Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun Türkiye İhracatçılar Meclisi İnsan Kaynakları Yönetmeliğinin haftalık çalışma süresi ve ikramiye ödemeleri hükümlerinin hukuka uygunluğunun temyizen incelenmesi.
Özet: Bu hukuki evrak, Türkiye İhracatçılar Meclisi ve İhracatçı Birlikleri İnsan Kaynakları Yönetmeliğinin haftalık çalışma süresini 45 saat olarak belirleyen, ücret ödemelerinin ay sonunda yapılmasını öngören ve ikramiyelerin belirli dönemlerde ödenmesini düzenleyen maddelerinin iptali istemiyle açılan davanın temyiz sürecini ele almakta; Danıştay Sekizinci Dairesinin ilgili yönetmelik maddelerini, özellikle haftalık 45 saatlik çalışma süresinin 4857 sayılı İş Kanununa uygun olduğunu belirterek iptal talebini reddeden kararının, idarenin düzenleme yetkisinin sınırları ve normlar hiyerarşisi ilkesi ışığında davacı tarafça hatalı olduğu savunularak bozulması talep edilmektedir.

T.C.
D A N I Ş T A YİDARİ DAVA DAİRELERİ KURULUEsas No : 2024/896Karar No : 2025/1042 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...VEKİLİ : Av. ...KARŞI TARAF (DAVALI) : ... BakanlığıVEKİLİ :Hukuk Müşaviri ... İSTEMİN KONUSU: Danıştay Sekizinci Dairesinin 09/11/2023 tarih ve E:2022/7503, K:2023/5548 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ :Dava konusu istem: 30/12/2017 tarih ve 30286 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Türkiye İhracatçılar Meclisi ve İhracatçı Birlikleri İnsan Kaynakları Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 3. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "haftalık çalışma süresi 45 saattir" ibaresinin, 5. maddesinin 2. fıkrasında yer alan "ay sonunda ödenir" ibaresinin ve 6. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "Mart, Haziran, Eylül ve Aralık ayları sonunda ... ikramiye ödenir." ibaresinin iptali istenilmiştir.Daire kararının özeti:Danıştay Sekizinci Dairesinin 09/11/2023 tarih ve E:2022/7503, K:2023/5548 sayılı kararıyla, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 06/06/2022 tarih ve E:2022/575, K:2022/2034 sayılı bozma kararına uyularak; 5910 sayılı Türkiye İhracatçılar Meclisi ile İhracatçı Birliklerinin Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun'un 2. maddesinin 1. fıkrasının (b) ve (d) bentleri, 3. maddesinin 1. fıkrası, 11. maddesinin 1. fıkrası, 19. maddesinin 4. fıkrası, 20. maddesi, Geçici 1. maddesinin 3. fıkrası, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 22. maddesinin 1. fıkrası, 41. maddesinin 1. ve 3. fıkraları, 63. maddesinin 1. fıkrası, Türkiye İhracatçılar Meclisi ve İhracatçı Birlikleri İnsan Kaynakları Yönetmeliği'nin 3. maddesinin 1. fıkrasının (h) bendi ile 14. maddesinin 1. fıkrasında yer alan kurallar aktarılarak,Anayasa Mahkemesinin 18/07/2012 tarih ve E:2011/85, K:2012/109 sayılı kararında da belirtildiği üzere Türkiye İhracatçılar Meclisi ve İhracatçı Birliklerinin, 5910 sayılı Kanun ile tüzel kişilikleri oluşturulan, kendi üyeleri arasından yargı gözetiminde yapılacak seçimle organları belirlenen, Anayasa'nın 135. maddesinde öngörülen özellikleri taşıyan kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları olduğu,Anayasa'nın 124. maddesinde, kamu tüzel kişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabileceğinin düzenlendiği, bu düzenlemenin, idarenin özerk ve türev düzenleme yetkisinin anayasal dayanağını oluşturduğu,İdarenin düzenleme yetkisinin aslında ikincil, türev nitelikte olduğu hususunda bugün için bir duraksama bulunmadığı, Anayasa'ya göre, idarenin, düzenleme yetkisini kanunlar çerçevesinde ve kanunlara uygun olarak kullanması gerektiği, kanunun öngördüğü düzenleme yetkisinin yine kanunda belirtildiği gibi kullanılmasının, kanun hükmü, bir konunun yönetmelikle düzenlenmesini öngörüyorsa, düzenlemenin yönetmelikle yapılmasının zorunlu olduğu,Ayrıca, normlar hiyerarşisi olarak bilinen temel hukuk ilkesine göre, normlar arasında altlık ve üstlük ilişkisinin söz konusu olduğu ve her normun geçerliliğini bir üst hukuk normundan aldığı, başka bir anlatımla normlar hiyerarşisinin, her türlü normun hiyerarşik olarak bir sıra dahilinde sıralanması ve birbirine bağlı olması anlamına geldiği; bunun doğal sonucu olarak, hiyerarşik sıralamada daha altta yer alan normun, kendisinden üstte bulunan norma aykırı hükümler içeremeyeceği, bir başka deyişle alt norm niteliğindeki düzenleyici işlemlerin, bir hakkın kullanımını üst normda öngörülmeyen bir şekilde daraltamayacağı veya kısıtlayamayacağı; dolayısıyla, düzenleyici bir işlemin kendinden önce gelen kanun ve yönetmelik hükümlerine aykırı düzenlemeler getiremeyeceği,Bu açıklamalar ışığında uyuşmazlığa bakıldığında, davalı idarenin dava konusu alandaki düzenleme yetkisinin ve bu yetkinin hukuka uygun olarak kullanılıp kullanılmadığının irdelenmesi gerektiği,5910 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 2. fıkrasında, Türkiye İhracatçılar Meclisi ve birliklerde istihdam edilenlerin, bu Kanun ve bu Kanun'a dayanılarak çıkarılacak yönetmelik hükümleri ile 4857 sayılı İş Kanunu ve İnsan Kaynakları Yönetmeliği hükümlerine tabi olduğunun belirtildiği,4857 sayılı Kanun'un 63. maddesinin 1. fıkrasında ise, genel bakımdan çalışma süresinin haftada en çok kırkbeş saat olduğu, aksi kararlaştırılmamışsa bu sürenin, işyerlerinde haftanın çalışılan günlerine eşit ölçüde bölünerek uygulanacağı, yer altı maden işlerinde çalışan işçilerin çalışma süresinin; günde en çok yedi buçuk, haftada en çok otuz yedi buçuk saat olduğu hükmüne yer verildiği,Dolayısıyla, 4857 sayılı Kanun hükümlerine tabi olan Türkiye İhracatçılar Meclisi ve birliklerde istihdam edilen personelin haftalık çalışma süresinin en fazla kırkbeş saat olarak belirlenmesinin mümkün olduğu,Dava konusu Yönetmelik değişikliğinin 3. maddesinin 1. fıkrası ile Türkiye İhracatçılar Meclisi ve İhracatçı Birlikleri İnsan Kaynakları Yönetmeliği'nin 14. maddesinin 1. fıkrasının; "TİM ve Birlik merkezinde ve/veya irtibat bürolarında çalışan personelin ortalama toplam haftalık çalışma süresi 45 saattir. Günlük çalışmanın başlama ve bitme saatleri ile öğle dinlenme süresi, bölgenin ve hizmetin özelliklerine göre TİM tarafından tespit edilir ve tüm Genel Sekreterliklere bildirilir.", şeklinde değiştirildiği,Böylece, Türkiye İhracatçılar Meclisi ve birliklerde istihdam edilen personelin haftalık çalışma süresinin kırk saatten kırkbeş saate çıkarıldığı,Davalı idare tarafından; 5910 sayılı Kanun'un 19. maddesinin 4. fıkrasında, Türkiye İhracatçılar Meclisi ve birliklerin personel giderlerinin, gelirlerinin yüzde kırkını geçemeyeceği kuralına yer verilmesi nedeniyle artan iş yükü karşısında ilave personel alımı yapılamadığı, bu nedenle mevcut personelin haftalık çalışma süresinin artırıldığının belirtildiği,Bu durumda, Türkiye İhracatçılar Meclisi ve birliklerin personel giderlerinin, gelirlerinin yüzde kırkını geçmesini önlemek amacıyla tesis edilen dava konusu düzenlemede 4857 sayılı Kanun'a ve kamu yararına aykırılık görülmediği,Diğer yandan, işverenin, iş sözleşmesiyle veya iş sözleşmesinin eki niteliğindeki personel yönetmeliği ve benzeri kaynaklar ya da işyeri uygulamasıyla oluşan çalışma koşullarında esaslı bir değişikliği ancak durumu işçiye yazılı olarak bildirmek suretiyle yapabileceği, bu şekle uygun olarak yapılmayan ve işçi tarafından altı işgünü içinde yazılı olarak kabul edilmeyen değişikliklerin işçiyi bağlamayacağına ilişkin 4857 sayılı Kanun'un 22. maddesinin 1. fıkrası ile halen görev yapmakta olan Türkiye İhracatçılar Meclisi ve birliklerin personelinin aynı statü ve özlük hakları ile görevlerine devam edeceklerine ilişkin 5910 sayılı Kanun'un Geçici 1. maddesinin 3. fıkrasının, uygulamaya yönelik hükümler olduğu anlaşıldığından, söz konusu hükümlerin davalı idarenin Yönetmelik ile düzenleme yapma yetkisini ortadan kaldırmayacağının açık olduğu gerekçesiyle,Türkiye İhracatçılar Meclisi ve İhracatçı Birlikleri İnsan Kaynakları Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 3. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "haftalık çalışma süresi 45 saattir" ibaresi yönünden davanın reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, dava konusu Yönetmelik'in 3. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "haftalık çalışma süresi 45 saattir" ibaresinin, 4857 sayılı Kanun'un 22. maddesinin 1. fıkrası ile 5910 sayılı Kanun'un Geçici 1. maddesinin 3. fıkrasına aykırı olduğu, kazanılmış hakları ihlal eden söz konusu düzenlemenin iptali gerektiği ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Sekizinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME:2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 2. fıkrasında, Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulmasının;"a)Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,b) Hukuka aykırı karar verilmesi,c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkün olduğu belirtilmiş; 4. fıkrasında, "Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesinde bu madde ile ısrar hariç 50. madde hükümleri kıyasen uygulanır." denilmiş; 50. maddesinin 4. fıkrasında ise, Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesinin bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılacağı hükme bağlanmıştır.Danıştay Sekizinci Dairesinin temyize konu kararı; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 06/06/2022 tarih ve E:2022/575, K:2022/2034 sayılı bozma kararında belirtilen gerekçeler göz önüne alınarak verilmiş bir karar olduğundan, usul ve hukuka uygun bulunmakta ve bozulmasını gerektirecek bir hukuka aykırılık taşımamaktadır.KARAR SONUCU:Açıklanan nedenlerle;1. Davacının temyiz isteminin reddine,2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Sekizinci Dairesinin temyize konu 09/11/2023 tarih ve E:2022/7503, K:2023/5548 sayılı kararının ONANMASINA,3. Kesin olarak, 14/05/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.