4721 sayılı Kanun'un 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları uyarınca uygun miktarda maddî ve manevî tazminata hükmedilmesi gerekirken, hatalı kusur belirlemesinin sonucu olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.KARARAçıklanan sebeplerle;1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının kusur belirlemesi, kadının maddî ve manevî tazminat taleplerinin reddi yönlerinden kadın yararına BOZULMASINA,2.Davacı-karşı davalı erkeğin tüm, davalı-karşı davacı kadının diğer temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden ...ye iadesine,Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz eden ...a yükletilmesine, yatırılan harcın mahsubuna,Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,14.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.