Şirket yöneticisi baba-oğul sanıkların, daire teslim etmeyerek ve şirketi terkin ederek işledikleri iddia edilen dolandırıcılık suçundan verilen beraat kararının, eksik inceleme ve ruhsatsızlık bulguları nedeniyle 11. Ceza Dairesi tarafından bozulmasına dair içtihat.
Özet: İnşaat şirketi ortakları olan sanıkların, katılımcıdan peşin ve taksitli ödeme alarak bir daire satma taahhüdünde bulunup, şirketi kapatmalarına rağmen daireyi teslim etmeyerek veya başkasına satarak dolandırıcılık yaptıkları iddiasıyla açılan davada verilen beraat kararının, sanıkların ticari kapasitesi, şirketin feshinin nedenleri, dairenin hukuki durumu, belediye kayıtları ve taraflar arasındaki hukuk davasının sonucu gibi kritik konuların eksik incelenmesi ve yetersiz gerekçelerle hüküm kurulması nedeniyle bozulmasına hükmedilmiştir.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/326 E., 2016/252 K.SUÇ : Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında; kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında dolandırıcılıkHÜKÜMLER : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : BozmaYapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:Cumhuriyet savcısı ile katılan vekilinin temyiz taleplerinin, sanıklar ...(... oğlu), ... (...) haklarında kurulan beraat hükümlerine yönelik olduğu belirlenmiştir. Baba oğul olan sanıkların, ... İnşaat Ltd. Şti’nin %50’şer hisseli ortakları oldukları, sanık ... ile katılanın, Kahramanmaraş Merkez ... Kasabası ... Mahallesi 2 43... adalar üzerinde yapılacak olan ... isimli inşaatın... Kat 39 numarasında bulunan daireyi 10.000 TL'si peşin, 15.000 TL'si aylık 500 TL'lik taksitler hâlinde ödenmesi koşullarında, 26.07.2010 tarihli harici sözleşmeyi imzaladıkları; sözleşmede dairenin, ruhsat tarihinden itibaren 24 ay içerisinde teslim edileceği hususunda da taahhüt bulunduğu; katılanın bir kısım taksit ödemelerini sanık ...’in hesabına göndermek suretiyle tüm bedeli ödediği, ancak buna rağmen sanıkların daireyi başkasına sattığı, katılana taahhütlerini yerine getirmedikleri gibi parasını da iade etmedikleri, 27.06.2014 tarihinde de şirketi terkin ettikleri anlaşılan olayda;Dosya kapsamına göre sanıkların, katılan ile sözleşme yaptıklarını, bahse konu taahhütlerde bulunduklarını, sözleşme kapsamında belirlenen bedelin tümünün katılan tarafından ödendiğini kabul ettikleri, ancak hava muhalefeti gibi olumsuz durumlar nedeniyle inşaatı bitiremediklerini, daire numaraları değiştiği için katılanın 39 numaralı dairenin başkasına satıldığını düşündüğünü, 2015 yılı sonuna kadar herkesin dairesini teslim edeceklerini beyan etmeleri; Mahkemece dava dosyasına celp olunan tapu kayıt örneklerine göre 244 parsel üzerindeki binanın 39 numaralı, konut vasfındaki bağımsız bölümünün tapuda ... ve ... adına tescilli olması ve kat irtifakının 08.10.2014 tarihinde kurulup 13.10.2015 tarihinde satış gerçekleştiğinin anlaşılması; sanık ...'ın kolluk beyanında arsa sahibinin ... olduğunu ifade etmesi; ayrıca taraflar arasında görülüp henüz kesinleşmediği anlaşılan Kahramanmaraş 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/435 Esas ve 2024/456 Karar sayılı dava dosyasında görülen ticari satıştan kaynaklanan alacak davasına ilişkin kararda; suça konu taşınmazlara ilişkin "... celp olunan tapu kayıtlarına göre dava konusu taşınmazlar bakımından iddia edildiği üzere bir devremülk projesi ile bağımsız bölüm tapularının mevcut olmadığı, taşınmazın tarla vasfıyla kayıtlı olduğu, Kahramanmaraş ili, ... ilçesi, ... mahallesi, 244 parselin kapanıp 3 25... parsel olduğunu bildirildiği, ... Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğü'nün 09.08.2022 tarihli yazı içeriğine göre Kahramanmaraş ili, ... ilçesi, ... mahallesi, 2 43... nolu parselde herhangi bir proje, belge ve evraka rastlanmadığının bildirildiği görülmüştür." şeklindeki ifadelere yer verildiği anlaşılmakla, sanıkların hissedar oldukları şirketin ticari kapasitesinin ve sözleşme tarihinden kısa bir sonra şirketi neden kapattıklarının tespiti, söz konusu inşaatların yapılması için gerekli girişimlerde bulunup bulunmadıkları, katılana satmayı vaat ettikleri daireyi başkasına satıp satmadıkları, taraflar arasındaki ilişkiye dayalı belgeler ile ilgili belediyeden söz konusu yapı için gerekli müracaatların yapılıp yapılmadığı, izin ve ruhsatların alınıp alınmadığı sorularak ve tapudan taşınmazların hukuki vasıflarına ilişkin tekrar araştırma yapılarak ilgili evrakın dosyaya celbi ile şirketin tüm kayıtlarının getirtilmesi, gerekirse dosyanın bilirkişiye tevdii sağlanarak hukuksal ve teknik yönden ilişkinin incelettirilmesi, yukarıda zikredilen hukuk davasının akıbetini araştırılması, kesinleşme şerhli onaylı bir suretinin dosyaya celbi ile sanıklar hakkında aynı yerle ilgili başka mağdurların da iddialarının bulunup bulunmadığı; bu iddialarla ilgili görülmekte olan davaların bulunup bulunmadığı; gerekirse davaların birleştirilmesi ile sonucuna göre sanıkların en başından beri dolandırıcılık kastı ile hareket edip etmediklerinin ve eylemin hukuki ihtilaf boyutunda kalıp kalmadığının tespiti ile sanıkların hukuki durumlarının tayini gerekirken eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile beraat hükümleri kurulması, Yasaya aykırı, Cumhuriyet savcısı ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca hükümlerin, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 27.04.2026 tarihinde karar verildi.