Bursa Bölge Adliye Mahkemesi İstinaf Kararı: Nakliyat sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat davasında, emtia hasarının yükleme ve istifleme hatasından kaynaklanması nedeniyle teminat dışı kalması.
Özet: Davacı şirket, davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan ürünlerinin yurtdışı nakliyatı sırasında hasar görmesi üzerine sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat talebinde bulunmuştur; davalı ise hasarın taşımanın satış şekli ve ambalajlama/istifleme yetersizliği (poliçedeki 4.3 klozu) nedeniyle teminat kapsamında olmadığını savunmuş olup, ilk derece mahkemesi, davacının menfaat sahibi olduğunu kabul etmekle birlikte, bilirkişi raporu doğrultusunda ürünlerin ambalajlama ve istifleme hatasından kaynaklanan hasarlarının sigorta poliçesindeki ilgili kloz uyarınca teminat dışında kaldığına hükmetmiştir.

T.C. BURSA BAM .. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ./. - ./.
T.C.BURSABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ .. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : ./. KARAR NO : ./.T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IBAŞKAN : ..ÜYE : .ÜYE : .KATİP : .İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : BURSA .. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNUMARASI : ./. Esas, ./. KararKARAR TARİHİ : .DAVACI : . VEKİLİ . .DAVALI : . VEKİLİ : . .DAVA : Tazminat (Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)KARAR TARİHİ : 29/04/2025KARAR YAZIM TARİHİ : 29/04/2025Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmış olmakla dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde gereği görüşülüp düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında (devrolunan . . AŞ) arasında 16/10/2018 tarihinde .-0 poliçe nolu, sefer başlangıç yeri Bursa, sefer bitiş yeri Beneden Leeuwen/Hollanda olan deniz aşırı satım sözleşmesini konu alan bir nakliyat sigorta sözleşmesi akdedildiğini, bu sigorta sözleşmesine göre . . . dorse plakalı kamyon ile taşınacak olan 62.527 Euro değerindeki ürünlerin davalı tarafça sigortalandığını, 26/10/2018 tarihinde yükün alıcı şirket yetkilileri tarafından kamyondan indirilirken ürünlerde birtakım hasarlar olduğunun görüldüğünü, bunun üzerine alıcı firma tarafından tutanak tutulduğunu, nakliye sırasında hasar gören ürünlere ilişkin zararın karşılanması için davalı şirkete 30/10/2018 tarihinde başvuru yapılmasına rağmen olumlu bir dönüş sağlanmadığını beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere belirsiz alacak davası olarak 16/10/2018 tarihli ..-0 numaralı nakliyat sigortası poliçesi ile sigortalanan ancak taşıma esnasında davacının kusuru olmadan zarar gören ürünlerin bedeli olarak şimdilik 1.000 TL'nin davalıdan zarar tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte alınarak tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili, davanın belirsiz alacak davası koşullarını taşımadığını, davaya konu taşımanın satış şeklinin CIF olduğunu, sigorta tazminatını talep hakkının alıcıda olup satıcı davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, hasarın nakliye sırasında gerçekleştiğine dair bir tutanak da bulunmadığını bu suretle teminat dahilinde gerçekleşen bir rizikonun söz konusu olmadığını, ayrıca düzenlenen poliçede Enstitü yük klozları geçerli olup sigorta edilen şeyin ambalajlanmasındaki yetersizlik ve uygunsuzluğun neden olduğu ziya ve hasarın teminat dahilinde olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:Mahkemece yapılan yargılama neticesinde, davanın taşıma esnasında meydana gelen zarara ilişkin sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat davası olduğu, davacının dava dışı alıcıya göndermiş olduğu ürünlerin taşıma sırasında hasar gördüğünü, davalı sigorta şirketi tarafından .-0 nolu poliçe poliçe ile sigortalanmış olan ürünlerde meydana gelen hasarın davalıdan tahsilini talep ettiği, davacı şirket ile dava dışı alıcı şirketin hasarlı ürünlerde iskonto yapılmak suretiyle anlaşmaya vardığı, kesilen fatura bedelllerinin de bu yönde olduğu, bu durumda hasar nedeniyle zarara uğrayan ve sigorta poliçesinde menfaat sahibinin davacı şirket olup davacı şirketin davalı sigorta şirkete karşı sigorta tazminatı talebinde bulunabileceğinin kabulü gerektiği, alınan bilirkişi heyeti raporunda, yurtdışına nakliyesi esnasında ürünlerin iki kat halinde istiflenmiş, birbirlerine zarar vermemesi için ara zemin oluşturmak amacıyla 5x10 cm kesitte kayın ağaç tahtalar kasa yan tahtalarına oturtulmuş olduğu ancak bu konstrüksiyonun sert bir sarsıntıda önce yan tahtalardan desteğini koparmasına daha sonra üzerindeki yükle düşen 5x10 kalasların alt katta yer alan ürünlerin üzerine düşmesine, bu esnada bu 5x10 kalasların da kırılmasına ve diğer konstrüksiyon elemanlarının da zincirleme kırılmasına ve kırılıp düşen kalasların ürünlere çarpmasına neden olduğunun anlaşıldığını, bu durumda taşınan ürünlerde hasar meydana geldiğini, ürünlerin öncelikle uzun mesafe yolculuğa (karayolu, denizyolu vs.) güvenli/uygun ambalajlanmadığı, daha sonra tıra yerleştirilme konstrüksiyonunun da yine güvenli bir şekilde gerçekleştirilmediğinin anlaşıldığını, sigorta poliçesinde yer alan -----4.3. Sigorta edilen şeyin ambalajlanma veya hazırlanmasındaki yetersizlik ya da uygunsuzluğun neden olduğu zıya,hasar veya masraf. [ Konteynır veya liftvan(l) içine yapılan istifleme, bu sigorta başlamadan önce ya da sigortalı veya adamları tarafından yapıldığında, bu 4.3 Klozu bakımından "ambalajlama" ya dahil sayılır]"----- klozu uyarınca dava konusu nakliyenin anılan tedbirlerin alınmaksızın gerçekleştirildiği ve dava konusu hasarın taşıma konusu emtiaların yükleme ve istifleme hatasından kaynaklandığı bu nedenle hasarın 'İnstitute Cargo Clauses (A) 1.1.82 Cl.252' klozu hükümleri uyarınca teminat dışı olduğu, davalı sigorta şirketinin hasardan sorumlu olmadığının belirtildiği, tüm dosya kapsamı, dosyaya sunulan deliller, hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde davacının davasının reddine karar verilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:İstinaf talebinde bulunan davacı vekili, müvekkili şirketin kendisinden beklenen gerekli özeni gösterdiğini ve alabileceği tüm önlemleri aldığını, dava konusu ürünlerin yola çıkmadan önce naylon ambalajlarla sarıldığını ve aralara temas halinde hasarı önlemek amacıyla kartonlarla tampon yapıldığını, mobilyaların üst üste, gelişigüzel konulmadığını, iki kat arasında ara zemin oluşturmak adına 5*10 tahta kalaslar konulmuş olduğundan ve kasanın yan taraflarına da aynı malzemeden set yapıldığından alınan tedbirler yeterli olduğunu, kalasların hem kalınlık itibariyle hem de sağlamlık itibariyle ürünlere yeterli korumayı sağlayabilecek nitelikte olduğunu, "Intitute Cargo Clauses (A) 1.182 C1.252" klozunun poliçede tek bir satır halinde yazıldığını, bunun da sigortacının aydınlatma yükümlülüğünü gereği gibi yerine getirmediğini gösterdiğini, müvekkiline yeterli bilginin verilmediğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE: HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesinde; Dava, nakliyat emtia sigorta poliçesine dayalı tazminat talebine ilişkindir. İlk derece mahkemesince, açıklanan gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş olup karara karşı davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Somut olayda, davacı ile davalı arasında 16/10/2018 tarihinde nakliyat sigorta poliçesi akdedildiği ve . . . plakalı kamyon ile Bursa'dan Beneden, Leeuwen/Hollanda'ya taşınan emtianın 62.527 Euro sigorta bedeli ile sigortalandığı, taşınan emtiada meydana gelen zararın davacı tarafça poliçe kapsamında sigortacında tahsilinin talep edildiği, dava konusu sigorta poliçesinde taşınan emtianın İntsitüte Cargo Clauses A şartları dairesinde sigorta güvencesi altına alındığını, sigortalı emtianın alıcıya hasarlı şekilde teslim edildiği, sigorta poliçesinin özel şartlarını oluşturan Institute Cargo Clauses hükümleri içinde sigorta konusu emtianın ambalajlanması veya hazırlanmasındaki yetersizlik ya da uygunsuzluğun neden olduğu hasarın teminat dışı bırakıldığı, dosya kapsamında alınan hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporunda ürünlerin uygun ambalajlanmadığı, daha sonra tıra yerleştirilme konstrüksiyonunun da yine güvenli bir şekilde gerçekleştirilmediği için dava konusu hasarın meydana geldiğinin belirtildiği, bu suretle emtiada yükleme ve istifleme hatasından kaynaklanan zararın sigorta teminatı dışında olup davalı sigorta şirketinin hasardan sorumlu olmadığı anlaşılmaktadır.Açıklanan nedenlerle, Dairemizce yapılan değerlendirmede; ilk derece mahkemesinin kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddî olay ve hukukî değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, dava konusu sigorta poliçesinin davacı tarafça dosyaya ibraz edildiği, aydınlatma açıklamasının verilmemesi halinde sigorta ettirenin 14 gün içinde itiraz edebileceği, edilmemesi halinde sözleşmenin poliçede yazılan şartlarla yapılmış olduğunun kabulü gerekeceği (Yargıtay 11.HD.nin 2020/6094 E, 2021/5119 K. sayılı ve 2019/1676 E., 2019/8202 K. sayılı emsal kararları) nazara alındığında davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın m. 353/1-b-1 hükmü gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-) Davacı vekilinin ilk derece mahkemesinin yukarıda anılan kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-) 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL istinaf karar ve ilâm harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL harcın davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,3-) İstinaf eden davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-) İstinaf incelemesi duruşma açılmadan yapıldığından vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-) 6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı Kanun ile değişik 359/4 maddesi uyarınca kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nın m. 362/1-a hükmü uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere, oybirliği ile karar verildi. 29/04/2025 ... ¸e-imzalıdır