Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, Ortaokul ve Ortaöğretim Kurumları Özel Barınma Hizmetleri Yönetmeliğindeki idari para cezası ve ruhsat iptali hükümlerinin 5661 sayılı Kanuna uygunluğunu değerlendiriyor.
Özet: Davacı dernek, Ortaokul ve Ortaöğretim Kurumları Özel Barınma Hizmetleri Yönetmeliğinin 46. maddesinin 3. fıkrası ile 7. fıkrasındaki belirli cümlenin iptali ve dayanağı 5661 sayılı Kanunun 1. maddesinin 3. fıkrasının Anayasaya aykırılığı iddiasıyla açtığı davanın reddedilmesi üzerine, temyiz talebinde bulunarak, dava konusu yönetmelik hükümlerinin Kanuna ve normlar hiyerarşisine aykırı olduğunu, Kanunda öngörülen süre yerine doğrudan ruhsat iptaline gidilerek idareye sınırsız takdir hakkı tanındığını, idari para cezalarının yetkide paralellik ilkesine aykırı olarak valilikçe uygulanmasının hukuka aykırı olduğunu ve ilgili Kanun maddesinin Anayasaya aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2024/644 E.  ,  2025/1082 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2024/644
Karar No : 2025/1082
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Derneği
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: Danıştay Sekizinci Dairesinin 10/10/2023 tarih ve E:2020/6558, K:2023/4507 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 11/09/2020 tarih ve 31241 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Ortaokul ve Ortaöğretim Kurumları Özel Barınma Hizmetleri Yönetmeliği'nin "Kurum açma izni ile iş yeri açma ve çalışma ruhsatının iptali ve idari para cezaları" başlıklı 46. maddesinin 3. fıkrası ve 7. fıkrasında yer alan "İdari para cezaları, kurum açma iznini vermeye yetkili makam tarafından uygun görülmesi hâlinde verilir." cümlesinin iptali ile 5661 sayılı Kanun'un 1. maddesinin 3. fıkrasının (d) bendinin iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulması istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 10/10/2023 tarih ve E:2020/6558, K:2023/4507 sayılı kararıyla; Davacının Anayasa'ya aykırılık iddiası ciddi görülmeyerek işin esasına geçilmiş,
Anayasa'nın 124 ve 5661 sayılı Yükseköğrenim Öğrenci Yurtları ve Aşevleri Hakkındaki Kanuna Ek Kanun'un 1. madddelerine yer verilerek; Dava konusu Yönetmelik'in 46. maddesinin 3. fıkrası yönünden;
5661 sayılı Kanun'un 1. maddesinin 3. fıkrasında; yetkili birimlerce yapılan inceleme, soruşturma ve denetlemeler sonucunda fıkrada sayılan hallerin ilk kez tespiti, fiillerin tekrarı ve üçüncü kez tekrarlanması hallerinde idari para cezası ve kurum açma izni ile iş yeri açma ve çalışma ruhsatının iptali yaptırımlarının nasıl uygulanacağının açıkça hükme bağlandığı, dava konusu Yönetmelik'in 46. maddesinin 3. fıkrasında ise; inceleme, soruşturma veya denetimlerde Kanun'un 1. maddesinin 3. fıkrasında belirtilen hâllerin tespiti hâlinde belirlenen idari para cezaları verileceği veya tespit edilen hâlin tekrarı durumuna göre kurum açma izni ile iş yeri açma ve çalışma ruhsatının iptal edileceğinin düzenlendiğinin görüldüğü,
Bu haliyle, dava konusu Yönetmelik maddesinde, dayanağı olan 5661 sayılı Kanun'un 1. maddesinin 3. fıkrasını aşan veya kapsamını daraltan herhangi bir düzenleme yapılmadığı ve yeni bir kural belirlenmesinin de söz konusu olmadığı, bilakis bizzat kanun koyucu tarafından belirlenen yaptırım uygulama usulüne atıf yapılmakla yetinildiğinin anlaşıldığı,
Bu durumda, dayanağı Kanun hükmüne yollamada bulunan dava konusu Yönetmelik'in 46. maddesinin 3. fıkrasında hukuka aykırılık bulunmadığı,
Dava konusu Yönetmelik'in 46. maddesinin 7. fıkrasında yer alan "İdari para cezaları, kurum açma iznini vermeye yetkili makam tarafından uygun görülmesi hâlinde verilir." cümlesi yönünden;
5661 sayılı Yükseköğrenim Öğrenci Yurtları ve Aşevleri Hakkındaki Kanuna Ek Kanun'un 1. maddesinin 8. fıkrasında, "İdari para cezası, kurum açma iznini vermeye yetkili makam tarafından uygun görülmesi halinde verilir." hükmünün yer aldığı,
Davacı tarafından, Kanun'la kurum açma izni verme yetkisi Bakanlığa verilmişken yetkide paralellik ilkesine aykırı şekilde Valilikçe idari para cezası uygulanmasının hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek Yönetmelik'te yer alan "İdari para cezası, kurum açma iznini vermeye yetkili makam tarafından uygun görülmesi halinde verilir." cümlesinin iptali istenilmiş ise de; dava konusu düzenleme, Kanun hükmünün tekrarı niteliğinde olduğundan düzenlemede üst hukuk normlarına aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Yönetmelik'in dava konusu hükümlerinin dayanağı Kanun hükümlerine ve normlar hiyerarşisine aykırılık oluşturduğu, 5661 sayılı Kanun'un 1. maddesinin 3. fıkrasında cezaya neden olan eylemler sayıldıktan sonra ilgili kuruma en fazla 3 ay süre verileceği belirtilerek eksikliğin giderilmesi için süre tanındığı, Yönetmelik'in dava konusu 46/3. fıkrasında ise idari para cezasına konu eylemin tekrarı halinde doğrudan ruhsat iptalinin düzenlendiği, söz konusu düzenleme ile para cezalarının kanuni olma ilkesi bertaraf edilerek idareye sınırsız takdir hakkının tanındığı, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından kanunla ruhsat onayı verilmesi kararlaştırılmışken yetkide paralellik ilkesine aykırı olarak Valilik makamı tarafından idari para cezası uygulanmasının hukuka aykırı olduğu, 5661 sayılı Kanun'un 1. maddesinin 3. fıkrasının Anayasa'ya aykırılık oluşturduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Sekizinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin ve davacının Anayasa'ya aykırılık iddiası ciddi görülmeyerek gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Sekizinci Dairesinin temyize konu 10/10/2023 tarih ve E:2020/6558, K:2023/4507 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kullanılmayan...TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine,
4. Kesin olarak, 21/05/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.