Antalya Bölge Adliye Mahkemesinin banka ile şirketler arasındaki genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davasında müteselsil kefaletin geçerliliği ve imza sahteciliği iddialarının reddine dair kararı.
Özet: Bir bankanın genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan borcun ödenmemesi üzerine başlattığı icra takibine, müşterek borçlu müteselsil kefillerin itiraz etmesiyle duran takibin devamı için açılan itirazın iptali davasında, davalı kefillerden birinin kefalet sözleşmesindeki imzasının eski eşi tarafından taklit edildiği ve sahte olduğu yönündeki savunmasına karşılık, ilk derece mahkemesince yapılan grafolojik incelemede kefalet imzasının şirket yetkilisine ait olduğunun tespit edilmesiyle, kefaletlerin ve kredilerin hukuka uygun olduğu, Kredi Garanti Fonu ödemelerinin ise hesaplamalarda dikkate alınması gerektiği belirtilerek bankanın itirazın iptali talebi kabul edilmiştir.

T.C.
ANTALYABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ16. HUKUK DAİRESİKARAR TARİHİ:24/02/2025T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ:Antalya 1. Asliye Ticaret MahkemesiKARAR TARİHİ:29/06/2021DAVANIN KONUSU:İtirazın İptaliGEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:24/02/2025İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.Üye hakimin görüşü değerlendirildi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili banka ile davalı ... ... Ltd. Şti. arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığım, davalı borçlu ... Ltd. Şti ve ... İnş. Ltd. Şti.'nin genel kredi sözleşmesine müşterek borçlu müteselsil kefil olarak dahil olduğunu, sözleşme uyarınca dava dışı şirkete şirket kredi kartı kullandırıldığını, krediler tahsis edildiğini, borçların vadesinde ödenmemesi üzerine hesapların m kat edilerek Antalya 9. Noterliği'nin 23.03.2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin gönderildiği, buna rağmen borcun ödenmemesi üzerine Antalya S. icra Müdürlüğü'nün ... e. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, kefillerden ..., ... ve ... İnşaat'm borca, faîz oranına ve borcun ferilerine itirazları üzerine takibin durduğunu, yapılan takibin yasal düzenlemeler ve taraflar arasında akdedilen sözleşmelere uygun olduğu, davalı borçlunun kefil olduğu ... ve ... nolu kredilerin ... Fonu kefaleti ile kullandırılan krediler olduğunu, ... kefaletindeki kredilerle ilgili kanuni takibe ilişkin işlemlerin kredi verenler tarafından yürütüldüğü, dava konusu icra takibi başlatıldığı 22.05.2018 tarihinden sonra 14.06.2018 tarihinde ... nolu kredi için 1.665.000,00 TL ve ... nolu krediye 826.915,92 TL olarak ... Fonu tarafından ödeme yapıldığını, bilirkişi incelemesinde yapılan bu tahsilatların krediden tenzil edilmemesi gerektiği belirtilerek, fazlaya dair haklan saklı kalmak kaydı ile Antalya 8. İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyası ile yapılan itirazın iptaline, takibin devamına ve %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalı borçlular aleyhine hiikmedilmesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir. DAVALILARIN SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı ... İnş. Ltd. Şti. vekili, davacı alacağına konu alacak kalemleri hesapların kat edildiği tarih itibari ile muaccel hale gelmediğini, aksi düşünülse dahi alacak tutarının icra takibi ile talep edilen tutar kadar olmadığını, talep edilen faiz oranının TBK 88-120. Maddeleri hükümlerine uygun olmadığı, talep edilen faiz miktarının yasal sınırın üstünde ve fahiş olduğunu, asıl borçlu şirket ile davacı banka arasında akdedilen Genel Kredi Sözleşmesindeki kefalet imzasının müvekkili şirket yetkilisi ... tarafından İmzalanmadığını, yazılmış olan yazıların kendisine ait olmadığını, diğer davalı ... şirketinin sahibi ...'nın müvekkilinin eski eşi olduğunu ve şirket kaşesini kullanarak kefalete ilişkin bilgileri yazdığı ve imzasını taklit etmek sureti ile kefalet imzasını attığını, müvekkilinin bu nedenle hiç ilgisi olmayan bankalara borçlu duruma düşmesi nedeni ile maddi acziyet içine girdiğini ve bu olaylar sebebi ile boşandığını, bu nedenle müvekkili şirket yetkilisi ...'nın sözleşmede yer alan yazı ve imzasının uzman bilirkişi marifeti ile tespitinin talep edilerek, cevap dilekçelerinin kabulüne, müvekkili şirket yetkilisi ...'nın mahkeme huzurunda yazı ve imza örneklerinin alınarak sözleşmede yer alan yazı ve imzanın müvekkile ait olmadığının uzman bilirkişi marifetiyle tespitine, hasız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere davacı aleyhine, kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;"... Davacı banka ile dava dışı asıl borçlu ... A.Ş. arasında 10.03.2014 tarihli 8.000.000,00 TL limitli ... sözleşme seri numaralı Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı, aynı tarihte sözleşmeye 10.000.000,00 TL tutar üzerinden dava dışı ..., davalılar ... Ltd. Şti. ve ... İnş. Ltd. Şti.’nin müteselsil kefil imzalarının alındığı, el yazıları ile kefalet türünün müteselsil kefalet, kefalet tutarının rakam ve yazı ile (10.00.000,00 TL - Onmilyon) ve tarihin 10.03.2014 olarak belirtildiği, yapılan grafolojik incelemede davalı kefil ... İnş. Ltd. Şti.’nin bahsi geçen kefalet imzasının firma yetkilisi ... tarafından atıldığının tespit edildiği, davalı kefillerin tamamı yönünden kefalet sözleşmesinin 6098 sayılı Borçlar Kanunun hem 583. hem de 584. maddesine uygun olarak düzenlendiği, dava dışı asıl borçlu ... ... San. TİC. A.Ş. ile kefilleri dava dışı ..., davalılar ... İnş. Ltd. Şti. ve ... Ltd. Şti.’ne davacı bankaca T.C. Antalya 9. Noterliği'nin 23.03.2018 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi gönderilerek, 23.03.2018 kat tarihi itibariyle, ... nolu kart sebebi ile 19.360,71 TL, ... nolu kart sebebi ile 6.204,91 TL, ... nolu TL işletme kredisinden 1.520.402,57 TL, ... nolu TL işletme kredisinden 1.101.946,14 TL, ... nolu TL işletme kredisinden 1.879.862,85 TL ve ... nolu TL borçlu cari hesap kredisinden 507.056,88 TL olmak üzere toplam 5.034.834,06 TL’nin nakden ödenmesi ve bankaya iade edilmemiş/karşılıksız yazılmış 58 adet çek sebebi ile toplam 92.800,00 TL’nin nakden depo edilmesi veya çek yapraklarının bankaya iade edilmesi için; kefillerden ... İnş. Ltd. Şti ve ...’nın ihtarnameye konu ..., ..., ... ve ... nolu krediler yönü ile sorumlu oldukları belirtilerek, 24 saat süre verildiği, aksi halde yasal yollarla başvurulacağı bildirildiği, dava dışı asıl borçlu ... A.Ş., davalı ... Ltd. Şti. ve ... İnş. Ltd. Şti.’nin sözleşmede belirtilmiş olan adreslerine gönderilen 23.03.2018 tarihli ihtarnamenin 27.03.2018 tarihinde tebliğ edildiği, ihtarname ile verilen 24 saatlik sürenin de ilave edilmesi ile dava dışı asıl kredi borçlusu ve davalı kefillerin 29.03.2018 tarihi itibari ile temerrüdünün doğduğu, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 10. maddesi, Hukuk Genel Kurulunun ... esas, ... karar sayılı 02.05.2019 tarihli kararı ve Yargıtay 19.HD nin emsal kararları doğrultusunda davalıların sorumlu olduğu cari hesap kredisi ve işletme kredilerine uygulanması gereken temerrüt faizi oranının % 45 olduğu, şirket kredi kartı nedeniyle talep edilen alacağın kefalet sözleşmesindeki kefalet limiti içerisinde bulunmadığı sübuta ermekle, bu belirlemeler doğrultusunda düzenlenen bankacı bilirkişi ek raporuna itibar edilerek davanın kısmen kabulüne, hüküm altına alınan likit alacak zerinden davacı lehine icra inkar tazminatı verilmesine" gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, davalıların Antalya 8.İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı icra takip dosyasında, ... nolu borçlu cari hesap kredisi nedeniyle 507.056,88 TL asıl alacak, 36.413,02 TL işlemiş faiz ve 1.820,65 TL BSMV olmak üzere toplam 545.290,55 TL alacağa yapmış oldukları itirazın iptaline, takibe konu asıl alacak ( 545.290,55 TL ) üzerinden hesap edilecek %20 oranındaki icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, takip tarihinden itibaren asıl alacağa %45 oranında temerrüt faizi ve faiz üzerinden %5 oranında gider vergisi uygulanmasına, ... nolu işletme kredisi nedeniyle 1.518.919,02 TL asıl alacak, 104.834,22 TL işlemiş faiz ve 5.241,72 TL BSMV olmak üzere toplam 1.628.994,96 TL alacağa yapmış oldukları itirazın iptaline, takibe konu asıl alacak (1.628.994,96 TL ) üzerinden hesap edilecek %20 oranındaki icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, takip tarihinden itibaren asıl alacağa %45 oranında temerrüt faizi ve faiz üzerinden %5 oranında gider vergisi uygulanmasına, ... ve ... nolu nolu işletme kredileri nedeniyle 2.980.458,29 TL asıl alacak, 212.285,62 TL işlemiş faiz ve 10.614,29 TL BSMV olmak üzere toplam 3.203.358,25 TL alacağa yapmış oldukları itirazın iptaline, takibe konu asıl alacak (3.203.358,25 TL ) üzerinden hesap edilecek %20 oranındaki icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, takip tarihinden itibaren asıl alacağa %45 oranında temerrüt faizi ve faiz üzerinden %5 oranında gider vergisi uygulanmasına, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacı vekili ve davalı ... İnş ... Şti. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİNİN 01/11/2021 TARİH ... ESAS - .. KARAR SAYILI EK KARAR İLE:"...Mahkememizin 29.06.2021 gün ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı Davalı ... İnş. Taah. Gıda Tar. Tur. Mer. Tic. ve San. Ltd. Şti. vekili tarafından 11.10.2021 günü UYAP üzerinden istinaf peşin harcı, istinaf yoluna başvuru harcı ve istinaf gideri yatırılmadan istinaf edilmesi üzerine, 11.10.2021 günlü muhtıra ile 91.836,75 TL İstinaf peşin karar harcı ile 162.10 TL İstinaf yoluna başvuru Harcı ile 150,00 TL İstinaf giderinin yatırılması istenildiği, muhtıranın davalı şirket vekiline 17.10.2021 günü tebliğ edilmesine rağmen HMK'nın 344. maddesi uyarınca verilen 1 haftalık kesin süre içerisinde yatırılmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle HMK'nın 344. maddesi uyarınca Mahkememizin 29.06.2021 gün ve ... Esas, ... Karar sayılı kararının davalı ... İnş. Taah. Gıda Tar. Tur. Mer. Tic. ve San. Ltd. Şti. vekili tarafından istinaf edilmemiş sayılmasına" karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; şirket kredi kartından kaynaklanan riskin, genel kredi sözleşmesi kapsamında doğmuş ve doğacak risk kapsamında olduğunu, davalıların genel kredi sözleşmesi tahtında doğmuş ve doğacak risklerden müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile kefil olmaları dolasıyla bu sorumlu olduklarını, gerekçeli kararda temerrüt faizinin neden indirildiğine dair bir gerekçe olmadığını, mahkemenin faiz konusunda araştırma yapması gerektiğini, istinafa konu yargılamanın hiçbir aşamasında müvekkili bankanın TC Merkez Bankası'na bildirdiği azami faiz oranının fiilen uygulanmadığına dair özel bir itirazda bulunulmadığını, buna rağmen bilirkişinin ve mahkemenin taleple bağlılık ilkesini görmezden geldiğini beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava, temelde, genel kredi sözleşmesine dayanmaktadır. Kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacak hesabın kat edilmesiyle muaccel hale gelir (Yargıtay 19. HD. 14.10.2004 T. 2004/7640 E. 2004/10100 K.; Yargıtay 11. HD. 30.04.2004 Tarih, 2003/10690 E. 2004/4776 K.) Alacaklının müteselsil kefile başvurma koşullarının düzenlendiği 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK)'nın 586. maddesine göre, kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. Ancak, bunun için borçlunun, ifada gecikmesiyle ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir (Uygur, Turgut; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu Şerhi, Ankara, Nisan 2012, Cilt II, s. 2541). Müteselsil kefile ihtar çekilmesi, sadece onun takipten önce temerrüde düşürülmesi ile ilgili bir sorundur. Sözleşmede yer alan "müşterek borçlu ve müteselsil kefil" ibaresinin altına imza atanlar, eğer sözleşmede bir başka kişi asıl borçlu (kiracı, kredi alan) olarak gösterilmişse, müteselsil kefil olarak sorumlu tutulurlar (ARKAN, Sabih, Ticari İşletme Hukuku, 25. Baskı, s. 77, dpn. 2 ve orada anılan Yargıtay 11. HD'ne ait kararlar).Yerleşik yargı kararları uyarınca, temerrüt faizinin hesaplanmasında esas alınması gereken akdi faiz oranı temerrüt tarihinde bankanın fiilen uyguladığı en yüksek akdi faiz oranıdır (Bknz.Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 07.02.2023 tarih ve 2021/9135 Esas, 2023/655 Karar, 08.12.2022 tarih ve 2020/4966 Esas, 2022/8843 Karar, 26.11.2020 tarih ve 2020/2889 Esas, 2020/5460 Karar; Yargıtay HGK'nun 2017/19/1650 E, 2019/507 Karar sayılı kararı). İlk derece mahkemesince, dosya kapsamında aldırılan kök rapordan sonra, yukarıdaki hususlar gereği hesaplama yapılması için bilirkişiden ek rapor aldırılmıştır. Ek raporda açıkça; Mahkemenin ek rapor düzenlenmesi yönündeki görevlendirmesi ile, davacı bankadan benzer kredilere ilgili dönemde kullandırılan en yüksek faiz oranının görülebileceği belge talebinde bulunulduğu ve davacı bankaca tarafına sunulan belge ile 2017 yılında kullandırılan TL kredi için en yüksek % 30 akdi faiz oranı uygulandığının görüldüğü, bu durumda Yargıtay kararları doğrultusunda, bankanın fiilen uyguladığı % 30,00 akdi faiz oranına % 50 ilave edilerek bulunan % 45,00 temerrüt faiz oranı üzerinden hesaplama yapılması gerektiğinden bahsedilerek, bu yönde hesaplama yapıldığı belirtilmiştir. Bilirkişi raporundaki hesaplamanın, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 10'uncu maddesine ve Yargıtay kararlarına uygun olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin, bu yöne ilişkin istinaf talepleri yerinde değildir.Yine, şirket kredi kartı yönüyle, bilirkişi raporunda; Davacı banka ile dava dışı asıl borçlu ... A.Ş. arasında bila tarihli olarak Şirket Kredi Kartı Üyelik Sözleşmesinin imzalandığı, ilgili sözleşmenin davalı kefiller tarafından imzalanmadığı, Genel Kredi Sözleşmesinin Kredi Türlerine İlişkin Özel Hükümler başlıklı IX maddesi Şirket Kredi Kartı hükümlerinin düzenlendiği 2.4 bendinde; “Müşteri'nin Bankaya yapmış olduğu talep doğrultusunda, işbu Sözleşme limiti tahtında kendisine veya belirlediği çalışanlarına kredi kartı verilmesi halinde iş bu sözleşme hükümleri yanında, işbu sözleşmenin eki ve ayrılmaz parçası olan ilgili kredi kartı üyelik sözleşmesi hükümleri de uygulanacaktır.” sözleşme koşulunun yer aldığının görüldüğü; Genel Kredi Sözleşmesinde Şirket Kredi Kartlarına ilişkin düzenlenen IX maddesi 2.4 bendinde Genel Kredi Sözleşmesi ekinde imzalanacak olan Şirket Kredi Kartları Sözleşmesi hükümlerine atıf yapıldığı, davacı bankaca talep üzerine dosyaya tevdi edilen şirket kredi kartı sözleşmesinin veya başvuru formunun davalı kefiller tarafından imzalanmadığı görülmekte olup, 23.02.2006 tarihli 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu 8.maddesinde talepte bulunmayan veya sözleşme imzalamayan kişiler adına hiçbir şekil ve surette kart verilemez hükmü dikkate alındığında, davalı kefillerin ilgili kredi kartının talep edildiğinden bilgisi olduğu ya da dava dışı asıl borçlu adına düzenlenmiş ve davalının kefalet imzasının bulunduğu başka bir sözleşme dosyaya tevdi edilmediği hususları bildirilmiştir. Genel Kredi Sözleşmesinin Kredi Türlerine İlişkin Özel Hükümler başlıklı IX maddesi Şirket Kredi Kartı hükümlerinin düzenlendiği 2.4 bendinde; “Müşteri'nin Bankaya yapmış olduğu talep doğrultusunda, işbu Sözleşme limiti tahtında kendisine veya belirlediği çalışanlarına kredi kartı verilmesi halinde iş bu sözleşme hükümleri yanında, işbu sözleşmenin eki ve ayrılmaz parçası olan ilgili kredi kartı üyelik sözleşmesi hükümleri de uygulanacaktır.” sözleşme koşulunun yer alması; Genel Kredi Sözleşmesinde Şirket Kredi Kartlarına ilişkin düzenlenen IX maddesi 2.4 bendinde Genel Kredi Sözleşmesi ekinde imzalanacak olan Şirket Kredi Kartları Sözleşmesi hükümlerine atıf yapılması, davacı bankaca talep üzerine, dosyaya tevdi edilen şirket kredi kartı sözleşmesinin veya başvuru formunun davalı kefiller tarafından imzalanmadığının görülmesi karşısında, Yargıtay 19. HD'nin ... E, ... K sayılı; ... E, ... K; ... E, ... K sayılı emsal ilamları da göz önüne alınarak, mahkeme hükmünün yerinde olduğu, davalının bu yöne ilişkin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 556,10 TL istinaf karar harcının davacı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, 5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davalılar lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE, Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin 544.000,00 TL'nin altında olması nedeniyle kesin olarak karar verildi....