Bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunda kazanılmış hak, TCK 53 ve beraat kararı hatalarının Yargıtay tarafından düzeltilerek onanması.
Özet: Bilişim sistemleri ve bankacılık araçlarının kullanıldığı dolandırıcılık davasında, temyiz incelemesi sonucunda bir sanık hakkında verilen hükümdeki "infazına" ibaresinin "cezalandırılmasına" olarak düzeltilmesi ve TCKnın 53. maddesine dair güncel kanun değişikliklerinin uygulanması suretiyle mahkûmiyetin onanmasına karar verilmiş; diğer sanık hakkında ise nitelikli dolandırıcılıktan verilen beraat kararının boş çekin kötüye kullanılması olayında hatalı değerlendirme ile yasaya aykırı olduğu tespit edilmiştir.
11. Ceza Dairesi         2021/22777 E.  ,  2026/4116 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2019/167 E., 2019/442 K.
SUÇ : Bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama - Onama
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin yapılan ön incelemesi neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Cumhuriyet Savcısının temyizinin sadece sanık ...‘in nitelikli dolandırıcılıktan mahkumiyeti yerine beraatine karar verilmiş olmasına ilişkin bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede;
A.Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Sanık ... hakkında bozma öncesinde kurulan Ankara 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/372 Esas, 2010/1376 Karar sayılı, 21.12.2010 tarihli hükmünde sanık aleyhine 5237 sayılı TCK'nun 58. maddesi uyarınca tekerrür hükümleri uygulanmasına rağmen temyize konu kararda tekerrür hükümlerinin uygulanmaması ve bu konuda bir açıklama yapılmaması, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, öne sürülen diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
1. Sanık ... hakkında kurulan hükümde ceza belirlendikten sonra, kazanılmış hak nedeni ile sanığın, CMUK 326/son uyarınca cezanın bir yıl altı ay hapis ve 10 bin TL adli para cezası ile "cezalandırılmasına" karar verilmesi gerekirken cezasının bir yıl altı ay hapis ve 10 bin TL adli para cezası şeklinde "infazına" karar verilmesi,
2.Sanık ... hakkında kasıtlı suçtan hapis cezalarına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 53/3. maddesinin birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen; “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin gözetilmesi gerekliliği,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği, sanık ... hakkında kurulan hüküm fıkrasındaki “...CMUK'nın 326/son maddesi uyarınca dolandırıcılık suçundan sanık hakkında hükmolunan cezanın bir yıl altı ay hapis ve 10 bin TL adli para cezası şeklinde infazına” ibraresindeki "şeklinde infazına" kelimeleri çıkartılarak yerine "ile cezalandırılmasına" kelimelerinin eklenmesi, ayrıca, sanık ... Hakkındaki hüküm fıkrasına " kasıtlı suçtan hapis cezalarına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 53/3. maddesinin birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen; “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin gözetilmesi" ibaresinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun/ kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
A.Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Sanıklar ... ve ...nin, katılan ...'in boş çek koçanını ele geçirerek, bunlardan ... seri numaralı boş çek yaprağını keşide yeri belirtilmeksizin 5 Mayıs 2009 keşide tarihli ve 38.850 TL meblağlı hamiline olarak doldurup müştekilerden ...'a önceden verdikleri 15.000 TL'lik iade edilen senet karşılığı olarak bakiye kalan 23.850 TL parayı da ilaveten elden alıp, ciro ederek adı geçen müştekiye verdikleri iddia edilen olayda, her ne kadar sanık ... , bu çeki iş ilişkisi karşılığı sanık ...'den alarak tefecilik yaptığını savunduğu müşteki ...'a verdiğini savunarak suçlamayı reddetmiş ise de ...'ın , sanık ...'nin beyanları, çek arkasında sanık ...'in ...'a cirosunun bulunması ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde , sanık ...'in mahkumiyeti yerine yanılgılı değerlendirme ile beraatine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, Cumhuriyet Savcısı'nın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
16.04.2026 tarihinde karar verildi.