Ticari satıştan kaynaklanan alacak nedeniyle başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasında fatura konusu malların teslimi uyuşmazlığı.
Özet: Bu itirazın iptali davası, davacının ticari bir satıştan kaynaklanan alacak iddiasıyla başlattığı icra takibine davalının borçlu olmadığını ileri sürerek itiraz etmesi üzerine açılmıştır; davacı, promosyon ürünleri için kesilen faturanın kalan kısmının ödenmediğini iddia ederken, davalı mal teslimatının yapılmadığını ve borçlu olmadığını savunmuş, yapılan incelemede davacının kendi kayıtlarında fatura düzenlediği görülse de davalının vergi kayıtlarında bu faturaya rastlanmadığı tespit edilmiştir.

T.C. ... 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/596 Esas - 2026/257

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
...
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/596 Esas
KARAR NO : 2026/257
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 13/07/2025
KARAR TARİHİ : 17/04/2026
GEREKÇELİ KARARIN YAZIM TARİHİ : 22/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı arasında ticari iş ilişkisi olduğunu, işbu ilişki nedeniyle düzenlenen faturaya konu olan borcun 13.12.2024 tarihinde davalı yan tarafından ödenmesi gerektiği, ancak 04.11.2024 tarihinde 24.360,00 TL'lik ödeme dışında kalan 17.640,00 TL bedelin davacı yana ödenmediğini, bu nedenle davalı borçlu hakkında ... 3. Genel İcra Dairesi ... E. numaralı dosyasıyla söz konusu faturaya dayalı olarak 17.640,00 TL asıl alacak ve 2.062,00 TL işlemiş faiz toplamının tahsili amacıyla genel haciz yoluyla takip yapıldığını, davalı tarafın 11.03.2025 tarihinde borca itiraz ederek işbu takibi durdurduğunu, taraflar arasındaki arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını, davalı tarafın icraya konu fatura nedeniyle borçlu bulunduğunu, müvekkili davacının promosyon ürünleri işi yaptığını, davalı firmanın adı bulunan ürünleri davalı tarafın istekleri doğrultusunda temin ettiğini, lakin anlaşmaya varılan bedelin bir kısmını tahsil edildiğini, davalı taraf işbu iş ilişkisinin karşılığı olan bedeli ödememekte direndiğini, akabinde başlatılan takibe itirazının haksız olduğunu, borçlunun itirazın iptaline, asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili 04.09.2025 tarihli cevap dilekçesinde özetle: Müvekkili davalı şirketin davacı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığını, müvekkili davalının davacı yana herhangi bir edim borcu bulunmadığını, davacı tarafın müvekkili şirkete teslim edilen mal veya hizmetinin olmadığını, davacı yanın söz konusu malları müvekkil şirkete teslim edildiğine dair somut delil/irsaliye sunmadığını, faturada belirtilen malların müvekkili şirkete teslim edilmediğini, haksız ve kötü niyetli olarak icrsa takibi başlatıldığını, işbu takibin müvekkili şirketin ticari hayatını sekteye uğrattığını, malların teslim edildiğinin ispat yükü davacı tarafta olduğunu, malların tesliminin ispat edilmemesinden dolayı davanın reddinin gerektiğini, tek taraflı olarak düzenlenen faturanın tek başına alacağın varlığını göstermeyeceğini, davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasını, takibinde kötüniyetli olan davacının %20 oranında tazminata mahkum edilmesini, talep ve dava edilmiştir.
Dava; ... 3. Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında icra takibine yapılan vaki itirazın iptaline ilişkin olup faturaya konu malların davalıya teslim edilip edilmediği noktasında uyuşmazlığa ilişkindir.
Usulüne uygun dayanılan delillerden tarafların 2024 yılına ilişkin alış-satış analiz raporları, davaya konu icra takip dosyası, tarafların ticari defter ve kayıtları celbedilmiş, bilirkişi raporu alınmıştır.
Davaya konu ... 3. Genel İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının UYAP evraklarının incelenmesinde; Davalı şirket aleyhine icra takibi başlatılmış olup, dosya kapsamında 06.03.2025 tarihinde düzenlenmiş olan Ödeme Emrine göre 17.640,00 TL asıl alacak, 2.062,07 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 19.702,07 TL üzerinden takip başlatılmış olduğu, borcun nedeninin “Mal ve hizmet tedariki karşılığında kesilen 42.000 TL değerindeki faturaya ilişkin yapılan 24.360 TL ödeme sonrasında kalan miktarın ödenmemesi sebebiyle ortaya çıkan alacak 17.640,00 TL olarak gösterilmiş olduğu görülmektedir.
Davacının bağlı bulunduğu Dikimevi Vergi Dairesi Müdürlüğünün 18.07.2025 tarih ve 394776 sayılı cevabi yazıları ekinde; Davacının 2024 yılı karşılaştırmalı alış satış analizleri bulunmakta olup buna göre; davacı tarafından davalı şirket adına 2024 yılında bir adet fatura düzenlenmiş oluduğu, faturanın KDV hariç tutarının 35.000 TL olduğu, karşı alış sütununda da aynı şekilde 1 adet fatura ve fatura bedeli olarak 35.000 TL'nin kayıtlı olduğu,
Davalının bağlı bulunduğu Kahramankazan Vergi Dairesi Müdürlüğünün 16.07.2025 tarih ve 389010 sayılı cevabi yazıları ekinde; Davalının 2024 yılı karşılaştırmalı alış satış analizleri bulunmakta olup buna göre; davacı tarafından davalı şirket adına 2024 yılında düzenlenmiş herhangi bir fatura bulunmadığı tespit edilmiştir.
Dosyada bulunan faturanın incelenmesinde; Davacı tarafından davalı şirket adına 13.12.2024 tarih ve GIB20240000083 nolu 42.000 TL bedelli, A4 Sıvama Kapaklı Spralli Defter açıklamalı e-Arşiv Fatura düzenlenmiş olduğu tespit edilmiştir.
Davacının bağlı olduğu vergi dairesinin 04/03/2026 tarihli yazı cevabı gereğince dava tarihi itibari ile bilanço usulü defter tuttuğu ve ilgili yasaya göre tacir olduğundan dolayı davayı mahkememizce bakmaya görevli olduğu anlaşılarak yargılamaya devam edilmiştir.
Dosya kapsamı arafların sundukları bilgi ve belgeler ile ticari defter ve kayıtları, tarafların celbedilen karşılaştırmalı alış-satış analizi, takibe dayanak belge, tarafların nazara alınarak icra takip tarihi itibariyle davacının davalıdan talep edebileceği alacak miktarı ve işlemiş faiz ve dava tarihi itibariyle davacının tacir olup olmadığı hususları incelenmesi suretiyle rapor tanzim edilmek üzere mali müşavir bilirkişiye verilmiş, 04/02/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacı 2013 sayılı Vergi Usul Kanununun 176'ncı maddesi kapsamında II. Sınıf Tacir olup, 178'nci madde uyarınca İşletme Hesabı Esasına göre defter tutmaktadır. İşletme Hesabı Esasına göre İşletme Defteri Gelir İdaresi Başkanlığı nezdinde kurulmuş sistem üzerinden tutulmakta olduğu, davacı tarafın işletme hesabı beyan sisteminde kayıtlı 2024 yılı İşletme Defterinde yapılan incelemede, davacı tarafından davalı şirket adına 13.12.2024 tarih ve GIB20240000083 nolu 42.000 TL Bedelli fatura düzenlemiş olduğu, bu faturanın Defter Beyan Siteminde kayıtlı olduğu tespit edilmiş olup, bu sistemde tahsilat ve tediyatlar deftere işlenmediğinden davalı şirket tarafından yapılan ödeme bu defterde sistem olarak görülmeyeceği, davalı şirket 2024 yılında Türk Ticaret Kanunu ve Vergi Usul Kanunu, Vergi Usul Kanunu Uygulama Genel Tebliğlerinde belirlenen usul ve kayıt sistemine uygun olarak yasal defter ve kayıtlarını tutmuş olduğu, Ticari defterlerin tasdik işlemlerinin yukarıdaki tabloda gösterildiği gibi, yasal usul ve esaslara uygun olduğu, davalı şirket ticari defter kayıtlarına göre davacının 06.03.2025 takip tarihi itibariyle davalı şirketten 17.640,00 TL alacaklı olduğu, tarafların kayıtları arasında tenakuz bulunmamaktadır. Davacı icra takip dosyasına ve gerekse dava dosyasına davalı şirket tarafından yapılan ödemenin dekontunu koymak ve icra takibinde bu ödemenin mahsubundan sonra kalan bakiyeyi talep etmekle tarafların evrak ve kayıtlarının birbiriyle uyumlu olduğu, dosya içeriğinde davacı tarafından davalı adına düzenlenen fatura içeriğindeki ürünlerin teslim edildiğine dair herhangi bir belge bulunmadığı, taraflar arasında yazılı olarak kurulmuş bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığı, davacı tarafından davalı şirket adına 13.12.2024 tarih ve GIB20240000083 nolu 42.000 TL bedelli, A4 Sıvama Kapaklı Spralli Defter açıklamalı e-Arşiv Fatura düzenlenmiştir. Bu fatura tarafların ticari defterlerinde aynı şekilde kayıt edilmiş olduğu, dosya içeriğinde Açık hesap ilişkisi kapsamında taraflar arasında düzenlenmiş mutabakat metni bulunmadığı, dosya içeriğinde borç ikrarına ilişkin belge bulunmadığı, takibe dayanak olarak gösterilen fatura içeriği ürünlerin alıcısına teslim edildiğine dair dosya içeriğinde herhangi bir belge bulunmadığı, davalı vekilinin cevap dilekçesinde de davacının ürünleri teslim etmediğinden bahisle icra takibine itiraz edildiği, Hukuki yorum ve değerlendirmesinin mahkememize ait olmak üzere tarafların ticari defter kayıtlarında yapılan tespitler bakımından; Davacı tarafın işletme hesabı beyan sisteminde kayıtlı 2024 yılı İşletme Defterinde yapılan incelemede, davacı tarafından davalı şirket adına 13.12.2024 tarih ve GIB20240000083 nolu 42.000 TL Bedelli fatura düzenlemiş olduğu, bu faturanın Defter Beyan Siteminde kayıtlı olduğu, bu sistemde tahsilat ve tediyatların deftere işlenmediğinden davalı şirket tarafından yapılaa-ödeme bu defterde sistem olarak görülmediği, davacı fatura tarihinden önce 04.11.2024 tarihinde davalı tarafından yapılan 24.360 TL banka havale tutarını fatura toplamından düşmek suretiyle (42.000-24.360)=17.640 TL alacağı bulunduğu gerekçesiyle icra takibi başlatmış olduğu, raporun önceki bölümünde gösterilen tablodan da görüleceği üzere, davalı şirket ticari defter kayıtlarına göre davacının 06.03.2025 takip tarihi itibariyle davalı şirketten 17.640,00 TL alacaklı olduğu, tarafların kayıtları arasında tenakuz bulunmadığı, davacı icra takip dosyasına ve gerekse dava dosyasına davalı şirket tarafından yapılan ödemenin dekontunu koymak ve icra takibinde bu ödemenin mahsubundan sonra kalan bakiyeyi talep etmekle tarafların evrak ve kayıtlarının birbiriyle uyumlu olduğu, taraflar arasında yazılı olarak kurulmuş bir sözleşme dosya içeriğinde bulunmamakta olduğu, keza takibe konu edilen fatura üzerinde vade tarihi, ödeme tarihi ve zamanında ödenmemesi halinde uygulanacak faiz veya vade farkına ilişkin herhangi bir not bulunmamakla, davacının icra takibinde talep ettiği %53,25 oranında temerrüt faizinin yerinde olup olmayacağı rapor edilmiştir.
İnceleme dönemi olarak alınan 2024 yılında, davalı şirket Vergi Usul Kanununun Mükerrer 242. Maddesinin 2. Bendi hükümleri ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 64 ve 65'nci madde hükümleri çerçevesinde Elektronik Defter tutmaktadır. Vergi Usul Kanununa göre “Elektronik defter, şekil hükümlerinden bağımsız olarak bu Kanuna göre tutulması zorunlu olan defterlerde yer alması gereken bilgileri kapsayan elektronik kayıtlar bütünüdür.”
Türk Ticaret Kanununun 64'ncü maddesi (3) fıkrasında “..elektronik ortamda veya dosyalama suretiyle tutulan defterlerin açılış ve kapanış onaylarının şekli ve esasları ile bu defterlerin nasıl tutulacağı Sanayi ve Ticaret Bakanlığınca (640 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümleri icabı Gümrük ve Ticaret Bakanlığı) bir tebliğ ile belirlenir.” denilmektedir.
Belirli mükellefler/şirketler, 13 Aralık 2011 tarih ve 28141 sayılı Resmi Gazete'de Maliye Bakanlığı ile Gümrük ve Ticaret Bakanlığı tarafından müştereken yayınlanan 1 no.lu Elektronik Defter Genel Tebliği ile 24.12.2013 tarih ve 28861 sayılı Resmi Gazete'de, Maliye Bakanlığı ile Gümrük ve Ticaret Bakanlığı tarafından müştereken yayınlanan 2 nolu Elektronik Defter Genel Tebliğinde belirlenen usul ve uygulamaya göre, defter kayıtları elektronik ortamda yapıldıktan sonra işlem yapılan aya ilişkin kayıtlar, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile entegre muhasebe programı ile e-defter beratına bağlanarak Bakanlıkça kilitlenmektedir.
Davaya konu alacak bakımından ispat yükü davacı tarafta olmakla birlikte ticari davalarda, ya da iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatlanmalıdır. Ticari defterler kesin delillerdendir. Davacıda dava dilekçesinde ticari defterlere dayanmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir.
Ticarî defterlerin ibrazı ve delil niteliği, HMK’nın 222. maddesinde düzenlenmiş olup maddenin 1. fıkrasında mahkemenin, ticarî davalarda tarafların ticarî defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebileceği ve aynı maddenin 2. fıkrasında ise ticarî defterlerin, ticarî davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması gerektiği düzenlenmiştir. Ticarî defter kayıtları ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan tarafın, ticarî defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticarî defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticarî defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir (HMK m. 222/3). Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticarî defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olurlar. (HMK m. 222/4).
İİK. 67. maddesinde düzenlenen itirazın iptali davasında; usulüne uygun yapılmış ve itiraz edilmiş icra takibinin bulunması dava şartıdır. İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. 2017/19-1634 Esas - 2018/633 Karar sayılı ilamı).
Dava ve iddia, cevap ve savunma, fatura, icra dosyası, ticari defter ve belgeler, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı şirket tarafından davalı şirket aleyhine 13/12/2024 tarihli GIB20240000083 nolu 42.000TL bedelli 1 adet e fatura düzenlendiği, bu faturanın tarafların ticari defterlerine işlendiği, davalı şirket tarafından bu faturaya karşı süresi içinde itirazda bulunmadığı, bu nedenle davalı yan faturaya konu emtianın davalıya teslim edilmediği iddiasının dinlenemeyeceği , davacı fatura tarihinden önce 04.11.2024 tarihinde davalı tarafından yapılan 24.360 TL banka havale tutarını fatura toplamından düşmek suretiyle (42.000-24.360)=17.640 TL alacağı bulunduğu gerekçesiyle icra takibi başlatmış olduğu, raporun önceki bölümünde gösterilen tablodan da görüleceği üzere, davalı şirket ticari defter kayıtlarına göre davacının 06.03.2025 takip tarihi itibariyle davalı şirketten 17.640,00 TL alacaklı olduğu, davalı yana cevap dilekçesinde açıkca yemin deliline dayanması üzerine davalı yana yemin deliline dayanma hakkı hatırlatılmış ,usulüne uygun yemin metni sunulması üzerine davacı temsilcisini 17/04/2026 tarihli duruşmadaki Dava konusu faturaya konu malların eksiksiz ve ayıpsız bir şekilde davalıya fiilen teslim edildiğine, malların davalı veya yetkili temsilcileri tarafından teslim alındığına, Söz konusu teslimin davalının bilgisi ve rızası dahilinde gerçekleştiğine, teslim edilen malların davalı tarafından kabul edildiğine, iade edilmediğine, malların beğenildiğine ve malların kalitesine ilişkin bir itiraz gelmediğine, dava konusu alacağın gerçek, mevcut ve muaccel olduğuna, davalının bu mallar karşılığında borçlu bulunduğuna ve bu borcun kısmen veya tamamen ödenmediğine, davaya konu edilen alacak dışında, bu borcu ortadan kaldıran herhangi bir ödeme, takas, mahsup veya sair bir hukuki sebebin bulunmadığına, beyanlarımın doğru olduğuna, aksi bir durumun söz konusu olmadığına dair yemini eda etmesi üzerine davacınnı davasını ispatladığı ve takip tarihi itibari ile 17.640,00 TL alacak talep edebileceği ,takibe konu faturanın davalı ticari defterde 13/12/2024 tarihinde kayıt edildiği ,TTK1530 .maddesine göre mahkememizce kayıt tarihinden 30 gün sonrası olan tarihten takip tarihine kadar %53,25 oranında hesap edilen 1.363,96TL işlemiş faiz talep edebilecekleri anlaşılarak ,davanın kısmen kabul kısmen reddine ,davalı borçlunun ... 3 Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasındaki 17.640,00 TL asıl alacak miktarı ve 1.363,96 TL işlemiş faiz tutarına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin bu miktarlar üzerinden ve takip talebindeki şartlar dahilinde devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, takip faturaya dayalı olup davalı ticari defterinde kayıtlı olması ve alacağın likit olması nedeni ile asıl alacak miktarı olan 17.640,00 TL üzerinden hesap edilecek %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, şartları oluşmadığından davalı yanın kötü niyet tazminat isteminin reddine, dair aşağıdaki şekilde hüküm kurumak gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABUL, KISMEN REDDİNE,
2-Davalı borçlunun ... 3 Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasındaki 17.640,00 TL asıl alacak miktarı ve 1.363,96 TL işlemiş faiz tutarına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin bu miktarlar üzerinden ve takip talebindeki şartlar dahilinde devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,
3-Asıl alacak miktarı olan 17.640,00 TL üzerinden hesap edilecek %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Şartları oluşmadığından davalı yanın kötü niyet tazminat isteminin reddine,
5-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.298,16 TL karar ve ilam harcının 615,40 TL peşin harcından mahsubu ile bakiye 682,76 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
6-Davacı tarafından yapılan 397,90 TL tebligat-müzekkere gideri ve 5.000,00 TL bilirkişi ücreti, 615,40 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 6.013,3 TL yargılama giderinin davanın kısmen kabul ve red oranları dikkate alınarak takdiren, 5.796,83 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Davacı tarafından yatırılan peşin harç 615,40 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
9-Davacı vekille temsil olunduğundan kabul edilen miktar üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 19.003,96 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
10-Davalı vekille temsil olunduğundan kabul edilen miktar üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan (red edilen miktar da nazara alınarak) 698,11 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
11-6325 Sayılı Kanunun 18/A-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 4.600,00 TL arabuluculuk giderinin kabul-ret oranına göre hesaplanan 165,6 TL'sinin davacıdan, 4.434,4 TL'sinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
12-HMK'nın 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra taraflarca yatırılan gider ve delil avansının kullanılmayan kısmının yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerin yüzlerine karşı, miktar yönünden kesin olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.17/04/2026