Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde YIDK kararının iptali talebiyle açılan marka tescil red davasında esaslı unsurların benzerliği tartışması.
Özet: Davacı, davalıların itirazları üzerine haksız yere reddedildiğini iddia ettiği "BAK Akademi Hukuk Arabuluculuk Tahkim Uyuşmazlık Çözümleri" adlı marka tescil başvurusunun iptaline dair Yüksek İtiraz Kurulu kararının kaldırılmasını talep etmekte; tescili istenen markanın logo, hizmet sınıfları ve ayırt edici unsurlarıyla davalıların mevcut "BAKİOĞLU" ve "BAK Akademi" markalarından farklı olduğunu ve karıştırılma ihtimali bulunmadığını savunmaktadır. Davalılar ise "BAK" ibaresinin her iki tarafın markalarında esaslı unsur olduğunu, hizmetlerin benzerliği ile fonetik, biçimsel ve anlamsal benzerlikler nedeniyle iltibas riskinin yüksek olduğunu belirterek davanın reddini istemektedir.

T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/449 Esas - 2025/354
T.C.ANKARA2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİKARAR TÜRK MİLLETİ ADINAEsas No : 2024/449Karar No : 2025/354....Dava : Marka İle İlgili YİDK Kararının İptaliDava Tarihi : 24/10/2024Karar Tarihi : 25/09/2025Gerekçeli KararınYazıldığı Tarih : 25/09/2025Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan Marka İle İlgili YİDK Kararının İptali istemli davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :DAVA :Davacı vekili dilekçelerinde özetle; müvekkili .... ...’nin, 1986-1987 yıllarında .... Müdürlüğü’nde raportör olarak çalıştığını, 1987-1990 arasında . Belediyesi .... Başkanlığı’nda hukuk raportörü olarak görev yaptığını, 1999 yılında ... Avukatlık burosunu kurduğunu, .... numarası ile ... .... no ile başvuru yapıldığını, davalının itirazları sonucunda haksız olarak markasının reddedildiğini, müvekkilin “... ....markası ile davalının ..... Holding” ve “Bakioğlu” markalarının esaslı unsurları olan “...” ve “...” ibareleri birbirinden farklı olduğunu, itiraza konu edilen markaların sadece düz yazıdan oluştuğunu, b ve a harfi birleştirilerek sonsuzluk işareti olarak kullanılmakta iken müvekkiline ait markada ise ayırt edicilik sağlar nitelikte ve büyüklükte, yazıdan bağımsız logo bulunduğunu,Davalıların iltibas yarattığını öne sürdükleri diğer marka ise “bakakademi” olup, müvekkili markasından tamamen farklı olduğunu, markasında 45. Sınıfın yer almadığını, Bakakedeminin şirket içi eğitimler verdiğini, hedef kitlelerinin tamamen farklı olduğunu, davalı tarafından emsal sunulan markaların müvekkiline ait markalarla benzerliğinin olmadığını, emsal gösterilen markalarda b ve a harfinin birleştirilmesiyle sonsuzluk işareti oluşturulduğundan markaların tescil alamadığını, müvekkili markasında böyle bir benzerlik bulunmadığını ifade ederek, ....sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP :Davalı ...1 anlamında bir tescil engelinin mevcut olduğundan söz edebilmek için, markaların benzer olması, kapsadıkları mal/hizmetlerin aynı/benzer olması ve iltibas yaratması koşullarının birlikte gerçekleşmesi gerektiğini,başvuruya konu markanın siyah ve büyük harflerle yazılmış “... ....” ibaresinden oluştuğunu, söz konusu ibarenin yanı sıra bir takım şekil unsuru ve “hukuk arabuluculuk tahkim uyuşmazlık çözümleri” gibi kelime unsurları da yer almakla birlikte, başvuru konusu markanın asli ayırt edici unsurunun “...” kelimesi olduğunu, redde mesnet .... sayılı sayılı markalarda da “.../bak” ibaresi asli unsur olarak yer aldığını, başvuru konusu marka ve redde mesnet markalarda ön plana çıkan esas unsur, birbirinin tıpatıp aynısı olan “.../bak” kelimesi olup, fonetik, biçimsel ve anlamsal benzerlik içerdiğini ifade ederek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı şirket vekili cevaplarında özetle; uyuşmazlığa konu markalar arasında mal/hizmet benzerlik şartının sağlanmış olduğunu, “-....” takısının markaların farklılaşması açısandan yeterli olmadığını, bu durumun Marka İnceleme Kılavuzunda da belirtildiğini,markalar arasında da yüksek derecede benzerlik olduğunu ve karıştırılma ihtimalinin kaçınılmaz olduğunu ifade ederek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davanın açılmasını müteakip yargılamaya katılımı olan tarafların dava, cevap, cevaba cevap, ikinci cevap dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, marka tescil ve başvuru dosyaları ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yazı İşleri Yönetmeliği'nin 41/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraf vekillerine tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır. GEREKÇE :Dosya uyuşmazlık konuları hakkında rapor tanzimi için bilirkişi heyetine tevdi edilmiş ve rapor tanzim ettirilmiştir. Davacı ve davalılar arasındaki uyuşmazlık, başvuru markası ve mal/hizmetler ile itiraza mesnet markalar ve mal/hizmetler arasında benzerlik olup olmadığı, karıştırılma ihtimalinin olup olmadığı, ....kararının yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.Celp olunan tescil dosyaları kapsamından davacının .... sayılı "... akademi hukuk arabuluculuk tahkim uyuşmazlık çözümleri" ibareli marka başvuru sahibi olduğu beyan, tevsik ve müşahede olunmaktadır. Davaya konu .... sayılı "... akademi hukuk arabuluculuk tahkim uyuşmazlık çözümleri" ibareli marka için davacı tarafından 05/07/2022 tarihinde 41 ve 45.Sınıf mal/hizmetleri kapsayacak şekilde marka tescil başvurusunda bulunulduğu, başvurunun ilanına karar verildiği, davalı şirket tarafından .....sayılı kararı ile nihai olarak reddine karar verildiği ve bunun üzerine işbu davanın süresinde açıldığı anlaşılmıştır. Toplanan delillere, benimsenen bilirkişi çoğunluk görüş raporu ve tüm dosya kapsamına göre; Dava konusu markada yer alan tüm hizmetler davalının ilgili markalarında aynen yer almaktadır. Bu nedenle SMK’da aranılan emtia benzerliği koşulunun sağlandığı kanaatine varılmıştır. Markaların karıştırılma ihtimalinden söz edilebilmesi için emtiaların/hizmetlerin aynı/benzer olması yanında markayı oluşturan ibarelerin de aynı/benzer olması koşulu bulunmaktadır. İki işaret arasında karıştırılma ihtimali, iki şekilde ortaya çıkabilecektir. Bunlardan birincisi, tescil talebine konu markanın tescilli veya tescili için daha önce başvurulmuş markaya benzerliği nedeniyle önceki markanın aynısı ya da benzeri marka zannedilmesi ve bu sebeple satın alınmak istenen ürün dışında bir ürünün satın alınmasına sebebiyet verilmesidir. İkinci ihtimal ise, tüketicinin iki marka arasındaki farklılıklar nedeniyle her iki markanın aynı marka olmadığını anlamasına rağmen, iki markanın aynı işletmeye, başka bir ifadeyle aynı iktisadi – idari kaynağa ait olduğunu sanmasına sebebiyet verilmesidir. Bu durumda da tüketici, gerçekte almak istemeyebileceği bir ürünü, salt güvendiği önceki markayla irtibatlı sandığı için sonraki markayı alabilecektir. Böylece, önceki tescilli veya tescil talebine konu edilmiş markayı taşıyan ürünler için tüketici nezdinde tesis edilen güvenden haksız olarak yararlanma sonucu doğabileceğinden, karıştırılma ihtimali gerçekleşmiş olacaktır. Benzerlik ve karıştırılma ihtimaline dayalı değerlendirmelerde kural olarak orta seviyedeki tüketiciler dikkate alınacak olup; malın hitap ettiği ortalama bilgi ve dikkate sahip tüketicilerin tamamının ya da büyük bir bölümünün karışıklık yaşaması değil, bu tüketicilerin bir kısmının karışıklık yaşama ihtimali bulunması, benzerlik ve iltibas bulunduğunun kabulü için yeterli bulunmaktadır. Mal/hizmetin alıcısı olarak dikkate alınacak olan bu kişiler; orta düzeyde zeka ve dikkate sahip olan, işareti/markayı anımsaması da sıradan olan kişilerdir. Ancak tüketici kitlesinin dikkat ve özen düzeyinin mal ve hizmet sınıflarına bağlı olarak değişkenlik göstermesi de mümkündür. İlgili tüketici kitlesinin dikkat düzeyi arttıkça karıştırılma ihtimali azalır. Davalının hem 41 hem de 45. Sınıfı içeren markaları bakımından bir değerlendirme yapılacaktır. Zira bu markaların biriyle dahi benzerlik sağlanması halinde SMK 6/1 de aranılan marka benzerliği koşulu sağlanmış olacaktır. Bu nedenle ilgili markalar üzerinden değerlendirme yapmıştır. İki markanın benzer olup olmadığı değerlendirilirken; markalar arasında görsel, işitsel veya kavramsal düzeyde ortaya çıkan benzerlik veya yakınlık dikkate alınır. Görsel, işitsel veya kavramsal benzerliğin derecesi konusundaki değerlendirmeyi malların niteliğini ve malların piyasaya sunum yöntemlerini dikkate alarak yapmak yerinde olacaktır. İlgili tüketicinin markaları doğrudan karşılaştırma imkânının bulunmadığı, markaların karşılaştırmasını zihninde muhafaza ettiği tam (eksiksiz) olmayan imaja göre yaptığı dikkate alınmalıdır. Kavramsal (anlamsal) benzerlik, kelime veya şekil markalarının karşılık geldikleri anlam veya kavramlar bakımından ayniyet veya benzerlik içermeleri durumunda ortaya çıkar. Kelime markalarının kavramsal (anlamsal) benzerliği, temel olarak, farklı şekilde yazılı kelimelerin aynı veya farklı dilde aynı/benzer kavramlara (anlamlara) karşılık gelmeleri durumunda ortaya çıkabilir. Şekil markalarının kavramsal (anlamsal) benzerliği ise temel olarak, markalarda yer alan şekil unsurlarının aynı kavramlara karşılık gelmeleri durumunda ortaya çıkabilir. Taraf markalarında husumet konusu ... ibaresi, TDK’da “ölümsüz, kalıcı olan, bir şeyden artan miktar” anlamına gelen Arapça kökenli bir kelimedir. Aynı zamanda isim olarak da kullanımı mevcuttur. "Akademi" kelimesi ise yüksek eğitim kurumu, belirli bir bilim veya sanat dalında uzmanlaşmış kişilerin oluşturduğu topluluk anlamını taşır. Tüketici nazarında her iki kelimenin de anlamının bilindiği değerlendirilmiştir. Bakioğlu ibaresi ise, "..." kelimesi ve üzerine eklenen Türkçe soyadı takısı "oğlu"dan oluşmaktadır. "...'nin oğlu" anlamına gelir ve bir soyadı niteliği taşır. Yine herkes tarafından direk olarak algılanacağı değerlendirilmiştir. Dava konusu markanın esas unsurunun ... olduğu, akademi ibaresinin sektörel çağrışım amacıyla herkes tarafından kullanılabileceği, davalı markasının da ...’nin oğlu anlamına geldiği anlaşıldığından kavramsal olarak benzerlik bulunduğu değerlendirilmiştir. İşitsel benzerlik, kelime markaları telaffuz edilirken ortaya çıkan benzerlik halidir. İşitsel benzerliğin tespiti, bazı durumlarda tek başına markaların benzer markalar olarak değerlendirilmeleri için yeterli kabul edilebilir. Ancak, işitsel benzerliğin görsel benzerlikle yeterli düzeyde desteklenmemesi halinde markaların benzer markalar olarak değerlendirilmemesi de mümkündür. Taraf markaları Türkçe kelimeler olduğu için yazıldığı şekilde okunacaktır. Her iki markanın ... ibaresiyle başladığı açıktır. Her ne kadar davacı markası iki kelimeden oluşsa da tali unsurunun telaffuz edilmeyeceği durumlar da mümkündür. ...- ....değerlendirmesinde, oğlu takısının fonetik açıdan yeterli farklılaşmayı sağlamadığı değerlendirilmiştir. Görsel benzerlik, kelime veya şekil markalarının görünüm olarak benzerlik içermeleri durumunda ortaya çıkar. Görsel benzerliğin tespiti, markaların benzer markalar olarak değerlendirilmeleri için, tek başına yeterli olarak kabul edilebilir. Bilindiği üzere, kelime markaları söz konusu olduğunda, kelimenin yazım şekli değil kelimenin kendisi korunmaktadır. Bu nedenle, kelimenin büyük ya da küçük harfle ya da farklı yazım karakterinde yazılmış olmasının incelemeye etkisi yoktur. Kelime markalarında görsel değerlendirme; kelimenin uzunluğu/kısalığı, harf sayısı, harflerin dizilimi, kelime sayısı ve işaretlerin yapısı gözetilerek yapılmalıdır. Davacı markası kelime+şekil markası olup, ....... ibaresinin altında okunamayacak kadar küçük hukuk arabuluculuk tahkim uyuşmazlık çözümleri ibarelerinin yer aldığı, sarı bir yuvarlak içerisinde hukuk alanı için sıklıkla kullanılan bir terazi ve yine eğitim alanında kullanılan defter ve kalem figürünün yer aldığı anlaşılmıştır. Şekil unsuru markanın bütüne etki eder şekilde tasarlanmıştır. Davalı markası ise düz yazı ve .... .... şeklinde kelime+şekil markasıdır. B harfi ile A harfi birleştirilmek suretiyle sonsuzluk işareti olarak tasarlanmıştır. Bununla beraber renklendirme kullanılarak görsel açıdan marka ... ve oğlu olarak bölünmüştür. Taraf markaları arasında ... ibaresinin harfsel benzerliği dışında bir benzerlik kurulması mümkün değildir. Davalı tarafından da belirtildiği gibi Marka İnceleme Kılavuzunda; aynen “işaretler arasında farklılık, kelime unsuruna ilave edilmiş çoğul eki, iyelik eki, -oğlu, -zade, Türk, euro, line, grup, group, -san gibi sık kullanılan ekler veya coğrafi yer adları gibi ayırt edici niteliği düşük unsurlardan oluşuyorsa, genel ilke olarak, bu tarz ekler veya kelimeler işaretleri farklılaştırmaya yeterli olmayan unsurlar olarak değerlendirilecektir.” şeklinde belirtilmiştir. Gerçekten de, “OĞLU” eki Türkçede soyadı biçiminde sık kullanılan, tanıdık bir ek olup ayırt edici gücü oldukça düşüktür. Aksine o ada ilişkin olarak aidiyeti pekiştirmektedir. Bu bağlamda markasal algı ön ekine, somut olayda ... ekine kayacaktır. Bu nedenle bütünsel açıdan bakıldığında, markaların kavramsal, fonetik yönden benzerlik içerdiği, görsel farklılıkların “söz görünümden yüksek konuşur” prensibi gereğince bertaraf edilebileceği, .... karşılaştırmasında söz konusu ekin yeterli farklılaşmayı sağlamadığı, aksine aidiyeti pekiştirdiği değerlendirilmiş olup, her ne kadar ilgili sınıfların tüketici kitlesinin dikkat seviyesi yüksek olsa da markalar arasında belirgin bir fark bulunmadığı, ayrı markalar karşısında olduklarını anlasalar dahi, aynı işletmesel- ailesel kökenden gelen markalar kanısını uyanabileceği, netice itibariyle de, taraf markaları arası benzerlik bulunduğu kanaatine varılmıştır. Somut olayda, davacı ... unsurunu içeren önceki tescillerinin bulunduğunu belirtmiştir. Öncelikli olarak, önceki tescillerin varlığı tescil engelini ortadan kaldırır bir durum değildir, bu durumun istisnasını müktesep hak kavramı oluşturmakla birlikte bir markanın müktesep hak teşkil edebilmesi için; • Öncelikle kazanılmış hak teşkil eden markanın tescilli olarak uzun süre kullanılması, yani kullanım ve tescilin taraflar arasında artık çekişme konusu olmaktan çıkmış olması gerekir. • Kazanılmış hak teşkil ettiği ileri sürülen markaya dayalı olarak yapılan başvurunun, ilk markanın asli unsuru muhafaza etmesi ve bu markadan uzaklaşmadan oluşturulması gerekir (önceki markanın asli unsuru değişmiş ise, bu artık yeni bir marka başvurusu olacaktır). • Son olarak da; sonraki başvurunun, önceki markanın kapsadığı mal/hizmet ile aynı veya aynı tür emtiaları/hizmetleri içermesi, emtia listesinin genişletilmesi yoluna gidilmemesi gerekir. Neticede, somut olayda, marka logolarının ve sınıflarının değiştiği, bu noktada müktesep hak sağlamayacağı kanaatine varılmıştır. Neticede, bilirkişi çoğunluk görüş raporu, toplanan delillerden ve tüm dosya kapsamından; Taraf emtialarının aynı olduğı, markalar arasında benzerlik bulunduğu, .... kararının yerinde olduğu ve iptali şartlarının oluşmadığı anlaşıldığından, çoğunluk bilirkişi görüş raporu doğrultusunda davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.H Ü K Ü M :Davanın Reddine, Alınması gereken 615,40.-TL harçtan, peşin alınan 427,60.-TL harcın mahsubuyla, eksik kalan 187,80.-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,Davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,Davalı kurum ve davalı şirket kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan takdiren 40.000,00.-TL maktu ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,Davalıların yapmış olduğu bir gider olmadığından bu konuda bir karar verilmesine yer olmadığına,Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatıran tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ....e Mahkemesine İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.25/09/2025 Kâtip Hâkim ..... ✍e-imzalıdır ✍e-imzalıdır