Davacı Hazinenin, orman vasfında olduğu gerekçesiyle reddedilen tapu iptali ve tescil talepli davasının Yargıtay 8. Hukuk Dairesinde temyiz incelemesi ve uyuşmazlığın değerlendirilmesi.
Özet: Hazine tarafından, tapuda orman vasfıyla kayıtlı 11.010,47 m²lik taşınmazın tapu kaydının iptali ve adına ham toprak olarak tescili talebiyle açılan davada, ilk derece mahkemesinin başlangıçtaki kabul kararları Yargıtayca iki kez bozulmuş olup, son bozma kararına uyularak yapılan yargılama neticesinde taşınmazın orman vasfında olduğu tespitiyle davanın reddine karar verilmesi üzerine, davacı Hazine, taşınmazın ham toprak niteliğinde olduğu iddiasıyla kararı temyiz etmiş ve uyuşmazlık taşınmazın orman niteliği taşıyıp taşımadığı noktasında toplanmaktadır.
8. Hukuk Dairesi         2025/1169 E.  ,  2026/3613 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2023/126 E., 2024/82 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; müvekkili olan davacı Hazineye ait 11.11.2008 tarihli cilt no: 64, sayfa no: 04, sıra:2 de kayıtlı 11.010,47 m² yüzölçümlü tapu kaydının, tapuda orman vasfıyla kayıtlı bulunan Tunceli ili ... ilçesi ... köyü 1 17... parsel içinde kaldığını, taşınmazın üzerinde kimsenin zilyetliğinin bulunmadığını, kadimden beri sahipsiz olduğunu ileri sürerek, tapu miktarı ile sınırlı alanın tapu kaydının iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... İdaresi vekili, davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 22.10.2015 tarihli ve 2015/3 Esas, 2015/68 Karar sayılı kararı ile, davanın kabulü ile Tunceli ili ... ilçesi ... köyü 1 17... parsel sayılı taşınmazın Pülümür Kadastro Mahkemesinin 2012/123 Esas sayılı dosyasındaki 26.06.2014 tarihli fen bilirkişi raporundaki ekli krokide (B) harfi ile gösterilen 11.010,47 metrekare miktarındaki kısmının iptali ile ham toprak vasfı ile davacı Hazine adına kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
İlk Derece Mahkemesinin 22.10.2015 tarihli ve 2015/3 Esas, 2015/68 Karar sayılı kararına karşı davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 10.05.2018 tarihli ve 2018/2222 Esas, 2018/3667 Karar sayılı kararıyla, İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama sonunda, 10.10.2019 tarihli ve 2018/80 Esas, 2019/100 Karar sayılı kararla, davanın kabulü ile Tunceli ili ... ilçesi ... köyü 1 17... parsel sayılı taşınmazın 10.06.2019 tarihli fen bilirkişi raporu ve ekindeki krokide (B) harfi ile gösterilen 11.010,47 metrekare büyüklüğündeki kısmının davalı ... İdaresi adına olan tespitinin iptali ile davacı Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin 10.10.2019 tarihli ve 2018/80 Esas, 2019/100 Karar sayılı kararına karşı davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz isteminde bulunması üzerine Dairemizin 27.03.2023 tarihli ve 2021/12489 Esas, 2023/1796 Karar sayılı ilamıyla, "dayanak tapu kaydının ilk oluşumundan itibaren tüm gittileri ve krokileri ile dava konusu taşınmaza komşu olduğu anlaşılan 1 17... , 15, 16, 17, 18... parsel sayılı taşınmazların tüm dayanakları getirtilip, dosyada bulunduğu anlaşılan 19 52... tarihli hava fotoğrafları, memleket haritası, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek bir/üç orman mühendisi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle, 3402 sayılı Kanun'un 5304 sayılı Kanunla değişik 4. maddesi uyarınca 2011 yılında yapılan orman kadastro çalışmalarından önce taşınmazın bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiğinin belirlenmesi, dayanak tapu kaydı değişebilir sınırları içerdiğinden, yöntemince zemine uygulanarak 3402 sayılı Kanun'un 20/C ve 32/3. maddeleri gereğince yüzölçümüne değer verilerek kapsamının tespit edilmesi, bilikişilerden yukarıda açıklanan yönteme uygun harita ve rapor düzenlemesinin istenilmesi ve sonucu dairesinde bir karar verilmesi" gereğine değinilerek, İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararla, "dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunun anlaşıldığı, dava konusu taşınmazın ormanla bütünlük arz ettiği ve çevresiyle birlikte orman vasfında olduğu" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın ham toprak niteliğinde olduğunu, orman bütünlüğünde olmadığını, orman sayılmayan alanlardan olduğunu, Hazine aleyhine vekalet ücretine hükmedilmeyeceğini ileri sürerek, hükmün bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olup, dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık dava konusu taşınmazın orman vasfında olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, bozma ilamında ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazinenin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Davalı Hazinenin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,01.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.