İzmir Bölge Adliye Mahkemesi, tasarrufun iptali davasında asliye ticaret mahkemeleri arasındaki ihtisas/iş bölümü kaynaklı görev uyuşmazlığının yargı yeri belirlemesi gerektirmediğine hükmetti.
Özet: İki asliye ticaret mahkemesi arasında, tasarrufun iptali davasına ilişkin oluşan görev (iş bölümü) uyuşmazlığında, ilk mahkemenin davayı finans ihtisas mahkemesi olarak İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderdiği, ancak bu mahkemenin ise davanın bankacılık mevzuatından değil genel hükümlerden kaynaklandığını belirterek görevsizlik kararı verdiği durumda, emsal Yargıtay kararlarına göre Hakimler ve Savcılar Kurulu kararlarıyla belirlenen mahkemelerin iş bölümü niteliğinde olduğu, bu nedenle gerçek bir görev uyuşmazlığının mevcut olmadığı tespit edilmiştir.

T.C.İZMİRBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ12. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : 2026/1834 EsasKARAR NO : 2026/1783 KararT Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : 02/06/2026NUMARASI : 2026/486 Esas, 2026/576 KararİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : 29/04/2026NUMARASI : 2025/1215 Esas, 2026/379 KararDAVA : Tasarrufun İptaliKARAR TARİHİ : 08/09/2026G.KARAR YAZIM TARİHİ: 08/09/2026İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi ile İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi arasında oluşan görev (iş bölümü) uyuşmazlığının merci tayini yoluyla giderilmesi İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından talep edilmekle dosya kapsamı incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ;Dava TBK m. 19'dan kaynaklanan tasarrufun iptali davasıdır.Davanın ilk açıldığı İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/1215 Esas 2026/379 Karar sayılı kararı ile, Hakimler ve Savcılar Kurulu Başkanlığı'nın 25/11/2021 tarih ve 1232 Karar nolu kararında 13/01/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendinden kaynaklanan ve Asliye Ticaret Mahkemesinin görev alanına giren ticari davalara ve ticari nitelikteki çekişmesiz yargı kapsamında gelecek işlere altı veya daha fazla asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 6 numaralı Asliye Ticaret Mahkemelerinin bakmasına karar verildiği, uyuşmazlığın niteliği gereği davaya bakma görevinin Finans İhtisas Mahkemesine ait olduğu, bu düzenleme gereğince davaya, İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından bakılması gerektiği gerekçesiyle dosyanın İzmir 6. Asliye Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verildiği, bu kararın kesinleştiği görülmüştür.Dosyanın gönderildiği İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2026/486 Esas 2026/576 Karar sayılı kararı ile, taraflar arasındaki ilişkinin haksız fiil ve/veya sebepsiz zenginleşme bağlamında temlik alan davacının davalılara müteveccih davalıların iç ilişkileri itibari ile dava konusu alacağı birbirlerine muvazaalı devretmeleri ve alacaklının zarara uğraması iddiaları kaynaklı davacı ve davalılar arasında bundan ötürü alacak borç ilişkisi bulunup bulunmadığına ilişkin olduğu, davacı ile davalılardan biri ya da bir kaçı arasında eski kredi ilikisi kaynaklı temlikten doğan haklar ve halefiyet söz konusu olsa da, eldeki davada temlik kaynaklı banka alacaklarının talep edilmeyip bilakis davalılardan .... şirketininde arasında olduğu 3 davalıya karşı doğrudan muvazaalı devir-temlik, mal kaçırma kaynaklı talepler itibari ile eldeki davada bankacılık kaynaklı değil muvazzalı devir ve intikalden doğan alacak tespitine müteallik genel hükümlere göre bir dava olduğu, dolayısıyla davacının salt genel hükümlere göre davalıya karşı açtığı bir muvazzalı devirler kaynaklı alacak/tespit davasında temel ilişkinin ayrıca bir mahiyet ve hususiyet arz etmediği, alacağın cinsi ve türünden bağımsız olarak nam-ı müsteardan doğan alacak tespitinin genel hükümlere tâbi olduğu ve taraflara bankacılık kanunu uygulanmayacağı, yargılamanın ihtisas anlamında Bankacılık Mahkemesi olarak değil de genel hükümlere göre görülmesi gereken bir dava olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verildiği, bu kararın da kesinleştiği görülmüştür.İki mahkemenin de görevsizlik veya yetkisizlik kararı vermesi ve bu kararların kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleşmiş bulunması durumunda, 6100 sayılı HMK'nın 21. maddesinde davaya bakacak mahkemenin tayini için yargı yeri belirlenmesi yoluna başvurulacak hâller arasında sayılmaktadır. 6100 sayılı HMK'nın 22/2. maddesi uyarınca da, "İki mahkemenin aynı dava hakkında göreve veya yetkiye ilişkin olarak verdikleri kararlar kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleştiği takdirde, görevli veya yetkili mahkeme, ilgisine göre bölge adliye mahkemesince veya Yargıtayca belirlenir.Aynı nitelikte farklı Bölge Adliye Mahkemeleri arasındaki kesin kararları arasındaki uyuşmazlığın giderilmesi istemine ilişkin talep üzerine; Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2022/7830 Esas, 2022/14067 Karar sayılı ve 17.10.2022 tarihli emsal kararında "HSK 1. Dairesinin 03.04.2018 tarihli, 538 sayılı kararıyla belirlenen 1, 2 ve 3 numaralı Asliye Ticaret Mahkemeleri’nin belirlenmesi mahkemeler arasındaki iş bölümüne ilişkindir. HSK 1. Dairesi anılan kararı uyarınca ihtisas mahkemelerini belirlemiştir. İİK 308/B maddesi gereğince açılan davalarda HSK 1. Dairesi’nin 538 sayılı kararı gereğince belirlenen mahkemeler iş bölümü itibari ile yetkili kılınmıştır. Yani kanunla düzenlenmesi gereken görev ve yetki kararı niteliğinde değildir. Somut uyuşmazlıkta Asliye Ticaret Mahkemeleri tarafından verilen yetkisizlik kararları da gerçek anlamda yetkisizlik kararı olmayıp iş bölümü itibari ile devir kararı niteliğindedir, bu nedenle mevcut talep yönünden uyuşmazlığın giderilmesine yer olmadığına" şeklinde karar verilmiştir.Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin emsal niteliğindeki kararına göre İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi ile İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi arasındaki ihtilâf değerlendirildiğinde, gerçek anlamda (HMK m. 20) bir görev mevcut olmayıp, "iş bölümü" ilişkisi bulunduğu anlaşıldığından, merci tayini (yargı yeri belirlenmesi) yoluyla davaya bakacak görevli mahkemenin belirlenmesine olanak ve gerek bulunmamaktadır.Somut sorunda geçerli hukuksal nedene dayanan devir kararı verilmiş olmakla, bu anlamda devir kararı görevsizlik niteliğinde değildir. Merci inceleme koşulu, karşılıklı verilmiş olması gerekli 2 (iki) ayrı görevsizlik ya da yetkisizlik kararının bulunmasıdır. Bu nedenle merci tayini koşullarının oluşmadığı sonucuna varılmıştır.KARAR :Anılan mahkemeler arasındaki ihtilaf bakımından, merci tayini (yargı yeri belirlenmesi) yoluyla davaya bakacak görevli mahkemenin belirlenmesine olanak ve gerek bulunmadığından, dosyanın yargı yeri belirlenmesi isteyen mahkemesine İADESİNE,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nun 362/1-c maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 08/09/2026