5. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, ecza deposu ile eczacı arasındaki satış sözleşmesinden kaynaklanan alacağa ilişkin itirazın iptali davasının gerekçeli kararı.
Özet: Davacı ecza deposu işletmesi, davalı eczacıya sattığı ilaç ve ürünlerden doğan 178.948,49 TL tutarındaki borcun ödenmemesi üzerine başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali için dava açmıştır; davalı, davaya cevap vermemiş, ticari defterlerini ibraz etmemiş ve beyanda bulunmamış, mahkeme ise sunulan faturalar, cari hesap ekstreleri ve bilirkişi raporu doğrultusunda, taraflar arasında satış sözleşmesi kurulduğunu, davacının edimini yerine getirdiğini ve alacağın oluştuğunu tespit ederek itirazın iptali koşullarının sağlandığına hükmetmiştir.

T.C. ... 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/930 Esas - 2026/438
T.C. ... 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/930KARAR NO : 2026/438GEREKÇELİ KARAR T Ü R K M İ L L E T İ A D I N ADAVA : İtirazın iptaliDAVA TARİHİ : 07/11/2025KARAR TARİHİ : 16/06/2026KARAR YAZIM TARİHİ : 24/06/2026 Davacı tarafından davalı hakkında açılan itirazın iptali davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda ;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:TALEP ;Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ecza deposu işletmekte olan davacı ile eczacı olan davalı arasındaki satış sözleşmesi kurulduğunu, davacının sözleşmeye göre davalıya ilaç vs. ürünler sattığını, davalının faturalar ve cari hesap ekstresindeki 178.948,49 TL borcunu ödemediğini, alacağın tahsili için ... 2. Genel İcra Dairesi Müdürlüğünün 2025/60339 Esas nolu dosyası ile başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline, icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP ;Davalıya dava dilekçesi ile duruşma günü ve saati Tebligat Kanununa uygun olarak tebliğ edilmiş, davalı davaya cevap vermemiş, duruşmaya katılmamış, vekili vekaletnamesini sunmuş ancak dava ile ilgili beyanda bulunmamıştır.DELİLLER ;Davacı vekili dava dilekçesi ekinde davacının davalı adına düzenlediği dava konusu faturaları ve cari hesap ekstrelerini sunmuştur.... ... .... Esas nolu dosyasında davacı tarafından davalı hakkında 08/09/2025 tarihinde, faturalar ve cari hesap dökümü 178.948,49 TL asıl alacak ile 7.295,22 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 186.243,71 TL alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsili talebi ile icra takibi başlatılmış, ödeme emri davalıya 13/09/2025 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı vekili aracılığı ile 16/09/2025 tarihinde borca ve tüm ferilerine itiraz etmiştir.Davalıya Hukuk Muhakemeleri Kanununun 222. maddesi gereğince ticari defter ibraz emri tebliğ edilmiş, davalı ticari defterlerini sunmamıştır.... Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği tarihsiz cevabi yazı ile davalının esnaf ve sanatkarlar sicili kaydına rastlanılmadığını bildirmiştir.... Ticaret Sicili Müdürlüğü 09/03/2026 tarihli cevabi yazı ile davalının ... .... .... Eczanesi ticaret unvanlı gerçek kişi ticari işletmesi ile ticaret siciline kayıtlı olduğunu bildirmiştir.Mali müşavir bilirkişi ... .... ... davacının ticari defterlerinin ve kayıtlarının incelenmesi sonrasında hazırladığı 05/04/2026 tarihli raporunda davacının ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun olarak tutulduğunu, davalı ticari defterlerini ibraz etmediğinden davalının ticari defterlerinin incelenemediğini, davacının dava konusu icra takibi ve dava tarihi itibariyle davalıdan 178.948,49 TL alacaklı olduğunu bildirmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE ; Dava, satış sözleşmesine göre davalı tarafından ödenmesi gerektiği ileri sürülen faturalara dayalı olarak başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır. Davacı, davalı ile aralarında satış sözleşmesi kurulduğu, bu sözleşmeden doğan edimlerini ifa ettiği, ifa ettiği edimlere karşılık doğan para alacağı için düzenlediği faturalardan oluşan cari hesap ekstresinde yazılı bölümünü davalının ödemediği vakıasını ileri sürmüş ve alacağın tahsili için başlattığı icra takibine davalının itirazının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ise, davaya cevap vermemiştir.Davacı ile davalı arasındaki uyuşmazlık, satış sözleşmesi kurulup kurulmadığı, davacının dava konusu satış sözleşmesine göre alacağının doğup doğmadığı, icra takibine konu faturalardan oluşan cari hesap ilişkisinden dolayı alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarı ve bunun sonucuna göre itirazın iptali koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarındadır.... Ticaret Sicili Müdürlüğünün 09/03/2026 tarihli cevabi yazısı ile davalının ... .... .... Eczanesi ticaret unvanlı gerçek kişi ticari işletmesi ile ticaret siciline kayıtlı olduğunu bildirmesi nedeni ile davacı tacir ve Türk Ticaret Kanununun 4. ve 5. maddeleri gereğince mahkememiz görevli kabul edilmiştir.Türk Medeni Kanununun 6. maddesi gereğince kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.Hukuk Muhakemeleri Kanununun 190. maddesine göre ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer, davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir.Davacı ve davalı arasında uyuşmazlık konusu olan vakıalara göre genel kurala uygun olarak satım sözleşmesini, edimini sözleşmeye uygun olarak ifa ettiğini ve alacaklı olduğunu ispat yükü davacıdadır.Mahkememizce yapılan yargılama ve toplanan delillerden davacı ile davalı arasında satış sözleşmesi kurulduğu, davacının sözleşmeden doğan edimini ifa ettiği, davacının doğan para alacağı için dava konusu icra takibinin dayanağı olan faturaları düzenlediği, davalının borcunu ödemediği, davacının dava konusu icra takip tarihi itibarı ile davalıdan 178.948,49 TL alacağının olduğu, davacının alacağının tahsili talebi ile ... ... .... .... Esas nolu dosyası ile ilamsız icra takibi başlattığı, davalının süresi içinde borca ve ferilerine itiraz etmesi üzerine icra takibinin durduğu, davacının İcra ve İflas Kanununun 67. maddesinin 1. fıkrasındaki süre içinde itirazın iptalini talep ettiği, ispat yükü kendisinde olan davacının Hukuk Muhakemeleri Kanununun 222. maddesine göre icra takibine konu asıl alacağının varlığını kendi ticari defterleri ile ispatladığı, davalının icra takibine itirazının asıl alacak açısından haksız olduğu sonucuna varılmıştır.Hukuk Muhakemeleri Kanununun 222. maddesinin 2. fıkrası gereğince ticari defterlerin ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır, 3. fıkrası gereğince ise ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Davacının dayandığı vakıayı ve alacağını lehine delil olma koşullarını taşıyan ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonrasında hazırlanan bilirkişi raporu ile ispatlayarak ispat yükünü yerine getirmesi, davacı davalı ile arasındaki cari hesap sözleşmesine değil, satış sözleşmesine dayandığından davacı ile davalı arasında Türk Ticaret Kanununun 89. maddesinde düzenlendiği şekilde yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunup bulunmadığının araştırılmasına gerek olmaması, davacı ile davalı arasındaki satış sözleşmesine dayanan ilişkinin açık hesap ilişkisi olması, muaccel bir borcun borçlusunun temerrüte düşmesi için Türk Borçlar Kanununun 117. maddesine göre alacaklının alacağın miktarını gösterir ve ödeme talebini içerir bir ihtarname göndermesinin ya da borcun ifa edileceği günün birlikte belirlenmiş veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle belirlenmiş olmasının ya da alacağın haksız fiilden veya sebepsiz zenginleşmeden doğmuş olmasının gerekli olması, Türk Ticaret Kanununun 18. maddesinin 3. fıkrasına göre tacirler arasında diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarların veya ihtarların noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılmasının zorunlu olması, davacının dava konusu icra takibinden önce davalıyı temerrüde düşürdüğünü ispat edememesi, davacının Türk Borçlar Kanununun 121. maddesi gereğince icra takibinden itibaren faiz ve davalı tacir olduğu için avans faizi talep etmesinin olanaklı olması nedenleri ile ispatlanan asıl alacağa yönelik davanın kabulüne, ispatlanamayan işlemiş faizi yönelik davanın reddine, dava konusu icra takibi öncesinde dava konusu alacağın miktarının belirli ve likit olması nedeni ile hükmolunun asıl alacağın % 20'si oranında hesaplanan icra inkar tazminatının İcra ve İflas Kanununun 67. maddesinin 2. fıkrası gereğince davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmış, davalının kötüniyet tazminatı talebi bulunmadığından bu konuda bir karar verilmemiş, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;1-Davanın kısmen KABULÜNE, kısmen REDDİNE,Davalının ... 2. Genel İcra Dairesi Müdürlüğünün 2025/60339 Esas nolu dosyasına yapmış olduğu itirazın 178.948,49 TL asıl alacak için İcra ve İflas Kanununun 67. maddesinin 1. fıkrası gereğince İPTALİNE, icra takibinin 178.948,49 TL asıl alacak üzerinden ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmek suretiyle DEVAMINA,Fazlaya ilişkin davanın REDDİNE,Hükmolunan asıl alacağın % 20'si oranında hesaplanan 35.789,69 TL icra inkar tazminatının İcra ve İflas Kanununun 67. maddesinin 2. fıkrası gereğince davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,2-Harçlar Kanunu 2026 yılı Harçlar Tarifesinin 1 sayılı Yargı Harçları Tarifesinin A,III/1-a maddesi gereğince alınması gereken 12.223,97 TL karar ve ilam harcının davacı tarafından yatırılan 2.249,33 TL peşin harçtan mahsubu ile alınması gereken 9.974,64 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazine'ye gelir KAYDINA, 3-Davacı tarafından yapılan başvurma harcı 615,40 TL, peşin harç 2.249,33 TL, 1 adet vekalet harcı 87,50 TL ve 1 adet vekalet pulu 138,00 TL olmak üzere toplam 3.090,23 TL harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,Davacı tarafından yapılan dosya-posta gideri 111,80 TL ve bilirkişi ücreti 8.000,00 TL olmak üzere toplam 8.110,80 TL yargılama giderinin haklılık oranı göz önünde bulundurularak hesaplanan 7.780,69 TL'sinin Hukuk Muhakemeleri Kanununun 326. maddesinin 2. fıkrası gereğince davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, kalan kısmının davacı üzerinde BIRAKILMASINA,4-Davalı tarafından yapılan 1 adet vekalet harcı 104,00 TL ve 1 adet vekalet pulu 164,00 TL olmak üzere toplam 268,00 TL yargılama giderinin haklılık oranı göz önünde bulundurularak hesaplanan 10,90 TL'sinin Hukuk Muhakemeleri Kanununun 326. maddesinin 2. fıkrası gereğince davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, kalan kısmının davalı üzerinde BIRAKILMASINA,5-Davacı tarafından yatırılan avansın kullanılmayan kısmının Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra İADESİNE,6-Davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Kanununun 168. maddesinin son fıkrası gereğince hüküm verildiği tarihte geçerli olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13. maddesinin 1. ve 2. fıkraları ile 2. kısmına göre haklılık oranı göz önünde bulundurularak hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,7-Davalı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Kanununun 168. maddesinin son fıkrası gereğince hüküm verildiği tarihte geçerli olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13. maddesinin 1. ve 2. fıkraları ile 2. kısmına göre haklılık oranı göz önünde bulundurularak hesaplanan 7.293,22 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,8-Arabuluculuk bürosu tarafından yapılıp Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan, Uyap'a eklenen, sarf kararı bulunmayan arabuluculuk dosyasında arabulucuya ödenen ücret belirlenemediğinden tarifeye göre en düşük ücret olan 2.300,00 TL arabuluculuk giderinin Hukuk Muhakemeleri Kanununun 326. maddesinin 2. fıkrası ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 13. ve 14. fıkraları gereğince haklılık oranı göz önünde bulundurularak hesaplanan 93,61 TL'sinin davacıdan, 2.206,39 TL'sinin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir KAYDINA,Davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341. maddesinin 1. fıkrasının a bendi ve 345. maddesinin 1. fıkrası gereğince gerekçeli kararın tebliğinden başlayarak iki haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.16/06/2026