Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde Tescilli Marka Tecavüzü, Taklit Ürünlere El Konulması ve Delil Tespiti Davası Kararı.
Özet: Davacı şirket, tescilli markalarına yönelik taklit ürünlerin davalı işletmede satışa sunulduğunu ve tüketiciler nezdindeki marka algısını zedelediğini belirterek, marka hakkına tecavüzün tespitini, taklit fiillerinin durdurulmasını, sahte ürünlere el konulmasını ve davalıya tebligat gönderilmeksizin acil bilirkişi eşliğinde keşif ve delil tespiti yapılmasını talep etmiş; davalı taraf ise savunma sunmayıp duruşmalara katılmamış, ancak delil tespiti sırasında çalışanları, ürünleri fatura karşılığı aldıklarını, taklit olduğunu bilmediklerini ve bundan sonra satmayacaklarını ifade etmiştir.

T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/288 Esas - 2026/194
T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA" ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ K A R A RESAS NO : 2025/288 KARAR NO : 2026/194DAVA : 1-Delil Tespiti, 2-Marka Tecavüzü Tespiti, Durdurma, El koymaDAVA TARİHİ : 07/07/2025KARAR TARİHİ : 29/04/2026 Yazıldığı tarih : 13/05/2026İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: Müvekkili ... A. Ş.'nin ...'te tescilli ... markalarının sahibi olduğunu, vekili eden adına tescilli markaların tüketiciler nezdindeki çekim gücü ve güvenilir marka algısı nedeniyle marka haklarına tecavüz eden taklit nitelikteki ürünlerin üretilip satışa sunulduğunu, davalıya ait işletmede vekil edenin marka haklarına tecavüz teşkil eden taklit nitelikteki ürünlerin satışa sunulduğu bilgisinin akabinde; davalıya ait işletmeden 2 çift “...” marka ve logolu çorabın satın alındığını, davalı tarafın satışa sunmuş olduğu ve/veya ticari amaçla elde bulundurduğu ürünlerin müvekkilinin marka haklarına tecavüz teşkil ettiğini, davalı eylemlerinin marka hakkına tecavüz fiiline karşılık geldiğini, 6769 sayılı SMK m.29 ve 149/1-A hükümleri uyarınca davalı eyleminin vekil edenin marka haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitini talep ettiklerini, bu bağlamda, dava dilekçesinde sundukları belgeler ve Sayın Mahkemece keşif incelemesi ve bilirkişi raporu dâhil toplanacak deliller dikkate alınarak; davalının eyleminin SMK'nın 29. Maddesi kapsamında marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespit edilmesini talep ettiklerini, SMK'nın 149. Maddesinin “1-c” hükmünde düzenlendiği üzere Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibinin tecavüz fiillerinin durdurulmasını isteme hakkına sahip olduğunu, dolayısıyla davalı tarafın marka hakkı ihlalinin durdurulmasına karar verilmesini ve SMK m.149/1-d hükmü uyarınca vekil edenin marka haklarına tecavüz teşkil eden taklit niteliğindeki ürünlere el konulmasını talep ettiklerini, bu kapsamda bilirkişi tarafından yapılacak ilk incelemede dahi davalı tarafça satışa sunulan ve ticari amaçla elde bulundurulan ürünlere el konulmasını ve davanın mahiyeti gereği davalı tarafa tebligat gönderilmeksizin davalıya ait işletmede bilirkişi eşliğinde keşif ve delil tespiti yapılmasına karar verilmesini talep ettiklerini beyan ederek; öncelikle davalarının kabulünü, davanın mahiyeti gereği davalıya tebligat gönderilmeksizin; davalıya ait “....” adresinde yer alan “...-....” ticaret unvanlı ve “....” tabelalı işletmede hukukçu marka vekili unvanına sahip bilirkişi eşliğinde keşif yapılmasını, yapılacak keşif ve bilirkişi incelemesinde; vekil edenin marka haklarına tecavüz eden taklit nitelikte ürünlerin satışa sunulup sunulmadığının tespitini, satışa sunulan ve/veya ticari amaçla elde bulundurulan taklit nitelikte ürünler mevcut ise; işbu ürünlerin adedinin, fiyatının ve keşif tarihi öncesinde kaç adet satış gerçekleştiğinin tespitini, satışa ilişkin belge, fatura ve ayrıntılı ürün görsellerinin düzenlenecek olan bilirkişi raporuna eklenmesini, vekil edenin marka haklarına tecavüz teşkil eden satışa sunulan ve/veya ticari amaçla elde bulundurulan taklit nitelikteki ürünlerin muhafaza altına alınmasını, davalının eylemlerinin 6100 sayılı HMK'nın 106. maddesi ve 6769 sayılı SMK'nın, 29 ve 149/1-a uyarınca vekil edenin marka haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitini, marka haklarına yönel durdurulmasını, marka haklarına tecavüz teşkil eden taklit nitelikteki ürünlere el konulmasını ve vekâlet ücreti ve tüm yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini vekâleten arz ve talep etmiştir. SAVUNMA: Davaya cevap verilmediği, duruşmalara da gelinmediği, ANCAK delil tespiti sırasında Davalıya ait iş yerinde bulunan çalışanların bilirkişiye sözlü beyanlarında iş yerinde bulunan ürünleri fatura karşılığı ...'taki ...'ten aldıklarını, ürünlerin marka taklidi olduğunu bilmediklerini, ürünleri bilmeden alıp sattıklarını, bilselerdi alıp satmayacaklarını ve bundan sonra da ... marka çorap alıp satmayacaklarını belirtmekle birlikte rapora imzadan imtina etmişlerdir. MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10.01.2017 yürürlük )Madde 7 " (1) Bu Kanunla sağlanan marka koruması tescil yoluyla elde edilir.(2) Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir. Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır:a) Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması.b) Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması.c) Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması. (3) Aşağıda belirtilen durumlar, işaretin ticaret alanında kullanılması hâlinde, ikinci fıkra hükmü uyarınca yasaklanabilir:a) İşaretin, mal veya ambalajı üzerine konulması. b) İşareti taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi, bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif edilmesi. c) İşareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi.ç) İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması.d) İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması.e) İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması. f) İşaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması. " Madde 29 " (1) Aşağıdaki fiiller marka hakkına tecavüz sayılır: a) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak.(YUKARIDA)b) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek.c) Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak.ç) Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek,(2) 19 uncu maddenin ikinci fıkrası hükmü tecavüz davalarında def’i olarak ileri sürülebilir. Bu durumda kullanıma ilişkin beş yıllık sürenin belirlenmesinde dava tarihi esas alınır." hükmü yer almaktadır. DELİLLER ve DEĞERLENDİRME:Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Davacı tarafın .... , ..., ... sayılı "..." ibareli tescilli markalarına konu olan ürünleri delil tespiti yapılan davalıya ait iş yerinde satışa sunulan ürünler üzerinde kullanıldığı iddiasına bağlı marka hakkı ihlali oluşup oluşmadığı noktasında olduğu anlaşılmıştır.Davacı tarafın; ...., ..., ... sayılı " ... " ibareli tescilli markaları olduğu Türk patent kurumu kayıtları ile tespit edilmiştir.Mahkememizce tensiple birlikte verilen delil tespiti kararı çerçevesinde kendisine görev verilen marka uzmanı bilirkişi tarafından "25/07/2025 tarihinde davacı vekili ile birlikte tespite konu “....” adresinde yer alan işletmeye gitmiştir. Yapılan inceleme sonucunda işletmenin iş yerinden temin edilen İş Yeri Açma ve Çalışma Ruhsatına göre davalı “...” adına kayıtlı “...” tabelasıyla faaliyet yürüten giyim mağazası olduğu, iş yerinde farklı marka ve çeşitte satışa sunulan çok sayıda çorap bulunduğu ve iş yerinde satışa sunulan çoraplar arasında uyuşmazlık konusu “... ...” marka çoraptan da 50 adet bulunduğu belirlenmiştir. " şeklinde tespit işlemi yapılmıştır. Tespit sonrasında sunulan 28/07/2025 tarihli Bilirkişi Raporunda ÖZETLE;"1) Tespite konu “....” adresinde yer alan işletmede yapılan inceleme sonucunda: işletmenin iş yerinden temin edilen İş Yeri Açma ve Çalışma Ruhsatına göre davalı “...” adına kayıtlı “...” tabelasıyla faaliyet yürüten giyim mağazası olduğu, iş yerinde farklı marka ve çeşitte satışa sunulan çok sayıda çorap bulunduğu ve iş yerinde satışa sunulan çoraplar arasında uyuşmazlık konusu “... ...” marka çoraptan da 50 adet bulunduğu belirlenmiştir.2) Davacı vekilinin sunduğu 2 adet “... ...“ marka çorap ile davalı iş yerinde belirlenen 50 adet “... ...“ marka çorap üzerinde yer alan markalar ile davacı adına ... sayılı ... sayılı , ... sayılı ve ... sayılı markaları arasında, uyuşmazlık konusu toplam 52 adet çorapta bulunan “...” ibaresinin okunamayacak kadar küçük olması ve hem davacı markalarında hem uyuşmazlık konusu 52 adet çorap üzerinde kullanılan markalarda asli unsurun “...” ibaresi olması nedenleriyle, yüksek oranda benzerlik olduğu, tüketicilerin yüksek oranda benzer markalar karşısında iltibas yaşaması ihtimalinin yüksek olduğu, davacı “... A. Ş." adına ..., ..., ... ve ... sayı ile tescilli markaların eşya listesinde bilirkişi tarafından incelenen “çorap" malının yer aldığı ve "..." marka orijinal ürünler ile bilirkişi tarafından incelenen davacı vekilinin sunduğu 2 adet “... ...“ marka çorap ile davalı iş yerinde belirlenen 50 adet “... ...“ marka çorap arasında ürünlerin karşılaştırılması bölümünde ayrıntılarıyla açıklanan farklılıkların bulunduğu, bu sebeple davacı vekilinin sunduğu 2 adet “... ...“ marka çorap ile davalı iş yerinde belirlenen 50 adet “... ...“ marka çorabın orijinal olmadığı tespit edilmiştir.Yukarıda belirtilen nedenlerle davacı vekilinin sunduğu 2 adet “... ...“ marka çorap ile davalı iş yerinde belirlenen 50 adet “... ...“ marka çorabın, davacı “ ... A. Ş." adına ... sayı ile tescilli “..., ... sayı ile tescilli “...”, ... sayı ile tescilli “... ...” ve ... sayı ile tescilli “... ...” markalarından doğan hakları ihlal ettiği sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır." şeklinde ifade edilmiştir. GEREKÇESMK 7.nci madde kapsamında marka tesciline sahip olanların hakları belirtilmiş ve buna aykırı davrananların eylemi ise SMK 29.ncu maddede marka tecavüzü olarak nitelendirilmiştir.Davacı taraf iddiasında ...., ..., ... sayılı " ... " ibareli tescilli marka hakkının davalı tarafça iş yerinde satılan ürünlerde marka tecavüzü oluşturacak şekilde kullanıldığını ileri sürmektedir.Tensiple birlikte verilen delil tespiti kararı çerçevesinde kendisine görev verilen marka uzmanı bilirkişi tarafından 25/07/2025 tarihinde davacı vekili ile birlikte tespite konu “....” adresinde yer alan davalı işyerinde yerinde tespit işlemi yapıldığı; tespit işleminde, davalı iş yerinde uyuşmazlık konusu ... markalı yaklaşık 50 adet. Çorabın bulunduğu tespit tespit edildikten sonra aynı bilirkişinin sunduğu 28/07/2025 tarihli Raporunda ÖZETLE;"1) Tespite konu “E....” adresinde yer alan işletmede yapılan inceleme sonucunda: işletmenin iş yerinden temin edilen İş Yeri Açma ve Çalışma Ruhsatına göre davalı “...” adına kayıtlı “...” tabelasıyla faaliyet yürüten giyim mağazası olduğu, iş yerinde farklı marka ve çeşitte satışa sunulan çok sayıda çorap bulunduğu ve iş yerinde satışa sunulan çoraplar arasında uyuşmazlık konusu “... ...” marka çoraptan da 50 adet bulunduğu belirlenmiştir.2) Davacı vekilinin sunduğu 2 adet “... ...“ marka çorap ile davalı iş yerinde belirlenen 50 adet “... ...“ marka çorap üzerinde yer alan markalar ile davacı adına ... sayılı ... sayılı , ... sayılı ve ... sayılı markaları arasında, uyuşmazlık konusu toplam 52 adet çorapta bulunan “...” ibaresinin okunamayacak kadar küçük olması ve hem davacı markalarında hem uyuşmazlık konusu 52 adet çorap üzerinde kullanılan markalarda asli unsurun “...” ibaresi olması nedenleriyle, yüksek oranda benzerlik olduğu, tüketicilerin yüksek oranda benzer markalar karşısında iltibas yaşaması ihtimalinin yüksek olduğu, davacı “... A. Ş." adına ..., ..., ... ve ... sayı ile tescilli markaların eşya listesinde bilirkişi tarafından incelenen “çorap" malının yer aldığı ve "..." marka orijinal ürünler ile bilirkişi tarafından incelenen davacı vekilinin sunduğu 2 adet “... ...“ marka çorap ile davalı iş yerinde belirlenen 50 adet “... ...“ marka çorap arasında ürünlerin karşılaştırılması bölümünde ayrıntılarıyla açıklanan farklılıkların bulunduğu, bu sebeple davacı vekilinin sunduğu 2 adet “... ...“ marka çorap ile davalı iş yerinde belirlenen 50 adet “... ...“ marka çorabın orijinal olmadığı tespit edilmiştir.Yukarıda belirtilen nedenlerle davacı vekilinin sunduğu 2 adet “... ...“ marka çorap ile davalı iş yerinde belirlenen 50 adet “... ...“ marka çorabın, davacı “ ... A. Ş." adına ... sayı ile tescilli “..., ... sayı ile tescilli “...”, ... sayı ile tescilli “... ...” ve ... sayı ile tescilli “... ...” markalarından doğan hakları ihlal ettiği sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır." şeklindeki tespit ve kanaate mahkemece de iştirak edilerek davalının bu tür eyleminin SMK 29.ncu maddesindeki marka tecavüzü oluşturduğu sonucuna varılarak ve dava kabul edilerek; ,"Davalı taraf eyleminin davacıya ait tescilli marka hakkına tecavüz oluşturduğunun TESPİTİNE, bu yöndeki ihlalin DURDURULMASINA," şeklinde karar verilmiştir.Davacı taraf dava dilekçesinde ürünlere "el koyma" yönünde bir talepte bulunmuş ise de dava açılması ve sonrasında açıkça ihtiyati tedbir talebinde bulunmadığı gibi el konulacak ürünlerin sonrasında imhası şeklinde bir talebi de olmadığından, taklit olduğu belirtilen ürünlerin belirsiz bir zaman diliminde EL KOYMA şeklinde Yediemin veya emanet birimlerinde muhafazası mümkün görülmediği, hiç olmazsa yargılama bitimi veya karar kesinleştiğinde imhası şeklinde bir talepte de bulunulmadığından bu açıdan ürünlere el koyma talebinde davacının hukuki yararı olmadığı değerlendirilerek bu talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına, karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;1-Davanın KABULÜNE,2- Davalı taraf eyleminin davacıya ait tescilli marka hakkına tecavüz oluştuğunun tespitine , davalı ihlalinin durdurulmasına, 3- İmha talebi olmadığından taklit nitelikteki ürünlere el konulması konusunda karar verilmesine yer olmadığına, 4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00 TL maktu karar harcından peşin alınan 615,40 TL'nin düşümü ile bakiye 116,60 TL'nin davalıdan tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına,5-AAÜT uyarınca 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,6-Davacının yaptığı; 7.500,00TL bilirkişi ücreti, 980,00 TL tebligat ücreti, 615,40 TL ilk harç masrafı olmak üzere toplam 9.095,40 TL yargılama giderinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,7-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine Dair verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı şahsın yokluğunda 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı. 29/04/2026Katip .... E imza Hakim .... E imza