İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, akaryakıt bayilik sözleşmesinden kaynaklanan, ürün alım taahhüdüne uymama ve erken fesih nedeniyle kar mahrumiyeti ile cezai şart alacağı davası.
Özet: Bu, davacı şirketin, davalı akaryakıt istasyonu bayisinin otogaz bayilik sözleşmesinden doğan yıllık asgari ürün alım taahhüdünü yerine getirmediğini ve sözleşmeyi haksız feshettiğini iddia ederek, eksik alımdan kaynaklanan kar mahrumiyeti ile erken fesihten kaynaklanan cezai şart alacaklarının, ayrıca müteselsil kefil olan diğer davalıdan da tahsilini talep ettiği; davalı tarafın ise yetkisizlik, kefaletin geçersizliği, ürün alım taahhütlerini yerine getirdiği, sözleşme fesih tarihinden sonraki taleplerin haksızlığı ve davacının gecikmiş taleplerinin iyi niyet kurallarına aykırılık teşkil ettiği savunmalarıyla ilerleyen bir ticari alacak davasıdır.

T.C.

İSTANBUL
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/803 Esas
KARAR NO : 2026/643
DAVA : Alacak
DAVA TARİHİ : 22/12/2023
KARAR TARİHİ : 16/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Satımdan Kaynaklanan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ...A.Ş. ve ... A.Ş. (... A.Ş)’nin, ... ili, ... İlçesi, ...Mahallesi ... adresinde bulunan, tapuda 2296 ada, 1 parselde kayıtlı taşınmaz üzerindeki akaryakıt istasyonunda davalı şirket ile 14.02.2020 tarihinde 5 yıl süreli Çerçeve Protokol ve Bayilik Sözleşmeleri imzalayarak akaryakıt ve otogaz bayilik ilişkisi kurduğunu, davalının Ürün Alım Taahhütnamesi doğrultusunda, birinci yıldan başlamak ve anılan anlaşmaların yürürlüğü süresince geçerli olmak üzere, yıllık asgari 85 ton (sözleşme süresince toplam 425 ton) otogaz ürünü münhasıran ... A.Ş.'den veya ... A.Ş./... A.Ş.’nin yazılı olarak göstereceği ikmal kaynaklarından satın almayı, aksi halde eksik kalan ton başına 450,00 TL kâr mahrumiyeti ödeyeceğini, işbu kar mahrumiyeti tutarının her bir sözleşme yılında bir önceki yılın ÜFE ve TÜFE enflasyon ortalaması oranında arttırılacağını kabul ve taahhüt ettiğini, ancak taahhüt edilen miktarda ürün alımı yapılmadığını, davalı tarafın, eksik ürün alımından kaynaklı olarak kâr mahrumiyeti ödeme yükümlülüğünin bulunduğunu, davalı yanın ... 3. Noterliği'nin ...tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile sözleşmeyi tek taraflı ve haksız olarak feshettiğini, davacı şirket tarafından keşide edilen ... 16. Noterliği... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarı ile, haklı nedene dayanmayan fesih nedeniyle tüm borçların muaccel hale geldiği, bu doğrultuda Standart Otogaz Bayilik Sözleşmesi'nin eki olan Ürün Alım Taahhütnamesi gereğince eksik otogaz ürün alımından kaynaklı muaccel hale gelen 318.730,53 TL, Standart Otogaz Bayilik Sözleşmesi ve eklerini sözleşme süresinden önce feshettiği için muaccel hale gelen 108.235,72 TL cezai şartın, borcun ihtarnamenin tebliğinden itibaren üç iş günü içerisinde ödenmesi gerekliliğinin ihtar edildiğini, davalı yanın, ihtara rağmen söz konusu borçlarını ödemediğini, taraflar arasında imzalanan Otogaz Bayilik Protokolü'nün 13-c maddesine göre, bayinin, sözleşme ve eklerini süresinden önce feshetmesi halinde, ...'ın Standart Bayilik anlaşmasından kaynaklanan tüm hakları ve cezai şartları talep hakları saklı kalmak kaydıyla fesih tarihinde 50.000,00 TL cezai şart ödemeyi kabul ettiğini, davalının erken fesih nedeniyle cezai şart ödeme yükümlülüğünün bulunduğunu, davalılardan ...’in ise, kefaletname metinleri ile, ... Ticaret Limited Şirketi'nin ... A.Ş. nezdinde doğmuş veya doğacak 100.000,00 TL azami miktarlarına kadar borçlarının tamamını müştereken borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla ödemeyi kabul, beyan ve taahhüt ettiğini, diğer davalının da kefalet/borç miktarı kadar davacı şirketin alacaklarından sorumlu olduğu öne sürülerek davanın kabulüne, alacakların sözleşmelerin sona erme tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davacıya ödenmesine , yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara müştereken ve müteselsilen yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; sözleşmeye dayalı borçlarda genel yetkili mahkeme olan davalının yerleşim yeri mahkemesi yanında HMK md:10 gereği sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir hükmü gereği sözleşmenin ifa edileceği yer ise, davalı beyanının aksine, franchise alan şubenin olduğu yer olan Iğdır olduğunu, bu nedenle iş bu davaya bakmaya yetkili mahkemenin ... Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğundan yetki itirazında bulunduklarını, ...için kefalet noktasında yasal koşullar sağlanmadan imza alınmış olduğundan davalı müvekkilin kefil olduğundan söz edilemeyeceğini, bu nedenle davalı ... yönünden davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, davalının 20.09.2023 tarihi itibari ile davacı ile olan bayilik sözleşmesini feshettiğini, 20.09.2023 tarihi itibari ile sözleşmesel ilişkinin sona erdiği; 20.09.2023 tarihinden sonraki dönemlere ilişkin taleplerin haksız olduğunu, bu tarihten önceki dönemlerde ise taahhüt edilen tutarlarda satış yapıldığı ve hatta taahhüt miktarının çok üzerinde satışlar yapıldığından davacı tarafın gerçeğe aykırı iddialarda bulunduğunu, 2020 dönemi sonunda eksik ürün alım talebinde bulunmayan davacının bu talep için 2023'ü beklemiş olmasının dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, zira dönemsel alım taahhütleri içeren sözleşmelerde bir dönemki alım taahhüdünü yerine getirmeyen bayiye karşı sessiz kalınması, Yargıtay tarafından sağlayıcının cezai şart istemi yönünden TBK’nun 179/2. maddesinde yer alan şartı yerine getirmediği şeklinde kabul edildiği ve talebin reddedilmesi gerektiği şeklinde değerlendirildiğini, bayilik sözleşmesi için belirli dönemlerde alım yapılmasının sözleşmenin karakteristik özelliklerinden birisi olduğu; işte bu dönemlerin her birisinde taahhüde aykırı olarak yapılan alımlar için cezai şart talep edilmesi şartının, taahhüde aykırı her alımda bu durumun kabul edilmediğini gösterir bir ihtirazi kayıtta bulunulması olduğu; bunun gerek ihtarname ile gerekse fatura üzerine konulacak bir kayıtla sağlanabileceği; feshin nedeninin davacı firmanın davalı firma için akaryakıt firmalarınca bayiilere yapılan hiçbir yatırımı yapmamış olması, davalının yıllarca görmezden gelinmesi olduğunu, akaryakıt bayiiliğinin ticari işleyişinde teamül ve sözleşme gereği, iş yerinin giydirilmesi, reklam, eğitim ve sair hususlarda şirket tarafından bayiilere yatırım yapılmasının esas olduğunu, davacı tarafça yapılması gereken yatırımların yapıldığının iddiası var ise kanıtlanması gerektiğini, davalı haklı olarak sözleşmeyi feshetmiş olduğundan cezai şart koşulunun oluşmadığını, dava dilekçesi ile cezai şart taleplerine dayanak gösterilen Çerçeve Sözleşme 13-c maddesinin davalıya imzalatıldıktan sonra el yazısı ile doldurulduğunu, görüleceği üzere davalının parafının yazılı metni kapsamadığı öne sürülerek davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; taraflar arasında imzalanan bayilik sözleşmesi gereğince belirlenen cezai şart alacağı ve eki ürün alım taahhütnamesi gereğince belirlenen eksik ürün alımı için öngörülen cezai şartı alacağının tahsili istemine ilişkin alacakların tahsili istemi ile açılan kısmi alacak davasıdır.
Davacı yanca, Bayilik Sözleşmeleri, Çerçeve Protokol, Ürün Alım Taahhütnamesi, Ariyet Demirbaş Belgesi, ihtarnameler, düzenlenen faturalar ve arabuluculuk son oturum tutanağı ibraz olunmuş; dava konusu takip dosyasının uyap kayıtları celbedilmiştir.
Davalılarca mahkememizin yetkisine itirazda bulunulmuşsa da, akaryakıt alım sözleşmesinin 21.01 Otogaz Bayilik Sözleşmesinin 29. maddesinde İstanbul Mahkemelerinin yetkisine yönelik yetki şartı bulunması, HMK'nın 17. ve devamı maddeleri ile TTK'nın 7. maddesi uyarınca yetki şartının taraflar açısından geçerli olması nedeniyle davalıların yetkiye yönelik itirazları yerinde görülmemiştir.
Davalının adresi itibari ile ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılması bakımından talimat mahkemesi aracılığıyla mali müşavir bilirkişi görevlendirilmiş olup, bilirkişi 05/08/2025 tarihli talimat raporunda; davalıya ait kanuni defter ve belgelerinin yapılan incelemeleri neticesinde; ticari defterleri usulüne uygun tutulduğu, davalı kayıtlarına göre davalının davacı şirkete herhangi bir borcu görülmemekle birlikte fatura bedelleri ödemelerinin kasa hesabı kullanılarak yapıldığı, ilgili dönem e-ticaret koşullarında ödemenin kasa hesabı kullanılarak yapılmasının ticari teamüllere uymadığı kanaatine varılmıştır.
Davacı şirketin ticari defterleri ile dosya kapsamında inceleme yapılması suretiyle rapor tanzimi bakımından görevlendirilen mali müşavir bilirkişi 03/09/2024 tarihli raporunda, Davalı ... Şirketi’ nin bilanço hesabı esasına göre defter tuttuğu, 2020 yılı ticari defterlerinin noter tasdikli olarak tutulduğu, defter tasdiklerinin süresi içerisinde yapıldığı, 2021, 2022, 2023 yılına ait ticari defterlerinin ise e-defter olarak tutulduğu, defterlerin usulüne göre tutulduğu, sahibi lehine delil olma özelliği taşıdığı, Davalı defterlerinde davaya konu oto gaz alımına ait faturaların kayıtlı olduğu, Dava konusu mal alım kabul ve taahhüt miktarlarının yıllık ve sözleşme süresince gerçekleşmediği, toplam kar mahrumiyet bedelinin 240.548,34 TL olduğuna dair tespitlerde bulunmuştur.
Taraflarca sunulan dilekçe ve belgeler ile getirtilen kayıtlar incelenmiş, 6102 sayılı TTK'nın 83. Maddesi hükmü de dikkate alınarak uyuşmazlığa konu alacağın dayanağı olan faturaların ve ödemelerin taraf şirketlerin ticari defterlerine yansıyış şeklini tespit noktasında bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiştir.
Mahkememizce görevlendirilen bilirkişi heyeti 29/04/2025 tarihli raporunda; Davacı tarafın usul ve yasaya uygun olarak tutulmuş ticari defterlerinin sahibi lehine delil kudretine haiz olduğu; Davalı şirketin 3 yıl boyunca taahhüdünü yerine getiremediği; sözleşmenin feshedilmesi nedeniyle dördüncü ve beşinci yıllarda alım yapılmadığı; davacının davalıdan toplam 285.913,50 TL eksik ürün alımından kaynaklı cezai şart alacağı olduğu; Otogaz Bayilik Protokolü m. 13 gereğince davacının davalıdan 50.000,00 TL cezai şart alacağı olduğu; 22.12.2023 dava tarihi itibarı ile davacının davalıdan 285.913,50 TL eksik ürün alımından kaynaklanan cezai şart ve 50.000,00 TL cezai şart ile 12.023,86 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 347.937,36 TL alacaklı olduğu; Davacının, davalı kefilin şekil şartlarına uygun olarak imzaladığı bir kefalet sözleşmesi sunamaması sebebiyle ispat kurallarına göre sözleşmenin geçersizliğini kabulün Sayın Mahkemenin takdirinde olduğuna dair tespitlerde bulunulmuştur.
Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, taraf vekillerince rapora karşı beyan ve itirazlar sunulmuş olup, itirazların değerlendirilmesi bakımından ek rapor aldırılmasına karar verilmiştir. Alınan 19/11/2025 tarihli ek raporda, kök rapordaki görüşümüzün değiştirilmesini gerektirecek herhangi bir husus bulunmadığı sonuç ve kanaatine varmışlardır.
Davacı vekili 18.02.2026 tarihli dilekçesi ile ürün alım taahhütnamesi kapsamında alacaklarını 285.913,50-TL, cezai şart alacaklarını 62.023,86-TL olarak ıslah etmiş ve bu değer üzerinden eksik harcı yatırmıştır.
Islah yoluyla artırılan cezai şart miktarının davalıların ekonomik durumunun mahvına neden olup olmadığı noktasında talimat mahkemesince alınan bilirkişiden ek rapor tanzimine karar verilmiştir. Alınan 16/07/2026 tarihli ek raporda; Davacının Ürün alım taahhütnamesinden kaynaklanan 285.913,50 TL, Sözleşme ve eklerinin erken ve haksız feshinden kaynaklandığı ileri sürülen 50.000,00 TL cezai şart, 12.023,86 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 347.937,36 TL alacaklı olduğuna dair görüş bildirmiştir.
Cezai şart, borçlunun alacaklıya karşı mevcut bir borcu hiç veya gereği gibi ifa etmemesi halinde ödemeyi vaad ettiği, hukuki işlem ile belirlenmiş ekonomik değeri olan bir edimdir. Cezai şartın amacı, borçluyu borca uygun davranmaya sevketmektir ve bu amaçla cezai şart, asıl alacağı kuvvetlendirme amacı güder.
6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) “Ceza Koşulu” başlığı altında üç çeşit ceza koşulu düzenlenmiştir. Bunlar öğretide ortaya atılan kavramlara göre seçimlik ceza koşulu (TBK. md. 179/1), ifaya eklenen ceza koşulu (TBK md. 179/2) ve ifayı engelleyen ceza koşulu (TBK md. 179/3) dur.
TBK'nun 179/2 maddesine göre; “ceza borcun belirlenen zaman veya yerde ifa edilmemesi durumu için kararlaştırılmışsa alacaklı, hakkından açıkça feragat etmiş veya ifayı çekincesiz olarak kabul etmiş olmadıkça, asıl borçla birlikte cezanın ifasını da isteyebilir.” Anılan yasa hükmünden de açıkça anlaşılacağı gibi, ifaya eklenen ceza koşulunda, şart gerçekleştiği takdirde alacaklı, hem ifayı hem de cezayı talep edebilecektir. TBK, “borcun belirlenen zamanda veya yerde ifa edilmemesi” hali için kararlaştırılmış ceza koşulunun, ifaya eklenen ceza koşulu niteliğinde olacağına dair bir karine koymuştur. Kanun, 179. maddenin ikinci fıkrasında bütün eksik ifa hallerini değil, bunlardan sadece zaman veya yer itibariyle aykırılık teşkil edenlerin ifaya eklenen ceza koşulu olduğunu kabul etmiştir. TBK'nun 179/2.maddesi hükmü emredici yapıda olmayıp, düzenleyici nitelikte olduğundan taraflar, yukarıda belirtilen iki hal dışında kalan eksik ifalarla, bütün ifa etmeme hallerinde de ifa ile birlikte cezai şartın istenebileceğini kararlaştırabilirler. (Bkz. Tunçomağ Kenan; age sh. 875 vd.; Eren Fikret age sh. 1173 vd. ; Kılıçoğlu M. Ahmet age sh. 579 vd.; Günay Cevdet İlhan, Cezai Şart Ankara 2002 sh. 83 vd.; Uygur Turgut; Açıklamalı – İçtihatlı Borçlar Kanunu Genel Hükümler, İkinci Cilt 1990 sh. 740)
TBK.'nun 179/2. maddesine göre, iki halde alacaklı, ceza koşulunu isteyemez. Eğer alacaklı, ceza koşulunu isteme hakkından açıkça vazgeçmişse artık bu yönde bir talepte bulunamaz. Diğer yandan alacaklı, çekince koymadan ifayı kabul etmiş veya sözleşmeden doğan edimlerini ifa etmeye devam etmişse bu takdirde de ceza koşulunu isteyemez. Beş yıl süreli bir “akaryakıt bayilik sözleşmesinde (veya eki taahhütnamede) bayinin yıllık asgari ürün alımı taahhüdü bulunmasına rağmen yıllar itibariyle bu taahhüde uyulmamış ise tedarikçi (sağlayıcı) firmanın, TBK'nun 179/II. md. uyarınca hem ifayı hem de ceza koşulunu talep edebilmesi için takip eden yılda henüz bayiye mal vermeden önce ceza koşulu ile ilgili “çekince” (ihtirazi kayıt) bildirmesi ya da bu konuda bayiye noterden bir ihtarname göndermesi gerekir. Çekince için bir şekil şartı getirilmemiştir. Tedarikçi, taahhüde aykırı davranılmış olan yılı takip eden yeni yıldaki ilk fatura ve irsaliyeye koyacağı bir açıklama (şerh) ile bu koşulu yerine getirebilir. Bu şekilde bir çekince (ihtirazi kayıt) konulduktan veya ihtar çekildikten sonra tedarikçi (sağlayıcı) firma, mal vermeye (ifaya) devam etse bile önceki yıla ilişkin ceza koşulu alacağını sözleşme zamanaşımı süresi içinde her zaman talep edebilir. Sonraki yıllarda da aynı kural geçerlidir. Yani her yıl sonunda bir önceki yıla dair ceza koşulunun istenebilmesi, takip eden yılda henüz ifaya başlanmadan önce çekince (ihtirazi kayıt) bildirilmesi veya ihtar çekilmesine bağlıdır. Bunlar yapılmadan müteakip yılın ifası gerçekleşmişse artık bir önceki yıla ait ceza koşulu istenemez. Çekince konmuş veya ihtar çekilmiş olan yıllarla ilgili ceza koşulunun istenebileceği ise kuşkusuzdur. TBK’nun 179/II. Maddesinde öngörülen hüküm, emredici nitelikte olmadığından taraflar, sözleşme serbestisi ilkesi gereğince aralarında farklı bir düzenleme yapabilirler. Sözleşmenin feshi halinde hem cezai şart hem de kar mahrumiyeti ödeneceğini kararlaştırabilirler. Ancak sözleşmenin feshi halinde cezai şart ödeneceğinin kararlaştırılmış olduğu hallerde, Yargıtay HGK'nun 20.01.2013 T.... E... K. sayılı kararında da açıklandığı üzere, sözleşme süresi içinde çekince konmadan uzun süre ifaya devam edilmesi üzerine borçluda, “ceza koşulu istenmeyeceği” ne dair haklı bir güven oluşmuş ise oluşan bu haklı güven ve dürüstlük ilkesi nedeniyle önceki yıla veya yıllara ait ceza koşullarının talep edilemeyeceğinin kabulü gerekir(Yargıtay 19. HD'nin 04/12/2019 Tarih... E. -...K. Sayılı Kararı).
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Taraflar arasında 14/02/2020 tarihinde standart otogaz bayilik sözleşmesi, otogaz bayilik protokolü ve ürün alım taahhütnamesi imzalandığı, akabinde davalı şirketin davacıdan sözleşme kapsamında ürün tedarikine başladığı, bir müddet sonra davalı şirket tarafından keşide edilen ... Noterliğinin ... tarihli ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile davacı ile aralarında imzalanan sözleşmelerin tek taraflı olarak feshedildiği, dosya kapsamına göre davalı şirket tarafından feshin haklı olduğuna dair delil sunulmadığı, bu itibarla sözleşmenin fesih bildirim tarihi olan 20/09/2023 tarihinde sona erdiği, davacı şirketin sözleşmenin sona ermesinden sonra davalıya akaryakıt tedarik etmediği söz konusu olmadığına göre davacının sözleşmenin ayakta kaldığı 14/02/2020 ile 20/09/2023 tarihleri arasında asgari alım taahhüdüne uyulmaması nedeniyle bu süre için cezai şart talep etme hakkının saklı olduğu, taraflarca düzenlenen ürün alım taahhütnamesinde davalı bayinin yıllık asgari 85 ton otogaz almayı ve sözleşme süresi sonunda veya her bir yıllık sözleşme süresinin sonunda eksik kalan ton başına 450,00 TL tutarında kar mahrumiyetini ödemeyi kabul ve taahhüt etttiği, söz konusu hükmün ifaya ekli cezai şart niteliğinde olduğu, sözleşmenin davalı şirket tarafından haksız olarak feshi nedeniyle davacının bu taahhütnameye dayalı olarak cezai şart talep hakkı bulunduğu, taraflarca eksik alım halinde ödeneceği kararlaştırılan söz konusu cezai şartın ifaya ekli cezai şart mahiyetinde olması nedeniyle sözleşmenin yürürlükte olmadığı dönemler için ifası talep edilemeyecek bir edimin ifa edilmemesine bağlı olarak, diğer ifade ile eksik ürün alımına bağlı ceza talep edilemeyeceği, sözleşmedeki alım taahhüdünün yıllık olarak kararlaştırıldığı, sözleşmenin ise dördüncü yıl dolmadan üçüncü yıl içerisinde davalı tarafça gerekçe gösterilmeden haksız olarak feshedildiği, her ne kadar bilirkişi raporunda eksik ürün alımına bağlı olarak toplam 5 yıllık sözleşme süresi boyunca cezai şart hesaplanmış ise de, sözleşmenin davalı tarafından feshi tarihine kadarki süre için cezai şartın hesaplanacağı, yıllık bazda hesap yapılan bilirkişi raporuna göre davalının 14/02/2020-13/02/2021 dönemi için 30.672,00 TL, 14/02/2021-13/02/2022 dönemi için 40.053,42 TL ve 14/02/2022-20/09/2023 dönemi için 70.308,98 TL olmak üzere toplam 141.034,40 TL cezai şarttan davacı şirkete karşı sorumlu olduğu, davacı şirket tarafından ihtarname ile verilen 3 iş günlük süre içerisinde alacakların ödenmesini talep ettiği, yine sözleşmenin 13. maddesinde feshe sebebiyet verilmesi halinde ayrıca cezai şarta hak kazanılacağının hüküm altına alındığı, aynı maddenin son kısmında ise davacının sair zarar, ziyan, kar mahrumiyeti, iş bu anlaşmanın diğer hükümlerinde yer alan cezai şart ve tazminat haklarının saklı tutulduğunun görüldüğü, dolayısıyla yukarıdaki paragraflarda belirtilen cezai şart mahiyetindeki kar kaybının yanı sıra feshe sebep olma cezasının bir arada istenmesinde herhangi bir mükerrerliğin söz konusu olmadığı öte yandan hükmedilen cezai şartın davalı şirketin ticari defterlerinin incelenmesinde mahvına neden olacağına dair tespitlerde bulunulmadığı ile aradan geçen süre ve paranın alım gücü dikkate alındığında akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren şirket yönünden düşük miktar olduğu da göörüldüğünden cezai şart bedelinden herhangi bir indirim yapılamayarak davanın davalı şirket yönünden ihtarnamenin 28/09/2023 tarihinde e-tebliğ yolu ile tebliğ edildiği 5 günlük süre sonundan tebliğin 03/10/2023 tarihinde gerçekleştiği, verilen süre sonunda davalı şirketin 07/10/2023 tarihinde temerrüde düştüğü gözetilerek bu tarihten itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte kısmen kabulüne, dosyaya sunulu sözleşmeler incelendiğinde davalı ...'ın kefaletine dair bir açıklama ile imzası bulunmadığından talepler bakımından sorumluluğuna gidilemeyeceği anlaşılmakla bu davalı yönünden davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KISMEN KABULÜ ile,
1/1-Eksik ürün alımından kaynaklı toplam 141.034,40 TL cezai şart alacağının 1.000,00 TL'sinin 07/10/2023 temerrüt tarihinden, 140.034,40 TL'sinin ise 18/02/2026 ıslah tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalı şirketten alınarak davacıya VERİLMESİNE,
1/2-50.000,00 TL cezai şart alacağının 1.000,00 TL'sinin 07/10/2023 temerrüt tarihinden, 49.000,00 TL'sinin ise 18/02/2026 ıslah tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalı şirketten alınarak davacıya VERİLMESİNE,
1/3-Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
2/1-Davacı tarafça davalı ... hakkında açılan davanın REDDİNE,
3-Alınması gereken 13.049,56-TL nispi karar ve ilam harcından peşin ve ıslah olarak yatan 5.942,85‬-TL harcın mahsubu ile eksik kalan ‭‭‭7.106,71‬-TL harcın davalı şirketten tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
Davacı tarafından peşin ve ıslah olarak yatırılan 3.301,34‬-TL'nin davalı şirketten alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200,00-TL arabuluculuk giderinin davanın kabul ve reddolunan miktarları dikkate alınarak 1.443,05 TL'nın davacıdan, 1.756,95 TL'nın davalı şirketten alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
5-Davacının yaptığı ilk masraf 269,85 TL, 18.000,00 TL bilirkişi ücreti, 552,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 18.821,85‬ TL'nin red ve kabul oranına göre 10.334,10 TL 'nın davalı şirketten alınarak davacıya VERİLMESİNE, kalan kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
6-Davalı taraflarca yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine YER OLMADIĞINA,
7-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 45.000,00-TL ücreti vekaletin davalı İsmail Demirel ...Ltd. Şti.'den alınarak davacıya VERİLMESİNE,
8-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 55.669,98-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalı ...'e (Davacı şirketin, hükmedilen ücreti vekaletten ..., ...Ltd. Şti.yönünden 45.000,00 TL'sinden sorumlu tutulmasına) VERİLMESİNE,
9-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından sarfedilmeyen kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE,
10-Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe ÇIKARTILMASINA,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, HMK'nın 341/1 ve 345. maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.16/09/2026
Katip
e-imzalıdır
Hakim
e-imzalıdır
***Bu evrak, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır