Ticari satıştan kaynaklanan itirazın iptali davasında, satıcı şirketin yetersiz klima satışı iddiasıyla ödeme yapmayan alıcıya yönelik icra takibinin devamı ve itirazın kaldırılması talebi.
Özet: Davacı şirket, davalıya sattığı ve teslim ettiği ticari malların bedelinin ödenmemesi üzerine başlattığı icra takibine davalının yaptığı haksız ve kötü niyetli itirazın iptali ile takibin devamını talep ederken; davalı şirket ise, davacı tarafından hatalı tavsiye edilen ve iddia edilen metrekareye yetersiz kalan bir klimayı satın aldığını, arızalanması üzerine davacının iade sözü vermesine rağmen ürünü geri almadığını, aksine haksız faturalandırma ve icra takibi başlattığını belirterek, davacı şirketin kötü niyetli davasının reddini ve itirazının geçerli sayılmasını talep etmektedir.

T.C.
İSTANBUL9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO : 2024/335 EsasKARAR NO : 2026/486DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 31/05/2024KARAR TARİHİ : 08/09/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:TALEP: Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle;:Davalı borçlu, ilgili icra dairesine sunmuş olduğu itiraz dilekçesinde borca itirazda bulunduğunu, söz konusu itirazın haksız ve kötü niyetli olması nedeniyle itirazın kaldırılması ve takibin devamı gerektiğini, müvekkili ... LTD. ŞTİ. ile davalı borçlu arasında akdedilen satış sözleşmesi gereğince 30/01/2024 tarihli sipariş ve teslim formu düzenlendiğini ve sözleşme konusu malların davalı borçluya teslim edildiğini, söz konusu sözleşmeden doğan bütün edimlerin müvekkili şirket tarafından gereği gibi ifa edilmiş olmasına rağmen, satış bedeli karşı tarafça ödenmediğini, dolayısıyla davalı borçlu aleyhine ... 15. İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası ile kanuni takibe geçildiğini, davalı borçlu şirketin, 05/04/2024 tarihinde haksız ve mesnetsiz olarak icra takibine itiraz ettiğini ve bu itirazın taraflarına tebliğ edilmediğini, ... Büro dosya numaralı ve ...arabuluculuk numaralı başvuru ile 29/04/2024 tarihinde zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, yapılan görüşmeler sonucunda davalı yan ile anlaşmaya varılamaması üzerine 14/05/2024 tarihinde anlaşamama tutanağı tutularak yasal süresi içerisinde işbu dava açıldığını belirterek takibe, borca ve ferilerine haksız ve mesnetsiz olarak yapılan kötü niyetli itirazın iptaline ve takibin devamına, borçlunun %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.CEVAP: Davalı vekili mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle;Müvekkili firma yetkililerince, Kırıkkale ilinde bulunan 50 m2 bir evde kullanılmak üzere klima satın almak istediklerini, Müvekkili firma yetkililerince satın alınmak istenen klima için araştırma yapılmaya başlandığını, bu esnada kendisini davacı şirket bünyesinde alım satım işleri hususunda yetkili olduğunu bildiren ... isimli şahısla irtibata geçildiğini, taraflarınca yapılan teknik tespitler neticesinde, müvekkili firma yetkililerine 08.12.2023 tarihli teklif mektubu ile Döşeme tipi ... (36.000BTU) ... modelinin 50 m2 bir ev için fazlasıyla yeterli olacağını ve bu ürünün satın alınması önerildiğini, tüm bu öneriler neticesinde ilgili ürün müvekkili tarafından satın alınmadığını, müvekkili şirketin, davacı şirketten satın almış olduğu klima, gelen teknik servis ekibi tarafından monte edilerek devreye alındığını, ancak kullanılmak üzere çalıştırılmak istendiğinde ise ısıtma ve soğutma özelliklerini gerektiği gibi yerine getiremediğini, bunun üzerine müvekkili şirket yetkililerince ürünün kontrol edilebilmesi adına servis çağrıldığını, servis yetkililerinin, şebeke elektrik akım değerlerinin doğru olmadığını, bu nedenle ürünün çalışma esnasında akım gücünde azalma olduğunu regülatör kullanılmasının gerektiğini söylediğini, müvekkiline regülatör aldırıp taktırdığını, müvekkili şirketin, yetkililerince servis çalışanlarının tavsiye ettiği üzere regülatör satın alınarak satın alınmış olan klima kullanılmak istendiğini, ancak sorunun giderilemediğini, bu nedenle müvekkili şirket yetkilileri tekrar teknik servisi çağırmak zorunda kaldığını, servis elemanları en nihayetinde Teknik incelemeler neticesinde müvekkiline önerilen ve akabinde satılan klimanın kullanım amacı güdülen ortama yetersiz kaldığını, bu ürünün yeterli kapasiteye ulaşmasının mümkün olmadığını, servis yetkililerinin bu yöndeki söylemleri üzerine müvekkili şirket yetkililerince davacı şirket ile iletişime geçildiğini, müvekkili şirket yetkililerince, yaşanan sorunlar davacı şirket yetkililerine aktarıldığını, bunun üzerine davacı şirket yetkililerince ürünün iade alınacağının bildirildiğini, taraflar arasında şifahen yapılan görüşmelerde her ne kadar söz konusu ürünün iade alınacağının bildirildiğini, ancak söz konusu ürünlerin iade alınmadığını, müvekkili şirket yetkililerince, davacı şirket yetkililerine defaatle ürünün iadesinin talep edildiği bildirildiğinde ise davacı şirket yetkililerince kötü niyetli bir şekilde 27/03/2024 tarihinde bahse konu ürün faturalandırılarak müvekkili şirkete fatura gönderildiğini, müvekkili şirket tarafından söz konusu faturaya itiraz edildiğini, akabinde müvekkili şirket tarafından gönderilen ihtarname ile müvekkili şirkete satılan ürünün iade alınmasını ve faturanın iptal edilmesini içerir taleplerimizin yer aldığı ihtarname gönderilmiştir. Davacı şirkete gönderilen ihtarname ile malın koşulsuz şartsız iadesini taleple bildirdiğini, ancak davacı şirket, kötü niyetli ve hakkaniyete aykırı tutumunu devam ettirerek arabuluculuğa başvurulduğunu belirterek davacı yanın haksız ve kötü niyetli şekilde ikame ettiğini olduğu davanın reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan davacı yan hakkında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Talimat sayılı dosyası ile Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 13/01/2026 tarihli bilirkişi raporuna göre; "...Yapılan değerlendirmede klimanın etiket değerlerinde ... aralığında çalıştığı, klima beslemesinin mevcut durumda 180 volt düzeyinde olduğu , bu voltajın klimayı çalıştırmada yetersiz olacağı anlaşılmaktadır. Klimanın mevcut durumda çalışır vaziyette olmadığı Ancak klimanın çalışmamasının sebebinin voltaj düşüklüğünden mi yoksa iç arızasından mı kaynaklandığının tespit edilemeyeceği, ilgili markaya ait yetkili servis tarafından cihaz içi demonte edilerek tespit yapılması gerektiği..." sonuç ve mütalaa edildiği anlaşıldı.... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ...Talimat sayılı dosyası ile Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 12/06/2026 tarihli bilirkişi ek raporuna göre; "...12/01/2026 tarihli kök raporda : "Yapılan değerlendirmede klimanın etiket değerlerinde 2020-250 v aralığında çalıştığı, klima beslemesinin mevcut durumda 180 volt düzeyinde olduğu , bu voltajın klimayı çalıştırmada yetersiz olacağı anlaşılmaktadır. Klimanın mevcut durumda çalışır vaziyette olmadığı Ancak klimanın çalışmamasının sebebinin voltaj düşüklüğünden mi yoksa iç arızasından mı kaynaklandığının tespit edilemeyeceği, ilgili markaya ait yetkili servis tarafından cihaz içi demonte edilerek tespit yapılması gerektiği" kanaatine varılmış olup, BİLİRKİŞİ HEYETİMİZCE TEKNİK SEVRVİS UZMANLIK ALANINA GİREN TAMİRAT, MONTAJ VE DEMONTAJ İŞLEMLERİ YAPILAMAMAKTA OLUP, KÖK RAPORDAKİ KANAATİMİZ DEĞİŞMEMEKTEDİR..." sonuç ve mütalaa edildiği anlaşıldı.... 15. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyası UYAP üzerinden incelendi.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, fatura alacağı nedeniyle başlatılan ... 15. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takibine yapılan itirazın 2004 Sayılı İİK 67. Maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.Davacı tarafça itirazın iptali davasının ikame edilmesi için dava şartı olan Arabuluculuk müessesine başvurulmuş olduğu, İstanbul Arabuluculuk Bürosu vasıtasıyla yapılan arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama olarak sonuçlanmış olduğunu anlaşıldı... 15. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas Esas sayılı dosyasında yapılan incelenme ile; davacı tarafça genel haciz yolu ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, ''...'' ödeme emri düzenlendiği, davalı borçlu tarafından alacağının tamamına, faize, faiz oranına, faiz başlangıç tarihine, ve her türlü fer’ilerine itiraz edildiği, süresinde yapılan iş bu itiraz nedeniyle icra takibinin durdurulduğu, takibin devamı için huzurdaki davanın süresi içerisinde ikame edildiği anlaşılmıştır.6102 sayılı TTK.'nun 23/1-c maddesi hükmüne göre ticari satışlarda; “malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, 6098 sayılı TBK'nın 223. maddesinin 2. fıkrası uygulanır.” 6098 Sayılı TBK'nın 223. maddesinin 2. fıkrasında ise; “Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirme ile ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması halinde bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa hemen satıcıya bildirilmelidir. Bildirilmezse, satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır” hükmüne yer verilmiştir.Taraflar TTK 16. madde hükmünce tacir olduğundan Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 13/10/2015 tarih ve .... Esas, ... Karar sayılı içtihadında da belirtildiği üzere ayıp ihbarının TTK’nin 23/3. maddesinde öngörülen süreler içinde yapılması gerektiği gözetildiğinde, davalının ayıp iddiasını ve ayıp ihbarının yasal süre içerisinde ve TTK'nin belirttiği şekilde geçerli olarak yapıldığını kanıtlaması gereklidir. Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 01/06/2015 tarih ... Esas ... Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere " YİBBGK'nın 27.06.2003 tarih ve ...E., ...K. sayılı ilamında açıklandığı üzere; Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır. (Dava tarihinde yürürlükte olan 6762 sayılı TTK md. 23/2). Bu hüküm, fatura içeriğinden kabul edilen hususlara ilişkin olarak, faturayı düzenleyenin lehine; adına fatura düzenlenenin aleyhine bir karine getirmektedir. Bu karine, faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır. Diğer anlatımla, fatura, düzenleyen aleyhine delil olduğu gibi, kendisi faturayı düzenlemediği halde tebliğinden itibaren sekiz gün içinde itiraz etmeyen aleyhine de delil olabilecektir. Faturanın adına tanzim edilen aleyhine ispat vasıtası olması, yani, faturayı alan kişinin fatura kendinden sadır olmamakla birlikte aleyhine delil teşkil etmesi TTK'nın 23. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen ve yukarıda ayrıntısı açıklanan bu karineden kaynaklanmaktadır. Buna göre; fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle, adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması, faturanın akdin ifasıyla ilgili olarak düzenlenmesi gerekir. Fatura sözleşmenin kurulması safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir. TTK'nın 23. maddesinin 2 ve 3. fıkrasındaki karine aksi ispat edilebilen adi bir karinedir. İkinci fıkra gereği sekiz gün içinde faturaya itiraz edilmesi durumunda fatura münderecatının doğru olduğunu faturayı düzenleyen tacirin ispat etmesi gerekir. Taraflar arasında bu tür bir sözleşme ilişkisi yoksa, düzenlenen belge fatura değildir. Bu belge, belki icap olarak kabul edilebilir ki, buna itiraz edilmemesi, anılan 23/2. madde hükmü anlamında sonuç doğurmaz. Öte yandan, sadece faturanın tebliğ edilmiş olması akdi ilişkinin varlığını ispatlamaz. Karşı tarafın akdi ilişkiyi inkâr etmesi halinde tacir, öncelikle akdi ilişkiyi başkaca delillerle ispatlamalıdır. Akdi ilişkinin ispatlanamaması halinde faturanın anılan fonksiyonundan yararlanma imkanı yoktur. Faturanın ispat aracı olması, ancak niteliği gereği faturaya geçirilmesi gereken bilgiler (olağan içerik) hakkında geçerlidir. Sözleşmenin ifa safhasıyla ilgili olarak düzenlenen faturanın şekli ve kapsamının ne olması gerektiği konusunda, Türk Ticaret Kanunu'nda özel bir hüküm bulunmamakta, anılan yasanın 23. maddesinde neyi ifade ettiği açıklanmaksızın faturanın münderecatından söz edilmektedir. Faturanın zorunlu içeriği ve şekil şartlarına ilişkin ayrıntılı düzenleme Vergi Usul Kanunu'nda yer almaktadır. Faturanın olağan içeriği, akdin ifası ile ilgili hususlarla sınırlıdır (VUK.m.230). Dolayısıyla, faturanın içeriği, faturanın bu temel niteliğine uygun olmadığı taktirde, sekiz günlük itiraz süresinin geçirilmesi bu hususları yazılı delil haline getirmez. Faturaya itiraz, faturanın teslim alındığı tarihten itibaren sekiz gün içinde yapılmalıdır. İtirazın sekiz gün içinde karşı tarafa varması şart değildir. Sekiz günlük süre, hak düşürücü süre veya zamanaşımı süresi değildir. Sadece ispat yükünün yer değiştirmesi açısından önem taşır. Sekiz günlük süre içinde itiraz edildiği taktirde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunu ispat külfeti faturayı veren tarafa ait iken, sekiz günlük sürenin geçmesinden sonra itiraz edilmesi halinde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığını ispat külfeti faturayı alan tarafa ait olur. Faturayı alan her türlü delille bu külfeti yerine getirebilir. (Geniş bilgi için Bkz: Prof. Dr. Sami Karahan, Ticari İşletme Hukuku, 23. Baskı, Eylül 2012, Konya; Sh 111 vd.) Faturanın karşı tarafa usulüne uygun tebliğ edildiğini kanıtlama yükümlülüğü faturayı gönderen tarafta olup, faturayı gönderenin bu hususu kanıtlaması halinde, bu kez, TTK'nın 23/2. maddesinde yazılı 8 günlük yasal süre içerisinde faturaya itiraz ve iade ettiğini kanıtlama yükümlülüğü ise, karşı tarafa aittir. TTK'nın 23/2. maddesi uyarınca tebliğe rağmen faturayı süresinde itiraz ve iade etmeyerek, ticari defterlerine borç kaydeden tacir, fatura münderecatını aynen kabul etmiş ve faturayı gönderen taraf, faturaya dayalı bu alacağının varlığını HMK'nın 222. maddesi (TTK'nın 84. ve 85. maddeleri) uyarınca ispatlamış olur."Davacı ile davalı arasında satış sözleşmesi imzalandığı, satış sözleşmesine konu olan klimanın davacı tarafından davalıya teslim edildiği, buna ilişkin 30/01/2024 tarihli sipariş ve teslim formu düzenlenmiş ve sözleşmesi konusu mallar davalı borçluya teslim edilmiş olduğu, davalı tarafından ise satış sözleşmesine konu klimanın teslim edildiği, teknik servis ekibi tarafından klimanın monte edilerek devreye alındığı, ancak kullanılmak üzere çalıştırılmak istendiğinde ise ısıtma ve soğutma özelliklerini gerektiği gibi yerine getirilmediği,ürünün iade alınmasını ve faturanın iptal edilmesini içerir ihtarname düzenlenilerek davacıya gönderildiği, 28/03/2024 tarihli ihtarname içeriğinde ayıplı ürünün iade alınması ile faturanın iptal edilmesinin talebini içerdiği, ihtarnamenin tebliğ edildiğine ilişkin şerhin ise sunulmadığı, tacirler arasında ayıp ihbarının TTK'nın 18/3 maddesine göre yapılacağı, TTK m.18/3’deki tacirler arasındaki bildirim usulleri geçerlilik şartı değil ispat şartı olduğu, ayıp ihbarının yapıldığının davalı tarafından ispatının gerektiği, tebliğ evrakı sunulmaması nedeniyle ispat koşullarının yerine getirilemediği, usulüne uygun şekilde ihbarın yapıldığı kabul edilse dahi fatura alacağına konu Klimanın montajının yapıldığına dair servis formunun sunulduğu, dosyaya sunulan CD ile cihazın voltaj ve gerilim durumunun kontrolünün yapılmış olduğu, tespiti için ilk çalışmaya başladığında voltaj 230 v olduğu, cihaz çalıştıkça ve ısınma başladığında gerilim düştükçe akım yükselmekte, gerilim bir seviyenin altına düşünce klima kendisini korumaya aldığı, mahallinde talimat mahkemesince yapılan keşif ile klimanın etiket değerlerinde ... aralığında çalıştığı, klima beslemesinin mevcut durumda 180 volt düzeyinde olduğu , bu voltajın klimayı çalıştırmada yetersiz olacağının tespit edildiği, klimanın çalışır durumda teslim edildiğine ilişkin CD kaydı da dikkate alındığında faturaya ilişkin alacağın iş bu hali ile oluştuğu, itirazın yerinde olmadığı anlaşılmakla davanın kabulüne, davalının ... 15. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin takip talebindeki şartlarla takibin devamına, kabul edilen alacağın %20' si olan 14.603,6 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.KARAR : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;Davanın KABULÜNE,Davalının ... 15. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyasına yaptığı İTİRAZIN İPTALİ ile takibin takip talebindeki şartlarla TAKİBİN DEVAMINA, Kabul edilen alacağın %20' si olan 14.603,6 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Alınması gereken 4.987,85 TL harçtan peşin alınan 881,88 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.105,97 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 427,60 TL başvurma harcı ve 881,88 TL peşin harç toplamı olan 1.309,48 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 45.000 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Davacı tarafından yapılan 8.030,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin tamamının davalıdan tahsiliyle hazineye irat kaydına,Artan avansın ilgilisine iadesine,Davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı (e-duruşma vasıtası ile) gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Mahkememize sunulacak veya gönderilecek dilekçe ile İstinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 08/09/2026 Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır * Bu evrak 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.