Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde Haksız İhtiyati Tedbir Sebebiyle Bozulan Peynir Ürünlerinden Kaynaklanan Maddi Tazminat Davası.
Özet: Bu dava, davacının, iş yerinde uygulanan ihtiyati tedbir kararı kapsamında haksız yere haczedildiğini ve tedbire konu mallardan farklı olduğunu iddia ettiği peynirlerinin raf ömrü kısa olması nedeniyle iki yıl süren tedbir süresince bozulmasından kaynaklanan 8.575,00 TL maddi zararının tazminini talep etmesi üzerine açılmış olup, davalı taraf ise ihtiyati tedbirin ilk başta haklı olduğunu, tedbirin kaldırılmasına rağmen davacının mallarını uzun süre geri almaması nedeniyle bozulmadan kendisinin sorumlu olduğunu savunarak, mahkemece haksız ihtiyati tedbir koşullarının oluşup oluşmadığı incelenmektedir.

T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİGEREKÇELİ KARARESAS NO : 2021/260 KARAR NO : 2025/418....DAVA : Tazminat (Haksız İhtiyati Tedbirden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 27/09/2021KARAR TARİHİ : 15/10/2025GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : 15/10/2025 Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan Tazminat (Haksız İhtiyati Tedbirden Kaynaklanan) istemli davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili dilekçeleriyle özetle, müvekkili ...'e ait iş yerinde ihtiyati haciz işlemi yapıldığını, tedbire konu olan 245 adet peynirin haczedildiğini, .... Esas sayılı dosyasında 18.09.2019 tarihinde yapılan haciz sırasında karara konu peynirler ile müvekkilinin iş yerinde bulunan peynirlerin farklı peynirler olduğunu, haciz işlemine başlamadan önce ve haciz işlemi sırasında da haksız bir haciz uygulandığını, karara konu peynirler ile haczedilen peynirlerin farklı peynirler olduğunu bu nedenle haciz uygulanamayacağını bildirdiklerini ancak icra memurları ile davalı şirket vekilinin tüm sorumluluğu kabul etmesi üzerine farklı mallar olmasına rağmen müvekkili şirketin mallarının kaldırıldığını, tedbir konusu peynirler ile haciz mahallindeki peynirler arasında gözle görülür ve ortalama zeka seviyesindeki bir insanın anlayabileceği kadar açık farklar olduğunu, bu durumunda yine mahkememizde karara bağlanan ....Esas sayılı dosyasında bulunan tüm bilirkişi raporlarında sabit olduğunu tüm bunlara rağmen icra memuru tarafından izah edilen nedenlerin dikkate alınmadığını, alacaklı vekilinin tüm sorumluluğu kabul ettiğini beyan etmesine dayanılarak müvekkilinin mağazasında fiili haciz işleminin gerçekleştiğini, davalı şirket vekili tarafından muhafaza talebinde bulunulması üzerine müvekkili şirketin mağazada bulunan peynirlerin muhafaza altına alınarak yediemine teslim edildiğini, peynir ürünlerinin raf ömrünün kısa olduğunu, tedbir kararının akabinde uygulanan haciz işlemi ve tedbir kararının kaldırılması arasında 2 sene gibi bir zaman olduğunu bu süre zarfında son kullanma tarihlerinin çoktan geçtiğini, aradaki sürede alınması mümkün olmadığından müvekkili mallarının son kullanma tarihlerinin geçmesi ve bozulması hususunda bir kusuru bulunmadığını, davalı şirketin bu haczin gerçekleştirmesi hususunda tamamen kötü niyetli davrandığını beyan ederek haksız ihtiyati tedbir nedeniyle müvekkilinin uğramış olduğu 8.575,00.-TL maddi zararın davalıdan tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin marka tescil belgesine dayanarak delil tespiti yaptırdığını ve tanzim edilen rapor sonrası mahkemece yaklaşık ispat koşulunun oluşması nedeniyle ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne karar verildiğini ve davalı şirket tarafından ihtiyati tedbir kararına itiraz etmediğini, yargılama sırasında alınan yeni bilirkişi raporuyla tecavüzün yokluğu yönünde rapor alındığı ve mahkemece resen ihtiyati tedbir kararının kaldırıldığını, anılan kararı istinaf ettiklerini, ihtiyati tedbirin kaldırılmış olmasının tedbirin haksız olduğu anlamına gelmediğini, ihtiyati tedbirin kalkmasından sonra 6 ay boyunca davacının hiç bir işlem yapmadığını, tedbirin kalktığı halde aylarca ürünlerini iade almaya gitmeyen davacının ürünlerin bozulmasına sebep olduğunu, davanın haksız olduğunu ifade ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davanın açılmasını müteakip davaya katılan tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını ve bilirkişi raporları alınmasını müteakip, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yazı İşleri Yönetmeliği'nin 41/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır. GEREKÇE : Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının iddiaları karşısında, tazminat koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. İNCELEME VE DEĞERLENDİRMELER; Mahkememiz .... esas sayılı dosyasıyla işbu davadaki davalı vekilince ihtiyati tedbir talepli marka hakkına tecavüzün meni ve refi davası açıldığı, mahkememizce 24.04.2019 tarihli ara kararıyla ihtiyati tedbir talebi kabul edilerek davacıdan 20.000,00 TL nakdi veya kayıtsız şartsız paraya çevrilebilir teminat alınmasına, Tecavüze konu ürünlerin, üretim kalıplarının, broşürlerin, üretim ve pazarlama araçlarının piyasadan toplatılmasına, İhtiyati tedbirin .... tarafından uygulanmasına, yönelik ihtiyati tedbir kararı verildiği, 18.09.2019 tarihinde, ... dosyasından yapılan haciz işleminde, ihtiyati tedbir kararı gereğince 245 adet peynirin haczedildiği, 18.09.2019 tarihli Haciz Tutanağı incelendiğinde; tutanağın elle tutularak taraflar arasında imza edildiği ve tutanakta özet olarak; Alacaklı vekilinin söz alarak mahkeme kararındaki örgülü peynir ile iş yerinde bulunan burma peynir aynı peynir olup yalnızca etiket ismi değiştirilerek peynir üretilerek satışı devam edilmektedir. Etiket farklı olsa da ürün mahkeme kararındaki ürünle aynı üründür. Malın muhafazasını talep ediyorum, hukuki ve cezai sorumluluk (maddi-manevi) tarafımıza aittir dediği, Polis eşliğinde malların sayılmasına geçildiği; 35 x 7 =245,00 TL tutarında 7 adet iade ürün (tarihi geçmiş bozulmuş ürün), 35 x 274= 8.330,00 TL tutarında 10.10.2020 son kullanma tarihli 238 adet tam yağlı taze burma peynirinin alacaklı vekilinin anlaşmış olduğu nakliye aracına yüklendiği, bu sırada haciz yapılan avukatının söz alarak “.. şu an ihtiyati tedbirle toplatılan malın markası ile mahkeme kararında belirtilen marka farklıdır. İhtiyati tedbiren malların toplatılmasına muvafakatimiz yoktur. İşlem yapıldığı takdirde hukuki ve cezai yollara başvurulacaktır. Kararın yanlış infazında icra memuru 1. derecede sorumludur son kez ihtiyati tedbir kararının uygulatılmaması ikazında bulunuldu. İcra memuru hakkında da her türlü hukuki ve cezai yola başvurulacaktır”. dediği, Alacaklı vekilinin söz alarak “ihtiyati tedbir kararında geçen peynir ile hacze gelinen satış yapılan ürün aynı üründür, ürünün toplama ihtimaline karşı sadece isim etiketi değiştirilmiştir. Değiştirilerek tedbire konu ürün üretime ve satışa devam etmektedir… “dediği, Haciz yapılan avukatının işlemin yapılmamasını tekrar talep ederek hukuki ve cezai maddi manevi bütün sorumluluklar tarafınıza aittir dediği, Mallar ınsoğuk hava deposuna götürülmek üzere yola çıkışının yapıldığı, tutanağın imza altına alınarak ihtiyati tedbirin uygulandığı belirlenmiştir. Dava sürecinde gerekli incelemeler ve aldırılan bilirkişi raporları sonucunda 18.02.2021 tarihli ... Sayılı kararla davanın reddine karar verilmiş ve ihtiyati tedbir kararının kaldırıldığı, Haciz altındaki mallar, davacı tarafından teslim alınmak üzere yediemin deposuna gidildiğinde ürünlerin son kullanma tarihinin geçtiği görülmüş ve malın zarara dönüştüğü ortaya çıkmıştır. Arabuluculuk şartı yerine getirilmiş, anlaşma sağlanamamış ve huzurdaki davanın açıldığı belirlenmiştir. Ankara 17. İcra Dairesi'nin 2019/5870 E. sayılı dosyası kapsamında 18.09.2019 tarihinde toplam 245 adet "tam yağlı taze burma peynir" haczedildiği, Haciz sırasında düzenlenen tutanakta, haciz edilen ürünlerin mahkeme kararında belirtilen marka ile farklı olduğu belirtilmesine rağmen, icra işleminin gerçekleştirildiği, ürünlerin soğuk hava deposuna teslim edilmek üzere yola çıkarıldığı, Bu peynirlerin 238 adedinin son kullanma tarihi (...) 10.10.2020, 7 adedinin ise ... geçmiş iade ürün olduğu haciz tutanağından anlaşılmaktadır. Peynirler soğuk zincir ürünleri oldukları için ... geçtikten sonra gıda güvenliği riski oluşturur. Bu nedenle üreticiler, piyasada kendi markasının bozuk ya da tarihi geçmiş şekilde görünmesini istemediğinden zincir marketlerle yaptıkları sözleşmelere bu tür iadeyi kabul edecek şekilde hükümler koymaktadır. Dolayısıyla 7 adet ... geçmiş peynir de davacı yönünden aradaki sözleşmeye göre belirlenen tarihe kadar üretici firmaya iade edilebilir olduğundan diğer ürünlerle aynı değere sahiptir. Dolayısıyla toplam 245 adet peynir haciz tarihinden itibaren gecikme nedeniyle satışa sunulamamış, 18.02.2021 tarihli ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına kadar geçen muhafaza süresinde de ... geçtiği için satışa sunulamaz hale geldiği, 18.09.2019 tarihli haciz tutanağına göre; haczedilen toplam ürünün: 245 adet, haczedilen ürün birim fiyatı: 35,00 TL/adet olduğu, Son kullanma tarihinin geçmesi nedeniyle mal bedelinin tamamının kayba uğradığı dolayısıyla, toplam zarar tutarının (245 x 35,00TL) 8.575,00 TL olduğu, İhtiyati tedbir kararının mahkememizin 24.04.2019 tarihli ara kararı ile verilip haciz işleminin 18.09.2019 tarihinde gerçekleştirildiği, dolayısıyla 8.575,00.-TL olarak hesaplanan zarar tutarı 18.09.2019 tarihli haciz tutanağı üzerindeki fiyatlar üzerinden hesaplandığından bu tarih itibarıyla belirlendiği, belirlenen tazminata 18.09.2019 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesinin hakkaniyete uygun olacağı kanaatlerine varılmış, davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Davanın kabulüne, 8.575,00.-TL maddi tazminatın ihlal tarihi olan 18.09.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, Alınması gereken 615,40.-TL harçtan peşin alınan 146,44.-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 468,96.-TL nispi ilam harcının davalı şirketten alınarak hazineye irat kaydına,Davacı kendisini vekille temsil ettirmesi sebebiyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 8.575,00.-TL maktu ücreti vekâletin davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine,6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A-13 ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi m.7/3 hükmü uyarınca 1.320,00.-TL arabulucu ücretinin davalı şirketten tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,Davacının yapmış olduğu ve aşağıda dökümü yazılı 4.241,90.-TL yargılama giderinin davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine, Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333), Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, miktar itibariyle kesin olarak verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.14.10.2025 Kâtip Hâkim ... ✍e-imzalıdır ✍e-imzalıdır MASRAF DÖKÜMÜ İlk Masraf : 93,40.-TL Bilirkişi Ücreti :4.000,00.-TL P.P : 148,50.-TL TOPLAM :4.241,90.-TL