Sağır ve dilsiz mağdurun algılama yeteneği zayıflığından yararlanılarak yapılan dolandırıcılık suçunda eksik inceleme nedeniyle beraat hükmünün bozulması.
Özet: Sanıkların, sağır ve dilsiz katılana kendilerine ait olmayan bir daireyi harici sözleşme ile satarak 75.000 TL nakit para aldığı, dairenin aslında sanıklarla ilgisi olmadığı iddiası üzerine açılan dolandırıcılık davasında, yerel mahkemenin beraat kararının; sanıkların baştan beri dolandırıcılık kastıyla hareket edip etmediklerinin, eylemin hukuki ihtilaf boyutunda kalıp kalmadığının, taraflar arasındaki icra takip dosyasının akıbetinin, ilgili tanıkların beyanlarının, sanıkların başka mağdurlara karşı benzer dosyalarının bulunup bulunmadığının ve sağır ve dilsiz olduğu belirtilen katılanın algılama yeteneğinin zayıflığına dair adli tıp raporu alınması gerektiği gibi hususlarda eksik inceleme yapıldığı gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
11. Ceza Dairesi         2021/29310 E.  ,  2026/4558 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2015/324 E., 2016/26 K.
SUÇ : Kişinin algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanmak
suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanıkların kendilerine ait olmayan daireyi sağır ve dilsiz katılana, tarihsiz harici satış sözleşmesi ile sattıkları, katılanın sanıklara 75.000,00 TL nakit para verdiği, kalan 65.000,00 TL'yi de tapunun devri sırasında teslim edeceğinin kararlaştırıldığı, vermiş olduğu nakit paraya karşılık sanık ...'ın 75.000,00 TL bedelli bonoyu katılana verdiği, sözleşme gereği sanıkların satmış oldukları daireyi 30.12.2013 tarihinde tapuda devretmeleri gerektiği, ancak devrin gerçekleşmediği, esasen katılana satışını yaptıkları dairenin sanıklar ile ilgi ve alakasının bulunmadığı, söz konusu dairenin de bulunduğu inşaatın yapım işlerini ilk önce ...'ın yürüttüğü fakat ...'ın inşaata başlamaması sebebiyle sözleşmesinin, inşaat alanı yani arsa sahipleri ... ve ... tarafından feshedildiği, bunun üzerine yapım işlerinin ... İnşaat sahibi ...'e verildiği,sanıkların kendileriyle ilgisi olmadığı hâlde katılana satışını yaptıkları dairenin %50 oranlardaki hisselerle ... ve ... üzerine kayıtlı olduğu, katılanın tapu devrini sanıklardan alamaması sonucunda vermiş olduğu nakit 75.000,00 TL'ye karşılık aldığı bonoyu Konya 8. İcra Dairesinin 2014/9681 Esas sayılı dosyasından takibe koyduğu ancak sonuç alamadığının iddia edildiği olayda,
Sanıkların, sağır ve dilsiz olduğunu bildikleri katılan ile harici taşınmaz satış sözleşmesi yaptıkları, sözleşmeye konu daire üzerinde hak sahibi olduklarına dair bir delil ibraz edemedikleri gibi inşaat işlerinde taşeronluk yaptıklarını beyan etmelerine rağmen kolluk araştırması ile iştigal ettikleri faaliyet alanların farklı olduğunun tespit edildiği; dava dosyasında mevcut ve kolluk tarafından tespit olunan, ... ve ...'nın yeğeni tanık ...'nın anlatımları ile yine kolluk tarafından beyanı tespit olunan ...'in anlatımları karşısında; sanıkların en başından beri dolandırıcılık kastı ile hareket edip etmediklerinin ve eylemin hukuki ihtilaf boyutunda kalıp kalmadığının tespiti açısından, taraflar arasındaki icra takip dosyasının celbi ile akıbeti araştırılıp ilgili evrakın onaylı bir sureti de dava dosyasına eklenmesi, ... adlı kişinin tanık sıfatıyla dinlenilmesi ve sanıklarla söz konusu inşaat yapımı hususunda herhangi bir taşeronluk anlaşmalarının bulunup bulunmadığı belirlenmesi, soruşturma aşamasında dinlenilen tanıklar ... ve ...'in de kovuşturma aşamasında ayrıntılı beyanlarının tespiti, sanıklar hakkında başka mağdurlara karşı aynı mahiyette soruşturma ya da kovuşturma
dosyalarının bulunup bulunmadığı araştırılması ve sağır ve dilsiz olduğu belirtilen katılanın, 5237 sayılı TCK'nın 158/1-(c) hükmü kapsamında algılama yeteneğinin zayıflığından söz edilip edilemeyeceğine dair adli tıp kurumundan rapor temini ile sonucuna göre suç vasfının ve sanıkların hukuki durumlarının tespit ve tayini gerekirken eksik inceleme ile beraat hükümleri kurulması,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca hükümlerin, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
27.04.2026 tarihinde karar verildi.