Ağır iş kazası sonrası maddi ve manevi tazminat davasında, temyiz aşamasında Bölge Adliye Mahkemesi kararının miktar kesinlik sınırı yönünden incelenmesi.
Özet: Bu hukuki metin, iş kazası sonucu ağır yaralanan işçinin maddi ve manevi tazminat talepleriyle ilgili olup, işçinin güvensiz bir iskeleden düşerek omuriliğinden ciddi şekilde yaralanması ve bakıma muhtaç hale gelmesi üzerine açılan davayı konu almaktadır. İlk derece mahkemesi davanın kabulüne, bölge adliye mahkemesi ise kısmen kabulüne karar vermiştir. Temyiz incelemesinde, tarafların manevi tazminat miktarlarına ilişkin temyiz itirazlarının, dava yığılması kapsamında her bir talebin ayrı değerlendirilmesi ve temyize konu miktarların kesinlik sınırının altında kalması nedeniyle reddine karar verilmiştir.

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/72 E., 2025/285 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 6. İş MahkemesiSAYISI : 2018/99 E., 2024/378 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesi ile özetle; davalı şirketin ağır vasıtaların tamir işini yapan bir servis olduğunu, müvekkilinin de davalı şirketin .. şubesi olarak açılan servisinde çalıştığını, davalı iş yerinde personel sayısının sürekli eksik olmasından dolayı müvekkilinin kendi görevlerine girmeyen işleri de yapmakla görevlendirildiğini, 08.08.2017 tarihinde müvekkilinin işverenin talimatı ile kısa kenar korkuluğu ve emniyet kemeri olmayan iskele üzerinde 2,5 metre yüksekliğindeki otobüsün dışarıdan üst boya ve cam temizliğini yaparken iskeleden düşerek iş kazası geçirdiğini, hemen hastaneye kaldırıldığını, omuriliğin C3-C7 kısmına platin takıldığını ve boynundan aşağısının tutmadığını, müvekkilinin durumunda bir düzelme olmadığını, sadece 1-2 dakika ayakta durabildiğini, tuvalete gitmek için iki kişinin koluna girmesi gerektiğini, yemeğini de başkasının yardımıyla yiyebildiğini, doktorlar tarafından yaşamasının mucize olarak görüldüğünü, eşinin davacının bakımını üstlenmek için bakıcı tuttuğunu, müvekkilin kaza nedeniyle psikolojisinin de olumsuz etkilendiğini tüm bu nedenlerden dolayı müvekkilinin maluliyeti nedeniyle doğmuş ve doğacak olan iş gücü kaybı, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından veya sürekli kaybından doğan zararlar, geçici iş göremezlik giderleri, bakıcı giderleri, tedavi ilaç giderleri olmak üzere maddi zararına karşılık fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 2.000 TL maddi tazminatın ve ömür boyu çektiği elem ve acısına karşılık olarak 150.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. II. CEVAPDavalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; meydana gelen iş kazasının oluşumunda davacının ihmalinin söz konusu olduğunu, davacının 08.08.2017 tarihinde ikinci el aracın dış temizliğini yaptığı esnada 1-1,5 metre yüksekliğindeki platformdan düşmesi neticesinde iş kazasının meydana geldiğini, davacının ücretinin bordrolarda gösterildiği gibi olduğunu, davacının kullandığı platformun iş güvenliğine uygun olmaması nedeniyle işverenin kullanılmaması talimatını verdiğini, buna rağmen davacının kullanarak kazanın meydana geldiğini, davacının iş kazası esnasında vekilin firmadaki asli görevini yerine getirmediğini, vekil eden firmanın iş güvenliği anlamda bir kusuru olmadığını, davacının daimi maluliyetinin olup olmadığına dair ... tarafından tespit yapılıncaya kadar bu hususun bekletici mesele yapılması gerektiğini, talep edilen manevi tazminatın fahiş olduğunu bu nedenlerle haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1.Davacı vekili özetle; kararın bozulmasını talep etmiştir.2.Davalı vekili özetle, kararın bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.A) Davacı vekilinin ve davalı vekilinin manevi tazminat miktarına ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.Dosya içeriğine göre temyize konu edilen miktarların Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırının altında bulunduğu anlaşılmakla, bu kısımlara yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir.B) Davacı vekilinin ve davalı vekilinin kabul edilen maddi tazminata ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2.Temyizen incelenen karar, temyiz kapsam ve sebeplerine göre tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARAR Açıklanan sebeplerle,Davacı vekilinin ve davalı vekilinin manevi tazminat tutarına ilişkin temyiz isteminin miktardan REDDİNE,Davacı vekilinin ve davalı vekilinin maddi tazminat alacağına yönelik, yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgililere ayrı ayrı yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,22.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.