Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesinde ambalaj ürünleri satış sözleşmesinden kaynaklanan ödenmeyen faturalar nedeniyle başlatılan icra takibine itirazın iptali davası.
Özet: Bu dava, davacının davalıya mal satışı sonrası faturalandırılan alacağının 41.340,80 TLlik kısmının ödenmemesi üzerine başlattığı icra takibine davalının haksız itirazının iptali talebiyle açılmış; davalının davaya cevap vermemesi, duruşmaya katılmaması ve ticari defterlerini ibraz etmemesi nedeniyle, bilirkişi incelemesi sonucunda davacının ticari defterlerinin usulüne uygun olduğu ve davalıdan dava konusu tutarda alacaklı olduğu belirlenmiştir.

T.C. ...5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/622 Esas - 2026/434
T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/622KARAR NO : 2026/434GEREKÇELİ KARAR T Ü R K M İ L L E T İ A D I N ADAVA : İtirazın iptaliDAVA TARİHİ : 22/07/2025KARAR TARİHİ : 16/06/2026KARAR YAZIM TARİHİ : 24/06/2026 Davacı tarafından davalı hakkında açılan itirazın iptali davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda ;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:TALEP ;Davacı vekili dava dilekçesinde özetle davacı ile davalı arasındaki satış sözleşmesi kurulduğunu, davacının sözleşmeye göre ambalaj, naylon ve poşet ürünlerini satarak davalıya teslim ettiğini, davacının alacağı için 23/04/2024 tarihli 54.511,20 TL ve 22/09/2024 tarihli 36.360,00 TL tutarlı faturalar düzenlediğini, davalının faturaların tutarlarının 41.340,80 TL'lik bölümünü ödemediğini, alacağın tahsili için ...5. Genel İcra Dairesi Müdürlüğünün ...Esas nolu dosyası ile başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek asıl alacağa itirazın iptaline, icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP ;Davalıya dava dilekçesi ile duruşma günü ve saati Tebligat Kanununa uygun olarak tebliğ edilmiş, davalı davaya cevap vermemiş, duruşmaya katılmamış ve kendisini vekil ile temsil ettirmemiştir.DELİLLER ;...5. Genel İcra Dairesi Müdürlüğünün getirilen ...Esas nolu dosyasında davacı tarafından davalı hakkında 29/05/2025 tarihinde, 23/04/2024 tarihli 54.511,20 TL ve 22/09/2024 tarihli 36.360,00 TL tutarlı faturaların bakiyesi 41.340,80 TL asıl alacak ile 22.524,53 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 63.865,33 TL alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsili talebi ile icra takibi başlatılmış, ödeme emri davalıya 04/06/2025 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı vekili aracılığı ile 02/06/2025 tarihinde borca ve tüm ferilerine itiraz etmiştir....Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği tarihsiz cevabi yazı ile davacının esnaf ve sanatkarlar siciline kayıtlı olduğunu ilişkin belgeyi göndermiştir....Ticaret Sicili Müdürlüğü 27/11/2025 tarihli cevabi yazı ile davacının terkin edilmiş bir limited şirketin ortağı iken 18/05/2017 tarihinde hisse devri yaparak ortaklıktan ayrıldığını bildirmiştir.Ulus Vergi Dairesi Müdürlüğü 02/12/2025 tarihli cevabi yazı ile davacının 01/01/2023 tarihinden itibaren bilanço esasına göre defter tuttuğunu bildirmiştir.Davacı vekili 05/12/2025 tarihli dilekçesi ile davacının bilanço esasına göre defter tutuğu bildirildiğinden birinci sınıf tacir olduğunu bildirmiştir.Davalıya Hukuk Muhakemeleri Kanununun 222. maddesi gereğince ticari defter ibraz emri tebliğ edilmiş, davalı ticari defterlerini sunmamıştır.Mali müşavir bilirkişi Fahrettin ALİŞAR 04/03/2026 tarihli raporunda davacı vekilinin bildirdiği kişinin davacının ticari defter ve belgelerini kendisine ulaştırmadığını, yerinde inceleme ve örnek alma imkanının sağlanmadığını bildirmiştir.Mali müşavir bilirkişi Fahrettin ALİŞAR davacının ticari defterlerinin ve kayıtlarının incelenmesi sonrasında hazırladığı 31/03/2026 tarihli ek raporunda davalı ticari defterlerini ibraz etmediğinden davalının ticari defterlerinin incelenemediğini, davacının ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun olarak tutulduğunu, davacının davalı adına 4 adet toplam 216.340,80 TL bedelli fatura düzenlediğini, davalının kısmi ödemeler yaptığını, davalının faturalara itiraz ettiğini ilişkin tespit yapılamadığını, davacının dava konusu icra takibi ve dava tarihi itibariyle davalıdan 41.340,80 TL alacaklı olduğunu bildirmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE ; Dava, satış sözleşmesine göre davalı tarafından ödenmesi gerektiği ileri sürülen faturalara dayalı olarak başlatılan icra takibine yapılan asıl alacağa itirazın iptali davasıdır. Davacı, davalı ile aralarında satış sözleşmesi kurulduğu, bu sözleşmeden doğan edimlerini ifa ettiği, ifa ettiği edimlere karşılık doğan para alacağı için düzenlediği faturaların tutarlarının bir bölümünü davalının ödemediği vakıasını ileri sürmüş ve alacağın tahsili için başlattığı icra takibine davalının asıl alacağa itirazının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ise, davaya cevap vermemiştir.Davacı ile davalı arasındaki uyuşmazlık, satış sözleşmesi kurulup kurulmadığı, davacının dava konusu satış sözleşmesine göre alacağının doğup doğmadığı, icra takibine konu faturalardan dolayı alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarı ve bunun sonucuna göre itirazın iptali koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarındadır.Ulus Vergi Dairesi Müdürlüğünün 02/12/2025 tarihli cevabi yazısı ile davacının 01/01/2023 tarihinden itibaren bilanço esasına göre defter tuttuğunu bildirmesi nedeni ile davacı tacir ve Türk Ticaret Kanununun 4. ve 5. maddeleri gereğince mahkememiz görevli kabul edilmiştir.Türk Medeni Kanununun 6. maddesi gereğince kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.Hukuk Muhakemeleri Kanununun 190. maddesine göre ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer, davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir.Davacı ve davalı arasında uyuşmazlık konusu olan vakıalara göre genel kurala uygun olarak satım sözleşmesini, edimini sözleşmeye uygun olarak ifa ettiğini ve alacaklı olduğunu ispat yükü davacıdadır.Mahkememizce yapılan yargılama ve toplanan delillerden davacı ile davalı arasında satış sözleşmesi kurulduğu, davacının sözleşmeden doğan edimini ifa ettiği, davacının doğan para alacağı için dava konusu icra takibinin dayanağı olan faturaları düzenlediği, davalının borcunu ödemediği, davacının dava konusu icra takip tarihi itibarı ile davalıdan 41.340,80 TL alacağının olduğu, davacının alacağının tahsili talebi ile ...5. Genel İcra Dairesi Müdürlüğünün ...Esas nolu dosyası ile ilamsız icra takibi başlattığı, davalının süresi içinde borca ve ferilerine itiraz etmesi üzerine icra takibinin durduğu, davacının İcra ve İflas Kanununun 67. maddesinin 1. fıkrasındaki süre içinde itirazın iptalini talep ettiği, ispat yükü kendisinde olan davacının Hukuk Muhakemeleri Kanununun 222. maddesine göre icra takibine konu ve davaya konu asıl alacağının varlığını kendi ticari defterleri ile ispatladığı, davalının icra takibine itirazının haksız olduğu sonucuna varılmıştır.Hukuk Muhakemeleri Kanununun 222. maddesinin 2. fıkrası gereğince ticari defterlerin ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır, 3. fıkrası gereğince ise ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Davacının dayandığı vakıayı ve alacağını lehine delil olma koşullarını taşıyan ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonrasında hazırlanan bilirkişi raporu ve bilirkişi ek raporu ile ispatlayarak ispat yükünü yerine getirmesi, davacı davalı ile arasındaki cari hesap sözleşmesine değil, satış sözleşmesine dayandığından davacı ile davalı arasında Türk Ticaret Kanununun 89. maddesinde düzenlendiği şekilde yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunup bulunmadığının araştırılmasına gerek olmaması, davacı ile davalı arasındaki satış sözleşmesine dayanan ilişkinin açık hesap ilişkisi olması, davacının Türk Borçlar Kanununun 121. maddesi gereğince icra takibinden itibaren faiz ve davalı tacir olduğu için avans faizi talep etmesinin olanaklı olması nedenleri ile davanın kabulüne, faturalı olan dava konusu alacağın miktarının likit olması nedeni ile hükmolunan asıl alacağın % 20'si oranında hesaplanan icra inkar tazminatının İcra ve İflas Kanununun 67. maddesinin 2. fıkrası gereğince davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi gerektiği gerektiği sonuç ve kanaatine varılmış, davalının kötüniyet tazminatı talebi bulunmadığından bu konuda bir karar verilmemiş, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;1-Davanın KABULÜNE, Davalının ...5. Genel İcra Dairesi Müdürlüğünün ...Esas nolu dosyasına yapmış olduğu itirazın dava konusu olan 41.340,80 TL asıl alacak için İcra ve İflas Kanununun 67. maddesinin 1. fıkrası gereğince İPTALİNE, icra takibinin 41.340,80 TL asıl alacak üzerinden ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmek suretiyle DEVAMINA,Hükmolunan asıl alacağın % 20'si oranında hesaplanan 8.268,16 TL icra inkar tazminatının İcra ve İflas Kanununun 67. maddesinin 2. fıkrası gereğince davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,2-Harçlar Kanunu 2026 yılı Harçlar Tarifesinin 1 sayılı Yargı Harçları Tarifesinin A,III/1-a maddesi gereğince alınması gereken 2.823,99 TL karar ve ilam harcının davacı tarafından yatırılan 615,40 TL peşin harçtan mahsubu ile alınması gereken 2.208,59 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazine'ye gelir KAYDINA,3-Davacı tarafından yapılan başvurma harcı 615,40 TL, peşin harç 615,40 TL, 1 adet vekalet harcı 87,50 TL, 1 adet vekalet pulu 138,00 TL, dosya-posta gideri 135,00 TL ve bilirkişi ücreti 5.000,00 TL olmak üzere toplam 6.591,30 TL yargılama giderinin Hukuk Muhakemeleri Kanununun 326. maddesinin 1. fıkrası gereğince davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine YER OLMADIĞINA,5-Davacı tarafından yatırılan avansın kullanılmayan kısmının Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra İADESİNE,6-Davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Kanununun 168. maddesinin son fıkrası gereğince hüküm verildiği tarihte geçerli olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13. maddesinin 1. fıkrasına ve 2. kısmına göre kabul edilen miktar dikkate alınarak hesaplanan 41.340,80 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 7-Arabuluculuk bürosu tarafından yapılıp Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan, Uyap'a eklenen, sarf kararı bulunmayan arabuluculuk dosyasında arabulucuya ödenen ücret belirlenemediğinden tarifeye göre en düşük ücret olan 2.300,00 TL arabuluculuk giderinin Hukuk Muhakemeleri Kanununun 326. maddesinin 1. fıkrası ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 13. ve 14. fıkraları gereğince davalıdan alınarak Hazine'ye gelir KAYDINA,Davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341. maddesinin 1. fıkrasının a bendi ve 345. maddesinin 1. fıkrası gereğince gerekçeli kararın tebliğinden başlayarak iki haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ...Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.16/06/2026