Yargıtay 11. Ceza Dairesi, özel belgede sahtecilik suçundan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine, kamu kurumlarının araç edildiği dolandırıcılık suçundan beraat hükmünün eksik incelemeyle bozulmasına hükmetti.
Özet: Yargıtay, sanıklar hakkında özel belgede sahtecilik suçundan açılan kamu davasını 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresi dolduğundan düşürürken, kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan verilen beraat kararını bozmuştur; zira mahkeme, sanıkların imzasız bir kira sözleşmesini değiştirerek kira bedelini artırıp icra takibi başlatması gibi sabit eylemlerine rağmen, eksik inceleme, yetersiz gerekçe, hukuki sonuç doğurmaya elverişsiz uzmanlık raporları ve çelişkili tanık anlatımlarına dayanmış, katılanın istikrarlı beyanları ve somut delillerini göz ardı ederek sanıkların mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken hukuka aykırı hüküm kurmuştur.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/216 E., 2016/75 K.SUÇLAR : Özel belgede sahtecilik, kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılıkHÜKÜMLER : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : OnamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. Özel Belgede Sahtecilik Suçu YönündenYargılama konusu özel belgede sahtecilik suçu için 5237 sayılı TCK’nın 207/1 maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-(e) maddesi gereği 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, 5237 sayılı TCK’nın 67/2-(a) maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin, her iki sanık yönünden 22.12.2015 tarihli sorgu olduğu, zamanaşımını durduran bir nedenin de bulunmadığı gözetildiğinde, son kesen işlem tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmekle, katılan vekilinin temyiz talebi bu itibarla yerinde görüldüğünde hükümlerin, 1412 sayılı CMUK’un 321/1 maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1-1 maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkında özel belgede sahtecilik suçundan açılan kamu davalarının 5271 sayılı CMK’nın 223/8 maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,II. Kamu Kurum ve Kuruluşlarının, Kamu Meslek Kuruluşlarının, Siyasi Parti, ... veya Dernek Tüzel Kişiliklerinin Araç Olarak Kullanılması Suretiyle DolandırıcılıkSanıkların, sanık ...’e babasından ve annesinden miras yoluyla intikal eden iş yerinde kiracı olan katılanla muris ... arasında 2007 yılında tanzim edilmiş 200,00 TL bedelli kira sözleşmesinin, imzasız olan ön yüzünü değiştirip kira bedelini aylık 1.000 TL olarak değiştirdikleri ve katılanın 200,00 TL ödeyip 800,00 TL’sini ödemediği gerekçesiyle katılan aleyhine icra takibi başlattıkları olayda; Katılanın her aşamada istikrarlı anlatımları ile icra takip dosyası sureti, katılan tarafından dava dosyasına ibraz edilen 20 06... yılları için muris ... ile katılan arasında aylık 200,00 TL kira bedelli olarak tanzim edilip imzalanmış ve sanıklar tarafından itiraz edilmeyen kira sözleşmeleri ile yine katılan tarafından dava dosyasına ibraz edilen, 2009-2013 yıllarına ilişkin, açıklama kısmında "kira bedeli" ifadesi bulunan, sanık ...'in babasına, annesine ve kendisine yapılan 200,00 TL tutarlı para transferlerine ilişkin dekontlar karşısında, tehiri icra talebiyle temyiz edilen Çorlu İcra Mahkemesinin 2014/94 Esas sayılı dosyasının akıbeti araştırılarak icra takibi nedeniyle katılandan herhangi bir tahsilat yapılıp yapılmadığı belirlenmek suretiyle 5237 sayılı TCK'nın 35/2 maddesi teşebbüs hükümleri gözetilerek sanıkların fikir ve eylem birliği içinde hareketle sabit olan eylemleri yönünden 5237 satılı TCK'nın 158/1-(d) maddesi gereği mahkûmiyetlerine karar verilmesi gerekirken, icra takip dosyasına ibraz olunan sözleşme fotokopisi üzerinde yaptırılan imza ve yazı incelemesine dair, hukuki sonuç doğurmaya elverişsiz uzmanlık raporları ile muris ...'ün torunu olduğunu beyan etmekle sanıklarla akrabalığı bulunan tanık ...'ın "... müşteki ... yanıma gelerek dedeme ait iş yerini beraber kiralayıp büfe işletme teklifinde bulundu ben de kabul ettim, ..., ben ve ... birlikte iş yerini kiralamak hususunda anlaştık, sözleşmenin ilk yapıldığı sene için aylık 800 TL kira bedeli belirlendi" şeklindeki ve yine savunma tanığı ...'in "... sözleşmenin ilk yapıldığı sene 1 yıl için aylık 600 TL kira belirlenmişti sonraki sene 800 TL olarak belirlendi" şeklindeki çelişkili anlatımlarına itibarla eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile sanıklar hakkında beraat hükümleri kurulması, Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca hükümlerin, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 27.04.2026 tarihinde karar verildi.