İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesinde plakası tespit edilemeyen araç kazası sonucu oluşan sürekli maluliyetin sigorta şirketinden tazmini talepli, kusur ve maluliyet raporu iddialarının tartışıldığı kapsamlı bir dava.
Özet: Bir trafik kazasında faili meçhul bir aracın sebep olduğu iddia edilen olayda %41 oranında malul kalan yolcu davacının, sürekli ve geçici iş göremezlik, bakıcı ve tedavi giderleri tazminatı talebiyle Güvence Hesabına karşı açtığı davada davalı, faili meçhul aracın varlığı, kusuru ve sigorta yükümlülüğünün somut delillerle ispatlanması gerektiğini, başvuru şartlarının yerine getirilmediğini, maluliyet raporunun yetkisiz bir sağlık kuruluşu tarafından verildiğini ve oranının yüksek olduğunu, tazminat hesaplama yönteminin ve teminat limitinin göz önünde bulundurulması gerektiğini, davacının emniyet kemeri takmaması nedeniyle kusurlu olduğunu ve talep edilen belirli giderlerin teminat dışı olduğunu savunmuştur.

T.C.

İSTANBUL
9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/669 Esas
KARAR NO : 2026/490
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 13/10/2023
KARAR TARİHİ : 08/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; 13/06/2020 tarihinde sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç seyir halinde iken sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen faili meçhul aracın sağ şeride manevra yapması ile sürücü ...'in ani fren yapmasıyla trafik kazası meydana geldiğini, bu kaza nedeniyle ...'in aracında yolcu konumunda bulunan müvekkili ...'in yaralandığını, taraflarınca zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, arabuluculuk görüşmesi telekonferans yöntemiyle gerçekleştirildiğini, plakası tespit edilemeyen araç sürücüsü'nün 2918 sayılı K.T.K.‘nın ilgili maddesini ihlal ettiğinden kusurlu olduğunu, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi kapsamında Plakası tespit edilemeyen aracın ... Hesabı'nın sorumluluğunda olduğunu, müvekkili tarafından davalıya başvuru yapılmış olduğunu davalı sigorta şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, Müvekkili ..., söz konusu trafik kazası nedeniyle, ... Üniversitesi Hastanesi'nden 03/08/2022 tarihinde alınan maluliyet raporuna göre %41 oranında malul kaldığını, Müvekkili haksız olarak mağdur edilmeye devam edildiğini, müvekkilinin bu mağduriyetinin ve maluliyet zararının giderilmesi için sigorta şirketinden ... kapsamında alacağı olan maluliyet tazminat miktarının bilirkişi marifeti ile hesaplanarak müvekkiline ödenmesi için davayı açtıklarını belirterek, davanın belirsiz alacak davası olarak kabulü ile, maluliyet oranı dahil olmak üzere fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydıyla;
25 TL Sürekli iş göremezlik,25 TL geçici iş görmezlik,25 TL Bakıcı gideri,25 TL Tedavi gideri tazminatı olmak üzere şimdilik toplam 100 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacı müvekkile ödenmesine, yapılacak yargılama nedeniyle oluşacak yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; yerleşik içtihat gereği plakası belirlenemeyen aracın varlığı, kusuru ve ... poliçesi yaptırma yükümlülüğünün somut delillerle ispatlanamaz ise talebin reddedilmesi gerektiğini, başvuru sahibi tarafından dosyaya sunulan deliller çerçevesinde yapılan değerlendirmede, başvuru konusu olayda tarafların kusur durumlarının tahkim yargılamasında mümkün olmadığının açık olduğunu, bu nedenle kazanın iddia edilen şekille meydana gelip gelmediği, ... poliçesinin bulunup bulunmadığı ve kusur durumunun ancak adli yargıda açılacak bir dava ile belirlenebileceğini, TMK'nın 6. Maddesine göre tarafların hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispat etmekle yükümlü olduğunu, başvuru şartının yerine getirilmemiş olması nedeniyle davanın reddinin gerektiğini, davalı tarafından maluliyet tazminatı ödenebilmesi için kişinin Maluliyetine neden olan arazların trafik kazasından kaynaklanması gerektiğini, bu arazların neden olduğu Maluliyetin sürekli ve kalıcı olduğunun kanun ve ilgili yönetmeliklere göre belirlenmesi gerektiğini, davalının mevzuat gereği hakkı ve yükümlülüğü olan inceleme görevini yerine getirmek amacıyla davacı vekilinden eksik belgeleri talep ettiğini, bu belgeler temin edilmeden dava açılmasının kötü niyetli ve mevzuata aykırı olduğunu, ... poliçesi genel şartlarının B2 maddesinde de bilgi ve belgelerin sigorta şirketine verilmesi gerektiğinin yazılı olduğunu, davalı kurumun sorumluluğunun kaza tarihi itibariyle teminat limiti olan 410.000,00 TL ile ve kazaya neden olan araç sürücüsünün kusur oranıyla sınırlı olduğunu, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı giderleri ile tedavi giderleri talebinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, teminat dışı olduğunu, SGK tarafından davacıya ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini, kaza tarihinde fiilen çalıştığını ispatlayamaması halinde davacının emeklilik yaşında olması nedeniyle mahrum kaldığı geliri olmadığından geçici iş göremezlik zararı talebinin reddinin gerektiğini, davacı tarafından fiilen bakıcı tutulduğuna dair bir belge sunulmadığını, delillerin kendilerine tebliğ edilmediğini belirtmiş ve davacının kalıcı maluliyetinin Adli Tıp Kurumu tarafından bizzat muayene edilerek sağlık kurulu raporuyla belgelendirilmesi gerektiğini, davacı tarafından sunulan sağlık raporunun, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerinde belirtilen yetkili bir sağlık kuruluşu tarafından düzenlenmediğini, maluliyet oranının fazla yüksek olduğunu, tazminat hesaplamasının TRH 2010 Hayat Tablosuna göre ve % 1,8 teknik faize göre hesaplanması gerektiğini, kolluk ifadelerinde davacının emniyet kemeri takmadığının belirlendiğini, bu nedenle en az % 20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirtmiş ve davanın reddini istemiştir.
ATK tarafından düzenlenen 21/02/2024 tarihli bilirkişi raporuna göre; "...1.Kişinin en yakın Eğitim ve Araştırma Hastanesi veya Üniversite Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Kliniği'ne sevki sağlanarak; T10 vertebra kırığına yönelik yeni yaptırılacak eklem açıklıklarını dereceleri ile belirtir, nötral sıfır metoduna göre, sağ ve sol taraf mukayeseli (sağlam tarafla karşılaştırmalı) ortopedik muayenesi ile yeni çekilecek kırık alanını içine alan iki yönlü direk grafılerin dijital ortamda (DİCOM) CD kopyasının ve bu incelemeler sonucu düzenlenecek raporlarının teminen gönderilmesi, 2.Kişinin en yakın Eğitim ve Araştırma Hastanesi veya Üniversite Hastanesi Nöroloji birimine sevki sağlanarak yeni yaptırılacak ayrıntılı muayenesi sonucu düzenlenecek raporun gönderilmesi, 3.Geri çevrilen evrakın dosyanın aslı, tüm tıbbi belgeler ve grafi Cdlerini içerecek şekilde aynen iadesini..." talep ettiği görüldü.
ATK tarafından düzenlenen 12/08/2024 tarihli bilirkişi raporuna göre; "...Hasan ve Şerife kızı, 10/01/1958 doğumlu, ...’in 13/06/2020 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanması, kaza tarihinde yürürlükte olan 20.02.2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmeliğe göre değerlendirildiğinde; Kas-İskelet Sistemi, Omurgaya ait sorunlar, Torakal omurganın yaralanması, Tablo 1.3 Kategori IV’e göre; 1.Kişinin tüm vücut engellilik oranının %23 (yüzdeyirmiüç) olduğu, 2.İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği,3.Dava konusu olay nedeniyle başka birinin sürekli veya geçici olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı..." sonuç ve mütalaa edildiği anlaşıldı.
ATK tarafından düzenlenen 11/08/2025 tarihli bilirkişi raporuna göre; "... 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... tarih ve ...Esas sayılı yazısı ile gönderilen ... HESABI hakkındaki dosya tetkik edildi. İlgi yazınız ile gönderilen dava dosyası incelendiğinde; dosya içerisinde kaza tespit tutanağı tutulmadığı, olayın oluş şekli ile ilgili herhangi bir kroki ve mahal özelliklerini belirten herhangi veri olmadığı görülmüştür. Sağlıklı kusur izafesi yapılabilmesi için varsa ceza veya savcılık dosyasıyla birlikte bahse konu olan verilere ihtiyaç duyulmuş olduğu..."talep edildiği görüldü.
Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 15/10/2024 tarihli bilirkişi raporuna göre; "....Dava konusu olayda emniyet kemeri takmayan davacı yolcu ...'in 9650 oranında asli kusurlu Olduğu, Sürücü ...'in de yolcusunun emniyet kemeri takmadığını sağlamadığından 9650 oranında eşit derecede asli kusurlu olduğu, T.C. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi “nin ... E. ,...K. Sayılı ve benzer kararları da dikkate alınarak yaşam tablosu olarak TRH-2010 Yaşam Tablosu kullanılarak Progresif Rant Yöntemine göre hesaplama yapıldığı, Dava dışı SGK tarafından davacıya rücuya tabi herhangi bir ödeme yapılmadığı tespit edilmiş olup, davacının hesaplanan Geçici İş Göremezlik zararından yapılan ödeme kaynaklı tenzil yapılmadığı, Davacı ... 'in hesaplanan Geçici İş Göremezlik zararının 9.926,99 TL olduğu, Yargıtay kararlarına istinaden kaza tarihi itibariyle Geçici İş Göremezlik zararlarının karşılanacağı Kişi Başı Tedavi ve Sağlık Giderleri Teminatı in 410.000,00 TL olduğu, bu zarar kalemi yönünden teminat limitini aşan zararının olmadığı, Davacı ... “nun hesaplanan Sürekli İş Göremezlik zararının 319.820,22 TL olduğu, Yargıtay kararlarına istinaden kaza tarihi itibariyle Sürekli İş Göremezlik zararının karşılanacağı Kişi Başı Ölüm ve Sakatlanma Tazminatı Limitinin 410.000,00 TL olduğu, bu zarar kalemi yönünden teminat limitini aşan zararının olmadığı..." sonuç ve mütalaa edildiği anlaşıldı.
Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 08/03/2025 tarihli bilirkişi ek raporuna göre; "...Kusur değerlendirmesi yönünden;
Dava dışı 3. Şahıs konumunda olan plakası belirsiz otomobil sürücüsünün olayda kusursuz olduğu, Davacının yolcusu olduğu otobüsün sürücüsünün olayda kusursuz olduğu, Davacının yolcusu olduğu otobüs sürücüsünün davacının yaralanmasında % 50 oranında müterafik kusurlu olduğu, Davacı yolcu ...'in kendi yaralanmasında 96 50 oranında eşit derecede müterafik kusurlu olduğu, T.C. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi nin ... E. ,...K, Sayılı ve benzer kararları da dikkate alınarak yaşam tablosu olarak TRH-2010 Yaşam Tablosu kullanılarak Progresif Rant Yöntemine göre 2025 güncel asgari ücret verisi dikkate alınarak hesaplama yapıldığı, Dava dışı SGK tarafından davacıya rücuya tabi herhangi bir ödeme yapılmadığı tespit edilmiş olup, davacının hesaplanan Geçici İş Göremezlik zararından yapılan ödeme kaynaklı tenzil yapılmadığı, Davacı ... 'in hesaplanan Geçici İş Göremezlik zararının 9.926,99 TL olduğu, Yargıtay kararlarına istinaden kaza tarihi itibariyle Geçici İş Göremezlik zararlarının karşılanacağı Kişi Başı Tedavi ve Sağlık Giderleri Teminatı 410.000,00 TL olduğu, bu zarar kalemi yönünden teminat limitini aşan zararının olmadığı, Davacı ... “nun hesaplanan Sürekli İş Göremezlik zararının 404.011,67 TL olduğu, Yargıtay kararlarına istinaden kaza tarihi itibariyle Sürekli İş Göremezlik zararının karşılanacağı Kişi Başı Ölüm ve Sakatlanma Tazminatı Limitinin 410.000,00 TL olduğu, bu zarar kalemi yönünden teminat limitini aşan zararının olmadığı..."sonuç mütalaa edildiği anlaşıldı.
ATK tarafından düzenlenen 25/12/2025 tarihli bilirkişi raporuna göre; "..A)- Sürücü ...'in kusursuz olduğu, B)- Davacı ...'in kusursuz olduğu, C)- Plakası belli olmayan aracın kimliği belirsiz sürücüsünün %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu..." sonuç ve mütalaa edildiği anlaşıldı.
Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 24/03/2026 tarihli bilirkişi ek raporuna göre;
"... T.C. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi “nin ... E. , ...K. Sayılı ve benzer kararları da dikkate alınarak yaşam tablosu olarak TRH-2010 Yaşam Tablosu kullanılarak Progresif Rant Yöntemine göre 2026 güncel asgari ücret verisi dikkate alınarak 96100 davalı kusuruna göre hesaplama yapıldığı, Dava dışı SGK tarafından davacıya rücuya tabi herhangi bir ödeme yapılmadığı tespit edilmiş olup, davacının hesaplanan Geçici İş Göremezlik zararından yapılan ödeme kaynaklı tenzil yapılmadığı, Davacı ...'in hesaplanan Geçici İş Göremezlik zararının 19.853,98 TL olduğu, Yargıtay kararlarına istinaden kaza tarihi itibariyle Geçici İş Göremezlik zararlarının karşılanacağı Kişi Başı Tedavi ve Sağlık Giderleri Teminatı Limitinin 410.000,00 TL olduğu, bu zarar kalemi yönünden teminat limitini aşan zararının olmadığı, Davacı ... “nun hesaplanan Sürekli İş Göremezlik zararının 990.580,39 TL olduğu, Yargıtay kararlarına istinaden kaza tarihi itibariyle Sürekli İş Göremezlik zararının karşılanacağı Kişi Başı Ölüm ve Sakatlanma Tazminatı Limitinin 410.000,00 TL olduğu, bu zarar kalemi yönünden teminat limitini aşan zararının 580.580,39 TL olduğu..." sonuç ve mütalaa edildiği anlaşıldı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava,trafik kazısından kaynaklı maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı tarafça tazminat davasının ikame edilmesi için dava şartı olan Arabuluculuk müessesine başvurulmuş olduğu, ... Arabuluculuk Bürosu vasıtasıyla yapılan arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama olarak sonuçlanmış olduğunu anlaşıldı.
Dosya kapsamı ve toplanılan deliller incelendiğinde; kaza tarihi olan 13.06.2020 tarihinde dava dışı sürücü ...'in sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otobüs ile Balıkesir istikametinden ... yönüne sağ şeritte seyir halinde iken yol kesimine geldiğinde seyir istikametine göre solunda orta şeritte seyir halinde olan sürücüsü ve plakası belirsiz aracın aniden sağ manevra ile sağ şeride girdiği esnada araca çarpmamak için ani fren yapması neticesinde ... plakalı otobüste yolcu olarak bulunan davacının yaralandığı, mahkememizce kusur oranının tespiti için dosyanın ATK'ya tevdi edildiği, dava dışı otobüs sürücüsü ...'in meydana gelen kazada atfı kabil kusuru bulunmadığı, davacı yolcunun kazada atfı kabil kusuru bulunmadığı, kimliği belirsiz sürücü idaresindeki plakası belli olmayan araç ile olay mahallinde orta şeritte seyir halindeyken dikkat ve özenini yola vermesi, şerit değiştirme manevrası yapmadan önce katılım yapacağı şerit üzerindeki araçların seyir durumlarına ve mesafelerine dikkat etmesi, manevrasını kontrollü bir şekilde uygun bir anda yapması gerekirken bahsedilen bu hususlara riayet etmediği kontrolsüzce sağa manevrası nedeniyle kazaya sebebiyet vermesi nedeniyle %100 (yüzde yüz) kusurlu olduğunun tespit edildiği, Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 14/05/2019 tarih,...E. ve.. K. sayılı kararında "...Kabule göre de; davacı, meydana gelen kazada yolcu olup, kusursuzdur. Davacının emniyet kemeri olmadan nizamlara aykırı ve kendi can emniyetini tehlikeye atacak şekilde yolculuk yapması ise sürüş kusurlarından olmayıp, hakim tarafından tazminattan indirim sebebi olarak kabul edilmelidir. Emniyet kemeri olmadan yolculuk yapmak gibi hususlar bilirkişi tarafından kusur oranı belirlenirken dikkate alınacak hususlar değildir. " belirtilmiş olmakla davacı tarafa kusur atfı yapılamayacağı, davacı tarafın yaralanması nedeniyle maluliyetine ilişkin ise ATK'dan alınan rapor ile davacının tüm vücut engellilik oranının %23 (yüzdeyirmiüç) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği,, dava konusu olay nedeniyle başka birinin sürekli veya geçici olarak bakımına muhtaç durumda olmadığının tespit edildiği, kusur ve maluliyet raporları akabinde tazminat sorumluluğuna ilişkin alınan bilirkişi raporu ile dava dışı SGK tarafından davacıya rücuya tabi herhangi bir ödeme yapılmadığı tespit edilmiş olup, davacının hesaplanan Geçici İş Göremezlik zararından yapılan ödeme kaynaklı tenzil yapılmadığı, Geçici İş Göremezlik zararının 19.853,98 TL olduğu, Sürekli İş Göremezlik zararının 990.580,39 TL olduğu, Yargıtay kararlarına istinaden kaza tarihi itibariyle Sürekli İş Göremezlik zararının karşılanacağı Kişi Başı Ölüm ve Sakatlanma Tazminatı Limitinin 410.000,00 TL olduğu ve toplam bu limit ile sorumlu olunduğu, sürekli ve geçici bakıma uhtaç olunmadığı için bakıcı gideri oluşmadığı, ayrıca tedavi giderlerine ilişkin ise fatura vs ibraz edilmediği, İlgili kanun gereği trafik kazalarında tüm tedavi giderleri SGK tarafından karşılandığı ve davacının bir harcama belgesi de sunmadığı görüldüğünden tedavi gideri olarak saptanan bir harcama bulunmadığı bu yöndeki talebinin yerinde olmadığı, KTK 99. maddesi gereğince sigorta şirketinin temerrüte düşürülmesine ilişkin bir başvuru belgesi ibraz edildiği, 15/08/2022 tarhinde başvuru yapıldığı, 8 iş gününün ise 25/08/2022 tarihi itibariyle dolduğu ve bu tarihte temerrüdün gerçekleştiği, dava dilekçesinde yasal faiz talep edilmiş olduğu da dikkate alınarak davaya konu zararın meydana gelmesinde davacının kusuru bulunmadığı, sürekli ve geçici iş göremezliğin oluştuğu anlaşılmakla davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden 390.146,02 TL, geçici iş göremezlik tazminatı yönünden 19.853,98 TL olmak üzere toplam 410.000,00 TL'nin 25/08/2022 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte iş bu davalıdan alınarak davacıya verilmesine, tedavi gideri ile bakıcı masrafı yönünden talebin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
KARAR : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davacının maddi tazminat talebinin kısmen KABULÜ İLE,
Sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden 390.146,02 TL, Geçici iş göremezlik tazminatı yönünden 19.853,98 TL olmak üzere toplam 410.000,00 TL'nin 25/08/2022 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte iş bu davalıdan alınarak davacıya verilmesine, tedavi gideri ile bakıcı masrafı yönünden talebin reddine,
Alınması gereken 28.007,10 TL harçtan peşin alınan 269,85 TL harç ve 1.340,00 TL tamamlama harcının toplamı 1.609,85 TL'nin mahsubu ile bakiye 26.397,25 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Davacı tarafından yatırılan 269,85 TL başvurma harcı ve 269,85 TL peşin harç ve 1.340,00 TL tamamlama harcının toplamı olan 1.879,70 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 65.600,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 50,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan 14.883,75 TL yargılama giderlerinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 14.880,77 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geriye kalanın kendi üzerinde bırakılmasına,
6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve ret oranına göre 3.119,37 TL'sinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, geriye kalan 0,63 TL.nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 08/09/2026
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
* Bu evrak 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.