İzmir Bölge Adliye Mahkemesi, iki Asliye Ticaret Mahkemesi arasındaki çek istirdat davasından kaynaklanan görev uyuşmazlığını Yargıtay emsal kararı ışığında iş bölümü anlaşmazlığı olarak değerlendirip merci tayini talebini reddetmiştir.
Özet: İki ayrı asliye ticaret mahkemesinin, kayıp bir çek ve faktoring şirketi içeren istirdat davasında, ilki uyuşmazlığın faktoring mevzuatına tabi olduğunu ve finans mahkemesinin görevli olduğunu, ikincisi ise davanın genel hükümlere göre ele alınması gerektiğini belirterek karşılıklı görevsizlik kararı vermesi ve bu kararların kesinleşmesi üzerine, ortaya çıkan görev uyuşmazlığının Yargıtay içtihadı doğrultusunda gerçek bir görev uyuşmazlığı mı yoksa mahkemeler arası iş bölümü uyuşmazlığı mı olduğunun tespiti için yapılan merci tayini talebinin incelenmesidir.

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2026/1827 Esas
KARAR NO : 2026/1782 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 17/06/2026
NUMARASI : 2026/604 Esas, 2026/634 Karar
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 13/05/2026
NUMARASI : 2026/487 Esas, 2026/542 Karar
DAVA : İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 08/09/2026
G.KARAR YAZIM TARİHİ: 08/09/2026
İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi ile İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi arasında oluşan görev (iş bölümü) uyuşmazlığının merci tayini yoluyla giderilmesi İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından talep edilmekle dosya kapsamı incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ;
Dava İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasıdır.
Davanın ilk açıldığı İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2026/487 Esas 2026/542 Karar sayılı kararı ile, davacının lehtarı olduğu çekin zayi olması nedeniyle açılan çek iptali davasında çekin davalı ....A.Ş.'de olduğunun tespit edilmesi nedeniyle bu davalıya karşı istirdat davası açıldığı, davalı tarafın Faktoring şirketi olması nedeniyle çekin Faktoring sözleşmesi gereğince alınması gereken belgelerin alınıp alınmadığı hususlarındaki uyuşmazlık hakkında 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu uyarınca değerlendirme yapılması gerektiği, bu uyuşmazlıklardan kaynaklanan hukuk davalarına bakmaya finans mahkemesi sıfatıyla HSYK. tarafından 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5'inci maddesinin 2'nci bendi gereğince İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin münhasıran görevlendirilmesi nedeniyle anılan mahkemede davanın görülmesi gerektiği gerekçesiyle HMK.'nın 115/2. maddesi uyarınca davanın usulden reddine, dosyanın İzmir 6. Asliye Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verildiği, bu kararın kesinleştiği görülmüştür.
Dosyanın gönderildiği İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2026/604 Esas 2026/634 Karar sayılı kararı ile, taraflar arasındaki ilişkinin dava konusu çekten dolayı taraflar arasında hukuka uygun ciro silsilesi ilişkisi bulunup bulunmadığına (ve dolayısıyla ciro silsilesi geçersiz ise davacının esas hak sahibi olup davalının meşru hamil sayılıp sayılmayacağına ) ilişkin olduğu, davacı ile davalı ... .AŞ. arasında doğrudan factoring ilişkisi bulunmakla beraber eldeki davada faktoring kaynaklı değil genel hükülere göre zayiiden doğan hamilin ortaya çıkması ve ibraza dayalı çek istirdat talebine müteallik genel hükümlere göre bir dava olduğu, dolayısıyla davacının salt genel hükümlere göre davalıya karşı açtığı bir çek istirdat davasında temel ilişkinin ayrıca bir mahiyet ve hususiyet arz etmediği, alacağın cinsi ve türünden bağımsız olarak çek istirdat taebinin genel hükümlere tâbi olduğu ve taraflara faktoring kanunu uygulanmayacağı da nazara alınarak, yargılamanın ihtisas anlamında Bankacılık Mahkemesi olarak değil de genel hükümlere göre görülmesi gereken bir dava olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verildiği, bu kararın da kesinleştiği görülmüştür.
İki mahkemenin de görevsizlik veya yetkisizlik kararı vermesi ve bu kararların kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleşmiş bulunması durumunda, 6100 sayılı HMK'nın 21. maddesinde davaya bakacak mahkemenin tayini için yargı yeri belirlenmesi yoluna başvurulacak hâller arasında sayılmaktadır. 6100 sayılı HMK'nın 22/2. maddesi uyarınca da, "İki mahkemenin aynı dava hakkında göreve veya yetkiye ilişkin olarak verdikleri kararlar kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleştiği takdirde, görevli veya yetkili mahkeme, ilgisine göre bölge adliye mahkemesince veya Yargıtayca belirlenir.
Aynı nitelikte farklı Bölge Adliye Mahkemeleri arasındaki kesin kararları arasındaki uyuşmazlığın giderilmesi istemine ilişkin talep üzerine; Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2022/7830 Esas, 2022/14067 Karar sayılı ve 17.10.2022 tarihli emsal kararında "HSK 1. Dairesinin 03.04.2018 tarihli, 538 sayılı kararıyla belirlenen 1, 2 ve 3 numaralı Asliye Ticaret Mahkemeleri’nin belirlenmesi mahkemeler arasındaki iş bölümüne ilişkindir. HSK 1. Dairesi anılan kararı uyarınca ihtisas mahkemelerini belirlemiştir. İİK 308/B maddesi gereğince açılan davalarda HSK 1. Dairesi’nin 538 sayılı kararı gereğince belirlenen mahkemeler iş bölümü itibari ile yetkili kılınmıştır. Yani kanunla düzenlenmesi gereken görev ve yetki kararı niteliğinde değildir. Somut uyuşmazlıkta Asliye Ticaret Mahkemeleri tarafından verilen yetkisizlik kararları da gerçek anlamda yetkisizlik kararı olmayıp iş bölümü itibari ile devir kararı niteliğindedir, bu nedenle mevcut talep yönünden uyuşmazlığın giderilmesine yer olmadığına" şeklinde karar verilmiştir.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin emsal niteliğindeki kararına göre İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi ile İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi arasındaki ihtilâf değerlendirildiğinde, gerçek anlamda (HMK m. 20) bir görev mevcut olmayıp, "iş bölümü" ilişkisi bulunduğu anlaşıldığından, merci tayini (yargı yeri belirlenmesi) yoluyla davaya bakacak görevli mahkemenin belirlenmesine olanak ve gerek bulunmamaktadır.
Somut sorunda geçerli hukuksal nedene dayanan devir kararı verilmiş olmakla, bu anlamda devir kararı görevsizlik niteliğinde değildir. Merci inceleme koşulu, karşılıklı verilmiş olması gerekli 2 (iki) ayrı görevsizlik ya da yetkisizlik kararının bulunmasıdır. Bu nedenle merci tayini koşullarının oluşmadığı sonucuna varılmıştır.
KARAR :Anılan mahkemeler arasındaki ihtilaf bakımından, merci tayini (yargı yeri belirlenmesi) yoluyla davaya bakacak görevli mahkemenin belirlenmesine olanak ve gerek bulunmadığından, dosyanın yargı yeri belirlenmesi isteyen mahkemesine İADESİNE,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nun 362/1-c maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 08/09/2026