5. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, trafik kazası kaynaklı ölüm ve cismani zarar tazminatı davasında davacıların maddi ve geçici iş göremezlik talepleri ile davalı itirazları.
Özet: Bu dava, davalının kusuru nedeniyle meydana gelen trafik kazasında yaralanan davacının, uğradığı maddi zarar, geçici iş göremezlik ve bakıcı giderleri için fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak belirsiz alacak davası şeklinde tazminat talebinde bulunması; davalının ise usuli eksiklikler (tamamlanmamış belgeler, sigorta kuruluşuna usulüne uygun başvuru eksikliği, talep sonucunun belirsizliği) ve esasa ilişkin (kusur indirimi, hatır indirimi, maluliyet raporuna itiraz, teminat dışı kalma ihtimali) itirazlarla davanın reddini talep etmesi üzerine yürütülen hukuki süreci ele almaktadır.

T.C. ...5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/1087 Esas - 2026/409
Türk Milleti Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili...5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARARESAS NO : 2025/1087 EsasKARAR NO : 2026/409DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)DAVA TARİHİ : 25/12/2025KARAR TARİHİ : 10/06/2026KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 19/06/2026Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle: Davalı araç sürücüsünün kusuru sebebi ile 19.07.2025 tarihinde meydana gelen trafik kazasında yaralanan müvekkili Ezgi ALTUNTAŞ için fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 1.000,00,TL maddi tazminatın, geçici iş göremezlik ihtiyacı doğduğundan şimdilik 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatının ve tedavi süresince bakım ihtiyacı doğduğundan şimdilik 100,00 TL bakıcı gideri tazminatının ve iyileşme süresince geçici işgöremezlik ihtiyacı doğduğundan şimdilik 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatının kaza tarihinden itibaren değişen oranlarda Avans faizi ile birlikte müvekkili ... için fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 1.000,00,TL maddi tazminatın, geçici iş göremezlik ihtiyacı doğduğundan şimdilik 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatının ve tedavi süresince bakım ihtiyacı doğduğundan şimdilik 100,00 TL bakıcı gideri tazminatının ve iyileşme süresince geçici işgöremezlik ihtiyacı doğduğundan şimdilik 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatının kaza tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalı şirketten tahsili ile müvekkillere ödenmesine karar verilmesi amacı ile HMK madde 107 uyarınca belirsiz alacak davası olarak ve HMK madde 107/2 uyarınca başlangıçta belirttikleri talebini artırım hakkı saklı tutarak davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Öncelikle davacı tarafın, davaya konu belgeleri iyi niyet kuralları çerçevesinde eksiksiz olarak sunmamış ise TMK m. 6. "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür" ve haksız fiilden kaynaklı zararlara ilişkin olarak TBK m. 50 "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." hükümleri doğrultusunda, yargılamaya ilişkin HMK m.119 Dava dilekçesinin içeriği başlıklı, "f) İddia edilen her bir vakıanın hangi delillerle ispat edileceği" hususunun dilekçe ve ekinde zorunlu gösterilmesi gerektiğinden bu hususta yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde, tamamlatılmasına muvafakatlerinin olmadığını belirterek davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesini, HMK 119/ğ hükmü kapsamında "Açık bir şekilde talep sonucu" gösterilmemişse davacıya eksikliği tamamlaması için bir haftalık kesin süre verilmesi, tamamlanmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesini, davacının, huzurdaki davayı açmadan önce, sigorta kuruluşuna yapmış olduğu başvurunun eksik olması, sigorta kuruluşuna usulüne uygun başvuru zorunluluğu dava şartının Sig.K. ve KTK ile özel kanunla düzenlenmiş olması sebebiyle, HMK m.114/2 “Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır” hükmü kapsamında bu husus tamamlanabilir dava şartı olmadığından, davanın öncelikle dava şartı eksiliğinden usulden reddine karar verilmesini, maluliyet raporuna ilişkin itirazlarının giderilmesi kapsamında usulüne uygun rapor alınması için davacının mevzuatta belirtilen şartlara haiz sağlık kuruluna sevkini, davanın esasa girilmesi halinde kabul anlamına gelmemekle, esas yönünden savunmalarımız kapsamında dosyanın esastan reddine karar verilmesini, aksi yönde kanaat halinde yine savunmaları kapsamında ve resen tespit edilecek müterafik kusur indirimlerinin uygulanarak, yargılama esnasında davacının, yolcu olduğu ve taşımanın maddi ve/veya manevi karşılık kapsamında yapılmamış olduğu hususunun sonradan anlaşılması halinde şartları varsa TBK mad. 50 vd. kapsamında hatır indirimi uygulanmasını, ödeme tutarı, anılan indirimler yapılıp tazminat tutarı belirlendikten sonra kalan bakiyeden güncellenerek düşülmesine, ayrıca "fazlaya dair haklar saklı tutularak" açılan davaların, kısmi dava sayılacağından, bu durumda taleple bağlı kalınması gerektiğini belirterek ıslah edilen kısım açısından muvafakatlerinin olmadığını belirterek, bu kısım üzerinden davanın reddine karar verilmesini, diğer yandan uzlaşma tutanağının varlığı araştırılarak, ilgili ceza dosyasının akıbetinin sorulmasını, bu hususta soruşturma sonucu gösterir evrak tamamlatılmadan karar verilmemesi gerektiğini belirterek, yargılama esnasında davaya konu trafik kazası karayolunda gerçekleşmemiş olması durumu, sunulacak belgeler ile anlaşılacak olur ise bu hususun sigorta kuruluşu açısından teminat harici olması sebebiyle davanın reddine karar verilmesini, geçici taleplerin sağlık gideri kapsamında SGK’ ya devri sebebiyle teminat dışı olması ve davacı tarafından ispat edilememesi durumunda reddine karar verilmesini, her durumda zamanaşımı itirazlarının gerek dava gerekse ıslah tarihi itibariyle esas alınarak hüküm kurulmasını, her halde kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan genel şartlar kapsamında zararın ıskontolu (1,8 teknik faizli) hesaplanmasını neticeten davanın reddine, karar verilmesini talep etmiştir. Dosya bilirkişiye tevdi olunmuş bilirkişi raporunda: Yaya ...'ın % 75 (yüzde yetmiş beş ) oranında kusurlu olacağı yaya Gülten BİRGÖL'ün % 75 (YÜZDE yetmiş beş ) oranında kusurlu olacağı sürücü ...'ın % 25 (Yüzde Yirmi Beş ) oranında kusurlu olacağı bildirilmiştir. Dosya ...Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesine tevdi olunmuş ATK raporunda: Davalı tarafa sigortalı aracın sürücüsü ...’ın kusursuz olduğu, davacı yayalar Gülten BİRGÖL ve Ezgi ALTUNTAŞ’ın her biri kendi adına %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu oldukları bildirilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE ; Dava, trafik kazasından dolayı uğranılan her bir davacı için sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik, bakıcı giderleri zararlarının karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortacısı tarafından tazmini talebi ile açılan tazminat davasıdır.Davacılar, davalıya karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı motorsikletin sürücüsünün kusurlu olarak sebep olduğu trafik kazasında yaralandığı, sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik, bakıcı ve tedavi giderleri zararlarının oluştuğu vakıasını ileri sürmüş ve trafik kazası sonucunda uğradığı maddi zararların karayolları zorunlu mali sorumluluk sigortacısı tarafından tazmin edilmesini talep etmiştir.Davalı ise, davacının Karayolları Trafik Kanununun 97. maddesindeki başvuru dava şartını yerine getirmediğini ileri sürmüş, kusur ile maluliyetin araştırılmasını talep etmiş ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dava dilekçesinin ekindeki belgeler ile davacıların dava tarihinden önce Karayolları Trafik Kanununun 97. maddesine göre başvuru dava şartını yerine getirdiği kabul edilmiştir.Türk Medeni Kanununun 6. maddesi gereğince kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.Hukuk Muhakemeleri Kanununun 190. maddesine göre ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer, davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir.Davacılar ve davalı arasında uyuşmazlık konusu olan vakıalara göre dayandığı vakıayı yükü davalıdadır.Mahkememizce yapılan yargılama ve toplanan delillerden; 19/07/2025 günü saat 21.45 sıralarında, sürücü ... sevk ve idaresindeki 06 BJR 996 plakalı otomobil ile bölünmüş yol olan Mavigöl Caddesi üzerinde 1884 Sokak istikametine sağ şeritte seyri sırasında olay mahalli 1878 Sokak'ın 27 metre ilerisine geldiğinde, aracının ön kısımlarıyla; seyrine göre solundan sağına karşıya geçen yaya ... .... .... , gece vakti meskun mahalde bölünmüş yol üzerinde yaya geçidinin ve aydınlatmanın olmadığı olay mahalline geldiğinde; yaklaşan araçların hız ve mesafesini dikkate alarak kontrollü şekilde geçiş yapması gerekirken, trafik akışı içerisinden kontrolsüz ve özensiz şekilde karşıya geçmek isteyen sol şeritte seyreden aracın önünden aniden önüne girdiği sağ şeritten gelen aracın çarpmasına sebebiyet verdiği bu oluş şartlarında meydana gelen olayda dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışı ile her biri kendi adına asli kusurlu olduğu, davalı tarafa sigortalı aracın sürücüsü ..., sevk ve idaresindeki otomobil ile gece vakti meskun mahalde bölünmüş yolda seyri sırasında yaya geçidinin ve aydınlatmanın olmadığı olay mahalline geldiğinde; mahal şartlarına uygun şekilde sağ şeritte seyretmekte iken, solunda seyreden aracın önünden aniden ve yakın mesafeden şeridine giren yayalara çarpmamak için fren tedbirine başvurmasına rağmen kazayı önleyemeyerek çarptığı, görüş şartlarının sınırlı olduğu ve yayaların ani çıkışı nedeniyle kazanın kaçınılmaz hale geldiği bu oluş şartlarındaki olayda hatalı tutum ve davranışı bulunmadığından meydana gelen kazada herhangi bir kusurunun bulunmadığı kanaatine varılmıştır....Cumhuriyet Başsavcılığında yürütülen soruşturma kapsamında alınan bilirkişi raporunda davalı tarafa sigortalı aracın sürücüsü ...'ın kusursuz olduğu tespit edilmiş ve KYOK kararı verilmiştir. Müştekilerin karara itiraz etmesi üzerine Sulh Ceza Hakimliğince itirazın reddine karar verildiği görülmüştür. Mahkememizce alınan 28/03/2026 tarihli raporda davacıların %75, davalı tarafa sigortalı aracın sürücüsü ...'ın ise %25 kusurlu olduğu tespit edilmesi üzerine soruşturma dosyasında alınan rapor ile mahkememizce alınan rapor arasında çelişki oluştuğundan ...Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığından çelişkiyi giderir şekilde rapor düzenlenmesi istenilmiş, düzenlenen raporda davalı tarafa sigortalı aracın sürücüsü ...’ın kusursuz olduğu, davacı yayalar ... .... .... ’ın her biri kendi adına %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu oldukları tespit edilmiştir. Soruşturma dosyasında alınan rapor ile ...Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığından alınan rapor uyumlu olması nedeniyle bu raporlara itibar edilmiş, mahkememizce alınan 28/03/2026 tarihli rapor hükme esas alınmamıştır. Karayolları Trafik Kanununun 96. maddesi gereğince göre karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası aynı Kanunun 85. maddesinin 1. fıkrasına göre bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa işletenin, zarara uğrayan üçüncü kişilere karşı olan sorumluluğu karşılar.İşletenin Karayolları Trafik Kanunun 85. maddesine göre sorumluluğunun doğmaması durumunda, karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortacısının da sorumluluğu doğmaz.Davacının Karayolları Trafik Kanununun 96. maddesi gereğince göre işletenin aynı Kanunun 85. maddesinin 1. fıkrasına göre olan sorumluluklarından biri olan motorlu aracın bir şeyin zarara uğramasından kaynaklanan zararını karşılanmasını sağlamak üzere 06 BJR 996 plakalı ARACIN dava konusu kazanın gerçekleştiği zamanda geçerli karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalayan davalının karşılamadığı maddi zararlarının karşılanmasını talep etmesi, ispat yükünün davacılarda olması, mahkememizce yapılan yargılama ve toplanan delillerden davacıların ileri sürdüğü vakıanın aksinin, dava konusu trafik kazasının oluşumunda davalıya karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı aracın sürücüsünün kusursuz olduğunun ve davacının maddi zararı ile bu sürücüsünün fiilinin bağlantısının olmadığının tespit edilmesi nedenleri ile davalının sorumluluğu doğmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmış, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,1-Davanın REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00 TL karar ve ilam harcının davacı tarafından yatırılan toplam 1.230,80 TL peşin harçtan mahsubu ile fazla alınan 498,80 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davalı vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 2.400,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,6-Arabuluculuk bürosu tarafından yapılıp Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk giderinin davacılardan tahsili ile hazineye irat kaydına, 7-HMK'nın 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,Dair, davacılar vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ...Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/06/2026 10:51:53