Yargıtay, iş mahkemeleri kararlarında HUMK 426/a maddesi uyarınca temyiz kesinlik sınırının çeşitli dava türleri için uygulanma ve belirlenme esaslarını netleştiriyor.
Özet: Bu Yargıtay kararı, temyiz kesinlik sınırının uygulanmasına ilişkin temel prensipleri açıklamakta olup, taşınır mal veya alacak davalarında sadece dava konusu değerin dikkate alındığını, faiz, vekalet ücreti gibi ek kalemlerin hesaplamaya dahil edilmediğini, birleştirilen, kısmi veya karşılık davalarda ve ihtiyari dava arkadaşlığında kesinlik sınırının farklı yöntemlerle belirlendiğini, kısmi davalarda alacağın tamamına göre değerlendirildiğini ve İş Mahkemeleri kararları için de geçerli olduğunu belirterek, mahkemece hükmedilen miktarın kesinlik sınırı içinde kalması nedeniyle temyiz talebinin reddedildiğini ifade etmektedir.
9. Hukuk Dairesi         2012/16099 E.  ,  2012/37249 K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

    Y A R G I T A Y K A R A R I
    Miktar ve değeri temyiz kesinlik sınırını aşmayan taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar HUMK.nun 426/A maddesi uyarınca temyiz edilemez. Kesinlik sınırı kamu düzeni ile ilgilidir. Temyiz kesinlik sınırı belirlenirken yalnız dava konusu edilen taşınır malın veya alacağın değeri dikkate alınır. Faiz, icra (inkar) tazminatı, vekalet ücreti ve yargılama giderleri hesaba katılmaz.
    Birleştirilen davalarda, temyiz sınırı her dava için ayrı ayrı belirlenir.
    İhtiyari dava arkadaşlığında, temyiz sınırı her dava arkadaşının davası için ayrı ayrı belirlenir.
    Karşılık davada, temyiz sınırı asıl dava ve karşılık dava için ayrı ayrı belirlenir.
    Tespit davalarında, temyiz sınırı tespit davasının öncüsü olduğu eda davasının miktar ve değerine göre belirlenir.
    Temyiz sınırından fazla bir alacağın tamamının dava edilmiş olması halinde, hükümde asıl istemin kabul edilmeyen bölümü temyiz sınırını geçmeyen tarafın temyiz hakkı yoktur. Kısaca temyize konu edilen miktara bakılarak kesinlik belirlenir.
    Alacağın bir kısmının dava edilmiş olması halinde, kısaca kısmi davada kesinlik sınırı dava edilen miktara göre değil, alacağın tamamına göre belirlenir.
    Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 06.06.1975 gün ve 1975/6-8 sayılı içtihadında, 5521 sayılı yasada açık düzenleme olmamakla birlikte, bu yasanın 15. maddesindeki düzenleme gereği HUMK.nun 426/A maddesindeki kesinlik sınırının iş mahkemelerinde verilen kararlarda da uygulanması gerektiği, grup halinde açılan davaların salt iş mahkemelerine özgü bir dava türü olmadığı, bu nedenle seri olarak açılan davalarda her dosya için kesinlik sınırına bakılması gerektiği açıkça belirtilmiştir.
    Davanın karar tarihi itibari ile mahkemece hüküm altına alınan miktar kesinlik sınırı içinde bulunduğundan, davalının temyiz isteminin HUMK.nun 426/A ve 432. maddeleri uyarınca REDDİNE, nisbi temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine 12.11.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.