İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesinde Görülen, Kayıp Olduğu İddia Edilen ve Sahte İmza İçeren Çek Nedeniyle Haksız İcra Takibi ve Ödenen 657.687,28 TLnin İstirdadı Talepli Menfi Tespit Davası
Özet: Bu hukuki evrak, davacının kargoda kaybolduğunu ileri sürdüğü çeklerden biri nedeniyle hakkında başlatılan icra takibi neticesinde vezneye yatırdığı bedelin iadesini ve davalıya söz konusu çekten dolayı borçlu olmadığının tespitini talep ettiği bir menfi tespit ve istirdat davasının safahatını özetlemektedir; davacı çek üzerindeki imzanın sahte olduğunu ve kendi defterlerinde kaydının bulunmadığını iddia ederken, davalı davanın yetkisizlik ve hukuki yarar eksikliği nedeniyle reddini, icra takibinin kesinleştiğini ve çeki factoring ilişkisi kapsamında yasalara uygun edindiğini savunmaktadır; mahkeme ise icra dosyası ve çeşitli bilirkişi raporları aracılığıyla tarafların iddia ve savunmalarını değerlendirme aşamasındadır.

T.C.
İSTANBUL8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO : 2025/336 EsasKARAR NO : 2026/626DAVA : Menfi Tespit/İstirdatDAVA TARİHİ : 02/05/2025KARAR TARİHİ : 08/09/2026Mahkememizde görülmekte olan menfi tespit/istirdat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,D A V A /Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile dava dışı ... Tic. Ltd. Şti. arasındaki ticari ilişkiye istinaden müvekkili tarafından düzenlenen 19 adet çekin kargoda kaybolduğunu, dava dışı şirket tarafından ... 13. Asliye Ticaret Mahkemesi ... esas sayılı dosyası ile çek iptali davası açıldığını ve 06.09.2024 tarihinde ödeme yasağı kararı verildiğini, dava konusu ... Şubesine ait ... tarihli ... no.lu 500.000,00-TL bedelli çekin davalı şirket tarafından ... 3. Genel İcra Dairesi ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, haciz işlemleri sebebiyle müvekkili tarafından çek bedelinin icra dosyasına depo edildiğini, çek üzerindeki imzanın sahte olduğunu, açıklanan nedenlerle; ihtiyati tedbir kararı verilmesine, ihtiyati tedbir yolu ile icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesine, davanın dava dışı şirkete ihbar edilmesine, müvekkili tarafından ödenen 657.687,28-TL nın istirdat yoluyla davalı şirketten ticari faizi ile tahsiline, müvekkilinin dava konusu çek ile çek nedeniyle yürütülen icra takibine ilişkin olarak davalıya borçlu olmadığının tespitine, kötü niyet tazminatının davalıdan tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.S A V U N M A /Davalı vekili cevap dilekçesi ile; Davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davacının dava açmakta hukuki yararı olmadığını, davacının icra takibine itiraz etmemiş olduğunu ve takibin kesinleştiğini, çek hakkında ödeme yasağı konulmasının kambiyo takibi yapılmasına engel olmadığını, çekin faktoring ilişkisi kapsamında yasal mevzuata uygun olarak alındığını belirterek, açıklanan nedenlerle; davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.G E R E K Ç E /Dava konusu uyuşmazlık; davacının, dava konusu ... Bankası ... Şubesine ait ... tarihli ... no.lu 500.000,00-TL bedelli ... seri numaralı, 15/03/2025 tarihli, 500.000,00-TL bedelli çek nedeniyle menfi tespit, çekin istirdadı ve icra dosyasına ödendiği ileri sürülen 657.687,28-TL'nin istirdadı talebine ilişkin bulunmaktadır.Davanın ilk olarak ... 18.Asliye Ticaret Mahkemesinde açıldığı, ... 18.Asliye Ticaret Mahkemesinin 05/05/2025 tarihli, ... esas ve ... karar sayılı gönderme kararına istinaden, mahkememize tevzi edilen dosya mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilmiştir.Mahkememizce taraf delilleri toplanmış, ... 3. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası, ... 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası, ... CBS'nin ... soruşturma sayılı dosyası, ... CBS'nin ...soruşturma sayılı dosyası, dosyamız arasına alınmış, tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde Mahkememizce bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Dava konusu ... 3. İcra Müdürlüğünün ....Esas sayılı dosyası icra takip dosyasının incelenmesinde; Davalı alacaklı tarafından davacı borçlununda aralarında bulunduğu borçlulara karaşı karşı... Bankası ... Şubesine ait 15.03.2025 tarihli ... no.lu 500.000,00-TL bedelli ... seri nolu 15.03.2025 tarihli 500.000,00 TL bedelli çeke istinaden toplam 555.547,95-TL alacak üzerinden kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibi başlatıldığı anlaşılmıştır.Mahkememizce mahal mahkemesine talimat yazılarak, davacı şirketin ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmiş, SMMM bilirkişi...'dan alınan 13.02.2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı ... Şirketinin defter ve belgeleri incelendiğinde ...Şirketi adına herhangi bir belgeye rastlanılmadığı, e-defter yevmiye defteri kayıtlarında, muavin kayıtlarında ve cari hesaplarda hiçbir kayda rastlanılmadığı, davacı şirketin iddia ettiği çek'in ...Şirketi adına kestiği, ancak kanuni e-defter yevmiye defteri kayıtlarında yer almadığı tespit edilmiş olup, çek - çeklerin kargo fişi mevcut olup gider kayıtlarında yer aldığı ve davaya konu çek'in fotokopisinin dosyalarında mevcut olduğu, davacı ... Şirketinin kanuni defter ve belgeleri incelendiğinde ...Anonim Şirketi adına kayıtlarda herhangi bir belgeye rastlanılmadığı, e-defter yevmiye defteri kayıtlarında, muavin kayıtlarında ve cari hesaplarda hiçbir kayda rastlanılmadığı tespit edilmiştir.Mahkememizce Muhasebe-Finans Uzmanı bilirkişi ...'ndan alınan 30/06/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; dava konusu icra takibine dayanak olan çek; davacı şirket tarafından keşide edilen lehdarı ... Şti. olan ... numaralı 15.03.2025 keşide tarihli 500.000,00-TL bedelli çekin arkasındaki ciro silsilesine göre; .... Ltd. Şti., Lamesa Makine… Ltd. Şti., ... Ltd. Şti., ...Ltd. Şti., ...Ltd. Şti. cirosu ile davalı .... Anonim Şirketine verilmiş olduğu, 18.03.2025 tarihinde bankaya ibraz edilen çekin, ... 13. Asliye Ticaret Mahkemesi ...esas sayılı dosyasından ödeme yasağı kararı bulunduğundan işlem yapılmamış olduğu, dava dışı ...Ltd. Şti. tarafından 05.09.2024 tarihinde, dava konusu çekin de içinde yer aldığı 19 adet çek hakkında ... 13. Asliye Ticaret Mahkemesi ...esas sayılı dosyası ile çek iptali davası açılmış olduğu, davalı şirket tarafından dosyaya sunulan belgelerde; davalı ...A.Ş. ile dava dışı .. Ltd. Şti. arasında 29.01.2024 tarihinde imzalanan 5.000.000,00-TL limitli Faktoring Sözleşmesi bulunduğu, 06.09.2024 tarihli Alacak Bildirim Formunda; Faktoring sözleşmesinin tarafı olan dava dışı şirket tarafından dava dışı ...Ltd. Şti. adına tanzim edilen 28.08.2024 tarihli ... no.lu 1.080.000,00-TL tutarlı e-Arşiv faturanın 500.000,00-TL kısmının Faktoring Sözleşmesi kapsamında davalı şirkete temlik edilmiş olduğu, temlik edilen fatura bedeline karşılık dava konusu olan 15.03.2025 tarihli 0095121 no.lu 500.000,00 TL bedelli çekin davalı şirkete teslim edilmiş olduğu, buna göre davalı faktoring şirketi ile dava dışı şirket arasında akdedilen Faktoring Sözleşmesi kapsamında; davalı faktoring şirketine temlik edilen fatura borçlusunun dava dışı şirket olduğu, fatura karşılığında davalı şirkete teslim edilen dava konusu 15.03.2025 tarihli 500.000,00-TL tutarlı çekin arka yüzünde fatura borçlusu cirosu ile dava dışı... Ltd. Şti. Firmasına verildiği ve bu firma tarafından davalı faktöring şirketine teslim edildiği, buna göre dava konusu çekin faktoring işlemine konu edildiği, böylece faktoring sözleşmesi çerçevesinde çekin düzgün ciro silsilesi ile davalı faktöring şirketine ulaştığı, davalı şirket tarafından ... 3. Genel İcra Dairesi ... E. sayılı dosyası ile açılan icra takibinde; 500.000,00-TL Asıl Alacak 4.047,95-TL İşlemiş Faiz, 1.500,00-TL Komisyon, 50.000,00-TL Çek Tazminatı 555.547,95 TL Toplam Alacak üzerinden icra takibi yapıldığı, takip dayanağı olarak “15.03.2025 tarihli ... numaralı 500.000,00-TL Çek” gösterildiği, ... 3. Genel İcra Dairesi ...E. sayılı dosyasına davacı şirket tarafından “ihtirazi kayıt borç ödemesi” açıklamasıyla; 08.04.2025 tarihinde 500.000,00-TL ve 09.04.2025 tarihinde 160.000,00-TL ödeme yapılmış olduğu, ... 6. Asliye Hukuk Mahkemesi ...Talimat dosyası ile alınan 13.02.2026 tarihli Bilirkişi Raporunda; davacının 2024 yılı ticari defter kayıtları incelenmiş olup; dava konusu çekin ticari defter kayıtlarında yer almadığı, davacı şirket ile dava dışı ...Ltd. Şti. arasında ticari ilişki bulunduğu, davalı ... A.Ş. adına herhangi bir kayıta ve belgeye rastlanılmadığı tespitlerinin yapılmış olduğu görülmektedir. Rapor ekinde bulunan ... A.Ş. ne ait 120 ve 320 hesap kodu ile takip edilen Muavin Defter kayıtlarında; dava konusu 15.03.2025 tarihli ... no.lu 500.000,00-TL bedelli çeke ilişkin herhangi bir kayıt bulunmadığı görülmekte olup, davacı şirket tarafından keşide edilen çekin muhasebe kayıtlarına işlenmemiş olduğu, davalı ... Anonim Şirketi tarafından incelemeye sunulan ticari defter kayıtları dosya kapsamına alınmış olup, Faktoring sözleşmesi çerçevesinde; dava konusu çeke ait faktoring işlemine istinaden, davalı faktöring şirketi tarafından dava dışı ... firmasına 06.09.2024 tarihinde 292.916,67 TL ödeme yapılarak finansman sağlanmış olduğu, toplam 207.083,33 TL faktöring masraf tahakkuku bulunduğu tespit edilmiştir. Buna göre dava konusu çekin; dava dışı...Ltd. Şti. kaşe ve imzası ile ciro edilerek Faktoring Sözleşmesi kapsamında davalı faktoring şirketine teslim edilmiş olduğu ve dava konusu çek bedeline istinaden davalı şirket tarafından dava dışı şirkete ödeme yapılmış olduğu anlaşılmaktadır. Davalı şirket tarafından incelemeye sunulan belgelerden; faktoring işlemine konu edilen, davalı şirket tarafından temlik alınan 28.08.2024 tarihli ... no.lu 1.080.000,00-TL tutarlı faturanın Merkezi Fatura Kaydı Sistemine işlenmiş olduğu görülmekte olup, faturanın durumu hakkında; “Fatura GIB den Doğrulandı” tespiti ile fatura kontrolünün yapılmış olduğu, faktoring işlemi esnasında finansman sağlanmadan önce kuruluş tarafından müşteri yetkililerince imzalanmış alacak bildirim formu ve fatura bilgileri temin edilerek Merkezi Fatura Kaydı Sisteminde bu faturaların mükerrer factoring işlemi olup olmadığı ve vergi dairesi sisteminde kayıtlı olup olmadığı kontrolü yapılır. Dava konusu 15.03.2025 tarihli 500.000,00 TL bedelli çeke ilişkin; istihbarat açıklaması olarak “tek çek mahsubu kapatıyor, ortaklık kontrol edildi, çek değişimi yapılmayacak” şeklinde not yazılmış olduğu, istihbarat çalışmasına ilişkin başka herhangi bir bilgi incelemeye sunulmadığını, dolayısıyla davalının öncelikle devraldığı alacak bir kambiyo senedinden kaynaklanıyor olsa dahi alacağı doğuran temel satım ilişkisinin fatura ya da benzeri belgelerle tevsik edilmiş olduğunu tespit etmek zorundadır. İhtilaf konusu olayda; davalı faktoring şirketinin dava dışı ... Ltd. Şti. ile imzalanan faktoring sözleşmesi kapsamında borçlusu ...Ltd. Şti. adına tanzim etmiş bulunduğu 28.08.2024 tarihli 1.080.000,00-TL tutarlı fatura alacağının 500.000,00-TL kısmını temlik almış olduğu, buna karşılık teslim edilen dava konusu 15.03.2025 tarihli 500.000,00-TL bedelli çeki tahsil etmek üzere davalı faktöring şirketi tarafından teslim alınmış olduğu, Faktoring işlemini yapan dava dışı ... Ltd. Şti. Dava dışı ... Ltd. Şti. adına fatura ile işlem yaptığı, davacının factoring işleminin tarafı olmadığı, bu nedenle 6361 sayılı Kanun 9/3. Maddesi kapsamında dosyadaki delil durumuna göre davalı factoring şirketinin kambiyo senedini iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket edip etmediğinin sonuçlarına göre davacının istirdat talebine ilişkin nihai değerlendirmenin ve hukuki tavsifin Sayın Mahkemeye ait olacağı sonuç ve kanaatine varmıştır.İddia, savunma, dosya kapsamında toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporları bir bütün olarak değerlendirilmiştir. Buna göre;Dava dilekçesi ile, dava konusu ... Bankası ... Şubesine ait 15.03.2025 tarihli ... no.lu 500.000,00-TL bedelli ... seri numaralı, 15/03/2025 tarihli, 500.000,00-TL bedelli çekinde aralarında bulunduğu 19 adet çekin davacı keşideci ....Şti tarafından ticari ilişki kapsamında kargo ile dava dışı lehtar ...Şti'ne kargo gönderildiği, dava dışı lehtar şirkete ulaşmadan kaybolduğu, dava dışı lehtar tarafından davacı şirkete çekin karşılığı mal tesliminin yapılmadığı, çekteki dava dışı lehtar şirketin cirosunun sahte olduğu, çeke ilişkin açılan savcılık soruşturması devam ederken ve dava dışı lehtar şirket tarafın çek hakkında açılan zayi nedeniyle iptal davasında ödeme yasağı tedbiri verilmiş olmasına rağmen çekin davalı faktoring şirketi tarafından kötü niyetli olarak ibraz edilerek takibe konulduğu ileri sürülerek çek nedeniyle menfi tespit, çekin istirdadı, icra dosyasına ödendiği ileri sürülen 657.687,28-TL'nin istirdadı ve %20 oranından aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatı talep edilmiştir.Cevap dilekçesi ile, davanın yetkisiz mahkemede açıldığı, davacının dava açmakta hukuki yararı olmadığı, davacının icra takibine itiraz etmemiş olduğu ve takibin kesinleştiği, çek hakkında ödeme yasağı konulmasının kambiyo takibi yapılmasına engel olmadığı, çekin faktoring ilişkisi kapsamında yasal mevzuata uygun olarak alındığı savunularak davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.Öncelikli olarak, dava şartları ilk itiraz veya süreler yönünden değerlendirme yapılmıştır.Davalı tarafça, açılan davada davacının hukuki yararının olmadığı ileri sürülmüş ise de, davanın menfi tespit ve istirdat istemlerine ilişkin olduğu, davacı tarafın dava ve takip konusu çekin keşidecisi, davalı tarafın ise son hamili olduğu, dava konusu çekin davalı tarafından ibraz edildiği ve akabinde icra takibine konu edildiği, davacının icra takibinde borçlu konumunda olduğu ve icra dosyasına davacı tarafından ihtirazi kayıtla ödemeler yapıldığı, takibin kesinleşmiş olmasının iş bu davanın açılmasına engel teşkil etmeyeceği anlaşılmakla ve değerlendirilmekle, davalının hukuki yarar itirazının reddine karar verilmiştir.Davalı tarafça, mahkememizin yetkisine yönelik itirazda bulunulmuş ise de, HMK'nın 6.md., İİK'nın 72/8.md.uyarınca menfi tespit ve istirdat davaları davalının yerleşim yerinde de açılabileceğinden, davalı şirketin yerleşim yeri itibariyle İstanbul Mahkemeleri yetkili olduğundan davalının yetki itirazının reddine karar verilmiştir.Dava şartlarının tam olduğu, incelenecek başkaca bir ilk itiraz veya süreler yönünden bir itiraz veya def'i olmadığından davanın esasına geçilmiş, bilirkişi incelemeleri yaptırılmıştır.Davada ispat külfeti öncelikle davalı alacaklıdadır. Davalı taraf, alacağının varlığını ve alacağın dayanağı çekin yetkili hamili olduğunu, çeke istinaden davacıdan alacak talep hakkının bulunduğunu, ispatlamak zorundadır. Davalı alacaklı tarafça bu ispat yerine geldiğinde davacı tarafça, dava konusu çekin davalı tarafından kötü niyetli ve ağır kusurlu olarak iktisap edildiğinin ispat edilmesi gerekecektir.Uyuşmazlığın çözümü açısından öncelikle konuyla ilgili yasal düzenlemelere ilişkin detaylı açıklamaların yapıldığı Yargıtay Hukuk Genel Kararının ... Esas ... Karar sayılı ve 30.11.2021 tarihli kararında da vurgulandığı üzere, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun kambiyo senetlerine ilişkin hükümleri poliçe esası üzerine kurulmuştur. Kanun, kambiyo senetlerinin ortak olan hükümlerine poliçe başlığı altında yer vermiş; bono ve çek hakkında ise ortak hükümlere yollama yapmakla yetinmiştir.Çek, 6102 sayılı TTK’nın üçüncü kitabı ile 5941 sayılı Çek Kanunu ve bu Kanun uyarınca çıkarılan tebliğlerle düzenlenen bir kıymetli evraktır. 6102 sayılı TTK’nın 670 vd. düzenlemelerine göre çek de poliçe ve bono gibi bir kambiyo senedidir. 6102 sayılı TTK’nın üçüncü kitabında 780-823. maddeleri arasında düzenlenen çeke 818. maddenin yaptığı atıflar çerçevesinde poliçeye ilişkin hükümlerin uygulanması kabul edilmiştir (Bozer, Ali /Göle, Celal: Kıymetli Evrak Hukuku, Ankara, 2018, s. 221). Çek, 6102 sayılı TTK’da tanımlanmamıştır. Çeke ait hükümler göz önüne tutularak çek şöyle tarif edilebilir: Çek, Kanun’un öngördüğü belirli şekil şartlarına bağlı, soyut ve kayıtsız şartsız bir bedelin ödenmesi konusunda sadece bankalar üzerine düzenlenebilen, kıymetli evraktan sayılan özel bir havaledir (Tuna, Ergun/ Göç Gürbüz, Diğdem: Ticaret Hukuku Prensipleri Kıymetli Evrak, Ankara 2018, s. 268). Bu havalenin yazılı şekilde yapılması, belli şekil şartlarını içermesi ve kayıtsız şartsız bir ödeme yetkisi biçiminde olması gerekir. Çek düzenleyen, muhataba belirli bir bedeli lehtara ödeme, lehtara da tahsil yetkisi veren bir kambiyo senedidir. Çek bir ödeme aracıdır. Ancak poliçe ve bonodaki gibi kredi işlevine haiz değildir. Ticarî hayatta yaygın olarak ileri tarihli çek düzenlenerek çekin kredi veya teminat aracı olarak kullanıldığı görülmektedir. Bu kullanım şeklinin dahi çekin ödeme aracı olma özelliğini ortadan kaldıramayacağı unutulmamalıdır. Çek muhatap banka tarafından görüldüğünde meşru hamil olan kişiye nakden ödenir.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 757/1. maddesine göre, iradesi dışında çek elinden çıkan kişi, ödeme veya hamilin yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesinden, muhatap bankayı çeki ödemekten menedilmesini isteyebilir. Aynı Kanun’un 759. maddesi uyarınca, çeki eline geçiren kişi bilinmiyorsa, çekin iptaline karar verilmesi istenebilir. İptal isteminde bulunan kişi, çek elinde iken zıyaa uğradığını inandırıcı bir şekilde gösteren delilleri mahkemeye sağlamak ve senedin bir suretini ibraz etmek veya senedin esas içeriği hakkında bilgi vermekle yükümlüdür. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 764. maddesi uyarınca elden çıkan çek, verilen süre içinde mahkemeye sunulmazsa, mahkemece çekin iptaline karar verilir. Çekin iptaline karar verilmiş olmasına rağmen, iptal talebinde bulunan keşideciye karşı çekten doğan istem hakkı ileri sürebilir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 687. maddesine göre, çekten dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def’îleri başvuran yetkili hamile karşı ileri süremez. Ancak hamil, çeki iktisap ederken çekin keşidecinin rızası dışında elinden çıktığını ya da çekin karşılığının daha önce çeki elinde bulunduran kişiye keşideci tarafından ödendiğini bile bile keşidecinin zararına hareket etmiş olması durumunda keşideci hamile karşı kötü niyet def’înde bulunabilir.Çek hakkında iptal kararı verilerek bu karara dayalı olarak keşidecinin lehtara ödeme yapmış olması yetkili hamile karşı 6102 sayılı TTK’nın 687. maddesi gereği ileri sürülemeyeceğinden keşidecinin çekin lehtar tarafından iptal ettirilmesi ve buna dayalı olarak lehtara ödemede bulunması def’ini ancak lehtara karşı ileri sürebilir. Bunu yanında çeki elinde bulunduran yetkili hamile karşı ileri süremez. Çeklerin devrinin nasıl yapılacağı 6102 sayılı TTK’nın 788. maddesinde poliçeden ayrı ve özel olarak düzenlenmiştir. Bu maddeye göre açıkça “emre yazılı” kaydıyla veya bu kayıt olmadan belirli bir kişi lehine ödenmesi şart kılınan bir çek, ciro ve zilyetliğin geçirilmesiyle devredilebilir. Keza 6102 sayılı TTK’nın 818. maddesinin göndermesi ile aynı Kanun’un 684. maddesine göre, ciro ve zilyetliğin geçirilmesi ile çekten doğan bütün haklar devrolunur. Bu düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde çekin bir başka anlatımla çek üzerindeki hakkın bir başkasına devri için ciro ve kişiye çekin zilyetliğinin geçirilmesi gerekir. Ciro ise 6102 sayılı TTK’nın 683. maddesine göre, çek arka yüzüne veya çeke bağlı olan ve “alonj” denilen bir kâğıt üzerine yazılması ve ciranta tarafından imzalanması ile mümkündür. Bu nedenle cirantanın imzasını taşımayan ciro geçerli ciro sayılmaz. Böyle bir ciro ise çek üzerinde bulunan hakkın devrini sağlamaz. Çekte hak sahibi olabilmek için yetkili hamil olmak gerekir. 6102 sayılı TTK’nın 790. maddesine göre, cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır. Bu maddeden de anlaşıldığı üzere bir çeki elinde bulunduran kişi yetkili hamil olduğunu yani çek üzerindeki hakkın kendisine ait olduğunu çek üzerinde bulunan birbirini takip eden geçerli ciro zinciri ile ispat edebilir. Çek üzerindeki cirolar birbirini takip etmiyor veya ciro zincirinde bulunan cirolardan biri geçersiz veya sahte olması dolayısı ile ciro zincirinde kopukluk olması durumunda çekteki hak, kopukluktan sonraki kişilere geçmeyeceği için ciro zincirinde kopukluk olan çeki elinde bulunduran hamil yetkili hamil sayılamaz. Yetkili hamil olmadığı için de ciro zincirinin koptuğu kişiden itibaren ciranta ve keşideciden talepte bulunamaz. Her ne kadar çeki elinde bulunduran kişi yetkili hamil olduğunu ispat edememiş olması nedeniyle yani ciro zincirinde kopukluk olması durumunda kopukluktan önceki lehtar ve keşideciye gidemez ise de, 6102 sayılı TTK’nın 677. maddesinde ki; “Bir poliçe, poliçe ile borçlanmaya ehil olmayan kişilerin imzasını, sahte imzaları, hayali kişilerin imzalarını veya imzalayan ya da adlarına imzalanmış olan kişileri herhangi bir sebeple bağlamayan imzaları içerirse, diğer imzaların geçerliliği bundan etkilenmez.” düzenlemesi karşısında “imzaların istiklali (bağımsızlığı) ilkesi” gereği ciro zincirinin kopmasından sonraki cirantalara başvurabilir. Tüm bu açıklamalar ışığında dosya kapsamında toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporlarına göre somut olayın değerlendirilmesinde;Dava konusu ... Bankası ... Şubesine ait 15.03.2025 tarihli ... no.lu 500.000,00-TL bedelli ... seri numaralı, 15/03/2025 tarihli, 500.000,00-TL bedelli çekinde aralarında bulunduğu 19 adet çekin davacı keşideci Borbay İnşaat ...Şti tarafından ticari ilişki kapsamında kargo ile dava dışı lehtar ...Şti'ne kargo gönderildiği, dava dışı lehtar şirkete ulaşmadan kaybolduğu;Dava konusu çekin keşidecisinin davacı şirket olduğu, lehtarının dava dışı ... Şti., ...Ltd. Şti. Olduğu ,çekin arkasındaki ilk cironun dava dışı lehtar ... Ltd. Şti.' ye ait olduğu, ondan sonra sırasıyla ...Ltd. Şti., ... Ltd. Şti., ... Proje Müş.… Ltd. Şti. cirolarının bulunduğu, ...Ltd. Şti. cirosu ile de davalı ... Anonim Şirketine geçtiği, davalı şirket tarafından çekin 18.03.2025 tarihinde bankaya ibraz edildiği, ... 13. Asliye Ticaret Mahkemesi ... esas sayılı dosyasından ödeme yasağı kararı bulunduğundan işlem yapılmamış olduğu, çekteki ciro silsilesinin düzgün olduğu;Dava dışı ... Tic. Ltd. Şti. tarafından 05.09.2024 tarihinde, dava konusu çekin de içinde yer aldığı 19 adet çek hakkında ... 13. Asliye Ticaret Mahkemesi ... esas sayılı dosyası ile çek iptali davası açılmış olduğu, bu dosyadan çeklere ilişkin ödeme yasağı tedbiri verildiği, dava sonunda davada 3 adet çek yönünden karar verilmesine yer olmadığına dair karar verildiği, dava konusu çekinde aralarında bulunduğu 16 adet çek hakkında ise davanın feragat nedeniyle reddine karar verildiği, çekler hakkında verilen tedbir kararının kaldırıldığı, kararın 04/06/2025 tarihinde kesinleştiği; Davacı keşideci şirket ile dava dışı lehtar tarafından yapılan şikayet kapsamında dava dışı iki şüpheli hakkında Resmi Belgede Sahtecilik ve Dolandırıcılık suçlarından ... CBS'nin ...Soruşturma sayılı dosyası ile soruşturma başlatıldığı, bu dosyanın başka müştekilerin şikayeti ile başlatılan ... CBS'nin ...Soruşturma sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği, ... CBS'nin ...Soruşturma sayılı dosyasında... tarihinde yetkisizlik kararı verildiği, dosyanın ... CBS'nin ...Soruşturma sayılı esasına kaydedildiği ve soruşturmanın bu dosyadan sürdüğü;Davalı alacaklı tarafından davacı borçlununda aralarında bulunduğu borçlulara karşı ... 3. Genel İcra Dairesi ... E. sayılı dosyası ile dava konusu ... Bankası ... Şubesine ait 15.03.2025 tarihli ... no.lu 500.000,00-TL bedelli ... seri nolu 15.03.2025 tarihli 500.000,00 TL bedelli çeke istinaden toplam 555.547,95-TL alacak üzerinden kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibi başlatıldığı, ... 3. Genel İcra Dairesi ... E. sayılı dosyasına davacı şirket tarafından “ihtirazi kayıt borç ödemesi” açıklamasıyla 08.04.2025 tarihinde 500.000,00 TL ve 09.04.2025 tarihinde 160.000,00 TL olmak üzere toplam 660.000,00 TL ödeme yapılmış olduğu;Dava dışı borçlu ...Tic. Ltd. Şti. tarafından icra dairesinin yetkisine itiraz edilmesi üzerine, davanın görüldüğü ... 23. İcra Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sonunda 27/5/2025 tarihinde davanın kabulüne karar verildiği, kararın istinaf edildiği, Ankara BAM 18. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, kararın temyiz edilmesi üzerine de Yargıtay 12. Hukuk Dairesince temyiz başvuru talebinin reddine karar verildiği;Bilirkişi raporlarına göre, tarafların ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulduğu, dava konusu çekin davacı şirket kayıtlarında bulunmadığı, davacı ile davalı arasında doğrudan bir ilişkinin bulunmadığı, dava ve takip konusu çekin davalı tarafından dava dışı müşterisi ... Şti. 'den faktoring ilişkisi kapsamında fatura karşılığında yasal mevzuata uygun olarak alındığı anlaşılmıştır.Davacı tarafından, dava dışı lehtar tarafından davacı şirkete çekin karşılığı mal tesliminin yapılmadığı, çekteki dava dışı lehtar şirketin cirosunun sahte olduğu, çeke ilişkin açılan savcılık soruşturması devam ederken ve dava dışı lehtar şirket tarafın çek hakkında açılan zayi nedeniyle iptal davasında ödeme yasağı tedbiri verilmiş olmasına rağmen çekin davalı faktoring şirketi tarafından kötü niyetli olarak ibraz edilerek takibe konulduğu ileri sürülmüş ise de; Çekteki ciro silsilesinin düzgün olduğu, bedelsizlik savunmasının şahsi def'i olduğu, davacı keşideci ile çekin son yetkili hamili olan davalı faktoring şirketi arasında doğrudan ilişki olmaması ve arada birden fazla ciro bulunması nedeniyle bedelsizlik savunması davalı faktoring şirketine karşı ileri sürülemeyecektir. Sahtelik iddiası mutlak def'ilerden ise de, davacı şirket tarafından kendi imzasına itiraz edilmemiştir. Dava dışı lehtar şirketinin imzasına da itiraz edemeyeceğinden dava dışı şirketin imzasının sahteliği yönünden inceleme yapılmamıştır. Bu sebepler ile davacının ileri sürdüğü sahtelik iddiasına itibar edilmemiştir. Dava konusu çek hakkında açılan zayi nedeniyle iptal davasında ödeme yasağı tedbiri verilmiş olmasının çekin takibe konu edilmesine engel olmadığı gibi davalı faktoring şirketi tarafından kötü niyetli iktisap edildiğini de göstermeyecektir. Dava ve takip konusu çekin ciro silsilesi düzgün oldup davalı tarafından dava dışı müşterisi ... Ltd. Şti. 'den faktoring ilişkisi kapsamında fatura karşılığında yasal mevzuata uygun olarak alınmıştır. Davalı tarafından çekin ağır kusurlu ve kötü niyetli olarak iktisap edildiğine dair dosya kapsamında bir delil bulunmamaktadır. Tüm bu nedenler ile davacı tarafın davasında haksız olduğu, davasını ispatlayamadığı sonuç ve kanaatine ulaşılarak, davacı tarafça açılan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.H Ü K Ü M / Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-DAVACI TARAFÇA AÇILAN DAVANIN REDDİNE,2-Alınması gerekli 732,00-TL harcın davacı tarafından peşin olarak yatırılan 11.231,66-TL harçtan mahsubu ile fazladan alınan 10.499,66-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa İADESİNE,3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,4-Davalı tarafından masraf yapılmadığından bu hususta hüküm kurulmasına YER OLMADIĞINA,5-Davalı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi AAÜT gereğince belirlenen 104.653,09-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk giderinin, davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,7-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından sarfedilmeyen kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE, 8-Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe ÇIKARTILMASINA, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere her hangi bir Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.08/09/2026Katip ¸ Hakim ¸